BAKLiYAT sektörü yükselişte
Mahmut Arslan: Bakliyat sadece Türkiye için değil dünya içinde önemli son zamanlarda önem kazanmaya başladı. Bakliyatın ülkemizdeki geçmişini değerlendirecek olursak 1980’lerde ihracatta birinci sıradaydı. Günümüzde ise maalesef bu vasfını yitirerek en büyük ithalatçılardan biri haline geldi. Türkiye bakliyatın anavatanı. Güneydoğu Anadolu’da ‘Bereketli Hilal’ diye anılan Mezopotamya’dan Irak’ı ve Suriye’yi de kapsayan bölgede yetişen, kurak alanları seven bir bitki. Oraya mahsus çok özel bir bitki. Bu bitkinin bir diğer özelliği de toprağı güçlendirmesidir. Her bitki toprağı sömürüyor tıpkı bebeğin annesini sömürmesi gibi ama baklagiller toprağı besliyor arada nasıl bir fark var görüyorsunuz dolayısıyla bir ülkenin toprakları baklagillerle daha fazla güçlenir. Bunu gören toprağa çok ihtiyacı olan Kanada, bu bitkiye önem verdi şu an dünyada en büyük ihracatçı olarak Kanada gelmektedir. 1980’lerde 1990’larda ismi yokken en önemli ürün haline geldi. Bunun sebebi topraklarını güçlendirme zorunluluğu hissetmeleridir. Bir sene buğday ekersek bir sene baklagil ekmeliyiz buğdaydan alınan verimi arttırabilmek için. Dünyada 20 yılda bu tip gelişmeler oldu. 2013 yılında Türkiye birleşmiş milletlere öneri verdi ve birleşmiş milletlerde de büyük çoğunlukla kabul edildi. 2016 yılı bakliyat yılı ilan edildi. 2016 yılında hep bakliyat konuşulacak hep bakliyatın faydaları anlatılacak. 2016 yılı sadece Türkiye için değil, dünya için de bakliyat yılı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca antioksidan özelliği taşıdığı ve lif yapısı çok iyi olduğu için kolon kanserini önleyen en önemli besindir. Kolon kanserine ve bağırsaklara çok büyük fayda sağladığı ve kanseri önlediği yönünde araştırmalar var bu da apayrı bir özelliğidir. Diğer besinlere karşın yağ içermemektedir. Ülkemizde sulu tarım daha rövanşta olduğu için kuru tarım bitkisi olan bakliyat yerine pamuk, soya, mısır ekiyorlar. Mersin’de de durum değişmemektedir dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve yönelişler burada da tercih sebebi olmaktadır. MERSİN’DE BAKLİYAT SEKTÖRÜ NE DURUMDA? Mahmut Arslan: Türkiye ekonomisi eskiden ufak şoklarla büyük yaralar alan istikrarsızlık dönemlerinde önümüzü göremediğimiz bir ülkeydi. Döviz kurlarının global bazda harekete geçtiği yıllarda çok mağdur olduk ama şimdi onların hepsini atlattık. Büyük şoklara Türkiye dayanıklı olduğu için son dönemde siyasi istikrarda sorun olmasına rağmen Türkiye ekonomisi hiç sallanmadı. Bugün bankacılık sektörü en önemli sektörlerden bir tanesi. Bazı çevrelerin söylediği gibi bir problem yok. Son bir örnek daha vermek gerekirse seçimden önce dolar tarifesinin ve borsanın düştüğü görüldü siyasi istikrarın aynı şekilde devam edeceğini anlayan finansal çevreler Türkiye’ye tekrardan geldiler. Biz ekonominin hiç konuşulmadığı bir ülke istemiyoruz. Siyasi iktidar ve muhalefetin kavga etmesi büyük bir hataydı. Ekonominin hiç konuşulmaması, bir projenin ortada olmaması Türkiye için kötü bir durumdu ancak bu durumu atlattık çok şükür ekonomiye bir şey olmadı şimdi her şey yerli yerine oturuyor. GENEL OLARAK ÜLKE EKONOMİSİNİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMU ÖZETLEYEBİLİR MİSİNİZ? Mahmut Arslan: 17 Aralık operasyonun paralel yapının bir operasyonu olarak dış kaynaklı meydana geldiği artık net olarak görülüyor. Burada devletin herhangi bir para kaybı yoktur tamamen İran’la alakalı bir konu bu. Ortada dönen her şey altın ticaretinden dolayı meydana geldi. Türk ekonomisinin ya da kamu idaresinin burada bir kaybı yok, bunu büyüttüler. Geçmişte yaşanan sıkıntılara geri dönülmesi için bana göre dış güçlerin organize ettiği bir olay. 17 Aralık bazı yolsuzlukları tespitten ziyade bu hükümeti, Türkiye’deki bu istikrarı alaşağı etmek için kurulan bir kurgu ben öyle görüyorum nitekim öyle olduğu anlaşılıyor. 