Öne Çıkanlar silifke siyaset emniyet tavuk Ankara

Tiyatroculardan 'Sanat' Eleştirisi



Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Tekkanat, “Mersin, sanat açısından kısır bir kent. Mersin'in kendi sanatçısına sahip çıkması gerekiyor. Kentimizde sadece dışarıdan gelen sanatçıların sahneye koyduğu eserlerle sanat yapılıyor" dedi.

Tiyatroculardan 'Sanat' Eleştirisi
Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Tekkanat, “Mersin, sanat açısından kısır bir kent. Mersin'in kendi sanatçısına sahip çıkması gerekiyor. Kentimizde sadece dışarıdan gelen sanatçıların sahneye koyduğu eserlerle sanat yapılıyor. Halkımız sanatçıları, magazin programlarında yer alan ünlülerle özdeşleştiriyor. Oysa sanat böyle bir şey değil. Her oyunumuza en az 800 kişi geliyor ama biz daha fazla izleyiciye ulaşmak istiyoruz. Her semte bir tiyatro salonu yapılmasına yönelik düşüncemi Valimiz Sayın Hasan Güzeloğlu ile paylaştım” dedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Tekkanat, Mersin'in sanat açısından kısır bir kent olarak öne çıktığını iddia ederek, kente sadece dışarıdan gelen sanatçıların sahneye koymuş olduğu eserlerle sanatın icra edilmeye çalışıldığını söyledi. Tekkanat, organize edilen festivallerinse Mersin ve Mersinlilere hizmet etmediğini savundu.



“ŞEHİR TİYATROSU KENTİN BAZI KESİMLERİNDE HALA TANINMIYOR”
İHA muhabirine çarpıcı ve samimi açıklamalarda bulunan Tekkanat, tiyatronun kesintiye uğraması halinde Mersin'in 10 yıl geriye gideceğini belirterek, Şehir Tiyatrosu'nun bu alanda yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgi verdi. Şehir Tiyatrosu çatısı altında düzenlenen tiyatro kurslarına katılabilmenin öncelikli koşulunun; 'tiyatroyu sevmek' olduğunun altını çizen Tekkanat, bu kapsamda da 'yetenekli-yeteneksiz' ayrımı da asla yapmadıklarını dile getirdi. Özeleştiri de yapan Tekkanat, bugün gelinen noktada Şehir Tiyatrosu'nun kentin bazı kesimlerinde tanınmadığı gibi varlığından da haberdar olunmadığını ifade ederek, yapılan tanıtım çalışmalarınınsa yeterli düzeyde olmadığını kaydetti.

“OYUNLARIMIZA EN AZ 800 KİŞİ GELİYOR DAHA FAZLA KİŞİ ULAŞMAK İSTİYORUZ”
Mehmet Tekkanat, “Kendi imkanlarımızla oluşturduğumuz afişlerimizi ve vinillerimizi şehrin çeşitle yerlerine asıyoruz. Ancak yapılan bu afiş ve viniller halkımızın pekte ilgisini çekmiyor” dedi. Her hafta cuma günü Kongre ve Sergi Sarayı'nda 'ücretsiz' olarak oyunlar sahnelediklerini hatırlatan Tekkanat, her oyuna en az 800 kişinin geldiğini ancak bunun kendileri için yeterli olmadığını ve daha çok izleyiciyi salona çekmek istediklerini belirtti. Büyükşehir Belediyesi'nin u konuda kendilerine daha fazla destek vermesi, reklam ve tanıtım çalışmalarına daha fazla özen göstermesi çağrısında bulunan Tekkanat, üzerlerine düşeni Şehir Tiyatrosu olarak fazlasıyla yerine getirdiklerine de dikkat çekti.



