Öne Çıkanlar Mersin Büyükşehir Belediyesi: 72 - Beşiktaş: 76 eylem Muhsin Ertuğrul Mersin Büyükşehir Belediyesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

Arslan kardeşler tahliye edildi

Mersin’de 1980 yılından sonra en büyük özel sektör yatırımını gerçekleştirmiş olan Arbel Grubu zor günler geçiriyor.Senelerdir çeşitli iddialarla gündeme gelen Arslan ailesi son 1 haftadır gözaltı ve tutuklamalarla gündemde. Önceki gün tutuklanan Mahmut Arslan, 1 gün tutuklu kaldıktan sonra avukatların itirazı üzerine adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Tahliye kararı sonrası savcılık, Arslan’ın konulduğu cezaevine yazı yazarak serbest bırakılmasını istedi.Hasan Arslan’da adli kontrol şartıyla serbest kaldı.Soruşturmanın, şirketin eski bir çalışanının suç duyurusu ile başladığı öne sürülüyor. Gelişmeleri Mersin İmece Gazetesi’ne değerlendiren Mahmut Arslan: “FETÖ iddiasından tutuklanmak çok büyük bir haksızlık. FETÖ’nün en çok mağdur ettiği insanlar biziz. Avukatımızın itirazı üzerine serbest bırakıldım. Çok mutluyum. Umarım adalet yerini bulacaktır ve süreç sonuçlandığında bu trajikomik durum son bulacaktır” dedi.

Arslan kardeşler tahliye edildi
banner123

MAHMUT ARSLAN: “HAKSIZLIĞA UĞRADIM”

402 milyon 548 bin 832 TL'lik cirosu ile Türkiye'nin en büyük 500 şirketi listesinde yer alan Arbel'in başı dertten hiç kurtulmadı. Mercimekte değirmenci ustası olan İbrahim Arslan'ın oğulları, Mahmut, Hüseyin, Hasan ve Ali Arslan bundan 38 yıl önce, 11 Eylül 1980’de Uray Caddesi’nde kurdukları Arbel’i, dünya devleri arasına taşıdı. Arbel, ilk olarak dış ticaret şirketlerine mal temin ediyordu. İlk ihracatları ise İsrail’e 1 konteynır kayısı oldu. Bu ihracat büyümenin ilk adımı oldu.İlk yurtdışı yatırımını 2001 yılında Kanada'da mercimek işleme tesisi alarak yapan şirket Amerika, Avustralya, İngiltere, Çin ve Güney Afrika'da yaptığı yatırım ile tesis sayısını 29'a çıkardı. Yurtdışında bulunan şirketlerin bir çatı altında toplanması ve Toronto Borsası’nda halka açılmasının ardından 2009 yılında Türkiye’deki şirketleri de bu çatı altına alan şirket yurtdışında borsaya açıldı. 1982 yılında Mersin’in ilk mercimek kırma, işleme tesisini kuranı ve ilk mercimek ihracatını 1983 yılında Bangladeş’e 3 bin ton olarak yapan firma,  90’lı yılların sonuna kadar ihracatta ürün ve ülke çeşitliliğini artırdı.  2001 yılında ilk yurtdışı yatırımını Kanada’da yapan firma, Kanada’nın da ilk mercimek kırma ve işleme tesisini kurmuş oldu. Mercimek sezonu bittiğinde fabrikanın boş durmaması için arayışlara başladıklarında, burada bezelye kırma işinin yapıldığını gören Arslan kardeşler,  oradaki teknikle günde 50 ton üretebildiklerini gördü ve çeşitli araştırmalar ve denemelerden sonra kurdukları yeni bezelye kırma teknolojiyle günde 300 ton üretme başarısı sağladı. Bu teknolojiyi daha sonra Amerika, Avustralya ve diğer ülkelerdeki tesislerde de devreye aldı.Ayrıca35 yıla yakın bir süredir uluslararası yardım kuruluşları ve Birleşmiş Milletler Yardım Kuruluşlarının gıda ve acil yardım malzemeleri tedarikçisi olarak faaliyet gösteren firma,  dünyada bakliyat tüketiminin artış göstermesi ve yardım kuruluşlarının taleplerini göz önüne alarak 2016 yılında kapasite artırımı için yatırım yaptı ve bu yatırımlarla kapasitelerini yüzde 30 artırdı.

