banner141
Öne Çıkanlar mersin cemevi Gurbetteki Şair Adının Verildiği Sokağı Gezdi 17 Ülkeden 230 İşadamını Ağırlayacak mersin psikolog Herkesin Yapabileceği Birşey Var Etkinliği Düzenlendi

“Deniz’lerin poyraz’ı katilleri boğacak”

İzmir’de faşist saldırıda yaşamını yitiren Deniz Poyraz için HDP Mersin İl Örgütü önünde toplanan kalabalık “Deniz’lerin Poyraz’ı katilleri boğacak” diye haykırdı. İktidarın her alanda HDP’ye yönelik düşmanca tavrını gösterdiğini söyleyen HDP Mersin İl Eş Başkanı Gülbahar Şöfer, “Cesaret faşizmin en büyük panzehiridir. Bizler her türlü saldırıya rağmen demokratik siyaset ve onurlu barış mücadelemizi sürdürme konusunda ısrarımızı devam ettireceğiz” dedi. 

“Deniz’lerin poyraz’ı katilleri boğacak”

Haber: Ayşenur ÖNAL- Seren SABUNCU

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin İl Örgütü, İzmir’deki parti binalarına yapılan baskında katledilen Deniz Poyraz’ın öldürülmesini protesto etti. İl binası önünde bir araya gelen ve yakalarına Poyraz’ın fotoğrafını takan yüzlerce partili, alkış ve zılgıt eşliğinde “Faşizme karşı omuz omuza”, “Şehit namirin”, “Katillerden hesabı devrimciler soracak” “Deniz’lerin Poyraz’ı katilleri boğacak” sloganları attı.

Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri temsilcilerinden oluşan yüzü aşkın yurttaş, yürüyüşle il binasının önüne gelerek HDP’lilere destek verdi. Yürüyüş esnasında cadde üzerinde bulunan yurttaşlar alkışlar, cadde üzerinde seyir halinde olan araçların şoförü ise korna çalarak destek verdi. Parti binası önündeki HDP’liler ise sloganlar eşliğinde gelen kitleyi karşıladı. Açıklamaya, Halkevi, Devrimci Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Mersin Kadın Platformu, Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Dersim Aleviler Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin İl Başkan Yardımcısı Şerife Arıcı Yıldız,  İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi üyeleri de destek verdi.

“DENİZLERİMİZ TÜKENMEYECEK, POYRAZIMIZ ESMEYE DEVAM EDECEK”

İl binası önünde açıklama yapan HDP Mersin İl Eş Başkanı Gülbahar Şöfer, “Dün Türkiye siyasi tarihinin karanlık ve alçakça saldırılarından biri daha gerçekleştirildi. İzmir İl Binamıza yönelik yapılan katliam girişiminde Parti üyemiz, yoldaşımız Deniz Poyraz katledildi. İzmir il binamıza yapılan planlı ve sistematik katliam girişimi, kaostan beslenen iktidarın yarattığı siyasi iklimin sonuçlarından biridir. İktidarın, partimizi hedef haline getirmesinin ardından saldırıların gerçekleşmesi bir tesadüfe değil, siyasi iradenin zeminini sağladığı planlı saldırılara işaret etmektedir.

Bu katliam, iktidar blokunun oluşturduğu siyasi iklimin ürünüdür.  ‘7 Haziran’ı unutmuyoruz’, ‘Bunlar daha iyi günleriniz’ diyen ve HDP’lileri ‘haşerelere’ benzeterek açık katliam çağrısı yapanların sesleri karanlık odakların planlarında ve tetikçilerin katliam girişimlerinde karşılığını bulmuştur. Bu saldırı içeride ve dışarıda sürdürülen Kürt düşmanlığının sonucudur. Deniz yoldaşımıza sıkılan kurşun Kürt halkına, demokratik siyasete ve HDP’nin temsil ettiği ortak yaşam iradesine sıkılmıştır. Güvenliği sağlamakla görevli siyasi iktidar ve emrindeki kolluk kuvvetlerinin Türkiye halkları açısından açık şekilde güvenlik sorunu oluşturduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. HDP’ye karşı düşmanlığını her alanda gösteren iktidar bloku, siyasi söylemlerinden tutalım da Parti binalarımızın önlerini abluka altına almaya kadar bütün alanlarda HDP’ye ve HDP’lilere düşman hukuku uygulamaya yönelmiştir.

