Öne Çıkanlar mersin haber AK Partide Bayram Coşkusu Ticari Taksinin Çarptığı 2 Kişi Öldü MERSİN bakılçılık

KENDİSİ KÜÇÜK YÜREĞİ BÜYÜK KADER

Mersin’de koruyucu ailesiyle birlikte yaşayan ve henüz 14 yaşında olan Kader Yılmaz, haftanın üç gününü diyalizde, lupus hastalığı nedeniyle ayda birkaç gününü hastanede geçirmesine, evde eğitim alarak okul ortamından mahrum kalmasına ve çocukluğunu yaşayamamasına karşın kocaman bir yüreğe sahip. Küçük Kader, yaşadığı bunca zorluğa karşın çok sevdiği saçlarını lösemili çocuklara, kazandığı ilk bursunu da LÖSEV’e bağışladı.

KENDİSİ KÜÇÜK YÜREĞİ BÜYÜK KADER

Mersin’de yetiştirme yurdunda kalırken 2013 yılında Mustafa ve Azize Boyraz çiftiyle tanışan ve koruyucu ailesi olarak o tarihten bu yana Boyraz Ailesi ile birlikte yaşayan Kader Yılmaz, Türkiye kamuoyunun yabancı olmadığı bir minik yürek. Yıllardır mustarip olduğu lupus hastalığı nedeniyle böbrek yetmezliği yaşayan ve 2017 yılında koruyucu babası Mustafa Boyraz’ın bir böbreğini vererek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından ‘Yılın Babası’ seçilmesiyle gündeme gelen Kader, yaklaşık bir yıl sonra o böbreğini kaybetse de yaşama umudunu hiç kaybetmedi. Mersin’in merkez Mezitli ilçesi Davultepe Mahallesi’nde, koruyucu ailesi Mustafa ve Azize Boyraz çifti ile birlikte yaşayan Kader, böbrek yetmezliği nedeniyle haftanın üç gününü diyalizde geçiriyor. Lupus hastalığı nedeniyle her ay düzenli olarak kontrole gitmesi gereken Kader, göğüs boşluğundaki kataterin enfeksiyona açık olması yüzünden okula da gidemiyor. Eve gelen 6 öğretmeni ile birlikte eğitimini sürdüren ve her yıl takdir, teşekkür belgesi alan başarılı öğrenci Kader, çocukluğunu yaşayamamasına karşın duyarlılığı ile örnek bir çocuk. Bir gün hastanede yatarken saçları dökülmüş lösemili çocukları görünce çok üzülen Kader, ‘en çok sevdiğim’ dediği, beline kadar uzanan saçlarını kestirerek bu çocuklara bağışladı. Farkındalık oluşturacak bir davranışa imza atan ve saçlarını LÖSEV’e gönderen Kader’e, kampanya bittiği için saçları iade edilse de hedefinden vazgeçmiyor ve yeni kampanya başlayana kadar saçlarını özenle saklıyor. Bununla da yetinmeyen Kader, geçen yıl girdiği bursluluk sınavını kazanarak, ilk bursunu da LÖSEV’e bağışladı.

“RESİM DERSİ GÖRMEK İSTERDİM”

Kader ve Boyraz Ailesi, yaşadıkları süreçleri ve bağışların öyküsünü İHA muhabirine anlattı. Salı, perşembe ve cumartesi günleri diyalize girdiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Kader, çok sıvı tükettiği dönemlerde tansiyonun düştüğünü, midesinin bulandığını ve bu nedenle zaman zaman çok zorlandığını belirtti. “Ama yine de diyalize dayanabiliyorum” diyen Kader, “Eğitimimi evde alıyorum, 6 öğretmen geliyor. Resim dersi görmek isterdim. Benim en sevdiğim ders resim ama o ders yok bende. Daha önce ikinci sınıfa kadar okula gittim, orada dışlamışlardı beni. Onun için okula gitmek istemiyorum ama ziyarete gidiyorum” ifadelerini kullandı. Böbrek bekleyen ve organ bağışının artmasını isteyen, “Bunun için kart varmış. İleride ben de bağış yapmak istiyorum” diyen Kader, saçlarını bağışlama karanını nasıl aldığını ise şöyle anlattı: “Saçlarımı kestirme kararı zor oldu ama hep aklımdaydı. Eve gazeteciler gelmişti, ilk o zaman karar verdim. Saçımı kestirmek zor oldu ama çocukları düşününce, onlara umut olunca çabuk oldu. Saçlarımı LÖSEV’e gönderdik ama kampanya bitmiş, bana geri gönderdiler. Benim saçım çok güzeldi, kalındı, annem çok güzel örüyordu ama bağışladım ben onları. Benim saç hayranlığım çok, saçlarımı çok severim. Şimdi o saçlarımı saklıyorum, kampanya başlarsa tekrar göndereceğim. Lösemili çocuklara bağış yaptım. O güzelim çocuklara saç yapacaklar. O çocuk bir daha aynaya baktığında saçının olduğunu görecek. Ayrıca, deneme sınavına girmiştim. Sınavı kazandım ve ilk aldığım bursu da LÖSEV’e bağışladım.”

