Öne Çıkanlar Kurban Bayramında İlçelerin Yanı Sıra Belde ve Köyleri Ziyaret Etti kurultay çocuk mersin trafik 3. Bölge İçin 130 Firma Sırada Bekliyor

Agforıse Projesi’nin Kapanış Toplantısı Yapıldı



Mersin Valisi Güzeloğlu, “Türkiye ve Dünya, Mersin’in tarımsal zenginliğini değerlendirmeli” dedi.

Agforıse Projesi’nin Kapanış Toplantısı Yapıldı
banner123
Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Türkiye’nin üretim cenneti olan Mersin’in tarımsal zenginliğinin hem Türkiye hem dünya tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.



Mersin İl Özel İdaresi koordinesinde Mersin ile İspanya’nın Murcia ve İtalya’nın Emilia Romagna kentleri ortaklığı ile yürütülen, Avrupa Birliği (AB) 7. Çerçeve Programı “Bilgi Bölgeleri” başlığı altında AB fonlarıyla gerçekleştirilen Agforise Projesi’nin kapanış toplantısı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) yapıldı. Toplantıya Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Zahteroğulları, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Yücel ile projenin 13 ortağının temsilcileri katıldı.



Tarım-gıda kümeleri arası bilgi aktarımı sağlamasını ve ortak çalışmaların yapılmasını amaçlayan projenin kapanış toplantısında konuşan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, projenin daha modern bir tarımsal üretimi ve buna bağlı ürün artışını sağlamayı amaçladığını ifade etti. Türkiye’nin her alandaki gelişmesini tarım alanında da yaşanması gerektiğini, tarımın temel bir dönüşüm ve değişim eşiğinde olduğunu vurgulayan Güzeloğlu, 2023’te ilk 10 büyük ekonomi arasında yer alma isteğinde tarımın göz ardı edilemeyeceğinin altını çizdi. Türkiye’nin son 10 yılda tarımda büyük dönüşüm yaşadığına işaret eden Güzeloğlu, bu büyük dönüşümde Mersin’in de en önemli tarımsal üretim bölgesi ve üretim cenneti olduğunu savundu. Mersin’in, 2011 yılı ortalaması 2,6 milyar TL olan bir üretim cenneti ve tarımsal üretim merkezi olduğunu dile getiren Güzeloğlu, “Mersin, ihracata adayalı üretim ve üründe de açık ara Türkiye’nin önemli bölgesi. Örtü altı denilen sera ve benzeri ürünlerin Türkiye’de en az yarısını üreten, yaş meyve ve sebzede açık ara öne çıkan bir kent. Bu büyüklük, Türkiye adına da dünya adına da değerlendirilmesi gereken bir zenginlik. Bugün kirlenen toprakların, kimyasallarla bozulan ve üretim dengesi sarsılan altyapıların artık üretim noktasında yaşadığı sıkıntıyı göz önüne alırsanız, Mersin hala değerlendirilebilir ve henüz sulanabilir tarım alanlarının ancak yüzde 40’ını sulandığı göz önüne alınınca dünyaya üretim anlamında da değer anlamında da tarımsal zenginlik anlamında da daha ötesini sunabilir bir kent” dedi.



