banner141
Öne Çıkanlar Tarihten Kurguya Projesinde 2.Kısım Tamamlandı Toroslar Vezneleri Haftasonu Da Açık eğitim ziyaselçuk imecehaber haber cumartesi imecegazetesi teknoloji mektup

KADINLAR TARSUS’TA DA HAYKIRDI: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ!

Ülkenin her yanında olduğu gibi Tarsus’ta da ‘İstanbul Sözleşmesi’ni uygula!’ diye iktidara seslenen kadınlar, “İktidarın karşımıza diktiği barikatlara, tehditlere, engellere rağmen sokak sokak meydan okuyoruz: Bu karar; kadın düşmanı iktidarınız gibi hükümsüzdür! Tanımıyoruz!” diye haykırdı.

KADINLAR TARSUS’TA DA HAYKIRDI: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ!

Haber: Ayşenur ÖNAL

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen imzadan vazgeçilmesi ve etkin bir şekilde uygulanması için kadınlar Mersin’in her yanında eylemlerini sürdürüyor.  Tarsus’ta da sokaklarda ‘İstanbul Sözleşmesini uygula!’ diye iktidara seslenen Tarsus Kadın Savunma Ağı, basın açıklaması ve broşür dağıtımı yaparak herkesi bu sesi yükseltmeye çağırdı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Gülşah Şahin, “Kadın düşmanı iktidarınızı, kadın cinayetlerini tolere etmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi Bizim vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanı kararnamesi ile fesh edildiğinin açıklandığı 20 Mart’tan bu yana ülkenin dört bir yanında sokaktayız. İtaatsizliğimizle kadın düşmanı iktidarın karşısına dikiliyoruz. Katilleri koruyup, şiddeti meşrulaştırıp, kadınları engellemeye çalışan, iktidarın karşımıza diktiği barikatlara, tehditlere, engellere rağmen sokak sokak meydan okuyoruz: Bu karar; kadın düşmanı iktidarınız gibi hükümsüzdür! Tanımıyoruz!” dedi.

“SÖZLEŞMEDEN KİMSEYE SORMADAN ÇIKABİLECEĞİNİZİ Mİ SANDINIZ?”

1 Temmuz’da AKP’nin ilk imzayı atan ülke olmakla övünürken ilk çıkan ülke konumuna geldiğini söyleten Şahin, “Buna sessiz kalacağımızı, bize reva gördükleri şiddet dolu hayata razı olacağımızı sananlar yanılıyorlar. 1 Temmuz’a kadar itaatsizliğimizle kadın düşmanlarının karşısına dikilmeye devam edeceğiz Bu ülkede yaşayan milyonlarca kadının ve LGBTİ+’nın yaşam güvencesi olan sözleşmeden kimseye sormadan çıkabileceğinizi mi sandınız? Yaşamlarımızı yok saymanıza izin vermeyeceğiz. 1 Temmuz’a kadar ve 1 Temmuz’da sokaktayız. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz!

İktidarın İstanbul Sözleşmesi ile asıl derdinin ne olduğunu biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi şiddetin önlenmesi için taraf devletlere toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak politikalar üretme yükümlülüğü veriyor. Neoliberal faşist iktidarların karşı olduğu işte bu cinsiyet eşitliğidir. Çünkü toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanırsa bakım emeği yükünü üstümüze yıkamayacaklar. Erkek şiddetiyle, ayrımcı politikalarla bedenimizi, emeğimizi, hayatımızı kontrol edemeyecekler. Ne yaparlarsa yapsınlar eşit ve özgür bir yaşam arzumuzdan vazgeçmiyoruz. 1 Temmuz’da emeğimizle var ettiğimiz bu hayatı durduruyoruz” sözlerine yer verdi.

Şahin açıklamasını şöyle sürdürdü; “İktidar kendi çıkarları ve ittifakları uğruna ‘eşcinselliği yaygınlaştırıyor, aile düzenini bozuyor’ gibi söylemlerle kadınları ve LGBTİ+’ları hedef gösteriyor, kazanımlarımıza göz dikiliyor. Kadınları, çocukları ve LGBTİ+’ları savunmasız bırakmaya çalışanların karşısına feminist özsavunmamızla dikiliyoruz. Cinsel kimliklerimize,  yönelimlerimize,  özgürlüklerimize; hayatlarımıza, arzularımıza sahip çıkıyoruz. Aynı gökkuşağı altında dayanışmayı büyütüyoruz.

“KADIN DÜŞMANI ERKEK İKTİDARINIZI TOLERE ETMİYORUZ”

İstanbul Sözleşmesi’nin fesih edilme kararından bu yana zıvanadan çıkan erkek şiddetini görmeyi tercih etmeyen, AKP’nin kadın düşmanı politikalarını sürdüren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık pandemi döneminde kadına yönelik şiddetin tolere edilebilir ölçüde olduğunu açıklıyor. Sizin tolere edilebilir dediğiniz bizim hayatımız. Çünkü her gün erkekler tarafından öldürülüyoruz. Erkek şiddetini de, kadın düşmanı erkek iktidarınızı da tolere etmiyoruz.

“KARŞINIZA FEMİNİST ÖZ SAVUNMAMIZ İLE DİKİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı kadın siyasetçileri cinsiyetçi söylemlerle hedef gösteriyor. İktidarın kadın düşmanı erkek yüzü, kontrgerilla-mafya ilişkilerinin teşhir olması ile yeniden gözler önüne seriliyor..  İç işleri bakanı ve mafya liderleri arasındaki kavga kadın bedenini nesneleştirerek sürüyor. Bu iktidar mafya kapışmasında erkekler adeta kadın bedeni üstünde tepiniyor. Faillerden Nadira’nın, Yelda Kaharman’ın ve Gülistan Doku’nun hesabı sorulmuyor. Tüm bunlardan cesaret alan erkekler ‘seni öldürsem 3 gün yatar çıkarım’ diyerek kadınları öldürmeye devam ediyor. Kadın düşmanı iktidarınızı tolere etmiyoruz! Şiddetin kaynağını teşhir ederek, karşınıza feminist öz savunmamız ile dikiliyoruz.

KADINLAR SÜLEYMAN SOYLU’YA SORDU

Süleyman Soylu gazetecileri konuşturmadığı canlı yayında AKP döneminde faili meçhul cinayet olmadığını söyledi. Peki, öyleyse Soylu’ya soruyoruz: AKP milletvekili Şirin Ünal’ın evinde ölü bulunan Nadira’ya ne oldu? Tolga Ağar’la buluşmasından sonra ölü bulunan Yeldana Kaharman’a ne oldu? Gülistan Dokuya ne oldu? Polis memuru Burak Aykul’un katlettiği Feray Şahin’e ne oldu?

1 Temmuz’a kadar bulunduğumuz her yerde itaatsizliğimizle kadın düşmanlarına meydan okuyoruz. Hayat bizim, karar bizim, İstanbul Sözleşmesi bizim! Tüm kadınları İstanbul Sözleşmesi için feminist özsavunmaya; 1 Temmuz’da sokaklarda, evlerde, işyerlerinde hayatı durdurmaya çağırıyoruz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz! Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın feminist mücadelemiz!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.