Öne Çıkanlar Başkan YILDIRIM Yeni Mahalle Sakinlerini Kabul Etti Başbakan Ahmet Davutoğlu 3. Bölge İçin 130 Firma Sırada Bekliyor Mersin Büyükşehir Belediyesi: 91 - Tarsus Belediye: 84 Tarsus İdmanyurdu: 0 – Aydınspor 1923: 0

‘ÇÖZÜM İSTİYORUZ’ / Meltem Ahatoğlu'nun Haberi

Mersin’de 1 yılı aşkın süredir yaşanan otogar sorunu nedeniyle siyasi parti yöneticileri ve meclis üyelerine ‘çözüm’ çağrısı yapan Mer-Koç Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Koç, “Bu şehri daha fazla sıkıntıya sokmaya kimsenin hakkı yok” dedi.

‘ÇÖZÜM İSTİYORUZ’ / Meltem Ahatoğlu'nun Haberi
 Mer-Koç Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Koç, Mersin Otobüsçüler ve Yazıhaneciler Kooperatifi Başkanı Ramazan Avcı ile birlikte Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit ile ilgili açıklamalar da yapan Sinan Koç, Özyiğit’in ‘otogarla ilgili satış talebinden haberim yok’ sözlerinin bir il başkanına yakışmadığını çünkü satış önerisini gündeme getirenin bizzat Özyiğit olduğunu ifade ederek, söylediklerini inkar etmenin ne kadar etik olduğunu kamuoyunun takdirine bıraktığını vurguladı. CHP İl Başkanı’nı oy için sektör mensuplarını kullanmakla eleştiren Sinan Koç,  Özyiğit’in ticari ilişkilerinde etik olmayan ortaklıkları olduğunu ve kamuoyunu yanılttığını belirtti. Koç, “İnşallah Mersin’de ikinci bir Reza Zarrab vakası yaşanmaz” dedi.

Hata devam ettirilmemeli

Belediyenin en yetkili organının Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi olduğunu ifade eden Sinan Koç “Bu otogar sorunu Büyükşehir Belediyesi tarafından çözülebilecek bir sorun. Ama meclisten çözümü yoluna gidilmiş. Onlar bir hata yapıyorsa siyasi partiler de bu hataya seçimler bitene kadar devam etmek zorunda mı? Bunun üzerinden oy avcılığı yapmak zorunda mısınız?” dedi.

Mersin otogarında aylardır yaşadıkları sancılı süreci kamuoyuyla paylaşarak, otogar ihalesi başlamadan önce uyarı yapmalarına rağmen sorunun çözümsüzlüğe sürüklendiğini anlatan Sinan Koç şunları söyledi:  “1 yıllık süreçte gerek karşılıklı basın açıklamaları, gerek birbiri ardına açılan davalarla sorun enine boyuna masaya yatırıldı. Yerel ve ulusal medyada kimi zaman hoş olmayan şekilde kentimiz yer alırken, kimi zaman da uzlaşmaya bir adım kala taraflar arasında yine kriz yaşandı ve bugüne geldik.‘Otogar esnafı yıllarca çok düşük kira ücretiyle firmalarını işletmişler’ diyenler, 62 kat fazla kira bedelini ve ortak gideri bizlere dayattı.  İlk etapta aylık 20 bin lira artı KDV tutarında kiradan söz edilirken, yüzde 1200’lük artışlarla karşılaştığımız bir süreci yaşadık. Yargıya gittik, hakkımızı aradık. Sonraki süreçte daha büyük bir yaptırımla karşılaşarak, daha önce ödediğimiz rakamların onlarca kat fazlası bir ücreti ödememiz istendi. Mersin’de otogar esnafını bitirmeye yönelik bu adım, sağduyu ve uzlaşı çağrılarımıza rağmen kabul görmedi. Ve 28 Şubat’ta yeni otogar hizmete açıldı. Ama bizsiz!Biz, otogar esnafı olarak bize dayatılan bu uçuk kira bedellerini karşılayacak güçte olmadığımız için yeni otogara taşınamadık!83 firmadan 80’i Mersin’den otobüs kaldırmama kararı aldı. Tarsus’ta hizmet verdik. Geldiğimiz noktada, turizm cenneti Mersin’imizin daha fazla olumsuz hadiselerle anılmaması adına esnaf adına talep edilen kira fiyatları belirlenmemesine karşın, fedakârlık gösterildi ve esnaf “yetmez ama evet” diyerek, ihaleyi alan Şimşek Grup ile anlaşmaya vardı.Bundan sonraki süreçte, 60 bin TL ile 96 bin TL arasında değişen yazıhane fiyatlarına ortak gider de eklendiğinde esnafın mağdur edilmemesi adına rakamların iyileştirilmesi, büyük önem arz ediyor demiştik.  Sıkıntıların artarak devam etmemesi ve seyahat sezonunun sorunlarla sekteye uğramaması için bu talebin karşılanması gerekiyor diye defalarca kez çağrı yaptık.Mersin’de yaşanan ve sadece esnafı değil herkesi mağdur eden sorunların ivedilikle aşılması adına ihaleyi alan firma ve belediyeden ‘fiyatlarda iyileştirme’ beklendiğini ve bacasız fabrika olan bu sektörün ne kadar hizmetle beslenirse, karşılığını da misliyle vereceğini her seferinde anlattık.60 bin ve 96 bin lira kira fiyatlarıyla bu sistemin çok ileriye gidemeyeceğinin ve er geç bilet fiyatlarına yansıyacağının, haliyle de gün gelip yine sistemin çökeceğinin uyarısını yapmamıza karşın; çözüme dönük bir adım atılmadı. Mersin Büyükşehir Belediye yönetimi, meclis üyeleri, belediye başkanları ve siyasi parti il başkanlarıyla görüşmeler yaptık.Ancak CHP’li yöneticilerin ve belediye başkanlarının açıklamalarına bakılırsa; bu süreci toptan inkar ettiklerini ve kendileriyle görüşülmediğini söylemekten utanmadıklarını görüyoruz” dedi.

