Son haftalarda köşe yazılarımda şehir isimleri değişiyor.

Ama bu şehirlerin ortak karanlık kaderi(!) değişmiyor.

Peki, gerçekten terör kader mi?

"Terörle yaşamaya alışmalıyız" diyenlere kulak vermeli mi?

Bence hayır.

İnsanlar beşer, onar, yüzer toprağa düşerken,

Terörün hangi sokakta beklediği belli değilken,

İstihbarat kaynaklarımız istihbarat alamazken;

İnsanlar sokağa çıkmaya korkup kendilerini eve kapatırken,

Korku her yerde kol gezerken,

İnsan buna alışabilir mi?

Bununla yaşayabilir mi?

Terörü önleyen politikalar geliştirmek siyasilerin görevi değil mi?

Biz niye tedbirsizliğe alışalım?

Biz niye korku ikliminde ölümü bekleyelim?

"Ecelimizle ölmek" bile insanca yaşama hakkının bir talebi haline geldi.

Bence siyasiler, şuna alışsın;

Biz Amerikalıların, Almanların istihbarat kaynakları ile değil;

Kendi ülkemizin görevlilerinin istihbarı ve tedbirli çalışmalarını istiyoruz.

Teröre alışmayacağız.

Alıştırmaya çalışanlara ise hiç alışmayacağız

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.