banner141
Öne Çıkanlar eğitim Mersin Orman Bölge Müdürlüğünde Kan Bağışı Dinçer Erdemli Belediyesinden Kadınlara Yat Turu cavuslu deresi

İnfaz kanunu değişikliği tartışılıyor

İnfaz Kanunu’nda yapılan değişiklik ile açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Avukat Bedri Kuran, “Bu değişiklik ile birlikte siyasi tutukluların topluma entegre olması mı yoksa siyasi iktidara ve devlete biat etmesi mi esas alındığı açıkça görülüyor” dedi.

İnfaz kanunu değişikliği tartışılıyor

Haber: Mikail PELİT

Ceza ve Güvenlik Tedbirleri İnfazı hakkındaki kanunun 89’uncu maddesinde yapılan değişiklikler, 2324 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girmişti. Bu değişiklik ile birlikte cezaevinde hükümlü olarak bulunan tutuklular için var olan iyi hal kısmında yeni değişiklikler yapıldı. Buna göre bir tutuklunun koşullu salıverme hakkını kullanabilmesi için iyi hal durumunun olması gerekmektedir. Yasalaşan bu yönetmelik ile iyi hal değerlendirmesi cezaevi bünyesinde kurulan İdare ve Gözlem Kurulu’na verildi. İnfaz Kanununda yapılan değişiklik ile birlikte onlarca siyasi tutuklunun sudan gerekçeler ile şartlı salıverme haklarının ellerinden alındığı kamuoyuna yansıdı. Konu hakkında konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Avukat Bedri Kuran, “Bu değişiklik ile birlikte siyasi tutukluların topluma entegre olması mı yoksa siyasi iktidara ve devlete biat etmesi mi esas alındığı açıkça görülüyor” diye konuştu.

“İLKEL YÖNTEMLERİ REDDEDİLİYOR”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Avukat Bedri Kuran, bu değişiklik ile birlikte yaşanan hak ihlallerini anlattı. Av. Kuran, Çağdaş İnfaz Hukuku, Birleşmiş Milletler’in (BM) Mandella İlkeleri, Avrupa Konseyi’nin infazla ilgili tavsiye kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesini (AİHM) verdiği kararlara bakıldığı zaman öç alma ve kefaret ödetmek gibi ilkel yöntemleri reddedildiğini söyledi. İnfaz hukukunda çağdaş yaklaşımların, tutuklunun serbest bırakıldığı zaman toplumla barışık olmasını ve toplumsal yaşama ayak uydurması ilkesini esas aldığını kaydeden Kuran, “Ama 1 Ocak 2021 tarihi ile yürürlüğe giren yasa ve yasa kapsamında çıkarılan yönetmeliklere baktığımız zaman özellikle politik tutuklularla ilgili çağdaş infaz hukukuna uygun bir yaklaşım olmadığı görülmekte. İlgili yönetmelikte iyi hal şartı ve iyi halli tanımına baktığımız zaman politik tutukluların topluma kazandırmak yerine devlete ve mevcut iktidara biat ettirmeye yönelik düzenlemeler olduğu görülmekte. Bu değişiklik ile birlikte siyasi tutukluların topluma entegre olması mı yoksa siyasi iktidara ve devlete biat etmesi mi esas alındığı açıkça görülüyor” dedi.

“BUNLARIN ŞARTLI SALIVERİLMESİ ENGELLENİYOR”

İdare ve Gözlem Kurulunu oluşturulmasında da çifte standart olduğunu  ileri süren Kuran, adli suçluların değerlendirilmesi için oluşturulan İdare ve Gözlem Kurulunda cezaevi müdürü ve psikolog yer alırken Terörle Mücadele Kanunun (TMK) yasası kapsamında ceza alıp hükümlü olanlarla ilgili kurulacak İdare ve Gözlem Kurulunda ise Cumhuriyet Başsavcısı ya da atayacağı savcı, bulunursa psikolog veya psikiyatrist, Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan bir temsilci ve Sağlık Bakanlığı’ndan bir temsilcinin yer alacağı şekilde düzenlendiğini belirtti. “Siyasi tutuklular ile ilgili yapılacak gözlem kurulunda yer alan kişilere baktığımız zaman tamamen siyasi iktidarın denetiminde yer alan kurumlarda çalışan insanlar” diyen Kuran, dolayısıyla bu kurullardan siyasi tutuklulara yönelik olumlu kararların çıkmayacağını ön gördüklerini ifade etti. 1 Ocak 2021 tarihinden beri bu kurulların verdiği kararlarına bakıldığı zaman olumlu herhangi bir kararın bulunmadığını dile getiren Kuran, “Bu İdare ve Gözlem kurulunun kararları salt çoğunlukla kabul ediliyor veya reddediliyor. Fakat bize gelen bütün kararlarda oy birliği ile kararı alınmış; ret. Bir muhalefet şerhi yok. Bu da siyasi tutuklulara yönelik yaklaşımı bariz bir şekilde ortaya çıkarıyor” diye konuştu.

