banner141
Öne Çıkanlar Volkan Konaktan Muhteşem Konser Kurumlarının Kapatılması İçin İleri Sürülen Gerekçelere Tepki Gösterdi siyaset TEHLİKE kentkonseyi

İMECE KENT SÖYLEŞİLERİ MUHARREM ARMUTLU,"MESLEKTE SERMAYEDAR SAHTECİLER OLUŞTU"

İmece Kent Söyleşileri'nin bu haftaki konuğu, Türk Diş Hekimleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Muharrem Armutlu oldu. Daha önce uzun yıllar Mersin Diş Hekimleri Odası başkanlığını da yürüten Armutlu'luyla, mesleki konular, pandemi süreci, sağlık çalışanlarının istihdam sıkıntıları vb. konular üzerine konuştuk.

İMECE KENT SÖYLEŞİLERİ MUHARREM ARMUTLU,"MESLEKTE SERMAYEDAR SAHTECİLER OLUŞTU"

Yasalardaki çarpıklık sonucu, geçmişteki sahte dişçilerin yerini, sermayedar sahtecilerin doldurduğunun altını çizen Muharrem Armutlu, vatandaşları koronadan korunmaya yönelik önlemlere uymaya çağırdı.

-Okurlarımız sizi daha önce ki söyleşilerden tanıyorlar, ama yine de sizi kısaca tanıyalım?

Muharrem Armutlu serbest çalışan diş hekimi mesleğinde 39 yılını doldurdu. Mesleki anlamda halkın sağlığını önceleyen ve yine mesleki anlamda meslektaşlarının geleceklerinin kaygısında olan bir diş hekimi olarak yıllardır Mersin'de hizmet vermekte. Meslektaşlarıyla ilgili olan bölümde mesleki yapılanma içerisinde diş hekimi odalarının kurulduğu günden bugüne meslek örgütünün içinde yer alan, çeşitli görevlerde bulunan ve bugün hala bu görevlere devam eden bir diş hekimi olarak Mersindeyim. Hem o görevleri yapıyorum hem de serbest diş hekimi olarak hizmet veriyorum.

- Gündemdeki istihdam yasa tasarısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bugünlerde artık diş hekimliği fakülte sayıları arttığı için Türkiye' de şu anda 100 diş hekimliği fakültesi var. Bunların 67'si mezun veriyor. Yılda ortalama 2 bin- 2 bin 500 diş hekimi meslek örgütüne katılıyor. Türkiye’de herkes zengin değil. Mezun olan her diş hekimi muayenehane açma şansından yoksun. Ve mezun olan her diş hekiminin kamuya atanması da söz konusu değil.

Dolayısıyla mezun olan bu genç meslektaşlarımızın iş bulamama işsiz kalma gibi bir riskleri var. İşsiz diş hekimi meslektaşlarımla ilgili olarak şunları söyleyebilirim; Mersin'de faaliyet gösteren bir poliklinik, yanında bir diş hekimi edinmek için duyuru yaptığımda en az 8-10 meslektaşım o iş için müracaat ediyor. Bu gelinen nokta pek hoş bir nokta değil. Ve gittikleri yerde karşılaştıkları tavır hiç hoş değil. Eğitimini yaklaşık 17 yıl olarak tamamlamış, ailesinin ve devletin yaptığı bir yatırım da var. Çünkü diş hekimliği fakülteleri ucuz okullar değil. Malzemelerini vs.  temini anlamında öğretim üyelerine verilen ücretler anlamında devletin büyük katkısı var. Ayrıca o öğrenciyi orada okutan ailenin de büyük katkısı var diğer fakülteler gibi değil. Atıyorum normal bir öğrencinin masrafı 2 bin lira ise, diş hekimliğinin masrafı 3 bin 500  lira. Ailesinden destek almak zorunda. Fakültede okurken mesleki malzemeler almak zorunda da kalıyorlar. Böyle olunca ortaya kalifiye bir insan gücü çıkıyor. Siz bu insan gücünü, iş yerine başvurduğu zaman asgari ücret teklif edelince benim için acıyor. Eğitimli sağlık mensubu biri asgari ücretle çalışması için teklif alıyor. Şimdi bu gelinen noktada hiç bir nokta değil. Dolayısı ile ben de meslek örgütünden biri olarak yıllardır istihdam politikalarının yanlış olduğunu, yeni fakültelerin açılmaması gerektiği, eğer bir fakülte açılıyorsa altyapısının iyi olması gerektiğini düşünüyorum.

