Öne Çıkanlar Mersin İdmanyurdunda Denizli Yenilgisinin Üzüntüsü Yaşanıyor erdemli haber elvan Muhsin Ertuğrul srs

Arap Dünyası Kapılarını Açmaya Hazır



TURAB’ın, “Arap Birliği Mersin’de” etkinliğine katılan duayen olarak da anılan Kuveyt Büyükelçisi Duwaıkh, Türkiye ve Arap dünyası arasındaki ilişkilerin gelişmesinde işadamlarına büyük görevler düştüğünü söyleyerek, “Bizler atlar suyu bulandırmasın su içsin, nehir aksın diye kapıları açar, engelleri kaldırırız” diyerek, işadamlarına desteğe hazır olduklarını söyledi.

Arap Dünyası Kapılarını Açmaya Hazır
Türk-Arap Ülkeleri İşadamları Derneği (TURAB), Türkiye’de bir ilke imza atarak “Arap Birliği Mersin’de” etkinliği kapsamında 17 ülkeden büyükelçi, müsteşar ve maslahatgüzarları Mersin’de buluşturdu. Etkinlik kapsamında Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde toplantı düzenlendi. Toplantıya; Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, duayen büyükelçi olarak da bilinen Kuveyt Büyükelçisi Abdullah Abdulazeez Al Duwaıkh, Arap Birliği Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Mohamed El Fatah Naciri, TURAB Genel Başkanı Emin Ucuz ve çok sayıda davetli katıldı.



TURAB ÇATI ÖRGÜTÜ OLDU
Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Ucuz, kuruluşunun 10’uncu yılında ilklere imza atmayı sürdüren TURAB’ın bu özel ve anlamlı gününde birlikte olmanın gururunu yaşadığını söyledi. “Genel merkezi Mersin’de bulunan İzmir ve Gaziantep’ten Anadolu’ya açılarak, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) kurucu üyeliği ile de uluslar arası arenadaki etkinliğini güçlendiren TURAB, üstlendiği 7 Türki ve 22 Arap ülkesi arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik bağların güçlendirilmesi misyonunu başarıyla yerine getirmektedir” diyen Ucuz, düzenlediği etkinlikler ve gerçekleştirdiği çalışmalar ile özellikle Türk ve Arap iş dünyasını buluşturan çatı örgüt olan TURAB’ın, daha güzel, daha müreffeh ve yaşanılabilir barış dolu bir dünya için her alanda elini taşın altına koymaktan da çekinmediğini aktardı.

“HÜKÜMETİMİZ GÜCÜMÜZE GÜÇ KATTI”
Hükümetin son yıllarda yürüttüğü başarılı çalışmaların da TURAB’ın gücüne güç kattığını belirten Emin Ucuz, “Örneğin bulunduğumuz coğrafyayı da içine alan, Haziran ayında 17’incisi yapılacak Akdeniz Oyunları’nın ülkemiz ve ilimize kazandırılması bu başarılı çalışmaların sadece küçük bir örneğidir. Ülkemiz ve ilimiz bu organizasyondan alnının akıyla çıkacak ve İstanbul’un 2020 Olimpiyat adaylığına önemli katkılar sağlayacaktır. Bugün 17 dost ve kardeş ülke büyükelçisini ağırladığımız bu etkinlik de; güçlenen bağlarımızın en güzel örneklerinden biri olmuştur. Etkinliğimize gösterilen ilgi de doğru yolda olduğumuzun bir göstergesidir. Tarihsel, dini ve kültürel bağlarımız ile ülkemizin bölgesindeki rolü ve etkinliği ayrıca ilimizin Arap coğrafyasına yakınlığı sorumluluğumuzu artırırken, TURAB olarak yürüdüğümüz bu önemli yolda koşar adımlarla yol almaya devam edeceğiz. Ülkemizin gelişmesine ve büyümesine katkı sunan, derneğimizden ilgisini esirgemeyen başta Sayın Bakanımız olmak üzere değerli valimiz ve kıymetli yöneticilerimiz ile saygıdeğer büyükelçilerimize teşekkürü bir borç bilir, en kısa zamanda yeni buluşmalarda bir araya gelmeyi dilerim” dedi.



