Öne Çıkanlar mersin streetball Atletizm Final Yarışmaları Sonuçlandı Beyaz Show başkanlık Silifkede Denizde Hortum

“Birlikte mücadele edelim”

KESK Mersin Şubeler Platformu’nun düzenlediği basın açıklaması öncesinde konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) MERSİN Şube Eş Başkanı Yılmaz Bozkurt, ölüm yıldönümü dolayısıyla Hrant Dink’i anarak başladığı konuşmasında yurttaşlara seslenerek, “Gelin hak, hukuk için birlikte mücadele edelim” çağrısında bulundu. / Turan DAL

“Birlikte mücadele edelim”
banner123
 KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin işe geri iade edilmeleri talebiyle KESK Mersin Şubeler Platformu, Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. Düzenlenen açıklamada KHK’lerle ihraç edildikten sonra başlattıkları açlık grevinin 318’inci gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın pankartı açılırken, açıklamayı KESK Mersin Şubeler Platformu adına SES Mersin Şube Eş Başkanı Özge Göncü yaptı.

Açıklama öncesi ölüm yıldönümünün 11’inci yılında Hrant’ı anarak kısa bir konuşma yapan Bozkurt, “Arkadaşlar isteyenler çok iyi biliyor ki, bu ülkede hak hukuk kalmadı. 12 Eylül’ü arar hale gelinildi. O yüzden tüm yurttaşlara çagrıda bulunuyoruz. Gelin hak hukuk için birlikte mücadele edelim” dedi.

“KHK TARİHİN REJİMİNE YAZILACAK”

Ohalin 6. Kez uzatılmasıyla konuşmasına başlayan Göncü, “OHAL ile oluşturulmak istenen yeni rejim, hız kesmeden yeni yeni hamleler ile yerleştirilmeye çalışılıyor” diye Göncü, “Zaten yetersiz olan ‘hukuk devleti’ kavramınin içi tümüyle boşaltılarak, yargı sisteminin baştan ve savunma hakkını tanımayan bir yerden tekrar inşa ediliyor olması bunlardan biri. Mahkemeye çıkmadan, savunma hakkı gasp edilerek yapılan yargılamaların, uzun ve mesnetsiz tutukluluk sürelerinin ardından şimdi de Anayasa Mahkemesinin kararının bir yerel mahkemece tanınmaması bu dönüşümün en belirgin örneklerinden. Bir başka hamle ise cezaevleri için yapılan bir düzenleme ile getirilmeye çalışılıyor. Son KHK ile yine bir gecede çıkarılan tektip kıyafet dayatması, insan onuruna yakışmayan bir uygulama olarak bu iktidarın ve KHK rejiminin tarihine yazılacak” dedi.

“TOPLUMDA İNFİAL YARATAN ÇOCUK HAMİLELİĞİ GEREKLİ MERCİLERLE PAYLAŞILMADI”

Geçtiğimiz hafta basına yansıyan ve kamuoyunda büyük tepki yaratan çocuk hamileliğine de değinen Göncü, “Bu veriler keyfi bir şekilde gerekli mercilerle paylaşılmadığı ve önlem alınması sağlanmadığı gibi, bu olayın açığa çıkmasında katkısı olan sağlık emekçisini cezalandırma ve sindirme yöntemine başvuran Hastane yönetimi yine OHAL’in keyfi uygulamalarının bir örneğini göstermiş ve OHAL‘in bizlere ve çocuklarımıza verebileceği zararın boyutlarını bir kez daha göstermiştir.

KESK’in geçtiğimiz hafta kamuoyu ile paylaştığı OHAL’in Suç Dosyası, 15 Temmuz Darbe Girişimi Sonrası Sivil Darbe Sürecinde Yaşanan Hak İhlallerini belgeledi. İşten çıkarmalar, ihraçlar, keyfiyete dayalı kurum içi uygulamalar ve işe alım süreçlerinde yapılan değişikler ile anayasanın 49. Maddesi ile güvence altına alınan çalışma hakkı ve anayasanın 70. Maddesi ile güvence altına alınan kamu

hizmetine girme hakkının açıkça çiğnenmesi, OHAL’in emekçiler ve halk üzerindeki etkisinin başka bir boyutunu belgeliyor” ifadelerini kullandı.

“MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

OHAL sürecinde toplam yüz binin üzerinde memurun ihraç edildiğini de kaydeden Göncü, devamında şu sözleri kaydetti: “Bunlarda 4238’i konfederasyonumuz üyesi. KESK üyesi olarak verdikleri onurlu mücadelenin bahane edilmesi ile işlerinden ekmeklerinden bir gecede ve hiçbir yargı/savunma yolu açık bırakılmadan aylardır işsizler. İşinden ekmeğinden olanlar bu süreçte hem sosyal hem de ekonomik ölüme mahkum edilmeye çalışıldı. İhraç üyelerimizle ilk günden bu yana KESK olarak dayanışma kültürünü geliştirdik ve destek mekanizmaları ile bu sosyal ve ekonomik yaptırımların karşısında durduk. Bugün de tekrarlıyoruz, başta açlık grevlerinin 318. gününde olan üyelerimiz Nuriye GÜLMEN ve Semih ÖZAKÇA olmak üzere daha onurlu ve güzel bir dünya için mücadele eden tüm KESKli ihraç arkadaşlarımızın dosyalarının OHAL komisyonunda dosyalarının ivedilikle incelenerek işlerine iade edilmesini istiyoruz. KESK li olmak suç değil, onurdur.

Tüm baskı ve sindirme çabalarına rağmen, biz KESK liler susmadık susmayacağız. Demokratik alanı ve onurlu bir yaşamı birlikte savunmaya ve onun için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner125

banner124