Serbestte çalışmak isteyen yeni mezun diş hekimi arkadaşlarımız için, bir diş hekiminin yanında o diş hekimi ile birlikte çalışabilmesinin yolunun açılmasını istiyoruz. Çünkü şu anda bir diş hekiminin yanında ücretli bir diş hekiminin çalışmasına yasalar el vermiyor. Bizler bu konunun önünün açılmasını istiyoruz. Polikliniklerde ya da merkezlerde ücretli olarak çalışabiliyorlar. Ama muayenehane sayıları fazla o yüzden eğer yeni mezun arkadaşlar için bu projelerin yolu açılırsa, işsizlik de azalacaktır. Bunun gözardı edilmemesi lazım.

-Meslekte sağlık hizmetlerinde nitelik mi nicelik mi?

Öncelikle halkın sağlığı ve kişi sağlığı birinci olacak. O zaman nitelikli sağlık hizmeti akla geliyor. Nitelikli bir sağlık hizmeti verebilmenin temel koşulu, nitelikli bir öğretimden geçer. Bu da sağlık hizmetini verecek olan hekimlerin nitelikli yetişmesi demek. Altyapısı yeterli olmayan diş hekimliği fakülteleri şu an eğitim veriyor ve mezun veriyor. Diş çekmeden , kanal tedavisi yapmadan mezun olan meslektaşım var. Çekirdek Eğitim Programı var. Bunlarda verilen eğitim “sen her işe bulaşma, bırak uzmanlar yapsın. Sen sadece orada uzmanı sevk eden kurum olarak kal.” Bir diş hekimi hastayı aldığı zaman  A’dan, Z’ye her işiyle ilgilenir onu tedavi etmeden göndermez. Sonuç olarak nitelikli bir eğitim verilmeden açılan diş hekimliği fakültelerinin acilen kapatılması gerekir. Nitelikli sağlık hizmeti verilecek insan temelli sağlık kuruluşlarının olması gerekiyor. Ayrıca sağlık hizmetini tam alacağınız bir yer olmalı. Sağlık bakanının açıkladığı veriler var Covid ile ilgili,  orada sayısal niceliğe bağlı veriler var.  TTB ve Sağlık Meslek Birlikleri’nin bu verilerin doğru olmadığına dair kuşkuları var. Sağlık Bakanlığı’nın 12 yıldır ağız ve diş sağlığı ile ilgili kuralları var. Örneğin, “ben 1 yıl içinde 10 milyon hasta baktım bu 10 milyon hastanın 5 milyonunda diş çektim 3 milyonunda kanal tedavi yaptım… gibi”  ama bunu denetledin mi?  Niceliği istediğin kadar yükselt nitelikte hizmet alamıyorsanız olmaz.

-Merkezi idare meslek örgütleri üzerinde bir düzenleme içerisinde, bu düzenleme size de uğrayacak mı?

Dönemdeki siyasi idarenin meslek örgütlerine bakışı oldukça farklı. Meslek örgütlerinin ayrı ses çıkartmaması, siyasi erge uygun ve onun paralelinde hareket etmesini önceleyen bir yapılandırmaya gidilmek isteniyor. Bugünkü siyasi iktidarın şöyle bir yaklaşımı var bunu dillendiriyor başkası tarafından. Eğer halktan yana tepki yoksa üzerine gidiyor, tepki varsa bekliyor ve gündemde yeniden üstlerine gidiyor.  Meslek örgütleri gönüllülük esasına bağlı bir kurumdur. Burada çalışanların hiçbir çıkarı yok. Yıllardır bu örgütün içindeyim. Kendimizden ailemizden feragat ediyoruz. Bu mesleği sevdiğimiz için. Burada bu işe gönül veren insanların dışında, ben siyasi anlamda şuradan geçiş yaparım. Biz meslek grubu olarak politika yaparız. Ama bu mesleki politikadır. Projemize hangi siyasi parti destek oluyorsa biz onunla o konu için mücadele ediyoruz. Ben mücadelemde, halk sağlığından ve mesleğimden yana politika yürütüyorum.

