Öne Çıkanlar bozyazı Belarus Maçı Hazırlıklarını Tamamladı Başkan Tuna Muhtarlarla Bir Araya Geldi Yeni İl Genel Meclisi Başkanı Basınla Buluştu Ankara

Cemal Redif, tarım ve ticareti anlattı... KIBRIS, TARIMDA HAMLE YAPACAK

Uluslararası Mersin Narenciye Festivali’ne katılan Cypfruvex Ltd. Genel Müdürü Cemal Redif ile Kıbrıs'ın tarım ve ticareti üzerine söyleşi gerçekleştirdik. Kıbrıs'ın yakın  gelecekteki hedefleri ve Türkiye ile olan ilişkilerini değerlendirdiğimiz söyleşide Genel Müdür Cemal Redif'e önemli açıklamalarda bulundu.

Cemal Redif, tarım ve ticareti anlattı... KIBRIS, TARIMDA HAMLE YAPACAK


Röportaj: Mikail PELİT
-Kıbrıs'da tarım sizin için ne kadar önemli?
Bizim varlığımızın temel amacı sadece narenciye değildir. Bizim temel amacımız Güzelyurt’ta suyun kalitesinin düşmesi, suyun azalması ve pazardaki rekabetin artmasıyla gerçekleşen yok oluşu tersine çevirip bölgemize gelecek olan suyla birlikte yeni plantasyonlara yönelerek, bahçelerini terk eden üreticilerimizi yeniden üretime kazandırmaktır. İlle de bu bölgede narenciye üreteceğiz ve ihraç edeceğiz diye bir kural yok. Bizim iç piyasaya yönelik üretim yapmamız gerekiyor. Biz bir ada ülkesiyiz ve ithalata bağımlı şekilde gerçekleştirilen üretimle ihracat yapmak bir ülkeye hiçbir zaman kazanç sağlamaz. Bizim yapmamız gereken ülkemizi ziyaret eden turistlerin, ülkemizde bulunan öğrencilerin ve ülke halkının tüketebileceği yerli üretim ürünleri sağlamaktır fakat biz maalesef bizim ürettiğimiz yerli ürünler halen turizm tesislerimizin kapısından içeri giremiyor.
-İhracaat yapmayı hedefliyor musunuz?
İhracata yönelik üretim yapmak bizim işimize gelmez çünkü karşımızda üretim konusunda devasa rakipler var. Çok ciddi üretimler yapan bu ülkelerle rekabet etmemiz mümkün değil. Bizim üretim maliyetlerimizin çok yüksek olduğunu ve üretim yaparken kullandığımız tüm ürünlerin yurt dışından ithal olarak geldiğini hesaba katarak hareket etmeliyiz. 2021 yılında suyun bölgemize ulaşması planlanıyor. Biz bu tarihe kadar ev ödevimizi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz. 2 yıl sonra bu su gelecek ama biz bu suyla ne yapacağımızı o gün değil bu gün planlamalıyız.  Narenciyeden boşalan bahçelere ne ekileceğine şimdiden karar vermemiz ve bu yönde hazırlık yapmamız gerekiyor. Suyun gelmesiyle birlikte bizim bu bahçelerde sert çekirdekli meyveler, muz, tutku meyvesi, guava, hurma gibi ağaçlar ekerek yeni plantasyonlar oluşturmamız ve Patates ile enginar yetiştirerek bunları marka haline getirmemiz gerekiyor.
-Güzelyurt'a tarım suyu gelmesi sizi nasıl etkileyecek?
Güzelyurt bölgesine tarım suyunun gelmesiyle birlikte yılın 12 ayı bölgede üretim yapılması saglanacak, bölgede seracılığın da geliştirilerek özellikle yaş sebzede ithalata bağımlılıktan kurtulacağız.
Güzelyurt’a suyun gelmesiyle birlikte yeraltı sularındaki tuzluluk oranının da giderek azalacak, Güzelyurt havzasındaki her bölgenin farklı toprak ve iklim yapısına sahip  olduğundan, bu bölgelerdeki boş arazilerin planlı şekilde üretime kazandıracağız.
Bizim elimizde böyle bir imkân varken biz bu meyveleri üretmek yerine ithal ediyoruz. Biz ithal edeceğimiz miktarın biraz üzerinde üretim yaparsak ve bunu iç pazara yöneltirsek ülke olarak her açıdan kazançlı oluruz.
-Kıbrıs'da nasıl bir üretim planlıyorsunuz?
 2009 yılında mandora mandalinin rekoltesi 4 bin tondu, bugün bu rakam 40 binlere ulaştı. Bu ürün pazarı olmayan bir ürün. Kabuğu sert olduğu ve kolay soyulmadığı için tercih edilen bir ürün değil. Buna rağmen üretimi ciddi ve plansız şekilde artmaya devam ediyor. Fakat bu ürün maalesef pazarı olmadığı için elimizde kalıyor
