Öne Çıkanlar mersin haber Ankara mersin siyaset BİK mersin MERSİN

Aşut: "Mersin'de Sanayi Parseli Olarak İşaretlenmiş Yer Bulamadık"

MTSO Yönetim Kururlu Başkanı Şerafettin Aşut: “Mersin’de Sanayi Parseli Olarak İşaretlenmiş Yer Bulamadık”

Aşut:
İmar planları konusunda belediyelerin çok da aktif olmadıklarını belirten Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, “Şehir içinde AVM yerine biz de artık alışveriş merkezlerini Avrupa’daki, Amerika’daki gibi şehrin uygun yerlerine yapmalıyız. Mersin’de sanayi parseli olarak işaretlenmiş 600 dönüm yer bulamadık. Cazibe merkezi olabilecek yerleri sanayi sitesi olarak zaptetmişiz. Eski Zeki Ayan Fabrikası’nın yerini MTSO olarak nasıl cazibe merkezi yapabiliriz diye düşünüyoruz. Bu çerçevede ‘aç gözlü’ iş adamlarının isteklerini mimarlar, mühendisler dönem dönem yaparlar. Ama eğer biz doğru bir yönetim istiyorsak biz istesek de o mimar ve mühendislerin evet dememesi gerekiyor. İnşaat sektörü Mersin’i ayakta tutan sektörlerden birisi. İmar planı olmadığı için şu anda Mersin’de inşaat sektörü durmuş durumda. Ben planlama ve imar konusunda yeni dönemde yerel yönetimlerin bunları ön plana alması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
 
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerefetti Aşut, yaklaşan yerel seçimler nedeniyle MTSO olarak biz bir arama konferansı yaptıklarını, ikincisini de önümüzdeki ay içerisinde gerçekleştireceklerini söyledi.
İKİ PLAN ARASSINDA AYKIRILIK VE ÇELİŞKİ VAR
Konferans sonucunda meclis ve komitelerden çıkan sonuçları Pratikhaber’e kurumsal olarak değerlendiren Aşut, belediyelerin öncelikle imar planları konusunda çok aktif görev alması gerektiğini söyledi. Küçük olsun benim olsun mantığıyla hareket eden bir belediyecilik istemediklerini belirten Aşut, “Komitelerimiz ve benim şahsi görüşümde bu yönde. Bunun yanı sıra yatırım alanlarının cazibe merkezlerinin ortaya çıkarılması için önemli çalışmalar yapılmalı.Bunlardan en önemlisi zemindeki planlamadır. 1/100.000’liğin planını ortaya koyduk, inceledik. Biz belediyenin yapmış olduğu 1/5000’liği de aldık inceledik. İkisi arasında çok büyük aykırılıklar ve çelişkiler var. Her gün sabahları şehir batıdan doğuya, akşam üzeri de doğudan batıya doğru gidiyor. Böyle bir şehircilik olmaz. Böyle bir refah olmaz. Refah bu şekilde yükselmez. Peki bu yerel iktidarın yarattığı bir problem midir? Tabiî ki de hayır. Ama bunu planlayacak önümüzdeki süreçte bu planlamayı yapacak olan belediyeler yerel yönetimler” dedi.
ŞEHİR İÇİNDE AVM İSTEMİYORUZ
Şehir içinde alışveriş merkezlerinin olmasına karşı karşı olduklarını ancak alışveriş merkezlerin de bir kültür olduğunu savunan Aşut, “Bunun için Avrupa’daki, Amerika’daki gibi dünyanın değişik bölgelerindeki gelişmiş ülkelerdeki gibi bizimde artık alışveriş merkezlerini şehrin uygun yerlerine yapmalıyız. Şehrin cazibe merkezi olabilecek konut alanlarından uzak şehrin içinde olmayan yerleri seçmeliyiz. Yerel yönetimlerin bu tip yapılanmaların içine girmesi gerekir” şeklinde konuştu.
İHTİSAS SANAYİ SİTELERİ OLUŞTURULMALI
Mersin’in en güzel noktalarında şu an sanayi sitelerinin olduğuna dikkati çeken Aşut, “Konya, Gaziantep bizden ilerde deniliyor. Bence doğru değil ama toplum böyle algılıyor bunu. Peki bu olgu nasıl oluşmuş? O bölgelerde ihtisas sanayi siteleri oluşturularak oluşmuş. O şehirlere bir bakın her alanda ayrı sanayi siteleri mevcut. Şehrin değişik bölgelerine sektörel olarak ayrılmış durumdalar. Bu sanayi sitelerinin planlaması gerekiyor. Şehrin en güzel yerlerinde şu an sanayi sitelerimiz var. Biri Tırmıl, bir de Küçük Sanayi olarak düşünün. Meram sanayi sitesi planlamada görünmüyor zaten. O görünmediği için söyleyemiyorum. Bunlar en güzel yerlerde. Yani biz cazibe merkezi olabilecek yerleri sanayi sitesi olarak zaptetmişiz. Fizibıl kullanamıyoruz. Oradaki insanlar da huzursuz. Küçük sanayi sitesi daralmış, kapanmış. Çevresindeki evlerin altında site girişlerinde yeni sanayi sitesi oluşturulmaya çalışılıyor. Sanayi sitesi içindeki esnaf aç iken dışarıdaki iş yapıyor” şeklinde konuştu.