-Pandemide diş hekimleri nasıl çalışıyorlar?

Diş hekimleri dezenfeksiyondan ödün vermeyen bir hekimlik kolu. Gelen hastalarımızın sağlığına zarar vermemeyi ilke ediniyoruz. Ancak dünyada salgın haline gelen Covid biraz farklı. Semptom vermeden başlıyor. Siz hastasınız ve hasta olduğunuzu bilmeden dışarıya çıkıyorsunuz. O zaman bizler ve bizimle ilişki kuranlar ne yapacak. Bizler öncelikle odalar bazında ve Türk Diş Hekimleri bazında uzun araştırmalar yaptık. Rutin 14 kural var. Artık her yerde gördüğümüz. Bu başlangıç olmak üzere, muayenehanemizde gerekli çalışmalar yaptık. Önceliği acil vakalara verdik.  Daha önce de tabii ki de sterilizasyon işlerine özen gösteriyorduk. Şimdi biraz daha korunaklı giysiler eşliğinde özen gösteriyoruz.

-Meslek çalışanlarının, sağlık çalışanlarının sağlığı ne durumda?

Kimseyi suçlamak istemem ama, aklıma ilk başta sağlıkta şiddet geliyor. Ne yazık ki sağlıkta şiddeti yaratan, sağlık politikalarındaki yapılan değişikliklerden kaynaklı hekim ve hastaların yüz yüze bırakılması ve hekimlerim hedef tahtasına konulmasıdır. Her insanın yaşama hakkı var hekimin de yaşama hakkı vardır. Bu insanlar, insanı yaşatabilmek adına bu mesleği yapıyor seni yaşatmak için bu mesleği yapan bir insana saldırılmasını benim aklım almıyor.  Hekimliğin birinci görevi insanı yaşatmaktır. Sizler bu meslek grubundan insanları darp ediyorsunuz. Bu toplumsal yozlaşmanın çöküşün belirtisi. Buna neden olanlar utansın.Gelelim sağlıkta çalışanların sağlığına. Kamuda özellikle kendi mesleğim ile ilgili söylüyorum, pandemi sürecinden önce arkadaşlarımızda bir tükenmişlik sendromu vardı. Bu nedir diye sorarsanız, sağlıkta performans diye bir kural var. Ve ne kadar hasta bakıp, ne kadar puanınız yükselirse o kadar maaşınız artıyor. Doktorlar bunun altında ezilmeye başlıyor. Devlette bunları görüp diyor ki, ‘sen performans yükseltmek için 40 hasta bakabiliyorsun o zaman ben de sana 40 hasta yazarım.’ Sonuç olarak tükenmişlik sendromu başlıyor. Hepimiz her gün aynı ruh hali ile çalışmıyoruz. Mesleki hastalıklarımız var. Sağlık 

çalışanlarının da sağlığa ihtiyacı var. 

-Kamuoyuna ulaştırmak istediğiniz bir şey var mı?

İki mesajım var. Mersin ve Türkiye’nin tüm insanları, öncelikle kendi sağlığınızı kendiniz koruyun. Hasta olmamanın yollarını arayın özellikle pandemi sürecinde. Önce kendinizi sonra çevrenizdekileri koruyun. Lütfen mesafenizi koruyun. İkinci olarak; meslek birliğim, meslek örgütüm ve meslektaşlarım adına  biz diş hekimleri olarak, sizlere yeterli altyapısı olan yeterli önlemler alınmış muayenehanemizde hizmetler veriyoruz. Ama sizler de mutlaka diş hekiminizi arayıp durumunuzu bildirin. Randevunuzu alın ve randevu konusunda ısrarcı olmayın. Öncelikli olarak bizler acil tedavileri kabul ediyoruz.   

Haber: Gizem TOKKUZUN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.