Yerel seçimlerden 2,5 ay sonra, Mersin Büyük şehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’a   “Açık Mektup” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Sadece Mersin’den değil, Türkiye’nin birçok kentinden ve yurt dışından olumlu mesajlar almıştım. Objektif bir değerlendirme olduğu okurlar tarafından belirtiliyordu.
Bu yazının üzerinden 9 ay daha geçti. Üzülerek belirtmeliyim ki, Başkan Kocamaz’ın anlayışında, yaklaşımında, ufkunda herhangi bir değişikliğin olmadığını hayıflanarak belirtmek istiyorum.
Seçimin üzerinden 1 yıl geçti. Allah aşkına, esnafla uğraşmaktan, kadrolarının yerini değiştirmekten, içi boş konserlerden,  emekçi yoksul işçileri sokağa atmaktan, Meclis üyeleriyle takışarak, azarlayarak hırlaşmaktan başka ne yaptı.
Kentin hangi noktasında hangi hizmeti başlattı. Ulaşım probleminden çok trafik problemi olan Mersinde hangi yeni yolun yapımını veya asfaltını yaptı. Monoray dedi vazgeçti. Deniz Otobüsüyle ( MEDO )  bayramdan sonra ilk seferi Anamur’a yapacağız dedi, onu kendisi de unuttu. Battı çıktı dedi uygulamanın yarar sağlayamayacağını gördü, şu anda kafası karışık. Yeni yol açmadan sıkışan trafiği hafifletecek yerde, daha da karmaşık hale getirilen yeni otobüsleri kent içi ulaşımına ekledi.
Macit Özcan döneminde yapılan bir otogarın açılışını bile eline yüzüne bulaştırdı. Otogar esnafının hak hukukunu es geçerek onları mağdur etti. Vatandaşların ulaşım hakkı bu diyalogsuzluktan dolayı olumsuz etkilendi.
Demokratik hakkını kullanmaya çalışan Otogar esnafının çadırı sökülmeye çalışıldı. Belediyenin kepçesi esnafın üzerine sürülerek korku salınmaya başlandı.
Türkiye’nin en yüksek kirasına bile ödemeye razı olan otogar esnafı hiçe sayılarak, hırs ve inatlaşmayla mağdur edilmeye çalışıldı. Diyalog yerine benmerkezci davranılarak, Otogar esnafıyla, sahildeki çay bahçe işletmecileriyle cebelleşme yeğlenerek,  kentimizin huzur ve barışına olumsuz etkileri oldu.
Evine ekmek götüremeyecek kadar aç bırakılan belediye işçileri sokağa atılarak aklın, mantığın, vicdanın ötesinde egolar öne çıkmaya başladı. Çadır direnişleriyle açlığa terkedilen işçilere karşı, vicdanlara sığmayacak bir katılıkla inatlaşma devam ediyor.
Kentimizin ana cadde bulvar ve 15 metrenin üzerindeki yolların temizliğini üstlenmesinden sonra bocalayan Büyükşehir Belediyesi, vatandaşlar tarafından sık sık şikâyet edilmeye başlandı. Büyükşehir’e ait yollar kirlilik içinde.
Geçen dönemin dökülen asfaltının ve açılan yollarının rantını bir iki yıl daha sürdürebilirsiniz. Ya sonra. Yeni yollar, bulvarlar, kenti geliştirecek sağlıklı planlar geliştiremezseniz, aldığınız görevin altında kalır mahcup olursunuz Sayın Kocamaz.
Küçük ilçe belediyelerinin bile başarıyla yaptığı yol refüjlerindeki ağaç budamaları, az da olsa çiçek ekimleri, en çok övündüğü büyük hizmetler gibi duruyor.  Başka bir şey varmı Allah aşkına.
Kocamaz, hizmet üretememenin ezikliğini esnafla, işçileriyle, kadrolarının yerlerini sık sık değiştirmeyle gündemi oluşturmaya çalıştı.  Kadrolarını sağa sola sürerek yıldırarak, ailelerini dağıtarak iş üretmeden zamanı tüketmeye başladı.
Bu gidişle 5 yıl tamamlandığında Hastahane Caddesi aynı, istasyon çevresi aynı, Turgut reis aynı, Demirtaş, Alsancak, Kurdali, Çavuşlu, Çukurova, Mevlana gibi mahalleler aynı çarpık problemleri yaşayacaksa; Allah aşkına tanıtım günleri yapsanız ne olur yapmazsan ne olur. Kendin pişir kendin ye misali.
Neyse; 1 Yıl geçmesine rağmen daha yolun başında sayılırız. Esnafla, kurum içi kadrolarla, ilçe belediye başkanlarıyla cebelleşmekten vazgeçilerek, diyalog kurularak tüm sorunlar çözülebilir.
Sayın Kocamaz; Konuşularak, tartışılarak, hukukun, aklın, mantığın öngördüğü doğrultuda hareket edilmesi en doğru olanıdır. Hem kentimiz açısından hem de ilerde mahcubiyet yaşamamanız için, sizin açınızdan da, son derece önemli olduğunu bir kent yurttaşı olarak tekrar belirtmek istiyorum.
Sayın Kocamaz; demokratik bir anlayışla, kentin abisi olarak kapsayıcı ve bütünleştirici olunuz ki, gelecekte bu kent sizi minnetle ansın. Belediye kazanç kapısı değil, hizmet üreten, kent yurttaşlarına en iyi hizmeti vermek için ayırımcılık yapmadan iyi bir yaşam alanı yaratmaya çalışan bir kurumdur.
Geriye dönüp bakıldığında iyi bir iz düşümü bırakmak gönül işidir, sevda işidir, akıl ve mantık işidir. Bu akıl mantık ve bilim ekseninden ayrıldığınız da hiç var olmamış gibi unutulursunuz Sayın Kocamaz…
Macit Özcan birçok altyapı ve üstyapı hizmetlerini gerçekleştirmeye çalışsa da, halktan kopuk, antipatik tavırlarından dolayı, seçmen onu bir kenara bırakıverdi. Sizde aynı konuma düşmek istemiyorsanız, sadece vicdan, hak, hukuk ölçülerinde yol alınız. Pişman olmazsınız.
Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı. Hırs, ego, ihtiras kavramları insanı yorar, yalnızlaştırır, demokratik anlayıştan uzaklaştırır. Bu uzaklaşma iyi bir şey değildir Sayın Kocamaz…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.