İddialara yanıt verdi

Geçen hafta 20 yılı aşkın süredir mensubu olduğu CHP’den istifasını getiren olaylara da değinen Koç, CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit’in, ‘haberim yok, burası kamu malı, satılmasına karşıyım’ demesine rağmen, satış önerisini ilk gündeme getirenlerden biri olduğunu iddia etti.  Sinan Koç şunları söyledi: “Bizle hiç kimse görüşmedi” diyenler; Mersin Şimşek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Halit Şimşek’in Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Veysel Sarı’yı ziyaret ettiğinde, Sayın Veysel Sarı’nın kendilerine telefon açtığını ve konuyu ilettiğini kamuoyundan neden saklıyorlar bunu anlamış değiliz.Bakınız; Veysel Sarı, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ı telefonla aramıştır ve durumu izah etmiştir. Neşet Tarhan ise, bir meclis üyesini görevlendirmiştir. Öte yandan CHP İl Başkanı Sayın Abdullah Özyiğit açıklama yapıp “Mersin otogarı Mersin halkınındır” demiş ve otogarın satışı konusunda olumsuz görüşler beyan etmiştir.Sayın İl Başkanının amacı nedir gerçekten merak ediyoruz. Çünkü satış konusunu gündeme ilk getiren Sayın Özyiğit’tir.Sayın Özyiğit Nisan ayında Navona Otel’de Sinan Koç, Ramazan Avcı, Cumali Akpolat ve bazı sektör temsilcileri ile buluşup; bu otogar sorununun ancak satışla çözülebileceğini, otogarın da esnafa satılması gerektiğini bizzat söylemiştir.Hatta bizden rapor istemiş, başka şehirlerdeki örnekleri kendisine iletmemizi söylemiştir. Bizde kendisinin talebi doğrultusunda raporu hazırladık ve sorunların çözümü konusunda hemfikir kaldık. Ayrıca biz kira bedellerini 17 Nisan itibariyle ödeyelim çünkü 11 Şubat’ta otogarda değildik dedik. Bu konuda da bize hak vermişlerdi. Aradan geçen 2 ayda ne değiştiyse, son meclis toplantısında konuyu gündeme bile getirmediler. Biz buna tepki gösterdik.  Satış konusunu ilk gündeme getiren Sayın CHP İl Başkanı Özyiğit olduğu halde sanki konudan habersiz gibi davranmıştır. Navona Otel’de İl Başkanı ile esnafların yaptığı toplantıya ben, Cumali Akpolat, Şahin Yılmaz ve diğer arkadaşlarımız ile otel sahibi de şahittir!”

İnşallah ikinci bir Reza Zarrab vakası yaşanmaz!