PLANLAMA HALKLA BİRLİKTE YAPILMALI
Mersin için çok değişik planlamalar yapılabileceğini ancak bu planlamaların halkla birlikte yapılması gerektiğine inandıklarını ifade eden Aşut, şöyle devam etti:
“Benim özellikle vurgulamak istediğim şey halka rağmen değil halkla beraber. Değişim, dönüşüm, konut bölgelerinde şunu yapacağız, bunu yapacağız. Yok öyle bir şey. Eğer o insanlara biz ranttan isteklerinin üzerinde bir şey veremezsek rantı oluşturamazsak o insanlar oraları bırakmazlar. Zeki Ayan fabrikasını satın aldık. MTSO olarak orayı biz hizmet binası yapacağız. Çünkü şu an bulunduğumuz yer  bizim için sorun. Otopark sorunu var ve insanlar otomobille geldikleri için sorun oluyor. Mersin’in kanayan yarası bu toplu taşıma araçlarında düzenleme olmadığı için toplu taşıma şansımız yok. Planlama olmadığından kaynaklanıyor. Yıllardır tabelalarda raylı sistemiyle ilgili tabelaları olan bir sürü güzergah var ama bir şey yapamadık. Herkes otomobille gelmek istiyor ve bu bina bize yetmiyor. Kişisel olarak da yetmiyor. Hizmet verdiğimiz üyelerimize de uygun bir bina değil. Yerine yeni bir bina oluşturacağız bir cazibe merkezi oluşturabilir miyiz dedik. Mersin’de yapmış olduğumuz araştırmaların sonucunda o büyüklükte bir tek yer bulabildik. Şimdi oranın üzerinde çalışıyoruz. Bu konuda uzman emlak değerlendirme konusunda uzman şirketlerle çalışıyoruz. Acaba orayı biz nasıl cazibe merkezi yapabiliriz diye düşünüyoruz biz projeyi yaptık ama orayı AVM’mi yapacağız, iş hanımı yapacağız yoksa büyük marketlere mi vereceğiz. Yoksa otel mi yapacağız? Ticaret merkezi mi yapacağız? Çünkü çok büyük bir alanımız var. Mersin’de ki yerel müteahhitlerle bu konuyu konuştuk. Şimdi ulusal firmalarla bu konuyu tartışıyoruz. Üyelerin parasını kullandığımız için de bu işi fizibıl olarak değerlendirmemiz gerekir. Orada herhangi bir değişim, dönüşüm olmazsa biz orada hiçbir binayı yapıp cazibe merkezi haline getiremiyoruz. Oraya sadece kupkuru bir idari hizmet binası yapabiliriz. Otel olarak baktığınızda fizibıl çıkmıyor. AVM olarak fizibıl çıkmıyor. Büro olarak yaptığınızda fizibıl çıkmıyor. Büyük banka şubeleri yapsak fizibıl çıkmıyor. Böyle olunca da biz bu büyük binayı nasıl yapacağımıza henüz karar veremedik. Önümüzde birkaç seçenek daha var. Önümüzdeki günlerde onları da tartışacağız. Bunu elimizde o bölgenin ne olacağı ile ilgili bir plan olmadığı için tartışıyoruz.”
BİZİM İSTEKLERİMİZ PLANA İŞLENDİ AMA!
“Biz 1/5000’liğin belediyeden geçmesi gerekiyor. Meclisten neden geçirilmediğini açıkçası ben de bilmiyorum. Biz 1/5000’likle ilgili ticaret açısından baktık. Bir de Mersinli olarak değerlendirdik. Ufak tefek eksikleri vardı. Belediyede çalışan ekiple bu konuyu değerlendirdik. Eksiklerimizi düşüncelerimizi söyledik. Onları bazı konularda ikna ettik. Bazı konularda da onlar bizi ikna etti. 1/5000’lik üzerinde mutabakat sağladık. Bizim isteklerimiz plana işlendi. Biz de ekstra taleplerimizi geri çektik. Bizim düşünemediğimiz başka şekilde problemi çözmüşler. Burada gerçekten büyük bir emek var. Ticaret dünyasından gelen bir insan olarak ben ranttı tartışmak istemiyorum. Ben iş adamları camiasının temsilcisi olarak rantın olmadığı hiçbir yerde güzelleşmenin iyileşmenin olmayacağını net olarak ortaya koyuyorum. Biz sosyalist bir yönetimle yönetilmiyoruz. Öyle bir şeyimiz yok. Sosyalist yönetim gibi devlet kaynak verecek de orada bir cazibe merkezi oluşturacağız. Elimizdeki imkanlarla cazibe merkezi oluşturmalıyız. Bunun içinde rantın oluşması lazım. Rantın paylaşılması lazım. Bu çerçevede ‘aç gözlü’ iş adamlarının isteklerini mimarlar, mühendisler dönem dönem yaparlar. Ama eğer biz doğru bir yönetim istiyorsak biz istiyorsak da o mimar ve mühendislerin evet dememesi gerekiyor. Yapmamaları gerekiyor. Bunu üstüne bastıra bastıra söylüyorum. Biz isteriz. Çok para kazanmak isteriz. Aç gözlüyüz çünkü. Bu insanın doğasında var. Ama bunun kuralları varsa bu şekilde yapılmalı. Rant konusunda mutlaka ranttın oluşturulması gerekiyor. belli kesimlere rant belli kesimlere hayır deniyorsa ona da karşıyım. Açıkçası ben onu bilmiyorum. O plan üzerinde ben onu tartışamadım. Sadece ticari alanları, ona benzer yollarla ilgili revizyon taleplerimizi tartıştık.”