“MERSİN KENDİ SANATÇISINA SAHİP ÇIKMALI”
Mersin'in kendi sanatçısına sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Tekkanat, “Akdeniz Belediyesi bu uygulamayı çok iyi şekilde gerçekleştiriyor. Belediye tarafından ilçe sınırlarında gerçekleştirilecek olan sanatsal etkinliklerde öncelik, yerel sanatçılardan yana kullanılıyor. Yapılan etkinliklerde Mersin'in ses sanatçılarına, tiyatrocularına sembolik bir rakam veriyor olsa bile burada önemli olan; kentin sanatçılarına sahip çıkılmasıdır. Her belediyenin öncelikle kendi insanlarına sahip çıkması gerek. Yerel yönetimlerin, yerel sanatçılara kapısını her zaman açık tutması, onlara ekonomik anlamda destek vermesi şart” diye konuştu.

“OYUN SAHNELEYECEK SALON BULMAKTA SIKINTI YAŞIYORUZ”
Oyunların sergilendiği salonlar konusunda büyük sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Tekkanat, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Şu anda Mersin'de bir salon, 'Ünlüler'in yer aldığı ve 100 TL'ye bilet satan bir tiyatro gurubuna bin 500 TL'ye kiraya veriliyorsa, bugün 5 TL'ye bilet satan guruplara da aynı fiyatla kiralanıyor. Bu büyük bir haksızlıktır. Bu nedenle Mersin'deki yerel guruplar oyunlarını sergileyecek salon bulamıyor. Çünkü kazacakları para salon kirasına yetmiyor. Hal böyle olunca da, Mersin'den tiyatro sanatçısı yetişmiyor. Mersin'de konservatuarda yetiştirdiğimiz yüzlerce öğrencimiz var. Hiçbiri Mersin'de durmuyor. Çünkü kendilerini geliştirebilecek ve kendilerine istihdam sağlayabilecek bir alan yok. Gidip İstanbul'a, Ankara'ya, İzmir'e veya başka şehirlere hizmet ediyorlar. Bu nedenle Mersin'den sanatçı çıkmıyor”

“MERSİN SANAT AÇISINDAN KISIR BİR KENT”
“Mersin, sanat açısından kısır bir şehir” yorumunda bulunan ve aynı zamanda da Yenişehir Tiyatrosu Altan Erkekli Sahnesi Kurucusu olan Mehmet Tekkanat, “Kentimizde sadece dışarıdan gelen sanatçıların sahneye koydukları eserlerle sanat yapılıyor. Gerçekleştirilen festivaller Mersin'e ve Mersinlilere hizmet etmiyor. Geçtiğimiz aylarda '10. Uluslararası Mersin Müzik Festivali' gerçekleştirildi. Milyonlarca lira sponsorluk desteği alan bir festival, halka açık bir şekilde yapılmadı” dedi. Tiyatronun amacının; insanlara sanat kültürünü aşılamak olduğunu dile getiren Tekkanat, her semte tiyatro salonları yapılması gibi bir düşüncesi olduğunu ve bu fikrini de Mersin Valisi Hasan Güzeloğlu'na ilettiğini vurguladı.

“HER SEMTE BİR TİYATRO SALONU MUTLAKA YAPILMALI”
Tekkanat, “Her semte tiyatro salonu yapıldığı takdirde bizler, halka daha iyi hizmet vermiş oluruz. Konservatuardan mezun olan çocuklarımız orada eğitmen olarak görev yaparlar. Asgari ücret de olsa bu çocuklarımıza ücretleri ödenir. En azından Mersin'in insanları ve Mersin'in çocukları kazanır. İnsanlar bu şekilde kaynaşabilir. Çünkü sanatın en önemli özelliği insanları kaynaştırmasıdır. Sanat insanlara güzeli ve doğruyu öğreterek, kişilerin kötü düşünmesini engeller” dedi.