17 ARALIK OPERASYONU TÜRKİYE’Yİ EKONOMİK AÇIDAN NASIL ETKİLEDİ? Mahmut Arslan: Bizim Suriye ile eskiden beri çok fazla ekonomik anlamda ilişkimiz yoktu bu açıdan bizim ticarette çok büyük bir kaybımız olmadı. Suriye’de rejimin unsurları ticarete hakimdi içerisinde olduğu rejimden dolayı. Suriye’nin daha önceleri batıyla çok iyi ilişkileri vardı. Orada çok daha ideal işler yapmaya kalksanız asla müsaade etmezlerdi böyle bir diktatörlük vardı. Bu kavga zaten olacaktı Arap Baharı ile ilgili orada da hareket başladı. Türkiye o dönemde tarafsız kalabilirdi yapmadı. Muhalefetin yanında yer aldı. Doğruluğu tartışılabilir size göre yanlış bana göre doğru olabilir ama şunu bilmek gerekir ki zaten orada bir problem vardı. Oradaki Kürtler ikinci sınıf insan muamelesi görüyorlardı. Suriyeli olan vatandaşlara ayrıcalıklar veriliyordu çok bozuk bir yapı vardı. 21 yüzyılda bu durumun devam etmesi mümkün değildi. Yüzde 10 bile olmayan bir kesimin yüzde 90 farklı olan halka hükmetmesi de çok ters bir şey. Irak’ta olduğu gibi halkın yüzde yetmişi şii, yüzde otuzu sünni. Hep suniler iktidara gelmiş. Mezhepsel çatışmalar vardı onun için Türkiye’nin mezhepsel çatışmalara girmemesi lazım. Mezhep çatışmaları Türkiye’yi felakete götürür çünkü bizde de çeşitlilik fazla. Onun için o sahaya girmek bana göre riskli. ORTADOĞU VE SURİYE’DE CİDDİ ANLAMDA KARIŞIKLIK VAR. BU DURUM İTHALAT VE İHRACAT RAKAMLARINI ETKİLEDİ Mİ? Mahmut Arslan: Türkiye’deki gelişmelerin hiçbiri Mersin’de olmadı. Şurada kurulan sanayilerin hepsi 1970’lerin sanayisi. Yeni kurulan sanayi yok neden yeni gelen yatırımcıya yer gösterecek, onu destekleyecek bir siyasi unsur gelmedi Mersin’e. Mesela buraya yurt dışından yatırım yapmak için gelip arazi arıyorlar. Otel, hastane yapmak için ama yer yok. Okul yapmak istedim sadece arazi için mahkemesini üç yıl bekledim ben. Yatırımcı Turizm için yatırım yapacak yer bulamıyor uygun yer belirtilmemiş. Bunlar yerel yönetimden dolayı çünkü bizi yönetenlerin hepsi mütahit. Mütahit olunca kafaları sadece yapıya çalışıyor. Mersin’in en büyük sanayicilerinden biri benim. Sanayiciyi ziyaret anlamında kimse beni ziyarete gelmedi eski belediye başkanımız 15 yıl görev yaptı ancak gelmedi. Mersin’in bu yapısının bu dönemde değişmesi de güzel bir şey. İlerde önümüzü göreceğiz sanayici olarak bu durumdan şikayetçiyiz zaten. Mersin Türkiye’nin en büyük limanı en büyük giriş çıkış noktası buna rağmen hiç sanayisi yok. Kurulan sanayilere bakın burada kurulu olan sanayilerin büyük çoğunluğu merkezi İstanbul’da olup 1970’lerde kurulmuş sanayilerdir. Mersin’in zenginliği tarif edilemez ama biz bu zenginliği kullanamadık. Bu benimde herkesinde kabahati çünkü şehrin geleceğine yön veren bizleriz. Bunu seçilmiş kişilerde aramamamız gerekir. Seçilmiş kişileri biz seçiyoruz. MERSİN’DE YATIRIM POTANSİYELİ NE DURUMDA? Mahmut Arslan: Bu tür kazalar çok acı veren olaylar hem işverene hem de işçiye büyük acı veriyor. Allah herkese sabır versin. Kazadır diyip geçiştirmek olmaz. Eksiklikler ortaya konulup kazaya sebebiyet veren etmenler araştırılıp azaltılmalı ya da ortadan kaldırılmalıdır. MERSİN’DE YAŞANAN TREN KAZASINA MERSİN İŞ DÜNYASI NASIL BAKTI? Mahmut Arslan: Yapıldı aslında Ekonomi platformu adı altında 20-25 tane kuruluş bir araya geldiler. Mersin’in böyle bir sıkıntısı yok Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası gibi kuruluşlar var. Bunların bir tanesinin zaten yöneticisi benim uyum içerisinde çalışıyorlar. Burada Mersin’de sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili ben bir problem görmüyorum. Çeşitlilik olmasında fayda var. Bu bir renkliliktir. Birleştirmenin doğru olduğuna inanmıyorum. Memlekete fayda sağlamak için zaman zaman bir orkestra gibi olsunlar. Demokrasi içinde zaman zaman değişik çalgılarda çalsınlar. İş dünyasında bütünlük var iş dünyası istikrar istiyor. MERSİN’DE BULUNAN ÇOK SAYIDA DERNEK VE ÖRGÜTLER, BİRLEŞTİRİLSE BİR KATKI SAĞLAR MI? Mahmut Arslan: Plan program yaparsanız zaman boldur ama programsız çalışırsanız zaman çok dar gelir. Ben Arbel’in Yönetim Kurulu Başkanıyım. Türkiye genelinde benim cirom ilk 500 içinde ve Mersin’de de en büyük ciro. Birde Durum Gıda var ikisini toplasan çok daha büyük olmaktadır. Bizim iki firmada ilk 500 içinde dolayısıyla benim şu anda telefonumun sürekli çalması lazım. Buradasınız bir tane telefon geldi oda sosyal bir konuydu neden çünkü iş bölümünü, organizasyonu iyi yaparsanız sizi arayanlar büyük sorun olunca ancak size gelebilirler profesyonel çalışırsanız. İyi bir yöneticiyseniz alt biriminiz iyi çalışıyorsa problem yoktur. Arbel’de cirosu geçen yıla göre arttı. Her yıl artarak devam ediyor gelişen bir kurum. Benim kurumların dışında yönettiğim sivil toplum kuruluşları da var. Ben Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkanıyım. Meclis ayda bir defa toplanır zaman zamanda olağanüstü toplantılar yapılır. Bunun dışında bazı etkinlikleri vardır ama siz meclis başkanı olur her gün orada oturursanız meclis işleri aksar orada oturmanıza gerek yok. Ticaret Sanayi Odasını yönetecek kadroda var orada anlatabildim mi. Sivil toplum budur zaten. Gidip orada oturarak sürekli memur konumuna düşersiniz. ARBEL’İN ÜLKE EKONOMİSİ İÇERİSİNDEKİ KONUMU NEREDE BULUNUYOR? Mahmut Arslan: Arbel global bir firmadır. Kanada Toronto’da halka açık bir firma yüzde yüz halka açık durumda biz burada yönetici konumundayız. Ekonomik yapısına gelince her yıl artarak devam ediyor. Türkiye ekonomisi içerisinde ilk 500’de yer alıyor. Mersin’de dört firma varsa bunun ikisi zaten bizim. Mersin’de biz hep ilkleri başarmış ve yaşatmış insanlarız. Mersin ekonomisinde kurulduğundan beri uzun bir süreç alan bir firmada yok. Ticaret Sanayi Odası kayıtlarına baktığımız zaman en uzun yaşayan firma Arbel Firması’dır. Tarım ürünleri anlamında da zaten Türkiye’de çok öyle firma yok çünkü eskiden seksenlerde Türkiye’nin yapısı itibariyle bu tarım ürünleri riskli bir kurumdu. Onu yapanlar hep tabela değiştiriyorlardı biz çok şükür hiç o işlere bulaşmadık. Hep doğru çalıştık. Bunda bu kadar yıllık bir geçmişimiz oldu. ARBEL OLARAK ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM İÇİN PLANLARINIZ VAR MI? Mahmut Arslan: Bir inovasyon yaratarak yeni şeyler yapmak, hacmini arttırmak, yeni pazarlar bulmak, ürün çeşidini geliştirmek gibi planlarımız var. Gitmediğimiz yerlere, gezmediğimiz yerlere gitmeyi, Türkiye’nin durağan iş yapmayan yerlerine gidip aktif olmayı, üretimin olduğu yerlere gitmeyi düşünüyoruz. Hiçbir zaman aynı seviyede kalmayıp hep geliştik. Allaha şükür o yüzden de prensipleri değiştirmeden yolumuza devam edeceğiz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner125

banner124