" />
Öne Çıkanlar Yalanın Fotoğraflı Belgesi şimdiye kadar rekor başvu Satranç Milli Takım Antrenörü Öğrencileriyle Yarıştı Bozyazıda Kaymakamlık Tarafından Bayramlaşma Programı Düzenlendi faik

Mühendislerden 'Nükleer' Tepki



ÇMO Mersin Şube Başkanı Bülent Halisdemir, "Ülkemiz, ne yazık ki bu yıl 'dünya çevre günü'ne nükleer tehdit altında giriyor. Türkiye halkı, yıllardan beri nükleer enerjiye razı edilebilmek için karanlıkta kalmakla tehdit ediliyor. Sanıldığının aksine nükleer enerji yarının teknolojisi değil, dünün teknolojisidir. Yarının teknolojisi rüzgardan, güneşten, biyokütleden, dalgalardan ve daha farklı doğal kaynaklardan elde edilecek enerjidir. Yapılması gereken; nükleer santral anlaşmaları imzalamak değil, yaşamın sürdürülebilirliği ilkesini gözeten yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektir" dedi.

Mühendislerden 'Nükleer' Tepki
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şube Başkanı Bülent Halisdemir, nükleer enerjinin sanıldığının aksine yarının değil, dünün teknolojisi olduğunu belirterek, "Yapılması gereken, nükleer santral anlaşmaları imzalamak değil, yaşamın sürdürülebilirliği ilkesini gözeten yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektir" dedi.
'Dünya Çevre Günü' nedeniyle açıklamalarda bulunan Halisdemir, bugün çevrenin hızla kirlendiğine ve dünyanın da sorumsuz tüketimin bedelini ağır bir şekilde ödediğine dikkat çekerek, Türkiye'de de durumun çok farklı olmadığını vurguladı. Sanayi atılımları içerisinde çevre sorunlarının ikinci plana atıldığını öne süren Halisdemir, çevre sorunlarının çözümünde kilit rol oynadığını savundu çevre mühendisliği mesleğinin de göz ardı edildiğini belirtti. Halisdemir, çevre mühendisliği eğitiminin 2 haftalık eğitimlerle ikame edileceğinin sanılması, çevresel sorunların çözümünde bilgi birikiminin gereksizliğinin mevzuat çalışmalarında vurgulanması, yetersiz çevre denetimlerinin gerçekleştirilmesi gibi durumların, Türkiye'de yaşanan çevre sorunlarının temel nedenleri arasında yer aldığını anlattı.

Uzun süreli çevresel ve toplumsal sonuçları olan en büyük tahribatlardan birinin de nükleer felaketler olduğunu kaydeden Halisdemir, "Ülkemiz, ne yazık ki bu yıl 'Dünya Çevre Günü'ne nükleer tehdit altında giriyor. Rusya ile Akkuyu'da nükleer santral kurulmasını öngören anlaşma, önümüzdeki günlerde TBMM'de oylanacak. Türkiye halkı, yıllardan beri nükleer enerjiye razı edilebilmek için karanlıkta kalmakla tehdit ediliyor. Oysa yapılan araştırmalar, üretilen elektriğin yüzde 18'ine karşı gelen bir kısmında teknik veya diğer nedenlerle ortaya çıkan kayıp-kaçak olduğunu gösteriyor. Bunun da yılda yaklaşık 1.7 milyar dolarlık bir kayba karşı geldiği biliniyor. Sanıldığının aksine nükleer enerji yarının teknolojisi değil, dünün teknolojisidir. Yarının teknolojisi; rüzgardan, güneşten, biyokütleden, dalgalardan ve daha farklı doğal kaynaklardan elde edilecek enerjidir. Yapılması gereken, nükleer santral anlaşmaları imzalamak değil, yaşamın sürdürülebilirliği ilkesini gözeten yenilebilir enerji kaynaklarına yönelmektir" dedi.
Bugün, tüm canlılar için temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını temel alan değil, ekonomik kalkınmayı, piyasa koşullarını ve kar dürtülerini temel alan bir yaklaşımın hakim kılınmaya çalışıldığını öne süren Bülent Halisdemir, bugün hava, toprak, su ve gıda ticarete konu edilerek şirketlerin iştahının kabartıldığını, çevreci yaklaşımlarınsa yaşam alanlarını yok eden tüm bu politikaların kılıfı olduğunu iddia etti. Halisdemir, "Sorunlarla birlikte çözümler de ortada. Çevreyi korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin görevi. ÇMO olarak, 'Dünya Çevre Günü'nü kutlama değil, uyarı ve mücadele günü olarak algılıyoruz. Bu konuda yapılacak her türlü iyileştirmelerin yanında olacağımızı bilmenizi istiyoruz. Aksine yapılan tüm işlemlerde ise yetkili makamları uyarmayı ve kamuoyunu bilgilendirmeyi kamusal sorumluluğumuz olarak gördüğümüzü kamuoyuna bildiriyoruz" diye konuştu.
İHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.