“YATIRIMCILARA KUCAK AÇMAK İÇİN YARIŞ İÇİNDEYİZ”
Daha sonra söz alan Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ö. Abdullah Özdemir de, bugünün Mersin için önemli ve tarihi bir gün olduğunu söyleyerek, “Kardeş ülkelerimizin çok değerli temsilcilerini kentimizde görmekten mutluluk duyuyoruz. Bize göre sizler ülkeler arasında köprü vazifesi görüyorsunuz. Ülkelerimiz arasındaki ilişkileri ilmik ilmik örüyor, kutsal bir görevi yerine getiriyorsunuz. Siyasal, kültürel bağlarla birbirimize bağlanmamız için yoğun bir gayret gösteriyorsunuz. Ülkelerimizin kenetlenmesi ile içinde bulunduğumuz bölgenin dünya üzerindeki ağırlığı artacaktır. Bu nedenle ziyaretlerinizi önemsiyor, faydalı olduğuna inanıyoruz” dedi. Ayrıca Mersin’in Türkiye’nin önemli kentlerinden birisi olduğunu aktaran Özdemir, “Mersin, Türkiye’nin; Ortadoğu’ya ve Akdeniz’e açılan önemli bir kapısı, çok önemli bir ticaret merkezidir. Aynı zamanda tarımsal üretimde lider illerimizdendir. Bitkisel üretimde ikinci, narenciye ve bakliyatta ise dünyanın en önemli merkezleri arasındadır. Serbest Bölgesi, OSB’si ve limanı ile yatırımcılar için önemli bir cazibe merkezi olan Mersin’in kapıları, ülkelerinizden gelecek yatırımcılara sonuna kadar açıktır. Başta sayın valimiz ve biz gelecek yatırımcılara kucak açmak için yarış içindeyiz” diye konuştu.

GÜN KARDEŞLERİN DAYANIŞMA GÜNÜDÜR
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut da, “17. Akdeniz Oyunları ev sahibi kenti Mersin’e hoş geldiniz” diyerek başladı konuşmasına. Mersin’in göçle oluşan bir kent olduğuna vurgu yaparak, kentte Arap kökenli vatandaşların nüfusunun fazlalığına dikkat çeken Aşut, “Aynı dil, din ve kültürün izlerini sokaklarımızda bulacaksınız çünkü biz büyük bir aileyiz. Bir Türk olarak gittiğimiz hiçbir Arap ülkesinde kendimizi yabancı hissetmedik, sizde kendinizi yabancı hissetmeyeceksinizdir” diye konuştu. MTSO’nun ASCAME’de sanayi ve lojistik komisyonları başkanlığına, Arap kardeşlerden alınan oylarla başkan olduğunun da altını çizen Şerafettin Aşut, “Ancak bu kardeşler ne yazık ki çok uzun süre birbirine uzak kaldı. Bugün bunları konuşma değil, yeni başlangıçlar yapma günüdür. Gün rekabet değil, küreselleşen ve sertleşen dünya ekonomisinde bu kardeşlerin dayanışma günüdür. Hiçbir kente 17 büyükelçi laf olsun diye veya sadece turistik ziyaret için gitmez, burada bir kararlılık, niyet görüldü için buluştuk. Kardeşlere rakip olmak değil, ortak olup zenginliği paylaşmak yakışır. Mersin iş dünyasında sizinle aynı yöne bakmaktadır. Başka bir pencere daha açmak istiyorum; madem bir aileyiz bunu sadece ekonomi ile sınırlamamalıyız. Eğer aramızda güçlü ve ebedi bir ilişki kurmak istiyorsak gençlerimiz birbirimizi tanımalı, birbirimizin dilini bilmeli, kültürünü tanımalıyız. Sanatçılarımız ve eğitimcilerimiz ortak projeler yapmalı. Bakın AB’ye sadece ekonomik birliktelik sağlanamayacağını anladı, kültür ve eğitim projeler ile AB’yi ayakta tutmaya çalışıyorlar. Ticari yanımız maddi yan ama kültür ve sanat ruhumuzdur. Bu ekonomik zenginliğe ruh zenginli katıp, yeni dünyada yerimizi almalıyız. MTSO olarak biz hazırız” diye konuştu.