Şuan ki uygulamanın hukuka aykırı olduğuna dikkat çeken Kuran, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 7’nci maddesinde “Şartlı salıverme ile ilgili hükümlerin hangisi lehe ise o uygulanır” maddesinin çiğnendiğini söyledi. 1 Ocak 2021 tarihinden önce hüküm alan tutuklulara ilişkin 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren yürürlüğe giren hükümlerin uygulanamayacağının altını çizen Kuran, “İdare ve Gözlem Kurulu o tutuklularla ilgili hiçbir şekilde rapor düzenleyemez. Genelde cezaevlerine baktığımız zaman TCK 7’nci maddesi 3’üncü fıkrası göz ardı edilerek bütün tutuklulara iyi hal değerlendirilmesi yapılıyor ve bunların şartlı salıverilmesi engelleniyor. Devlet, politik tutuklulardan öç almaya çalışıyor. Eğer öç alma gibi bir niyetleri yoksa en azından şuan yürüklükte olan yasayı uygulamaları lazım. Mevcut yasaları bile uygulamamaları politik tutuklulara yönelik öç alma ve kefaret ödetmek gibi bir niyetin olduğunu ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

 “İNFAZ HUKUKUNDA EŞİTSİZLİK VAR”

Özgürlük için Hukukçular Derneği Mersin Şubesi Cezaevi İzleme Komisyonu Eşsözcüsü Avukat İbrahim Kaya da, esas eşitsizliklerin İnfaz Hukuku’nda yaşandığını ifade etti. Bir kişi yargılama neticesinde yargılandığı suç üzerinden mahkûm edildiği zaman infaz aşamasında belirlenen cezalar dışında farklı uygulamalara tabi tutulduğunun altını çizen Kaya, “Bir kısım suçlar yönünden 3’te 2’lik infaz ön görülürken bir kısmı 4’te 3’lük diğer kısmı ise yarı oranında infaz ediliyor. Bunlar infaz hukukunda eşitlik ilkesine aykırıdır. 2020 yılının Mart ayı içerisinde bunun farklı bir örneği yaşandı. Pandemi ile mücadele adı altında AKP ve MHP blokunun ortak hazırladığı yasa tasarısında adli suçlardan yargılanıp hüküm giyenler serbest bırakılırken düşüncelerinden, fikirlerinden, sosyal medyadaki paylaşımından ya da katıldığı toplantı gösteriden dolayı tutuklanan kişiler serbest bırakılmadı” diyerek yaşanan eşitsizlikler olduğunu ileri sürdü.

“HAK SAVUNUCU AVAKATLAR OLARAK TUTUKLULAR İLE BİRLİKTEYİZ”

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki değişiklikler ile birlikte siyasi tutukluların umut etme haklarının gasp edildiğini söyleyen Kaya, “Bundan önceki düzenlemede siyasi tutuklu aldığı hüküm cezasının belli bir kısmını yattıktan sonra koşullu salıverme hakkını kullanarak çıkabiliyordu.  Ancak getirilen bu düzenleme ile tahliye olma durumunu İdare ve Gözlem Kurulunun keyfi iradesine bırakılmış durumda. İdare ve Gözlem Kurulu tutuklu hakkında değerlendirme yaparken tutuklunun cezaevinin getirdiği kurallara ne kadar riayet ettiğini sorguluyor. Bu kurallar arasında çıplak arama, ayakta sayım, tek tip elbise gibi kurallarda var. Siyasi tutuklular bu getirilen kuralların insanlık onuruyla bağdaşmadığı için reddediyor. Bu durum İdare ve Gözlem Kurulu için bir bahane olarak kullanılıyor. Aynı zamanda tutukluların cezaevi içinde maruz kaldıkları hak ihlallerini mektupla dışarda bulunan sivil toplum örgütlerine yazdığı zaman ‘cezaevi güvenliğini tehlikeye atmak’ suçlamasıyla disiplin soruşturması açılıyor. Yine İdare ve gözlem kurulu bunu da iyi halin olmadığı yönünde değerlendirerek tutuklunun iyi halli olmadığını söyleyerek tutukluluk süresini uzatıyor” şeklinde konuştu.

“OMUZ OMUZA MÜCADELE EDECEĞİZ”

Tutuklular ile yaptıkları görüşmelerde tutukluların cezaevi  idaresinin kendilerine “işlediğiniz suçtan pişman mısınız?, Açlık grevini katıldınız mı? Koğuş değişikliğini talep ettiniz mi?” gibi sorunların sorulduğunu aktardıklarını dile getiren Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yasa ile hedeflenen şey politik tutukluların iktidarın kurallarına biat eden, hiçbir hukuksuzluğa ve haksızlığa ses çıkarmayan,  politik bir bilince sahip olmayan ve dayatılan bütün haksızlıkları bütünüyle kabul eden bireyler haline getirmektir. Bizler insan hakları alanın mücadele eden hak savunucu avukatlar olarak tutuklulara yönelik yaptırılan bu kirli politikalara karlı tutuklular ile birlikte omuz omuza mücadele edeceğiz. Bu uygulamadan biran önce vazgeçilmesi gerekiyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner196

banner162

banner195