“MERSİN'DE SANATÇILARA GEREKEN DEĞER VERİLMİYOR”
Mersin'de sanatçılara gereken değerin verilmediği düşüncesini taşıdığını belirten Tekkanat, açıklamasının devamındaysa şu görüşleri dile getirdi; “Halkımız sanatçıları, magazin programlarında yer alan ünlülerle özdeşleştiriyor. Oysa sanat böyle bir şey değil. Sanat, insanı besler. Bizim kurslarımıza gelen çocuklar illa ki 'tiyatrocu olacağım' diye gelmiyor. Sanatla uğraşan insanlar, konuşmayı, düşünmeyi, algılamayı ve daha birçok şeyi öğreniyor.” Mersin'de önceki yıllarda gençlerin önünü tıkayan kişilerin var olduğuna işaret eden Mehmet Tekkanat, “Gençlerin önünü tıkayan 'tiyatro duayenleri' insanlar vardı. Bu insanlar yarım yamalak bilgileriyle gençlerimizin önlerini kesmişlerdi. Ancak biz daha sonra yaptığımız çalışmalarla bu imajı ortadan kaldırdık. 'Şehir Tiyatrosu' olarak, Mersin'de bazı şeyleri doğru yaptığımıza inanıyoruz” dedi.

“SEFA'YI MERSİN'E GETİRSEYDİK KENT İÇİN İYİ BİR REKLAM OLURDU”
Mersin'de özellikle son 10 yıllık zaman diliminde yaklaşık 40 gencin çeşitli kentlerdeki konservatuarları kazandığı bilgisini de veren Tekkanat, bu rakamın çok önemli olduğunu uyarısında bulundu. Konservatuar okuyan gençlerin, şu an ulusal televizyon kanallarında ekrana gelen dizilerde rol aldığını, kimisininse kendince kısa metrajlı filmler yaptığını anlatan Tekkanat, Amerika'da düzenlenen 'Kısa Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görülen Sefa Tantoğlu örneğini verdi ve bunun Mersin adına büyük bir başarı olduğu yorumunda bulundu. Tekkanat, “Ancak Sefa'yı Mersin'e getirmek istediğimizde kimsenin umurunda olmadı. Oysa bu başka bir şehirde olsaydı Sefa'yı 'kahraman' ilan ederlerdi. Sefa'nın Mersin'e gelmesi kentimiz için büyük bir tanıtım da olurdu. Ancak biz bunu başaramadık” ifadesini kullandı.

“KADRO KONUSUNDA SIKINTIMIZ VAR”
Şehir Tiyatrosu'nun kadro açısından sıkıntı yaşadığını belirten Tekkanat, Mersin'e hizmet etmek için 5-6 kişilik değil de en az 50-60 kişilik bir kadroya sahip olunması gerektiğini, bunun yanında kentin bilinen noktalarında Şehir Tiyatrosu'na ait bir salonla idare binasının olması ve tiyatronun bürokrasiden uzak, 'özerk bir yapı'ya kavuşturulmasının zorunluluk olarak öne çıktığını söyledi. Tekkanat, gençlere; 'sen yapamazsın, sen sus, konuşma gülme' şeklinde özetlenebilecek bir yaklaşımdan kaçınılması uyarısında bulunarak, açıklamasını da şöyle sürdürdü; “Bu düşüncenin artık değişmesi gerekiyor. Çünkü gençlik bizlerin çok önünde seyir ediyor. Gençlerin bizleri anlamasını beklememeli, biz gençleri anlamak için çaba sarf etmeliyiz. Aynı zamanda gençlerimize de sorumluluk vermemiz gerekiyor. Sorumluluk alan gençler, çok önemli işler başarıyor. Gençlere; 'sen yapamazsın, senin aklın ermez' gibi sözler söylendiğinde bu durum, Türkiye'de bir şeylerin bittiğinin göstergesi olur. Gençlerimiz yanlışlar da yapacaklar. Bırakın yanlış yapsınlar. Bir yanlış yaparlar, iki yanlış yaparlar, üçüncü seferde bizler yetişkinler olarak kardeşlerimize doğru yolu gösteririz.”
İHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.