banner141
Öne Çıkanlar büyükşehir Parkosoygun Mersin Büyükşehir Belediyesinde Orduspor Galibiyetinin Sevinci Yaşanıyor MERSİN diyarbakır

Çiftçiyi bekleyen büyük tehdit: kuraklık!

  Türkiye’de son dönemlerin en kurak yılının yaşanması en çok da tarım sektörünü olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle yağış mevsiminde yeterli yağışların olmaması çiftçilerin ürünlerini geç ekmesine, ekilen ürünlerin de filizlenmemesine neden oldu. Çiftçiler, hem kuraklıktan hem de devletin destek olmamasından dert yanıyor. Ayakta duramayan küçük çiftçi ve üreticiler ise, topraklarını satmaya başladı.  Mersin Akdeniz Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Turgut Demir, “Borçlar silinmeli ki geçmişten kalma bu yüklerle küçük üreticilerimiz topraklarını satmak zorunda kalmasın ve işsizler ordusuna katılmasın. Pamukluk Sulama Projesi’nin bitirilip faaliyete girmesini bekliyoruz. Bunlar bizim sulama maliyetlerimizi aşağı çekecek, bölgemizdeki üretim miktarını arttıracak, çiftçilerimizin üretirken kazanma şansını arttıracaktır” diyerek DSİ’ye de çağrıda bulundu.

Çiftçiyi bekleyen büyük tehdit: kuraklık!

Tarım Kredi Kooperatifi’ne ve Ziraat Bankası’na olan borçlarından dolayı sırtını doğrultamayan çiftçilere tarım destekleri damla damla verilirken, girdi fiyatları doların kırdığı rekoru da kırmaya devam ediyor. Gübre ve ilaçlara gelen yüzde 200’den fazla zam ile başının çaresine bakamayan çiftçiler, üzerlerindeki yükün acilen hafifletilmesi için iktidardan bir adım bekliyor.

Tarımda çiftçiye verilen desteklerin yetersiz oluşunun üstüne bir de tarımda ithalatın önünü açan gümrük vergisi düzenlemesine ve çiftçi borçlarının silinmemesine tepkiler sürüyor.  Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak üretim planlamasında üretilecek ürünlerin, üretilirken tüketeceği su miktarları da planlamada dikkate alınmazsa tarımda yaşanan kuraklığın ithalat artışına ve ekonomik kayıplara yol açacağı gündemde.

Mersin Akdeniz Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Turgut Demir, çiftçilerin borçlarını kapatmak için topraklarını satmak zorunda kaldığını belirtti. Devletin acilen küçük üreticinin borçlarını kapatması çağrısı yapan Demir, “Silinmeli ki geçmişten kalma bu yüklerle küçük üreticilerimiz topraklarını satmak zorunda kalmasın ve işsizler ordusuna katılmasın. Eğer bu borçlar silinirse üretim devam eder” dedi.

“MALİYET ARTTI, ÇİFTÇİNİN KAZANCI DÜŞTÜ”

Salgın nedeniyle sokak kısıtlanmasından muaf olmak isteyenler toprak sahipleri Akdeniz Ziraat Odasına kayıt yaparak çiftçilik belgesi aldıkları için  çiftçi sayısında bir artışın yaşandığına dikkat çeken Demir,  “ Ancak çiftçi sayımız artmasına rağmen, TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre üretim miktarımız azalmış. Üretimin azalmasının sebebi çiftçinin ilaç, gübre maliyetinin altında ezilmesi, birim alandan daha az verim alması. Çiftçi birim alandan daha az verim alınca üretim miktarı da doğal olarak düşmüş oluyor. Son 2-3 yıl içerisinde üretimde kullanılan ilaç, gübre ve akaryakıtın hatta örtü altı sebze üretiminde kullanılan naylonun fiyatları çok fazla arttı. Bunun sebebi de aslında Covid-19 döneminde ithal edilen bazı kimyasalların ithal edildiği ülkelerde de az miktarda üretilmesinden dolayı ilaç, gübre ve naylon fiyatlarındaki büyük artış çiftçimizin maliyetlerini arttırdı. Maliyeti artınca da doğal olarak çiftçimizin kazançları düşmüş oldu” sözlerine yer verdi.

Gübre ve ilaç fiyatlarının dolardan daha fazla yükselmesinin nedenini de açıklayan Demir, “Dolardan daha fazla yükselmesinin sebebi ise Covid-19. Salgından dolayı fabrikalar yeterli üretim yapmadı, yeterli miktarda üretim olmayınca da hammadde fiyatları, kimya sektöründeki aktif madde ve naylon sektöründeki aktif maddeler pahalandı” diye konuştu.

“KÜÇÜK ÜRETİCİMİZİN BORÇLARININ TAMAMEN SİLİNMESİ GEREKİYOR”

Çiftçinin dertlerinin sadece pandemi ile başlamadığını vurgulayan Demir, “Küçük üreticilerin geçmiş dönemden kalma yüklerinin de azaltılması gerekiyor. Bu yüklerin en büyüğü Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlar ve Ziraat Bankası’na olan borçları. Küçük üreticilerimin borçlarının ertelenmesi gerekmiyor, küçük üreticimizin borçlarının tamamen silinmesi gerekiyor. Silinmeli ki geçmişten kalma bu yüklerle küçük üreticilerimiz topraklarını satmak zorunda kalmasın ve işsizler ordusuna katılmasın. Eğer bu borçlar silinirse üretim devam edecek” diyerek iktidara çağrıda bulundu.