“17 HAZİRAN TARİHİ BİR GÜNDÜR”

Türkiye’nin her bir köşesinde Parti binalarımızın önüne konan mobil karakolların güvenliği sağlamak için değil, HDP’ye düşmanlık ve provokasyon amaçlı kurulduğu bir kez daha açığa çıkmıştır. Parti binalarımızın önündeki mobil karakollar, çadırlar bir gün dahi beklenmeden kaldırılmalıdır. Bilinmelidir ki, İzmir’de katliam girişiminin gerçekleştirildiği 17 Haziran 2021 günü sadece Türkiye demokrasisi adına değil, Türkiye halklarının bir arada yaşaması adına da önemli eşiklerden biridir. 17 Haziran’dan sonra her gün, Türkiye halklarının geleceğini karanlığa sürüklemek isteyenlere karşı dayanışmanın ve bir arada yaşamın savunulması gereken tarihi bir gündür. Muhalefet partileri ve tüm toplumsal kesimler bu kritik sürecin farkında olarak tutum belirlemeli ve hareket etmelidir. Vakit kaybetmeden tüm demokrasi güçleri halklarımızın geleceğine dair demokratik ilkeler etrafında müzakere ederek çözüm önerileri geliştirmelidir.

Yargının gözlerini ve kulaklarını kapattığı, medyanın ve bürokrasinin suç ortaklıkları kurduğu, mafya-siyaset-devlet üçgeninin yeni versiyonlarının hayata geçirildiği, iktidar blokunun suç işlemeyi teşvik ettiği bu ortamda,  demokratik ve özgür bir geleceği ancak bir araya gelerek inşa edebiliriz. Bugün HDP’nin yanında olmak toplumsal bir sorumluluktur. Bu sorumluluktan kaçmak önümüzdeki yılları karanlık bir tabloya çevirebileceği açıkça ortadadır. Karanlığı aydınlığa çıkarmanın yolu cesaretten geçer ve bu günler Türkiye halklarına dair sözü olanların cesaret testinden geçtiği günlerdir. Cesaret faşizmin en büyük panzehiridir. Bizler her türlü saldırıya rağmen demokratik siyaset ve onurlu barış mücadelemizi sürdürme konusunda ısrarımızı devam ettireceğiz. Deniz ve binlerce yoldaşımızın mücadelesine yakışır şekilde bu ülkeye barışı ve demokrasiyi getirene kadar bir an bile olsun duraksamadan onurlu ve haklı yürüyüşümüze devam edeceğiz. Gün susma günü değil gün faşizme karşı bir arada durma, kenetlenme ve haykırma günüdür. Mücadele, kararlılık ve özgür yaşam tutkusuyla harmanlanan Denizlerimiz tükenmeyecek, Poyrazımız esmeye devam edecek” sözlerine yer verdi.

“KATİLLERİN ARKASINDAKİ İSİMLERİ, POLİTİKALARI HEPİMİZ BİLİYORUZ”