“EN BÜYÜK DARBE MAHMUT ARSLAN'A VURULDU. BİZİ BİTİRDİLER” DEMİŞTİ…

Üretimlerinin yüzde 70’ini ihraç eden ve Türkiye’nin en fazla ihracat yapan firmalarının başında gelen Arbel, yüze yakın ülkeye makarna ve bakliyat ihracatı gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra Kanada’da Ar-Ge merkezi kuran ve bu merkezde baklagilden vitamin içeren katma değerli ürünler üretmeye başlayan firma, zaman içinde bazı yatırımlarına ise kilit vurmak durumunda kaldı.Sigarave ardından akaryakıt işine girdikten sonrabaşlarına gelmeyen kalmadı ve Iraklı Nasri ailesiyle ortak kurdukları EuropeanTobacco'nun Barzani ile ortak olduğu iddiaları üzerine, fabrikaları sattı.Sigara fabrikası müdürünün yargılanması ve hemen ardından Barzani ile ortak olduklarına dair iddialar Arslan ailesine en büyük zararı verdi.O günlerden bahsederken Arbel Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan, şöyle demişti: “Kanaatim küresel güçlerin ayağına bastık. EuropeanTobacco'yu 2002'de Iraklı Nasri ailesiyle ortak kurduk. 2007'de pazarın yüzde 10'una ulaştık. Rakiplerimiz iftira attı. Şirketin Barzani ile ortak olduğunu söylediler. Haberleri tekzip ettirdik. O dönemde Dağlıca olayı yaşandı. MHP'liler sigaralarımızı yaktı. Payımız bir anda yüzde 2'ye düştü. Kaçak tek bir sigara paketimiz yakalanmamasına rağmen bizi kaçakçı yaptılar..ABD'li küresel rakiplerimiz Pensilvanya'ya gitti. Para trafiği olduğunu düşünüyoruz. Çünkü paralel yapı küresel şirketlerin taşeronu gibi çalıştı. Bu illegal yapının Gümrük Müsteşarlığı ayağı şirketimiz hakkında hukuka aykırı, somut belgeye dayanmayan müfettiş raporu yazdı. Mersin Emniyet Müdürlüğü'ndeki paralel yapının elemanları devreye girdi. MASAK o dönemde ayrıntılı rapor yazdı. Hiçbir usulsüzlük bulamadı..Paralel yapıdan en büyük zararı ben yedim. Emniyet, MASAK ve Gümrük üçgeninde 400 milyon dolarlık zararımız oldu. Bankalara da 220 milyon dolar borcumuz var. Işadamlarına vurulan en büyük darbe Mahmut Arslan'adır. Bizi bitirdiler. Şirketlere el konulunca bankalar üzerimize geldi. Borcu ödeyemedik diye eve haciz yolladılar. Sigarayı ilk gelen kişiye sattık. Akaryakıt istasyonlarını Lukoil'e kiraladık. Bir daha o işe de girmem..”

GAZETELERE TAM SAYFA İLAN VERİP ‘PKK EVİMİZİ, ARABAMIZI BOMBALADI’ DEDİ

Kaçak sigara suçlamaları nedeniyle imajı sarsılan Arbel Grubu, gazetelere tam sayfa ilan vererek, ‘Şahsımızın ve firmalarımızın PKK ile ilişkilendirilmesi bizi derinden üzmüştür. Uzun süredir devam ettirilen bir yıpratma, itibarsızlaştırma ve ticari faaliyetlerimize sekte vurmaya yönelik bilinçli bir çalışma ile karşı karşıya olduğumuz şüphesi oldukça güçlüdür.Şahsımız ve şirketlerimizin PKK ile hiçbir bağı ve ilişkisi mevcut olmadığı gibi, iddiaların aksine şahsımız ve şirketimiz PKK tarafından sürekli tehdit almış, ev ve arabalarımız da bombalanmıştır” açıklaması yapmıştı.

SUÇLAMALAR PEŞLERİNİ BIRAKMADI

Tüm bunların ardından geçen yıl Mersin’de yoğunlaşan FETÖ/PDY operasyonları, işadamlarına yönelince gözler de yeniden Arslan ailesine çevrildi.  Mahmut Arslan’ın gözaltına alındığı söylentileri tüm kentte yayılınca ailenin avukatı açıklama yaptı. Avukat Murat Altındere geçen yıl Ekim ayında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer vermişti: “Mersin’de 47 iş adamı hakkında FETÖ/PDY operasyonu yapıldığı belirtilmektedir. Bu iş adamlarının isimleri yasal olarak açıklanmamış olması nedeniyle bazı kötüniyetli kişiler tarafından iş adamı müvekkilim Mahmut Arslan’ın da bu operasyon kapsamında gözaltına alındığı şeklinde ahlaksızca ve maksatlı dedikodular yaygınlaştırılmaktadır.  Son dönemlerde yine aynı odaklar tarafından müvekkil ve ailesine karşı başkaca algı çalışmaları ve haberler de yapılmış ancak tutmamıştır. Kamuoyunca da çok iyi bilindiği üzere müvekkilim Mahmut Arslan ve ailesi, FETÖ/PDY terör örgütünün ülke çapında en fazla mağduriyete uğradığı kişilerden olup, Mersin’de FETÖ örgütüne açılan ilk davanın da müştekilerinden olan ve örgütle mücadele eden ender kişilerdendir. 17/25 Aralık kumpas girişimlerinden hemen sonra cesur şekilde örgüt hakkında şikâyetlerde bulunan müvekkilim, mücadele etmek için 15 Temmuzu bekleyenlerle karıştırılmamalıdır.  Söz konusu soruşturma ve operasyonla müvekkil Mahmut Arslan’ın hiçbir ilgi ve alakası bulunmamaktadır.”

MAHMUT ARSLAN 1 GÜN TUTUKLU KALDI

Bu açıklamaların üzerinden 9 ay geçtikten sonra Mahmut Arslan, Hüseyin Arslan, Hasan Arslan ve Ali Arslan hakkında FETÖ soruşturması kapsamında gözaltı kararı çıkarıldı.Adliyeye sevk edilen Mahmut Arslan ile şirket çalışanı Davut D. tutuklanırken, Hasan Arslan ile Bilal K. 'adli kontrol' kapsamında serbest bırakıldı.  Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 2 şirket yöneticisi Hüseyin ve Ali Arslan’nın ise halen arandığı bildirildi. Mahmut Arslan1 gün tutuklu kalıp ertesi gün serbest bırakılırken;   Arslan’ı tutuklanmaya götüren sürecin şirketin eski bir çalışanının şikâyetiyle başladığı iddia ediliyor. İddiaya göre, eski şirket çalışanı emniyete giderek firmaya arada bir gelen bir komutandan bahsediyor ve o komutanın darbeci komutanlardan olduğunu öne sürüyor. Bunun ardından soruşturma başlıyor veArbel’in bir müşterisinden Bank Asya’ya 70 bin TL tutarında ödeme gelmesinin de savcının iddianamesinde yer aldığı iddia ediliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner125

banner124