CAZİBE MERKEZİ OLACAK BİR MEYDAN YOK
“Dünyanın çok değişik bölgelerine gidiyoruz, geziyoruz. Bir çok cazibe merkezi meydanların etrafında oluşuyor. Mersin’de bu anlamda meydan yok. Mesela bizim küçük bir önerimiz. Cazibe merkezleri oluşturalım ama meydanlar yaparak cazibe merkezleri oluşturalım. Onları etrafında imar planlarına çok katlı otoparklar gibi öyle noktalar koyalım ki insanlar otomobilleriyle oraya kadar gelmesin. Planlamayı ona göre yapalım. Toplu taşımayla gelsinler. Gelmek istiyorsa da o bölgenin az dışında çok katlı otoparklarla bunları çözeriz. Değişik alternatiflerle çözülebilir. Onun üzerinde çalışılması gerek. Bu Meydanda uzmanlaşmış şirketlerin dağıldığı bir cazibe merkezi oluşmalı. Her sektör ürünleri belli bölümler olarak ayrılmalı. ana bölümlerin arkasında sinemalar, tiyatro ve kafeler bulunmalı. Bununla ilgili taleplerimizi aktardık. Taleplerimiz orada kabul görmüş ve o şekilde değerlendirilmiş. Şehrin değişik yerlerinde trafik akışını düzenleyen, trafik ışıklarını ortadan kaldıran taleplerimiz vardı. Bazı yollar tek yön olmalı. Kavşakları kaldırınca ışıklar da kalkıyor. Trafik akışı rahatlıyor. 2-3 km sonra kavşaktan dönebiliyor. Bu planlamayla yapılacak bir şey. Benim planlamadan kastım budur.
MERSİN’DE SANAYİ PARSELİ OLACAK YER YOK
“İmar olarak bir çok alanda düzenlemeler yapılmalı. Planlamayla olacak şeyler bunlar tabii ki . bunlar yapılmadığı taktirde Mersin’de ticaret ve sanayi üst yapıya taşınamaz. Bu hafta bir yatırımcı geldi. 600 dönüm yer istiyordu. Sanayi parseli olarak işaretlenmiş 600 dönüm yer bulamadık. Bulma şansımız da yok. 600 dönümden vazgeçtik mersin’de 40 dönüm yer yok. Şimdi böyle bir şehirde siz nasıl yatırım yapıp şehri nasıl zenginleştireceksiniz? Refahı nasıl artıracaksınız? Gençleri bu şehirde nasıl tutacaksınız? Çocuklarımızı yolladık dışarıda okudular. Master yaptılar, doktora yaptılar her şey bitti. Yabancı dil sorunlarını çözmüş muhteşem çocuklar. Canavar gibi gençler. Bu şehirde o gençlere iş veremez pozisyondayız. İş yeri açılmalı ki gençler burada istihdam edilsin. Bu çocukların çoğu başka şehirlerde. Beyaz yakalıyı burada tutabilecek kültürel alt yapımız var ama tesis kuracak yerimiz olmadığı için burada o yatırımı yaptıramıyoruz. İstihdamı sağlayacak yapıyı kuramıyoruz. Mersin’de yelken kulüp, tenis kulübü, başka spor kulüpleri, her türlü sanat etkinliğinin yapıldığı sahnelerimiz, opera ve balemiz var. Bunlar varken genç beyaz yakalılar bunları ister. Hepsi var ama bizim imar planı yapılmış sanayi parselimiz yok. Cazibe merkezi oluşturacak bir imar planımız yok.”
1/5000’LİK PLAN OLMAYINCA MERSİN’DE İNŞAAT SEKTÖRÜ DURDU
“Tekrar 1/5000’liğe gelmek istiyorum. Keşke eksiğiyle fazlasıyla geçseydik. Nasıl olsa yeni belediye yasası Mersin’i komple sınırları içine alacak. Ona göre yeniden yapılacak. O arada genel revizyon yapılırdı. Hiç olmazsa Mersin’de uygulama ve hareket başlardı. İnşaat sektörü Mersin’i ayakta tutan sektörlerden birisi. İmar planı olmadığı için şu anda Mersin’de inşaat sektörü durmuş durumda. Ben planlama ve imar konusunda yeni dönemde yerel yönetimlerin bunları ön plana alması gerektiğini düşünüyorum.”
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.