Bölgedeki narenciye bahçelerinin birçoğunun yaşlandığını ve artık yaşlanan ağaçların kesilmesi gerekiyor. Bu ağaçların yerine pazarı olan ve Ağustos ayının sonunda hasada başlayarak 10 ay boyunca hasadın devam edeceği erkenci ve geçci türlerin ekilmesi gerekiyor. Tarım sektörünün mevsimlik ithal işçiler yerine yerli istihdama yönelmesi  çok dahadoğru olacaktır. Biz de hasat dönemi sadece 3 ay sürdüğü için mevsimlik işçi olarak yerli istihdam bulmak kolay değil. Fakat Türkiye’de olduğu gibi 7-8 ay hasadın sürdüğü bir üretim yapabilirsek yerli istihdama da iş sahası yaratabiliriz. Kaliteli toprağı, iklimi ve gelecek olan suyuyla birlikte Güzelyurt bölgesinde her türden meyve sebzeyi yetiştirebilecek imkânımız olacak. Üreticimizin gerekli bilgi birikimi ve tecrübesi de mevcut. Tek eksiğimiz var su ve yönlendirme...
-Üretici, tarıma nasıl yönlendirilecek?
Narenciye içerisinde de birçok farklı ve yeni türler var.Biz 60-70 yıllık türlerle bu işi yürütmeye çalıştığımız için sistem tıkanmış durumdadır. Bunu aşabilmenin yolu yeni türlere geçiş yapmaktır. Ağaçlarda yaşlandığı için istediğiniz kadar bakım yapın bu ağaçlardan istediğiniz verimi ve kaliteyi alamazsınız.
Biz üreticiye pazar bulabilirsek ve üreticiye bu potansiyeli gösterebilirsek o zaman üreticilerimizde gerekli yatırımları ve atılımları yapmaktan kaçınmazlar.
-Cypfruvex'in hedefleri nelerdir?
Cypfruvex’in hem üreticiyi hem de ihracatçıyı korumak açısından bir denge unsurudur.Biz burada öncelikle Cypfruvex’in yaşatılması ve ayakta kalması için ekonomik yapıyı düzeltmeye çalışıyoruz. Geçmiş yıllarda Cypfruvex ciddi şekilde zarara uğratıldı. Yapılan geçici istihdamlar, sözleşmeli istihdamlar ve mevsimlik işçi alımları ile ölü sezonda bile 43 kişilik bir maaş yükümüz var. Bu da yıllık 5 milyon TL gibi bir gider anlamına geliyor. Cypfruvex’in bunu karşılayabilecek gücü yok ve maalesef bu maaş giderini karşılayabilmek için üreticinin ürün fiyatından çalıyoruz. Şu anda su alan bu geminin batmasını önlemek için delikleri kapatmaya çalışıyoruz. Personel giderleri ve sabit giderleri düşürmek için gerekli tasarruf tedbirlerini alarak istikrarlı yürüyebilecek bir Cypfruvex yaratmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra önümüzdeki sezonda satılacak olan ürünlere pazar bulmak için de çalışmalar yürütüyoruz. Yeni pazarlar, yeni imkânlar yaratmaya çalışıyoruz. Bizim için açık olan tek kapı Mersin kapısı. Türkiye’nin iç pazarı ve Türkiye üzerinden diğer pazarlara ulaştırmak için ürünlerimize alıcı bulmak amacıyla geçtiğimiz günlerde Mersin’de gerçekleştirilen Uluslararası Mersin Narenciye Festivali’ne katıldık.
-Türkiye'ye ihracaat'da sıkıntı yaşıyormusunuz? 
Mersin gümrük kapısının ülkemize sonuna kadar açık, fakat üreticilerin bazı hataları yüzünden Türkiye’ye ihraç edilen ürünler geri gönderiliyor. Ülkemize karşı bir kasıt yoktur ve Mersin kapısı bize hiçbir zaman kapanmamıştır. Geçmişte zaman zaman sıkıntılar yaşadık fakat şu anda gönderdiğimiz ürünlerle ilgili bir sorun yaşamıyoruz.
Yeşil Hat Tüzüğü Kuzey Kıbrıs’ın değil Güney Kıbrıs’ın çıkarları doğrultusunda çalışıyor. ve tüzüğün tam anlamıyla çalıştırılmıyor. Biz Güney Kıbrıs’a ihracat yaparken zorluklar çıkarılıyorlar bu nedenle Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden ihracat yapmak üreticimizin işine gelmiyor. Bu yıl bir miktar nar ihracatı yaptık umarım bu ihracatlar daha da artar fakat şu anda Yeşil Hat Tüzüğü bize yüzde yüz açıktır diyemeyiz.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.