“ÇİFTÇİNİN SORUNU SÜBVANSE EDİLMESİYLE AŞILIR”

Türkiye’de tarımın, üretimin baştan sona planlanması gerektiğini, sadece borçların silinmesi ile sorunların ortadan kalkmayacağını söyleyen Demir, “Hangi bölgenin hangi ürünleri ekeceği planlanmalı, havza bazlı üretim modeline tamamen geçilmeli. Ürünler arasında bazı ürünler çok pahalı giderken, bazı ürünlerin çok düşük olması üretimin planlamasıyla beraber aşılabilecek bir konu. Üretim de karşılaşılan sorunlar, o sorunlarla alakalı ilaç, gübre, mazot ve diğer girdi maliyetlerinin yüksekliği ve bu yüksekliğin bir şekilde çiftçinin sübvanse edilmesiyle aşılabilir. Yani bu maliyetlerin bir kısmı devlet tarafından da ödenebilir. Çiftçinin devletin ödemesi gibi talebi yok ama maliyetlerin bir şekilde düşürülmesi gerekiyor” dedi.

“İHRACATÇILAR KAZANIYOR, İÇ PAZAR KAZANAMIYOR”

Türkiye’de tüketimin üretimden daha çok olduğunu belirten Demir, “Tüketen insanların fazlalığını düşündüğümüzde gelir seviyesini arttıramıyorsak daha ucuza tüketmelerini sağlamamız lazım. Bunu düzeltmeyince üreticileri sıkıştırmış oluyoruz. İç pazara yönelik ürün üretenlerin ürünleri tamamen ucuz fiyatlara gidiyor. Üretimi planlayan çiftçilerimiz eğer ihracata yönelik ürün üretiyorsa bu ürünlerden dekar başına aldıkları verim miktarı çok daha fazla oluyor. Örneğin örtü altı sebze üretiminde kırmızı kapya ve Kaliforniya biber üretenlerin dekara aldıkları satış miktarı normal çarliston, dolma ve sivri biber üretenlerin yaklaşık olarak 2 katı. Bu da demek oluyor ki yaklaşık maliyetleri birbirine çok yakınken ihracata yönelik ürün üretenlerin gelirleri daha fazla oluyor. Onlar para kazanırken diğerleri para kazanmıyor” şeklinde konuştu.

Üreticilerin taleplerini dile getiren Demir, “Girdi ve gider maliyetlerimizi; yani ilaç, gübre, mazot, akaryakıt ve sulama maliyetlerimizin, diğer örtü altı üretim yapan üreticilerimizin naylon, tuzak gibi kullandığı ürünlerin fiyatlarının makul seviyelerde olması gerekiyor. Maliyetlerimiz çok yüksek olunca birim alandan kazanacağımız ürün de çok az oluyor.

Fiyatları çok düşen ürünlerin ihracatlarında sübvansiyonun kullanılması, dış ticaretteki istikrar formunun devreye sokulması gerek. Biz bunu çok ciddi bir şekilde mayer limonda yaşadık. Mayer limonda hasat ve ihraç tarihlerini belirleme komisyonun ilk karar verdiği tarihte daldaki fiyatı 3-3,5 arasındayken daha sonra bu ürün 11 ve 12’inci ayda 50 kuruşu hatta 10 kuruşa kadar düştü. Daha önceki yıllarda yapıldığı gibi ‘Dış Ticaret Fiyat İstikrar Fonunu’ devreye sokarak ihracatı teşvik edersek o ürünlerdeki fiyatların da bu kadar aşağıya düşmesini engellemiş oluruz” dedi.

“PAMUKLUK SULAMA PROJESİ’NİN BİTİRİLİP FAALİYETE GİRMESİNİ BEKLİYORUZ”

Tüm bunların yanı sıra ileriki yıllarda tüm dünyayı bekleyen susuzluğa da değinen Demir, “Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak üretim planlamasında üretilecek ürünlerin, üretilirken tüketeceği su miktarları da planlamada dikkate alınacak faktörlerden biri olmalıdır. Her zaman olduğu gibi yine dile getirmeden geçemeyeceğim: bir an önce ilimizde bulunan sulama projelerinin, özellikle Pamukluk Sulama Projesi’nin bitirilip faaliyete girmesini bekliyoruz. Bunlar bizim sulama maliyetlerimizi aşağı çekecek, bölgemizdeki üretim miktarını arttıracak, çiftçilerimizin üretirken kazanma şansını arttıracaktır. Çiftçilerimizin üretimde kalması için kazanması lazım, çiftçilerimiz kazanamazlarsa, çiftçilerimizin çocukları çiftçilik mesleğine devam etmezler, şehirlere göç ederler, şehirlere göç ettiklerinde de işsizler ordusuna katılırlar, bu da bizim istihdam problemimizi arttırır” sözlerine yer verdi.

Son olarak Mersin’de halde 30 kuruş olan ama zincir marketlerde 8 TL’ye satılan salatalık hakkında da konuşan Demir, “Üretim bölgelerinde yaşayan vatandaşlarımız sebze ve meyveleri büyük marketler yerine manavlardan ve pazarlardan alsın. Manav ve pazarlardan daha makul fiyata bulabiliyorlar bu ürünleri” dedi.

Haber: Ayşenur ÖNAL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158