Yapılan faşist saldırıyı kınayan Mersin Kadın Platformu üyesi Ceren İnan, “Haftalardır biz sokaklarda İstanbul Sözleşmesi için olduğumuzda aslında faili meçhul denilen, aslında kirli ilişkilerle mafya-devlet-çete iktidarının ilişkileriyle kadınların üzerindeki baskı araçlarının nasıl işletildiğini, nasıl kadın düşmanı politikalarla bu işin yürütüldüğü açığa çıkarmaya devam ettik. Dün yine bu erkek devletin, bu faşist devletin kadın düşmanı politikalarıyla halkları birbirine düşürmeye çalışan politikalarıyla bir kadın daha katledildi. Biz faili biliyoruz, faili işaret ediyoruz. Evet katilin ismi belli olabilir ama arkasındaki isimleri, politikaları hepimiz biliyoruz. Bizler kadın düşmanlığına karşı mücadele ettiğimiz her süreçte kadınların katili, katledilen kadınlar isyanımız diyerek alanlarda olmaya devam ediyoruz. Deniz Poyraz’da bunların örneklerinden biri olacak. Biz dün katilin gözaltına alınırken nasıl muamele gördüğünü gördük. Önceki gün hayatları için, hakları için, kazanımları için mücadele eden kadınlar yerlerde sürüklenerek, ters kelepçe yapılarak gözaltına alınırken, bir kadının katilinin, bir faşist katilin ne denli muamele ile göz altına alındığını, kelepçe bile takılmadığını gözlerimizle gördük. Katillerden hesabı kadın mücadelesi soracak, bu mücadelemizle alanlarda olmaya, kadınların sesini duyurmaya her daim devam edeceğiz” diyerek dayanışma için sokakta olacaklarını vurguladı.

“YAŞASIN DEMOKRASİ, YAŞASIN DENİZ’LER, YAŞASIN BARIŞÇI DEMOKRATİK SİYASET”

Yaşanılan olayın bir cinayet ve saldırı olduğunu vurgulayan CHP Mersin İl Başkan Yardımcısı Şerife Arıcı Yıldız, “Bu katliam son zamanlarda ülkemizde siyasete, siyasetçiler, siyasi partilere yapılan saldırıların geldiği bir boyuttur. İnsan yaşamı, insan haklarının en temelidir. Düşünce özgürlüğü hakkı, ifade özgürlüğü hakkı ise bu hakların tacıdır. Dün tepeden tırnağa bir demokrasi katliamı, bir insan hakları katliamı olmuştur aynı zamanda. Biz her türlü siyasi düşünceye, hukuk ve demokrasi içerisindeki her türlü siyasi harekete saygı duyuyoruz ama iktidarın karşısındaki tüm muhalif güçlere sabrı olmayan onları kapatmaya çalışan, kapatamıyorsa yok etmeye çalışan bir siyasi düşünceyi ve siyasete saygı duymuyoruz. Bugün hepimiz Deniz kadar mahzun, masum ama Deniz’ler kadar cesuruz. Yaşasın demokrasi, yaşasın Deniz’ler, yaşasın barışçı demokratik siyaset” sözlerine yer verdi.

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Kemal Göksoy ise, “Bu saldırıyı şiddetle kınıyor, Deniz Poyraz arkadaşımızın ailesine sabırlar dilerken HDP camiasına ve tüm demokrasi bileşenlerine başsağlığı diliyoruz. Biz yıllardır emek ve demokrasi güçleri bu partinin önüne geldiğimizde 1 gün ‘Hayırlı olsun’, ‘Başarılar dileriz’ umuduyla hep gelip gittik ama her geldiğimiz de ya ‘geçmiş olsun’, ya ‘başınız sağ olsun’ demekten bıktık, usandık. Bu topraklar artık kana doydu, son zamanlarda yıllardan beridir devlet-mafya-siyaset üçgeninde dönenleri herkes izliyor, biz dün olduğu gibi bugün de barışı, eşitliği, adaleti, kardeşliği savunmaya devam edeceğiz. Bugün demokrasi güçlerinin hepsi burada. HDP asla yalnız kalmayacaktır, barışa olan inancımızla bu ülkeyi karanlığa sürüklemeye çalışanlara karşı bu derin devlet-devlet –siyaset ilişkileriyle ülkeyi bu duruma getirenlere karşı barış umudumuzu, kardeşlik umudumuzu asla yitirmeyeceğiz. Bu umutla bu ülkeyi karanlık güçlere asla teslim etmeyeceğiz” dedi.

