" />
Öne Çıkanlar MERSİN Mersin Kruvaziyer Turizmini Başarıyor Türkiye çukuroova gazetesi Türkiye Partisi

Aşut: "Yeni Ekonomi Bölgeleri Oluşturmalıyız"



MTSO Başkanı Şerafettin Aşut, "Yeni ekonomi bölgeleri oluşturmalıyız. Sanayi ve ticaret yatırımları Anadolu'ya yayılmalı" dedi.

Aşut:
banner123
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, 'bölgesel gelişmişlik farkları'nın, ülkemizin en önemli sorunlarından biri olduğuna işaret ederek, yeni ekonomi bölgelerinin oluşturulması gerektiğini söyledi.
Aşut, yaptığı açıklamada, işsizlik, göç, yanlış kentleşme gibi kemikleşmiş sorunların altında bölgesel gelişmişlik farklarının yattığını belirtti. Ülke olarak, kişi başına düşen milli geliri arttırma gibi bir hedeflerinin bulunduğunu hatırlatan Aşut, milli geliri arttırma konusunda büyük başarılar elde edildiğini kaydederek, ancak bu yükselişin ülke geneline adil dağıtılamadığını söyledi.



Bu yapılamadığı için insanların İstanbul'a göç ettiğini, bunun sonucunda İstanbul'un kontrolsüz olarak şiştiğini dile getiren Aşut, "İş dünyası olarak özellikle Mersin ve hinterlandındaki Doğu Akdeniz iş dünyası olarak ısrarla ifade ettiğimiz bir şey var: zenginleşmek için herkesin İstanbul'a gitmesi mümkün olmadığına göre, Anadolu'da yeni İstanbul'lar oluşturmalıyız. Yani, İstanbul ve Marmara dışında yeni ekonomi bölgeleri oluşturmalıyız. Ülkenin zenginliğini arttırmak yetmiyor. Bu zenginliği bölgelere adil dağıtabilmek önemli. Ticari ve sanayi kuruluşlarımızın büyük bir kısmı İstanbul ve Marmara Bölgesi'ne sıkıştırılmış durumda. Bu bölgeler daha fazla göçü ve kentsel sorunları kaldıracak durumda değil" dedi.
Yeni ekonomi haritasında yükselen bir dünyanın yer aldığını ve bu yeni pazarların ülkemizin doğu, güney doğu ve Akdeniz bölgeleri etrafında yükseldiğini ifade eden Aşut, "O halde bizim hem komşu hem de komşu ülkelerin arkasındaki geniş hinterlantı ülkemize bağlayacak, buralara yakın yeni ekonomi bölgeleri oluşturmamız gerekir. Bu bölgelerin ve bölge kentlerinin sanayi, ticaret ve kentsel kurgularını oluşturmamız gerekir. Böylece hem İstanbul ve Marmara'nın yükünü aşmış oluruz hem de sınır devletlere ve arkasındaki bölgelere ulaşmak için Türkiye'nin diğer bölgelerini geliştirmiş oluruz. Sanırım, bölgeler arası gelişmişlik farklarını kapatacak en verimli ve az maliyetli çözüm bu olur" diye konuştu.
Amerika'nın en büyük dokuzuncu kenti Dallas'ın, New York'un beşte biri büyüklüğünde olduğunu anımsatan Aşut, şöyle devam etti; "Mersin, Türkiye'nin 9. büyük kenti ama İstanbul'un neredeyse onda biri büyüklüğünde. Aslında sorun Mersin ve Mersin'in büyüme hızı değil, İstanbul'un, bu alternatifsiz bırakılışından dolayı hesapsız büyümesidir. Ülkemizde, kentlerin bir şehir kurma mantığı ile kurulmaması, ikamet alanları, sanayi alanları, turizm alanları, eğitim ve sağlık alanları gibi bir planın hiçbir zaman olmayışı kentlerimizin bugünkü garabet halini almasına neden olmuştur. Onun içindir ki, değişen dünyanın ihtiyaçlarına cevap verememektedirler. Onun içindir ki modern anlamdaki yatırımlara uygun yer bulunamamaktadır."
Türkiye'nin daha 15-20 yıl öncesine kadar en büyük ilk on kentine uçakla gidilemediğini, hala birçoğunda tren hattı bulunmadığını belirten Aşut, "Ekonomisinde trenle konteyner taşıma imkanı yok. Yatırımcı ulaşamadığı yere bırakın gelmeyi, buraları ciddiye bile almıyor. Küresel yatırımcı için gidemediği yer bir köyden ibarettir. Dünya ile bağlantısı olamayan bir kent nasıl büyür? Böyle bir kentte nitelikli insan nasıl durur? Bırakın nitelikli insan çekmeyi, kendi yetiştirdiğiniz insanınız bile beyin göçü ile gider. Yani, geleceğiniz elinizden gider. Türkiye, sadece İstanbul ve Marmara Bölgesi'ne oynadığı sürece ülke bütüncül olarak gelişemez. Birçok sorunumuzun kaynağı olan bölgesel gelişmişlik farkları kapanmaz. Sanayi ve ticaret yatırımları Anadolu'ya yayılmadığı sürece ülkemizde tam anlamıyla bir zenginlikten, refahtan, bölgesel adaletten ve huzurdan bahsedemeyiz" ifadelerini kullandı.
Açıklamasında, ülkenin bölgeleri arasında bir gelişmişlik farkı olduğu gibi, kentlerin içinde de gelişmişlik farkları bulunduğuna dikkat çekerek devam eden Aşut, "Kentlerin oluşumunda 'Kentsel İktisat' kavramının hiç düşünülmemesi, sadece sorunlar ortaya çıktığında bir çözüm düşünülmesi, geleceğe ait kentsel planların ince ayrıntılarıyla hesap edilmemesi; yani, kentlerin bir vizyonunun ve hedefinin olmaması, bugün adı kent olan ama özellikleri ve görüntüleriyle dünyadaki gelişmiş örneklerine benzemeyen şehircikler yaratmıştır. İşte tüm bunların arkasında, İstanbul dışında kent kurgusu oluşturma çabası olmayışı vardır. Kent demek ekonomisi olan yer demektir. Kentlerin fiziksel ve sosyal gelişimini ekonomik ihtiyaçlar belirlemektedir. Ülke olarak tüm ekonomik kurguları bir yere yığarsanız, o zaman koca Türkiye'de İstanbul'dan başka dünya kentiniz olmaz" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner125

banner124