Öne Çıkanlar mersin haber mersin siyaset ÇKA 2014 Yılı Mali Destek Programı Açıklandı SODES Kapsamında Tarsusta 11 Projeye 671 Bin 700 TL Destek Aile Hekimleri Eyleme Hazırlanıyor

‘MEDYANIN GELECEĞİ’ PANELİ DÜZENLENDİ

MTSO ve MGC iş birliğinde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen ‘Medyanın Geleceği’ konulu panelde, medyanın ve gazetecilerin sorunları masaya yatırıldı.

‘MEDYANIN GELECEĞİ’ PANELİ DÜZENLENDİ

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) iş birliğinde, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla 'Medyanın Geleceği' konulu panel düzenlendi. MTSO Meclis Salonunda gerçekleştirilen panele, televizyon yapımcısı Veyis Ateş, Mersin Üniversitesi (MEÜ) İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Senem Erkılıç ve MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe, konuşmacı olarak katıldı. Panele, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan ve MTSO Başkanı Ayhan Kızıltan da yer aldı.

“Gazetecilerin özgürce haber yapma, bizim de özgürce haber alma hakkımız var””

MTSO Başkanı Kızıltan, panelin açılışında yaptığı konuşmada, gazetecilerin 24 saat, 365 gün, gece-gündüz fırtına, savaş dinlemeden ve durmadan çalıştıklarını söyledi. Kızıltan, “Bizler gece rahat yatağımızda uyuruz, sabah olsun gazeteleri alıp okuyalım deriz, gazetecilerimiz ise haber yapıp bize ulaştırır. Çalışan ciddi bir kesim. Özgürlük sihirli bir kelimedir. Ne kadar çok özgür olursak, özgürlüğümüz ne kadar çok artarsa demokrasimiz de hayatımız da kolaylaşır, iyileşir. Gazetecilerin özgürce haber yapma, bizim de özgürce haber alma hakkımız var” dedi

“Yerel medya, yaygın medyaya dönüşüyor”

Moderatörlüğünü MGC Yönetim Kurulu Üyesi Fahriye Kutlay Şenyurt’un yaptığı panelde ilk sözü alan MGC Başkanı Kaya Tepe ise yerel basın olarak konvensiyonel medya denilen gazete, televizyon ve radyonun ciddi anlamda farklı bir yere doğru geçmeye başladığını söyledi. Tepe, “Yeni medya sinyallerini fazlasıyla vermişti; o kadar hızlı geliyor ki, bunu yakalayabilmek ciddi anlamda zor. Yerel medyanın yaygın medyaya dönüştüğünü görüyoruz. Biz de arada kalıyoruz. Yerel medya olarak içerik üretse farklı, yayın olarak üretse farklı bir nokta. Arafta kalındı. Bir şekilde geçiş süreci sonrasında düzenleme, iyileştirme olacaktır” diye konuştu.

Teknolojik gelişmelerin, meslektaşlarının bu işi daha zor ve sıkıntılı yapmalarına neden olduğunu dile getiren Tepe, “Sebebi ise herkes cep telefonundan fotoğraf çekip altına iki satır yazınca gazeteci oluyor. Bu olmaz; ya gazetecisinizdir ya değil. Gazetecilik iyi tanımlamalı. Haberin içeriği önem taşıyor. Mecra değişti ama bunun haber etik değeri var mı, gazetecilik etik değerlerini karşılıyor mu denetlenmemesi, kanuna uygun yapılıyor mu bakılmaması, gerçek gazetecilerin bu işi yapmasını zorlaştırıyor. Cemiyet olarak da çalışmasını yapıyoruz ama yerel anlamda düzelecek bir durum değil. Hükümet bazında çözmek gerek” ifadelerini kullandı.