MERSİN, DAHA İYİ İLİŞKİLER İÇİN BİR BAŞLANGÇ
Arap Birliği Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Mohamed El Fatah Naciri de, “Tarihsel bir gün yaşıyoruz” diyerek, bu ziyaretlerin ilişkilerin daha iyiye gitmesi için önemli başlangıçlar olduğunu söyledi. Arap Birliği ile Türkiye’nin ilişkilerini de değerlendiren Büyükelçi Mohamed El Fatah Naciri, birliğin Türkiye ile ilişkilerinin son dönemde pekiştiğini belirtti. İlişkilerin 2004’den itibaren gelişmeye başladığını kaydeden Büyükleçi Naciri, “2004’de Arap ülkeleri ile Türkiye arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla bir mutabakat zaptı imzaladık. Bu gelişmeyi 2007’de bir çerçeve anlaşması imzalayarak sürdürdük. Daha sonra ise 2010 yılında Türk-Arap İşbirliği Formu’nu düzenledik. Geçen yıl 5’incisi İstanbul’da yapılan formun, 6’ıncısı da bu yıl Hartum’da yapılacak. Tüm bu etkinlikler olumlu sonuçlar doğurmuş, özellikle ticari ilişkilerde olağanüstü gelişmeler yaşanmasın sağlamıştır. O dönem Arap ülkeleri ile Türkiye arasında 2 milyar dolar olan ticaret hacmi bugün yıllık 34 milyar dolara çıkmıştır. Bölgede herkesin bildiği olaylara rağmen yatırımlar ve ticaret hacmi hiç gerilememiş aksine olağanüstü şekilde gelişmeye devam etmektedir. Tek dileğimiz Türk ve Arap dünyasındaki ilişkilerin aynı şekilde devam edip, refah ve istikrara katkı yapmasıdır. Türkiye bizim için önemli bir örnektir. Türkiye ekonomik olarak bir mucize gerçekleştirmiştir. Bu güzel ülkeye esenlikler diliyorum” şeklinde konuştu.

