banner141
banner142
Öne Çıkanlar Karpelli Sedir Ekimi Devam Ediyor Narenciye Festivalinde Akdenizin Standı Yoğun İlgi Gördü Aile Hekimleri Eyleme Hazırlanıyor mersin haber Ankara

İMECE İŞ İNSANLARI SÖYLEŞİSİ SERAP ERKAN, "KIRTASİYECİLİK KRİZDE!"

İmece İş İnsanları Söyleşisi’nin bu haftaki konuğu, aile mesleği olan kırtasiyeciliği sürdüren Serap Erkan. Kent içerisinde açılan alışveriş merkezleri ve marketler zincirinin kırtasiyeciliği bitirme noktasına getirdiğine dikkat çeken Serap Erkan, yetkilileri zorda kalan meslek ve iş yerlerinin korunmasına dönük düzenlemeleri yapmaya çağırdı.

İMECE İŞ İNSANLARI SÖYLEŞİSİ SERAP ERKAN, "KIRTASİYECİLİK KRİZDE!"

Herkesin her şeyi satmasının ticaret özgürlüğü olmadığını vurgulayan Serap Erkan, pazarlanan ürün düzenlenmesine gidilebileceği gibi, kent içerisindeki alışveriş merkezleri ve market zincirlerinin geç alıp erken kapatılmasına dönük düzenlemeler yapılabileceğini dile getirdi.

-Sayın Serap Erkan, sizi okurlarımız biraz tanıtalım.

 -Teknik okul mezunuyum. 10 seneden fazla süredir kırtasiyecilik yapıyorum. Ayakta kalmaya çalışmaktayız. 

-Son dönemlerde kırtasiye sektörü de diğer tüm sektörler gibi değişti. Sizler gelişen teknolojiden nasıl etkilendiniz?

- Dijitalleşmenin elbette ki bir etkisi var ama korkunç boyutlarda değil. Türkiye ortamında dijitalleşme tüm aile ve bireylere kadar inmiş değil.  Hem internet ücretlerinin pahalı olması hem tablet ya da bilgisayarı her ailenin alabilmesi mümkün olmadığından dolayı çok etkilenmiyoruz. Tabii ki elektronikleşmenin dijitalleşmenin eğitime sektöre bir miktar etkisi olmuştur.

-Bildiğim kadarıyla siz bu mesleğin babanızdan devraldınız. Geçmişle günümüz arasında bir değerlendirme yapacak olursanız neler söylersiniz?

-Eskiden Milli Eğitim ders kitapları devlet tarafından basılıyordu. Dolayısıyla  kırtasiyelerde de satılıyordu. Devlet kitapları ücretsiz olarak devlet tarafından okullara dağıtılmasının ardından kırtasiyecilerin tercih dilmesi azaldı. Hepimizin bildiği büyük mağazaların açılması ve bunların okulların açılası ile birlikte kampanyalar yaparak ürünleri daha indirimli olarak satabiliyorlar. Bu da bizim işlerimizi etkiliyor.

-kırtasiyecilik dar boğazda diyebilir miyiz?

-Evet, özellikle bu pandemi günlerinde kırtasiyecilik büyük bir oranda dar boğazda diyebiliriz.  bu süreç biraz daha devam ederse bir çok kırtasiyecinin  kapatmak zorunda kalacağını, özellikle okul önlerinde açan ufak çaplı kırtasiyeci arkadaşlarımızın okulların kapalı olması dolayısıyla daha fazla dayanamayacaklarını tahmin etmekteyim.

-Korona süreci sizi de çok etkiledi diyebiliriz.

-Okulların açık olmaması, evde kalan çocukların da ihtiyacını büyük oranda azaltmıştır. Evde idare etme imkanı muhakkak ki var. Okula devam ettiği zaman psikolojik bir etkiyle de olsa küçük bir kalemin kullanma, yarım bir silgiyi kullanma ya da eski bir defteri kullanma durumu olmamaktadır. Dolayısıyla okulların kapalı olması büyük bir oranda tabii ki de etkilemiştir.

-Kiraları göz önüne aldığımızda bunlar gelir- gideri karşılayabiliyor mu?

-Fakat giderlerimiz gelirimizden çok daha artmış vaziyette.  Kira dönemi geldiğinde mal sahibi ile yaptığımız konuşmalarda pandemi dolayısıyla kiraların artmaması ya da geri çekilmesi diye bir şey söz konusu değil. En az enflasyon oranını devletin açıkladığı oranda ve hatta bunlardan daha fazlası mal sahipleri tarafından bu dar boğazda olan esnaftan ben de etkilendim. Kırtasiye esnafıyım. Gelirler azalınca kiraların artması da bizi etkiliyor.

 -Diyebiliriz ki, Mahalle bakkalları gibi siz de olumsuz yönde etkilendiniz. Bu büyük alışveriş merkezlerinin açılması da sizi olumsuz etkiledi.  Örneğin kırtasiyelerde Romanlar satılırdı. Bunların hiçbirisi yok gibi artık. Bu konuda ne diyeceksiniz?

-Kitap okuma alışkanlığının olmadığını en başta söyleyebilirim. Okul tarafından öğretmen tarafından verilen ödevler ile kitap okumakta. Hal böyle olunca, kitap satışı tabii ki de kırtasiyeciler tarafından mümkün değil. Ki romanlarda iskonto ortalama yüzde 25 ile sınırlıdır. Yani bir roman ortalama yüzde 25 kar ile kitapçı esnafının rafına gelir. Genel olarak fiyatlar ucuz değildir.  

- Kırtasiyecilik daha çok fotokopiye mi yöneldi?

-ayakta kalmak için arayış içerisindeyiz. Büyük marketler er türlü ürünü satıyor ama kırtasiyeci sadece kendi ürününü satıyor böyle bir haksız rekabet karşısında kırtasiyeci ya da başka diğer vesaire esnaf ne yapmak durumundadır. Nasıl ayakta kalacak. Nasıl kazancını sağlayacak. Dolayısıyla da sektörümüze uyan bir takım şeyleri yan ürün olarak satmaya çalışıyoruz. Örneğini Kırtasiyeler oyuncak satması, fotokopi çekmesi,  pvc kaplaması yapmaktadır. Yani buna benzer ürünleri satışa koyarak ayakta kalmaya çalışmaktayız.

- Yetkililere kamuoyuna bu esnafın durumun düzeltilmesi adına neler söylersin. Bir çağrınız bir isteğiniz var mı?

-Çağrımız bu konu çok geniş. bir kısaca şöyle söyleyebilirim bir kere büyük marketlere tüm esnafları iş kollarındaki esnaflar olmak üzere Tabii ki biz de buna dahiliz. Kırtasiyeci olarak onların rekabetinden küçük esnafı korumaları gerekir. Ancak bu büyük marketler mağaza sayıları çok fazla, her mahallede onlarca açılmak kaydıyla iş yapmaktadır.  Ve esnafın her türlü esnafın ekmeğine sekte vurmaktadırlar.  Nasıl önlemler alınır bilmiyorum ama şahsi düşüncem bu mağazaların 10.00- 11.00 arası açılması akşam da 19.00-20.00 arası kapatılması. Şehir içindeler madem ve bunları şehir dışına çıkarma imkanı yok ise bunların geç saatte açılıp daha erken saatte kapatılmasıyla esnafa bir nefes alma imkanı sağlanabilir.

Söyleşi: Gizem TOKKUZUN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.