“Her gün onlarca gazete ve televizyon kapanıyor”

Türkiye’de her gün onlarca gazete ve televizyonun kapandığına dikkat çeken Tepe, bunun da onlarca gazeteci, radyocu ve televizyoncun işsiz kalması anlamına geldiğine dikkat çekti. Tepe, “Yerel gazeteciye, yerel yöneticiler, kamu görevlileri destek olmalı. Yerel basın demokrasinin vazgeçilmez ögesidir. Gazetecinin fazla mesai mefhumu yok. İnsanlar yeni medyaya sürekli bakıyor. Gazetecinin işi daha da ağırlaşıp zorlaştı. Bir şekilde her olayın içinde olması gerekiyor. Korkunç bir efor var, kamu yararına iş yapılıyor ama faydaya bakıyorsunuz fayda yok. Yıpranmışlık, yorgunluk. 212 sayılı yasa belki özlük anlamıyla ilgili gelişme sağladı ama sahada çalışan gazetecilerin halen ciddi sorunları var. Patron olarak ise işinize yatırım yapamıyorsunuz, personel istihdam edemiyorsunuz. Öte yandan, gazetecilikten mezun öğrencilerin sadece yüzde 5’i iş bulabiliyor. Onlar da yerelde gelecek görmedikleri için yaygın basına gidiyor” şeklinde konuştu.

“Bir geçiş dönemi yaşanıyor”

MEÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Senem Duruel Erkılıç ise dijitalleşmenin başlamasıyla geleneksel medyanın çoktan evrilmeye başladığı bir geçiş dönemi yaşandığını söyledi. Buna ayak uydurmaya çalıştıklarını belirten Erkılıç, “İçerik üretimi ve tüketimi değişti. Üretim açısından eş zamanlı olarak tüm arkadaşlar aynı zamanda haber yazmak, aynı zamanda fotoğraf çekmek, çekim yapmak, montajlamak ve aynı anda dağıtımını yapmak zorunda. Bir kişi birden çok iş yapınca maliyetlerin düşürülmesi şeklinde yansıyor. Bu da insanların işten çıkarılma sürecini beraberinde getiriyor. Bunlar işin olumsuz yönü ama olumlu yönü verinin hızla paylaşılabiliyor olması, özgürlüğü, demokratikleşmeyi destekleyecek şekilde mecralar oluşuyor” dedi.

“Geleneksel medyada oyun bitiyor”

Televizyon yapımcısı Veyis Ateş de “Geleneksel medyada oyun bitiyor” diyerek, şunları söyledi:

“Benim kuşağımdakiler sabah kalkınca hemen gazeteleri alır, köşe yazarları ne demişler, dünyaya ilişkin ne öngörüyorlar, perspektifleri nedir, bakıp anlamaya çalışırdık. Aramızda kaç kişi sabah kalkınca köşe yazısı okuyor, kaş kişi twittere bakıyor? Ben uyurken ne oldu diye bakmak için twitter açıyoruz. 140 karakter ve bu sürede bana perspektif sunuyor. Gazeteyi ilk biz kapattık.”

“Gazeteler bitecek. Bağıra bağıra geliyor bu”

“Sanayi devrimini ıskaladık, dijitalleşme devrimi ıskalanmamalı” değerlendirmesinde bulunan Ateş, “İlkesel yaklaşımdan bahsediyorum. Birçok insan işsiz kalıyor ama otomotiv fabrikalarında da birçok insan işsiz kalıyor. Bu dijitalleşme bizi beraberinde işsizliğe itiyor, itecek de. Meslekler değişiyor, medya da buraya doğru gidiyor. Bunun önüne geçebilir miyiz? Geçemiyoruz, geçemeyeceğiz. Ne yapılacağını soruyorsanız, bilmiyorum. Değişim dalgasına atlamak istesek de istemesek de o dalga bizi aldı çekiyor. Okumaya öğrenmeye devam edeceğiz ama öğrenmenin araçları değişiyor. Çocukların evden dünyaya ulaştığı bir yerde gazeteler bitecek. Bağıra bağıra geliyor bu. Geleceğe hazırlık konusunda ben de sizler kadar gerginim ve bilmiyorum. Mevcutta olmayacağımızı biliyorum” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.