DERİN KÖKLERE SAHİBİZ
Daha sonra söz alan Büyükelçisi Abdullah Abdulazeez Al Duwaıkh ise Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin sadece ekonomik anlamda değil her alanda kendini gösterdiğini kaydetti. Arap ülkeleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok derin köklere sahip olduğunu belirten Büyükelçi Duwaıkh, “Bizim birlikteliğimiz çıkarlara dayalı bir ilişki değil. Tarihi, dini bağlarımız söz konusu. Köklerimiz aynı. İlişkilerimiz 400 yıldır devam ediyor. Tüm bunlar ortak tarihi gösteriyor. Ve bu öyle bir tarih ki çok sağlam bir temel oluşturuyor. Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkiler TURAB’ın katkısı da büyüktür. Türkiye’deki Arap büyükelçilerin katkıları ve Arap ülkelerindeki Türk büyükelçilerin katkıları ile ilişkilerimizde gelişme kat etmiş durumdayız. Bu çabalar yoğun biçimde devam etmekte. Bu çabalara her zaman gereksinim duymaktayız” diye konuştu. Ticari ilişkilere de değinen Büyükelçi Duwaıkh, ekonomik ilişkilerde büyük bir sıçrama yaşandığını belirterek, “Türkiye ve Arap ülkelerindeki gelişmeler olağanüstü biçimde gelişiyor. Örneğin 8 yıl önce Türkiye ile Kuveyt arasında ki ticaret hacmi 300 milyon dolardı, bugün ise bu rakam 4 milyar dolara ulaşmış durumda. Türk özel sektörünün 1980’li yıllarda 5 milyar dolar lan yatırımları ise bugün 25 milyar doları geçmiş durumda. Özellikle bankacılık alanındaki bu yatırımlar her geçen gün devam etmekte. Tüm bu veriler Türk ekonomisine güveni göstermekte. Türk ekonomisi işbirliğini hak ediyor. Ayrıca bu toplantı vasıtasıyla sayesinde inşaat şirketlerini Arap ülkelerine davet ediyoruz. Özellikle altyapıya yatırımları yapmalarını istiyoruz. Hükümetlerin temsilcileri olarak bizler, özel sektörü, işadamlarını destekler, kapıları açar, engelleri kaldırırız. Çünkü bize düşen görev yoldaki engelleri kaldırmaktır. Atlar geçsin, nehir aksın diye yolları açıyoruz. Atlar suyu bulandırmasın, gelsin su içsin isteriz. Arap ülkeleri ile Türkiye arasındaki ilişkileri konuşmak için çok zaman gerekir. Türk halkına Arap ülkelerinin yanında durduğu, Filistin davasına, Suriyeli sığınmacılara gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyoruz. Soylu Türk halkının içten davranışları bunlar. Araplar ile Türkler olarak bizler kendimizi bir olarak, birbirimizin uzantısı olarak görmekteyiz. Aynı yolda yürüyoruz. İlişkileri daha da geliştirmek için işadamlarının önündeki kapıları açmak istiyoruz çünkü onların üzerine büyük görevler düşüyor, onlar ilişkilerin gelişmesinin dinamosudur. Siyasi olarak anlaşma halindeyiz zaten. Ekonomik açıdan da ilişkileri halkların yararına açmalıyız. Ortak projeler üretebilir, istihdam sağlayabiliriz. Ekonomi siyaseti geliştirir, yönlendirir. Varmak istenen amaçlar ekonomiyi güçlendirerek hayata geçer. Gösterdiğiniz ilgi ile utandırdınız bizi, Türk halkına da bu yakışırdı” diye konuştu.

