banner202
banner205
Öne Çıkanlar Tarsus Belediyesi Temizlik İşçilerinin Havuz Keyfi Mobilya Fuarında Uyuşturucu İle Mücadele Standı Şahin Sanayi Sicil Kaydı Bulunmayan İşletmeleri Uyardı mersi silifke

İHD FAİLLERİN YARGILANMASI İÇİN ÇAĞRI YAPTI

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi ile Wernicke Korsakofflular ve Eski Mahpuslarla Dayanışma Derneği (WKEMDD) Aralık ayında yaşanan katliamlara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamanın yapıldığı şube binasına "19 Aralık cezaevleri, 24 Aralık Maraş, 28 Aralık Roboski katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız" pankartı asıldı. Açıklamaya HDP, DBP, TJA, ÖHD ve HDK yöneticileri katıldı.

İHD FAİLLERİN YARGILANMASI İÇİN ÇAĞRI YAPTI

HABER: MİKAİL PELİT

19 Aralık cezaevlerinde yaşanan katliama değinen WKEMDD Çukurova Sözcüsü Bekir Sıtkı Keçeci, cezaevlerinde hak ihlallerinin devam ettiğini belirtti. Keçeci,  Aralık ayı, üç farklı dönem, üç farklı siyasi iktidar, üç farklı katliam... Dönemler, iktidarlar, partiler değişse de kendinden olmayanı katleden zihniyet hiç bir zaman değişmedi maalesef. Bu üç katliama değinerek, hafızamızı tazelemek ve özetle neler yapmamız gerektiğine değinmek istiyoruz” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi ile Wernicke Korsakofflular ve Eski Mahpuslarla Dayanışma Derneği (WKEMDD) Aralık ayında yaşanan katliamlara ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. İHD binasında düzenlendi. 19 Aralık katliamın 21. Yıldönümüne ilişkin ilk açıklamayı Cezaevi Komisyon üyesi ve WKEMDD Çukurova Sözcüsü Bekir Sıtkı Keçeci yaptı. Keçeci,  19 Aralık 2000 tarihinde Türkiye genelinde 20 cezaevine eş zamanlı bir operasyon yürütüldü. Binlerce güvenlik görevlisi ve  gardiyanın  görev aldığı bu operasyonda, 30 mahpus ve 2 güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi, 300’e yakın mahpus yaralandı. Ayrıca 600 mahpus, zorla müdahale ya da uzun süreli açlığın doğal sonucu olarak  Wernicke Korsakoff sendromuna maruz bırakıldı.” şeklinde konuştu.

GEÇEN YIL 94 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ”

Hapishanelerde hastalıklardan ve intihar vakalarından kaynaklı her yıl onlarca ölümlerin meydana  geldiğini dile getiren Keçeci, “2020 yılından bu yana 94 mahpus hapishanelerde veya hapishanelerden hastalıkları nedeniyle tahliye edildikten kısa bir süre sonra yaşamını yitirmiştir.Son olarak Kandıra 1 Nolu F Tipi Hapishanesinde, işkence ve cinsel saldırıya uğrayan Garibe Gezer, İskenderun T Tipi Kapalı Hapishanesinde Bangin Muhammed, Şakran T Tipi Kapalı Hapishanesinde  Abdurrazak Suyur, Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Halil Güneş, Bolu T Tipi Kapalı Hapishanesinde İlyas Demir ve uzun süre hapishanede kaldıktan sonra hastalıkları nedeniyle infazı ertelenen Salih Toğrul isimli mahpuslar yaşamını yitirmişlerdir. Tüm bu ölümler önlenebilir ölümlerdir. Devlet tarafından ruhsal ve bedensel bütünlüklerinin korunması gereken mahpusların ölümleri araştırılmamakta, sorumlular hakkında hiçbir işlem yapılmamakta ve bu da yaşam hakkının ihlal edilmesini sürekli hale getirmektedir”

 “MARAŞ’IN DEMOGRAFİK YAPISI İLE OYNANDI”

Maraş Katliamı'na değinen İHD Mersin Şubesi Eşbaşkanı Zeynep Benli, katliamının sorumlularının yargılanmasını istedi. “Maraş katliamının 43. yıldönümü: hakikat ve adalet talebimiz devam ediyor” diyen Benli, şunları söyledi: “Maraş Katliamının üzerinden 43 yıl geçti. 19 Aralık 1978’de başlayıp, 26 Aralık 1978’de biten Maraş Katliamında resmi açıklamalara göre  111 kişi öldürüldü, binin üzerinde insan yaralandı, 552 ev yakılarak tahrip edildi, 289 işyeri yağmalandı. Anarahmindeki  bebelerin, kaynar kazanlara atılarak katledilen çocukların yaşadığı zulüm belleklerdedir. Katliamın bitmesi ile birlikte aynı gün 26 Aralık 1978’de 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Katliamdan sonra Aleviler Maraş’tan göç etmeye başladı ve böylece demografik yapı ile oynandı. 12 Eylül askeri darbe davasının iddianamesinde, Kahramanmaraş olayları etraflıca anlatılmış ve bunun darbeye zemin oluşturmak için çıkarıldığı ve müdahale edilmediği açıkça belirtilmiştir.”

 “ROBOSKİ KATLİAMI'NIN FAİLLERİ BULUNSUN”

Mersin İHD Şube Eşbaşkanı Hakkı Demir  ise, 19’u  henüz çocuk,  tam 34 can,  ekmek kavgasının 34 yüreği, 9 yıl önce  sınır yerleşkesi  Roboski'de, TSK uçaklarından  atılan bombalarla  katledildiğini  belirterek  şöyle konuştu: “Kendilerince  çizilmeyen sınırlardan, çeşitli ürünler  getirerek satıp, evlerine  ekmek götürmeye  çalışan 34 candır katledilen. Tıpkı,  yıllar öncesinin "33 Kurşun"u, 33 Kürt  köylüsü  gibi. Otoritesini katliamlar, baskı,  işkence ve yasaklamalarla korumaya çalışan egemenlerin Roboski Katliamı, yeni katliamların da habercisiydi.  6-7 Ekim 2014 olayları ve sonrasındaki katliam,  20 Temmuz 2015 Suruç Katliamı, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı. Ne yaparsak yapalım,  katledilen insanlarımızı geri getiremeyeceğiz elbet. Katliamların aydınlatılması için Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmalı ve böylece, dünyada onlarca ülkede yapıldığı gibi Türkiye’de de gerçekler halka açıklanmalıdır. Roboski’de yaşanan vahşetin 9. yılında, ülkeyi yönetenleri sorumlu davranmaya, kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158

banner198

banner162

banner199

banner204