Öne Çıkanlar Balıkesirde Galibiyet Hedefliyor mersin orman bölge müdürlüğü Başkan Kocamaz Gezi Eylemcilerinin Davası Ertelendi Hafta Sonu Forum Mersinde Aşure İkramı Yapılacak

AİLE HEKİMLERİ İŞ BIRAKTI

Mersin Tabip Odası, İzmir Bornova 29 No'lu Yunus Emre ASM hekimlerinden Dr. Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu ve ASM çalışanlarına, hasta yakınları tarafından önceden planlanmış bir şekilde uygulanan şiddeti kınamak için birinci basamak sağlık hizmetlerinde iş bırakma eylemi yaptı.

AİLE HEKİMLERİ İŞ BIRAKTI

AHMET KIRMIZITOPRAK

Mersin Tabip Odası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Ses Mersin Şubesi, Türk Sağlık Sen, Genel Sağlık İş ile Birinci Basamak Birlik ve Dayanışma Sendikası’nın ortaklaşa yaptığı iş bırakma eyleminin, sağlıkta şiddet vakalarının gittikçe artmasına tepki göstermek amacıyla yapıldığını söyleyen Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, “Tüm toplumda şiddet olayları artmaktadır. Nefret söylemlerinin en üst mercilerden dillendiriliyor oluşu, bireysel silahlanmanın teşviki, suçluların yargı süreçlerinde ceza indirimleri alıyor olması toplumda suçluların cezalandırılmayacağına, mağdurların korunmayacağına yönelik bir kabullenme hali yaratmaktadır” dedi.

HER GÜN EN AZ 31 SAĞLIK EMEKÇİSİ ŞİDDETE UĞRUYOR

Tüm sağlık emekçileri için sağlık kurumlarının artık huzurlu  bir çalışma ortamı olmaktan çıktığını, yoğun iş yükü, performans baskısı altında ezildikleri, her an şiddete maruz kaldıkları, can güvenlinin  olmadığı yerler haline geldiğini savunan Antmen, “Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin boyutları ortadadır. Resmi rakamlara göre her gün en az 31 sağlık emekçisi şiddete uğramaktadır. Şiddeti önlemekle ve suçluları cezalandırmakla yükümlü kamu erki ise sağlıkta şiddetin önlenmesi için herhangi bir adım atmadığı gibi sağlık emekçilerinin örgütlerinin taleplerini, defalarca meclis gündemine getirilen yasa tasarılarını hiçe saymakta, herhangi bir yaptırım getirmeyen yasayı şiddetle mücadele yasası olarak ilan etmekte, bu tutumuyla sağlıkta şiddeti meşrulaştırmaktadır.Sağlık sistemindeki tüm sorunların sorumlusu olarak sağlık emekçilerinin gösterilmesi, şiddet uygulamanın hak arama yöntemine dönüştürülmesi bir taraftan, sırtını iktidara yaslamış liyakatsiz yöneticilerin uyguladıkları mobing diğer taraftan; tükeniyoruz! Sağlık emekçileri olarak yoğun ve tüketici iş hayatının yanında maruz kaldığımız şiddet nedeniyle de mesleğe yabancılaşmakta, kendimizi çaresiz hissetmekteyiz” diye konuştu. Yürüttükleri çalışmalar sonucunda sağlıkta şiddetin artık iş kazası olarak kabul edildiğini aktaran Antmen, bunun da şiddet olaylarında kamu erkinin işveren olarak sorumluluğunun kabul edilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Şiddetin sona ermesi için taleplerini bundan sonraki süreçte de dillendirmeye devam edeceklerinin altını çizen Antmen, “Sağlıkta dönüşüm programının son bulması için mücadele etmek şiddetle mücadelenin birincil ve en önemli ayağıdır. Günde 100 ve üzeri sayılarda hasta muayene etmek zorunda kalmak, randevu sisteminin işletilmemesi nedeniyle hastaların poliklinikler önünde yığılması kabul edilemez.Kimi zaman yılgınlık, şikâyetin sonucunda suçlunun ceza almayacağı yargısı şikâyetten geri durmamıza neden olmaktadır. Yine iş yükünden kaynaklı şiddete uğradıktan sonra bile çalışmaya devam etmek zorunda hissetme ve şikâyetin zaman kaybı yaratacağı endişesi şikâyeti önleyici olabilmektedir. Bununla birlikte şiddetin kanıksanması ve sözel şiddetin; tehdit, aşağılama, hakaret ve tacizin şiddet olarak bile görülmeyip şikâyete konu edilmemesi ise ayrı bir sorundur. Oysa sağlıkta şiddetle mücadele etmek için şiddeti kanıksamamak, şikâyet etmek, idarecileri gerekli tedbirleri almaları konusunda uyarmak ve şiddetin son bulması için tüm sağlık emekçileriyle ortak mücadele etmek gerekmektedir.Sağlıkta dönüşümün sona ermesi, şiddetin son bulması, suçluların cezalandırılması, sağlık alanında kar değil, insan odaklı politika üretilmesi için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.