TARİHİ BİR GÜN YAŞIYORUZ
Son olarak söz alan Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise “Bugün Mersin için çok önemli ve tarihi bir gün yaşıyoruz” diyerek, “Kadim bir kültürü, ortak bir geçmişi paylaştığımız Arap Birliği’nin çok değerli temsilcileri bugün Mersin’deler. Bir kent için böylesi önem ve değerli bir heyeti ağırlamak onur verici. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde çok büyük katkıları olan Bakan Zafer Çağlayan’a, bu işin başından beri özveri ile bugüne gelmesinde emeği olan TURAB’a, tüm Mersin adına teşekkür ediyorum” dedi. Bu buluşmanın Anadolu’da bir kentin, çok büyük bir güç olan Arap Birliği temsilcilerini konuk etmesinin, Mersin’in öneminin, bugün ve gelecekteki değerini ortaya koyduğunu aktaran Güzeloğlu, Mersin’in bu değeri hak eden bir kent olduğunu vurguladı. Mersin’in, geçmişinden bugüne barış ve kardeşlik içinde yaşanan bir kent olduğunun da altını çizen Güzeloğlu, şöyle devam etti; “Mersin, 17. Akdeniz Oyunları’na ev sahipliği yapan bir kenttir. Bundan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. 2020 Olimpiyat Oyunları öncesinde gerçekleştireceğimiz bu organizasyonu sadece spor başlığı altında değil dostluk anlamında da Akdeniz’in büyük bir şöleni ve kucaklaşması olarak düşünüyoruz. Çabamız ve amacımız da bu. Mersin; dillerin, dinlerin, kültürlerin kaynaştığı bir hoşgörü, dünya kentidir. Mersin sokaklarında ezandan çana hoşgörü içerisinde birliktelik vardır. Mersin aynı zamanda Mersin Akdeniz’in incisi, Ortadoğu ve Asya’ya açılan çok önemli stratejik bir kapıdır. Mersin, 2012’de 21 milyar dolarlık dış ticareti ile İstanbul’dan sonra ikinci büyük il olup 542 adet uluslararası sermayeli şirkete sahiptir. Türkiye’de vergi tahsilatında da 6’ıncı büyük il olan Mersin, tarımsal üretim değeri ile de ülkenin ikinci büyük tarımsal üretim değerini gerçekleştiren kenttir Mersin. Türkiye’nin geleceğine katkı sunan, zenginleştiren Mersin 81 kent arasında rekabet edebilirlikte de, 7 kentten biridir. Mersin ayrıca kamu bütçesine de katkı veren bir şehirdir. Tüm bu ekonomik zenginliklerin yanında Mersin; havası, toprağı ve suyu ile de cennetten bir köşedir. Bölgesel inovasyon stratejisi kapsamında tarım, lojistik ve turizm alanlarında master planları da hazırlayan Mersin, kamu- özel sektör işbirliğini de Türkiye açısından örnek bir boyutta gerçekleştiren bir şehirdir. Mersin ayrıca Türkiye’nin yeni dönemde turizm merkezi olmaya hazırdır. Turizm ise sadece deniz, güneş değil, kültür, inanç, sağlık ve Akdeniz Oyunları ile spor turizminde de iddialı olacağız. Gelişmeyi sanayi-üniversite işbirliği ile düşünen teknoparkı ile de bunun altyapısını geliştirmeyi amaçlayan bir kenttir Mersin. Uluslararası yanıyla da Mersin’de KKTC’nin yanında 17 fahri konsolosluk vardır. Büyükelçilere çağrım; Mersin’de bulanan fahri konsoloslarımızın sayısının arttırılmasıdır. Bu kardeşliği pekiştirip daha öteye taşıyalım. Mersin’de gönülden bu işin içinde olmak isteyen çok değerli işadamlarımız var” şeklinde konuştu.

YATIRIMCILARIN MERSİN’E İLGİSİ BÜYÜK
Mersin’e yerli ve yabancı yatırımcılardan büyük talep olduğunu da dile getiren Vali Güzeloğlu, Mersin Limanı’nın Türkiye’nin en büyük ikinci limanı olduğunu, limanın elleçleme rakamlarının geçen yıl 1 milyon 200 bin konteyner TEU’ya ulaştığını aktardı. Güzeloğlu açıklamasını şöyle sürdürdü; “Mersin Limanı, ülkemizin 2023 hedeflerine destek kapsamında elleçleme hacmini 15 milyon konteyner TEU’ya çıkarmayı ve dünyanın en büyük ilk 100 limanı arasında yer almayı hedeflemektedir. Bu kapsamda Mersin Limanı’nın genişlemesi ve altyapısının yenilenmesi temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Türkiye’nin ilk serbest bölgesi olan Mersin Serbest Bölgesi ise ülkenin ikinci en büyük Serbest Bölgesi’dir. Bölgemiz geçen yıl 3.8 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmıştır. Liman gibi serbest bölgenin büyümesi de kentimizin öncelikli gündem maddesi arasındadır. 605 kullanıcısı bulunan bölge, Rusya, Ortadoğu, Türki Cumhuriyetler ve Asya’ya yakınlığı ile de stratejik bir merkezdir. Doğu Akdeniz’in en büyük yat limanı ilimizde faaliyete geçmiştir ancak kentiz bununla yetinmemekte önümüzdeki dönemlerde en az 3 tane daha yat limanı yapmayı planlamaktadır.