Sinan Koç, “İnşallah Mersin’de ikinci bir Reza Zarrab vakası yaşanmaz” diyerek sözlerini sürdürdüğü konuşmasında şunları söyledi: “İl başkanının  ticari ortaklığı ile ilgili konuda; ben CHP’de 20 yıl emek vermiş bir kardeşiniz olarak; Seyit Özananar ve Mohamed Âmin Haji Mohamed isimli iki ortağı olduğunu ve bu kişilerle 17 Mart 2014 tarihinde ortaklık kurduğunu açıkladım ve bu ortaklığın ‘yasal’ olsa bile, etik olup olmadığını sordum… Bakınız Abdullah Özyiğit ne zaman CHP İl başkanı olmuştur? Yerel seçimlerden önce… Peki Seyit Özananar  ile ne zaman ortak olmuştur? Yerel seçimlerden hemen önce… Seyit Özananar CHP’li bir isimdir. 7 Haziran genel seçimlerinde CHP’ den 8. Sıra milletvekili adayı yapılmıştır. 30 Mart 2014 yerel seçiminden 13 gün önce CHP İl Başkanı ile ortak olan Seyit Özananar, 7 Haziran seçiminde milletvekili adaylığına bileğinin hakkı ile gelmiş olsa bile; CHP İl Başkanı bu durumun kendisini de Seyit Özananar’ı da etik anlamda sıkıntıya sokacağını düşünmemiş midir? Sayın İl Başkanı Abdullah Özyiğit’in diğer ortağı ve Mohamed Âmin Haji Mohamed isimli kişinin kim olduğuna dair bir bilgimiz olmamasına karşın; bu konuda da derin merak içinde olduğumuzun bilinmesini isteriz.  İnşallah yeni bir Reza Zarrab olayı yaşamayız! Arap ortağı ve partili ortağıyla Sayın Özyiğit’e iş hayatında başarılar dileriz. Kendisi CHP İl Başkanı olduktan sonra mal varlığının artmadığını aksine azaldığını söylemiştir. Demek ki bu yüzden söz verdiği yeni CHP İl binasını hayata geçirmemiş, partiye yeni bir bina alma sözünü unutmuştur. Ben bir CHP’li olarak sayın il başkanının etik olmayan bir şekilde CHP’de başkan olduğunu söylüyorum. Kaldı ki il binası sözünü unutan Sayın Başkan acaba birinin partiye bina alıp bağışlamasını mı beklemektedir?  İl başkanı olunca mal varlığının artmadığını, eksildiğini söyleyen Sayın Başkan acaba mal varlığını partiye bağışladı da bizim mi haberimiz yok? Bir TV programında eski arabasını satarak daha düşük bir fiyata araba aldığını söylemiştir. Halk arasında CHP İl Başkanı ‘jeep’ ile geziyor diye tepkiler oluşunca jipini değiştirdiğini daha az maliyetli bir araç aldığını hepimiz biliyoruz. Bu konuda bile olayları çarpıtma anlayışındadır.Sayın CHP İl Başkanı bizim birilerinin dolduruşuna geldiğimizi, yönlendirildiğimizi söylemektedir. Açıkladığımız tüm bu bilgiler ışığında hala bunu iddia ediyorsa kendisine söyleyecek tek bir şeyimiz kalmıştır: Gülünç olmayın Sayın Başkan! Bizi yönlendirmeye kimsenin aklı, ekonomisi ve gücü yetmez” dedi.

Halkı mağdur etmeye kimsenin hakkı yok

Belediyenin en yetkili organının Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi olduğunun altını çizen Sinan Koç, şunları söyledi: “Bu sorun Büyükşehir Belediyesi idaresi tarafından çözülebilecek bir sorun. Ama meclisten çözümü yoluna gidilmiş. Onlar bir hata yapıyorsa siz de bu hataya seçimler bitene kadar devam etmek zorunda mısınız? Bunun üzerinden oy avcılığı yapmak zorunda mısınız? Bunu partiler çözmeliler. Çözmek de bir erdemliliktir. Bu şehri daha fazla sıkıntıya sokmaya kimsenin hakkı yok. Bu iş özünde çok basit bir iş. Siyasi partiler arasındaki çekişmelerle bu halkı daha fazla mağdur etmeye kimsenin hakkı yok. Tüm parti mensuplarını sağduyuya davet ediyorum. Bu işi en kısa zamanda çözerlerse her şeyden önce Mersin halkına görevlerini yerine getirmiş olacaklar. Burada bir çıkar yok. Halkın daha fazla mağdur olmasına vicdanımız el vermediği için biz çözüm arayışına girdik.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.