Yeni bir sürecin başlangıcındayız. Mersin yeni bir anlayış, yeni bir parti, yeni bir Belediye Başkanıyla yoluna devam edecek. Geçmişle geleceğin muhasebesini yapmak bir yurttaş olarak bizi de yakından ilgilendiriyor. Bu kentte yaşıyoruz, bu kentte soluklanıyoruz. Bu sevdalı ve gizemli kentin demokrasiye olan yakınlığı, çok sesliliği, farklılıkların bir arada barış içinde yaşama arzusu, umudumuzu korumamızı ve yaşatmamızı sağlıyor elbet. 15 Yıllık serüvende, önce DSP’li, sonra CHP’li Macit Özcan’ın yarattığı algı, halkla ilişkilerdeki başarısızlığı, iyi kadro kuramayışı, mesleki ve sivil toplum örgütleriyle çalışmaktan hoşlanmayan dar ve bencil anlayışı, egolarını yenemeyişi, etrafındaki yalakaların çıkara dayalı dansı, kent biliminden ve geleceği kurgulamaktan yoksun planlama anlayışı, koltuk sevdasının yarattığıdoyumsuzluğu, bir dönemin kapanmasına yol açtı. Her şeye rağmen, Macit Özcan döneminde altyapıda birçok çalışma gerçekleşti. Özellikle MESKİ son yıllarda başarılıçalışmalar yaptı. Kanalizasyon ve atık sularda iyileştirmeler oldu. Kültürel ve sportif çalışmalarda halktan kopuk olsa da birçok başarı elde etti. Kentte halkla ilişkileri zayıf, ama kent barışı açısından olumlu bakışı ve yaklaşımı, kendisine azda olsa sempati yarattı. 15 yılda dökemediği asfaltı, son 1 yılda köy yolları dahil her tarafa dökmesi bile onu kurtaramadı. Evet bir dönemin sonu geldi. Günahları ve sevaplarıyla Macit Özcan dönemi bitti. Tarihe bir iz bırakmadan giden Macit Özcan, adının verildiği tesisler bile, süreç içinde hiç var olmamış gibi unutulmasını engellemeyecek gibi. Gelelim Yeni döneme. AK Parti adayı Mustafa Severin yaşadığı 17 Aralık ve parti içi problemlerin yarattığışansızlıklar, CHP’nin aday tercih problemi, CHP’den kaçan oylar, BDP tabanının ilkeli duruşu ve kendi partisini tercih etmesi, 1 yıldır büyük masraflar yaparak durmadan çalışan MHP adayı Burhanettin Kocamaz’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının yolunu açtı. Burhanettin Kocamaz Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, kapalı bir kutu. Bilinmeyenli bir denklemin içinde herkeste bir beklenti yaratmış durumda. Nasıl bir yönetme anlayışıyla hareket edecek. Katılımcılığı esas alacak mı? Kenti hep birlikte yöneteceğiz anlayışını pratikte uygulayacak mı? Kentin acil problemleri karşısında kent bileşenlerini toplayıp planlamayaöncelik tanıyacak mı? bu demokrasi kentine, farklılıkların bir arada yaşadığı Kent’e, bu barış kentine gerginliklerin yaşatılmaması için özen gösterecek mi? Macit Özcan’ın iz bırakmadan gitmesine neden olan, başta halkla ilişkiler olmak üzere, Mersin’in acil trafik, imar mevzi planları, ulaşım, madde bağımlılığı, TOKİ’nin ATAŞ sahasındaki sosyal ve kültürel dokuyu yıkıma başlayarak bozması, kent estetiği gibi konularına ilgili kent bileşenleriyle birlikte acilen el atabilecek mi? Evet, yolun başındayız. Herkeste bir beklenti var. Bu beklenti hizmeti ön planda tutacak, ayırımcılık yapmayacak, kadrolarında sürgün mantığıyla değil, çalışan ve üreten kadrolara sahip çıkarak ve kent bileşenleriyle ortaklaşarak geleceği kurgulayacak bir beklentidir. Bu beklentilere burun kıvıran, Burhanettin Kocamaz’ın misyonu ve vizyonu yetmez diyenlerde var. Bizde bu kentte yaşayan birer yurttaş olarak bekleyip göreceğiz. Ufkunun genişliği, yüreğinin ve cebinin temizliği süreç içinde kendini gösterecek ve biz yurttaşların da buna karşı tarzımızı ve tutumumuzu geliştirmemizde belirleyici olacaktır. Bu kentte yaşayan yurttaşlar olarak takip edeceğiz. Başarılıçalışmaları, halkın çıkarına, kentin çıkarına, insan çıkarına uygun hizmetleri alkışlayarak destek olacağız. İdeolojik saplantı içine girmeden kent ilgili bileşenlerini ve halkı esas alan bir yaklaşım ve anlayışı destekleyeceğiz. Aksi durumda dışlayıcı, hegemonik, kavgacı, ben bilirimci, meclis çalışmalarında ortaklaşmayı benimsemeyen, tepeden bakan bir yaklaşım ve anlayışın da Mersin gibi demokrasi kültürünügeliştirmiş bir kentin ilgili bileşenleri ve yurttaşları tarafından mahkûm edileceği bilinmelidir. Tarihin belli sürecinde etkin ve yetkin konumuyla iz bırakmak yürek ister, dürüstlük ister, sadelik ister. Misyon yüklenmek, vizyon sahibi olmak ufkun genişliği, yürek ve cebin temizliğiyle olasıdır. Evet, tarihe iz bırakmak insanın egolarını yenip, geniş ve kapsayıcı bir bakışla halkı ve kenti sevmekle olur. Kenti ve halkı sevmek ise; Kentli olmayı gerektirir. Daha yolun başındayız. Allah kimseyi benlik sevdasına, ihtiraslarına, egolarına yenik düşürmesin.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.