MERSİN’İN DEVAM EDEN BÜYÜK PROJELERİ
Mersin adına devam eden büyük projelerde vardır. Bunlardan en önde geleni Akkuyu bölgesindeki yapımı devam eden nükleer enerji santralidir. Türkiye ile Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde çalışmaları başlayan proje; nükleer enerji ile Türkiye’nin buluşmasında, enerji maliyetinde çok önemli bir katkı sağlayacak yaklaşık 20 milyar dolarlık bir yatırımdır. Tamamlandığında Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 6’ısını karşılayacak santralin ilk bölümü 2020’de devreye girecektir. Uluslararası Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın da 15 Mart 2013’de yer teslimi yapıldı. Nisan ayında temelini atacağımız havalimanı yıllık 15 milyon yolcu kapasitene sahip olacak. Havalimanı Mersin’in hak ettiği gelişimi sağlamakla birlikte, lojistik anlamda da büyük katkı sağlayacak. 24 ayda tamamlanacak havalimanı komşu ülkelere de katkı sunacaktır. Ayrıca; Antalya Sahil Yolu, Konya-Karaman bağlantı yolları Anadolu’yu Mersin’e bağlayacak önemli çalışmalardır. Bir diğer önemli çalışma ise asrın projesi olarak tanımladığımız KKTC’ye Anamur’dan denizin 250 metre altından askılı sistemle su götürme projesidir. Anamur’da bu amaçla yapılan Alaköprü Barajı’nın kara ve deniz geçişleri sürmektedir. Tarsus-Kazanlı bölgesinde de kitle turizmi adına 7 bin 600 yatak kapasiteli bir projemiz sürmektedir. Ayrıca lojistik ihtisas OSB, tarım teknoparkı da MTSO, MDTO ve MTB ile işbirliği içinde geliştirilen diğer önemli projelerdir”.

BİRBİRİMİZE YAPACAK DAHA ÇOK KATKIMIZ VAR
Akdeniz Oyunları’na da değinen Vali Güzeloğlu, Akdeniz’e kıyısı olan 24 ülkenin 4 yılda bir gerçekleştirdiği organizasyonun bu yıl Mersin’de rekor katılımla yapılacağını bildirdi. Oyunların Mersin’in ve Türkiye’nin tanıtılmasına çok ciddi katkılar sağlayacağını aktaran Güzeloğlu, oyunlar için Mersin’de yapılan yatırımların da aralıksız sürdüğünü kaydetti. Ticari, ekonomik, kültürel köprüler kurmanın önemli olduğunu belirten Vali Güzeloğlu, “Bizim aramızda kurulan köprüler öyle köprülerdir ki; ne seller, ne tufanlar bunları yıkamaz çünkü aramızda gönül köprüsü var. Bu köprüler oldukça ilişkimiz her zaman çok güçlü kalacak ve her zaman çok güzel olacaktır. Kardeşlik hukuku çok özel bir hukuktur. Kardeşlik paylaşmayı esas alır, danışmayı içerir. Karşılık beklemeden dost eli uzatmayı, zorda ve darda olana kaybedeceğini düşünmeden yardımına koşmayı gerektirir. Tıpkı Türkiye’nin Suriye’de, Filistin’de, Libya’da yaptığı gibi... Biz bunu yapmaya devama edeceğiz. 2023 Türkiye vizyonuna doğru yol alırken Arap ülkeleri ile ilişkiler olmazsa olmazımızdır. Başta kardeşlik sonra ticaret ve kültürel ilişkiler güçlenmelidir. Birbirimize yapacak daha çok katkımız var. Gecikmişliğin eksikliğini gidermek için çok koşmak, ön açmak ve o yolda hep birlikte yürümek gerekir” şeklinde konuştu. Etkinlik sonunda Vali Güzeloğlu, Kuveyt Büyükelçisi Abdullah Abdulazeez Al Duwaıkh ve Arap Birliği Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Mohamed El Fatah Naciri ile geceye destek verenlere plaket verdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.