“SINAVI KAZANIRSAM BURSUMU LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA BAĞIŞLAYACAĞIM’ DİYE SÖZ VERMİŞTİ VE YAPTI”

Koruyucu Anne Azize Kurtulan Boyraz da, “Kader böbrek nakli olduktan sonra gireceği bursluluk sınavını kazanırsa, ‘Kazanırsam ilk bursumu lösemili çocuklara bağışlayacağım’ diye bir söz vermişti. Kazandığı gibi de ilk işi bursunu lösemili çocuklara bağışlamak oldu. Kader’in saçları çok kıymetliydi, çok değer verir saçlarına; takip eden süreçte de lösemili çocuklara peruk yapılsın diye bu sefer de saçlarını bağışladı. Biz de Kader ile birlikte çok güzel, gurur verici şeyler yaşadık. Kızım bize bunları yaşattığı için de teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Kader hayatlarına girdikten sonra ondan çok şey öğrendiklerini vurgulayan 47 yaşındaki Azize Boyraz, organ bağışının önemine dikkat çekerek, “Kader dışarıya çıkamıyor, oynayamıyor. Kader çocuk olarak büyümüyor, yetişkinlerin arasında büyüyor. Bir gün çok sıkıldığını söyledi. Ben de düşüncesizce büyüklere uygun bir plan önerdim. ‘Hayır anne, bir çocuk nasıl mutlu olur bilmiyorum ki’ dedi. İşte o zaman ben hayatta Kader’in neler kaçırdığını fark ettim. Bu ülkede Kader gibi binlerce çocuk var organ ve donör bekleyen. İnsanlardan bu konuda daha duyarlı olmalarını istiyorum. Biz, organ bekleyen ve lösemili çocuklarla beraber hayatı çok ıskalayarak yaşıyoruz. O yüzden organ bağışının daha yaygın hale gelmesini istiyoruz. Ayrıca koruyucu aile modelinin de yaygınlaştırılmasını ve oradaki çocukların hayatlarına daha fazla dokunulmasını istiyoruz. Bir anne olarak en büyük isteğim bu” ifadelerini kullandı.

“KIZIMA VERDİĞİM BÖBREĞİ ÇIKARMAK ZORUNDA KALDILAR”

İki yıl önce kızına bir böbreğini veren 52 yaşındaki Mustafa Boyraz ise lupus hastası olan Kader’in zaman içinde böbreklerini kaybettiğini ve nakil olması gerektiğini belirterek, “Ben kızıma böbreğimi verdim. Koruyucu ailelik statüsünde de araştırmalarımıza göre dünyada ilk olmuşuz. Bizim pozisyonumuzda ilk defa böyle bir bağış olmuş. 10 ay kadar her şey yolunda gitti ama sonra vücut reaksiyon göstermeye başladı takılan böbreğe. Doktorlar çok uzun mücadeleler verdiler ama 4 ay sonra böbreği çıkartmak zorunda kaldılar, çünkü artık Kader’e zarar vermeye başlamıştı. Şimdi diyalize girerek yaşamını sürdürüyor. Enfeksiyon riski nedeniyle okula da gönderemiyoruz, evde eğitim alıyor. Okula gidemediği için kendi yaşıtlarıyla bir arada olamıyor, arkadaş ortamından uzak. Bizimle büyüyor Kader” şeklinde konuştu. Kardeşini çok sevdiğini ve onunla zaman geçirmekten çok keyif aldığını dile getiren Kader’in ağabeyi Mersin Üniversitesi arkeoloji son sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Yaşar Deniz de, “Kader ile çok güzel diyaloğumuz var. Mümkün olduğunca Kader’i dışarıya çıkarmaya, insanlarla kaynaştırmaya çalışıyorum. Daha verimli vakit geçirebilsin, eğlenebilsin derdindeyim. Bana çok şey kattı Kader. Kardeşliğin ne demek olduğunu ciddi anlamda Kader’den öğrendim. İyi ki Kader gibi bir kardeşe sahip olmuşum” dedi. (İHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.