“ŞUAN DA Kİ İÇİŞLERİ BAKANI DERHAL İSTİFA ETMELİ YA DA DERHAL AZLEDİLMELİDİR”

Tüm demokrasi güçlerine ve özellikle HDP’ye başsağlığı dileyen İHD Mersin Şube Başkanı Hakkı Demir, “Deniz Poyraz’ın ailesine ve sevenlerine tekrar tekrar baş sağlığı ve sabır diliyorum. Burada bir kez daha karanlık güçleri deşifre etmek, Türkiye’yi şuan da bulunduğu kısmi karanlıktan zifiri karanlığa sürüklemek isteyen güçlere karşı hep birlikte biz bu karanlığa teslim olmayacağız mücadele bayrağımızı yükselteceğiz. Deniz Poyraz katledildi, bina ateşe verilmek istendi, akşam haberleri ilgiyle izlemeye çalıştım, bekledim ki İçişleri Bakanı bu ülkenin insanlarının can güvenliğinden sorumlu olan bakanı çıkar bu olayı kınar ve der ki, ‘Biz bu olayı soruşturacağız, bu olayın arkasında kimler var açığa çıkaracağız.’ Böyle bir açıklama beklerdim. Ülkenin cumhurbaşkanının bu ülkede yaşayan insanların can güvenliğinin güvende tutulacağını ifade etmesi gerekmez mi? Şuan da ki İçişleri Bakanı derhal istifa etmeli ya da derhal azledilmelidir. Bu olayın tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılması için bir hukuk komisyonu oluşturulmalı, bu komisyonun içinde HDP’li hukukçular yer almalı ve bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmalı” dedi.

“BU ÜLKEDE BARIŞ İSTİYORUZ”

Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Biz hukukçular Türkiye’de yıllardır hukukun egemen olmasını, insan yaşamının artık kutsallaştırılmasını, ölümlerin bir an önce bu ülkeden atılmasını istedik. Hep bunu talep ettik. Şimdi oturup ölümleri kutsayamıyoruz. Şimdi burada bir araya gelmemizin nedeni tüm demokratik kitle örgütleri bir araya gelmişse bu ülkede artık barış istiyorlar, analar ağlamasın istiyorlar. Bu ülkeye özgürlük gelsin, açılmış olan bu aydınlık gökyüzünün bir daha kararmasını istiyorlar. Biz hiçbir zaman ölümleri kutsamadık, her zaman barışı, özgürlüğü, kardeşliği kutsadık. Bundan sonrada bu ülkede herkes eşit ve kardeşçe yaşayacak. Ama şuna inanıyoruz, bu ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyenlere bu aydınlık yüzlü insanlar, bu aydınlık yürekli insanlar asla izin vermeyecektir” diye konuştu.

“DENİZ YOLDAŞIMIZIN BOŞUNA ÖLMEDİĞİNİ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE KANITLAMAK ZORUNDAYIZ”

Her zaman dayanışma içinde olacaklarını vurgulayan TİP MYK Üyesi Bülent Ufuk Ateş ise, “Dün Kürt Hareketi’nin politik temsilcileri ile beraberdik, bugün beraberiz, yarın da beraber olacağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Karanlık odaklar, karanlık ara sokaklar bu mafya çete düzeni bunların egemenliğindeyse; aydınlık meydanlar, aydınlık caddeler de bizlerindir, tüm emekçilerindir, tüm ezilenlerindir. Bu baskılar, bu cinayetler elbette ki bizleri yıldıramayacak, birliğimizi, saflarımızı daha çok sıklaştırmamıza vesile olacaktır. Deniz yoldaşımızın boşuna ölmediğini önümüzdeki günlerde kanıtlamak zorundayız. Bu bizim Deniz’lere olan borcumuzdur” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner196

banner162

banner195