Agforise Projesi’nin Mersin’de yaklaşık 3 yıl önce başladığını anımsatan Güzeloğlu, projenin, ortaklık kültürü denilen birlikte iş yapabilme, birlikte değerlendirebilme ve bir bütünün parçası olabilme yeteneğini geliştirip zenginliği böyle elde edebilmeyi gösterdiğini belirtti. Projenin, İspanya ve İtalya ortaklarıyla, ortak akılla, geliştirilebilir ve uygulanabilir modellemelerle daha iyiyi aramaya yönelik bir yolculuk olduğunu kaydeden Güzeloğlu, “AB’nin proje yardımlarında Türkiye olarak bizim bir ekonomik beklentimiz, katkı arayışımız yok. Ortaklık fonlarına bütçemizden de çok ciddi katkılar sağlıyoruz ve hatta ülke olarak aktardığımız katkıların yarısını kullanamıyoruz. Bizim arayışımız, inovatif gelişmenin ortaklık kültürü temelindeki iyi uygulama örneklerinin geliştirilmesidir. Bu projede de ortaklığın her boyutunda nasıl geliştirilip öne çıkarılabileceği paylaşıldı. Bu temel, gelecekte bu alandaki birçok çalışmanın da önemli buluşturucusu oldu. Kapanıştaki sonuçlar gelecekteki birçok başlangıca ışık tutacak yaklaşımlar oldu” diye konuştu.
Müsteşar Yardımcısı Ahmet Zahteroğulları da AB’nin 7. Çerçeve Programı’nın, AB’nin dünyanın diğer bölgeleriyle rekabet edebilirliğini artırmak için geliştirildiğini ve bilginin paylaşıldığını ifade ederek, programın toplam bütçesinin 55 milyar Euro olduğunu söyledi. Agforise Projesi’nin de Türkiye’nin bu anlamdaki ilk projesi olduğu bilgisini veren Zahteroğluları, tarımın AB’nin strateji bölgesinde en stratejik sektör olarak belirlendiğini, projenin Mersin için önemli olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatını yapan önemli illerinden biri olan Mersin’de, 406 bin hektarlık tarım alanında senede 1 milyon ton meyve, 2 milyon ton sebze üretildiğini aktaran Zahteroğulları, böyle bir şehrin tarımda söyleyecek sözü ve dinleyecek de sözü olması gerektiğinin altını çizdi. Projede seçilen ortaklar İtalya ve İspanya’nın Türkiye ile benzer ekonomik özelliklere sahip olduğuna işaret eden Zahteroğlulları, şöyle devam etti: “Önümüzdeki dönemde İtalya’nın teknolojisinden, İspanya’nın pazarlama tecrübesinden yararlanacağız. Bizim tarımımızda 2 temel problem var. Biri üretimdeki verimliliği artırmak. Bunun için yapılması gereken; insan kaynağının eğitilmesinden tutun ölçeğe kadar her konu önemli. Tarım teknolojilerinin kullanımı söz konusu verimi artırmak için Mersin belki bu alanda diğer illerden ileride ama halen yapacak çok iş var. Geleneksel ürünlerin yeni türlerle değiştirilmesi de çok önemli. Tarımın diğer sorunu ise lojistik ve pazarlama. Çiftçinin hepsini birden yapması mümkün değil. Bizim bu alanda altyapıyı oluşturmamız lazım.”
Agforise Projesi’nin yürütülme aşamalarını da anlatan Zahteroğulları, bir ortak eylem planı çerçevesinde 34 yeni proje hazırlandığını bildirerek, “Bunların ne kadarı AB’den kabul görüp geçer bilinmez, ama yeni projeler hazırlanması bile anlamlı. Bu projenin sonucunda Mersin’in AB proje çerçevelerinde ciddi tanınırlığı oldu” ifadelerini kullandı.
TAGEM Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Yücel ise 7. Çerçeve Programı’nda 12 projeleri olduğunu söyledi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı çalışmalara değinen Yücel, bölgede ıslah çalışmalarının öne çıktığını belirtti. Inovasyon ve kümelenme kavramları üzerinde duran Yücel, şunları söyledi: “Bu projenin de temelini oluşturan 2 önemli kavram bunlar. Tarım ürünlerinin pazarlanmasına yönelik temel sorunlardan biri pazarlama sorunu. Buna ilişkin geliştirilen program kapsamında Türkiye genelinde tarım ürünlerinin işlenmesine ve pazarlanmasına yönelik yüzde 50 hibe desteği sağlıyoruz. Doğu Akdeniz bundan büyük ölçüde yararlandı. Yeni alet ve makine alanlara, sertifikalı tohum ve fidan üretimine hibe destekleri veriyoruz. Ülke genelinde 7 bin 500 yeni tarımsal istihdam gerçekleştirildi. Bakanlığın yenilikçiliği teşvik eden programları. Bizim genel müdürlüğümüzün özel sektör ve STK’lar tarafından hazırlanan projelere hibe destek programı var. TAGEM, 300 bin TL’ye kadar hibe desteği sağlıyor.”
Konuşmaların ardından toplantı, Federica Rossı, Dr. Davut Keleş, Betül Levent ve Boris Lefebvre’nin panelist olarak katıldığı panelle devam etti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner125

banner124