banner141
Öne Çıkanlar Sokak Köpeği Av Tüfeğiyle Öldürülmüş Halde Bulundu aydın kaynak sinan bahçacı Sultanahmet Meydanı başbakan

’Mersin bir dünya kenti olacak’

Köşe yazarımız Ali Özipek’in sorularını yanıtlayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yapılan hizmetler, sosyal belediyecilik ve Metro ile ilgili çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

’Mersin bir dünya kenti olacak’

Haber: Hüsamettin TANRIKULU

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i Büyükşehir Belediyesindeki çalışma ofisinde ziyaret eden köşe yazarımız Ali Özipek, Mersinlinin merak ettiklerini sordu. Seçer’in soruları yanıtlarken gözlerinden Mersin’e hizmet etmenin gururunun okunduğunu kaydeden Özipek, “Mersinin geleceği ile ilgili sözlerinde umut ve heyecan vardı. Hemen sorulara geçtik” dedi.

Yapılan röportaj ise şu şekilde;

-  Seçimlerden bu yana 2 yıl üç ay geçti. Bu 27 aylık sürede hangi hizmetleri hayata geçirdiniz?

- 2019 yılında belediyeyi devraldığımız tablo çok iyi bir tablo değildi. 31 Mart seçimleri sonucunda kazanılan Ankara, İstanbul, Adana, Mersin ve Antalya’ya baktığınız zaman, her birimizin kendine göre spesifik bazı sorunları var. Ekonomik sorunlar var, insan kaynağı sorunu var. Binlerce insan istihdam edilmiş. Görece olarak kaliteli bir istihdamdan söz etmeniz mümkün değil. İşleri yapmakta zorlanıyorsunuz. Bütün bunları göz önüne aldığınız zaman üstüne üstlük Meclis’te de kentin yönetimine dair alacağınız kararları, kentin menfaati adına olması gereken kararları almakta zorlanıyorsunuz.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde maalesef çoğunluk bizde değil ve bu nedenle başta borçlanma yetkisi olmak üzere bazı engellemelerle karşılaşabiliyoruz. Ancak geride bıraktığımız 2 yıl içerisinde; bir yandan geçmiş dönemden kalan borçların önemli bir kısmını ödedik, diğer yandan da kısıtlı kaynakları kullanarak ve israfı ortadan kaldırarak çok değerli hizmetler yaptık. Hiçbir zaman da karşılaştığımız olumsuzlukların arkasına sığınmadık.

Mersin bir yandan çok zengin bir kent, diğer yandan da gelir dağılımında adaletsizliğin had safhada yaşandığı kentlerin başında geliyor. Mersin’de yerel yöneticilerin ilk olarak yoğunlaşacağı projeler sosyal projeler olmalı. Biz de yönetime gelir gelmez bunlarla başladık. Örneğin çok kısa bir süre içerisinde Halk Kart uygulamamızı başlattık. Mersin’de 12 binden fazla yurttaşımıza ‘Halk Kart’ ile nakdi yardım yapıyoruz ve bu yardımlar direkt mahalle bakkalından alışverişe dönüşüyor. Bir taraftan sosyal yardım olarak ihtiyaç sahiplerini destekliyorsunuz, diğer taraftan da ekonomiye katkı yapıyorsunuz. Ayda 1.6 milyon liralık bir yardım yapıyoruz. Bu mahalle bakkalından alışverişe dönüştüğü zaman orada mahalle bakkalına da bir katkı sunmuş oluyoruz.

Büyükşehir Belediyesi olarak yaptığımız sıcak yemek yardımı da çok önemli. Zaten düzenli olarak yemek gönderilen yurttaşlarımız vardı, fakat pandemi dönemiyle birlikte talepler daha da arttı. Çok sayıda yurttaşımız; özellikle 65 yaş ve üzeri; pandemi önlemleri kapsamında evlerinden çıkamaz oldu. Dolayısıyla bir talep patlaması oldu. Biz de bu rakamı artırdık. Mersin genelinde 24 noktada 3 liraya 3 çeşit yemek hizmeti veren ‘Mahalle Mutfakları’nı hayata geçirdik. Çok sayıda kadınımız var, konfeksiyon atölyesinde, tarım alanında, serada ya da farklı bir işletmede çalışıyor. Biz bu Mahalle Mutfakları’nı yoksul semtlere görece olarak kurduk ve bu kadın evine giderken; diyelim ki 5 kişilik bir aile. Eşi, kendisi, 3 çocuğu; 15 TL ödeyerek 3 çeşit yemeği alabiliyor. Bu önemlidir. Maliyeti bunun üzerinde ama meselemiz o değil. O insan, o yemeği, uygun bir fiyata ücret verip almanın huzurunu yaşıyor.

‘Süt Senin Gurur Mersin’in projesiyle binlerce öğrenciye ulaştık. Geçtiğimiz yıl dağıtılan süt miktarı 1 milyon 200 bin paketti. Bu yıl 1,5 milyon pakete kadar ulaştırdık. Yine pandemi sürecinde ‘Evde Bakım’ hizmetini de yoğunlaştırdık. Özellikle pandemi dolayısıyla yurttaşların çocukları, yakınları gidip ailelerine bakamaz duruma geldiler. Aileleri günlük bakımlarını yapamayacak kadar ya yaşlıdır ya bakıma muhtaçtır ya da rahatsızdır. Biz gidip bu insanların evde bakım hizmetlerini yapıyoruz. Ya da engelli bir birey vardır, onların bakımında zorlanıyorlar, biz onlara hizmet götürüyoruz. Sadece bir kalemden örnek vereyim. İlk geldiğimizde 2019 yılında yaptığımız gıda yardımı yaklaşık olarak 60 bin koliydi ama biz 2020 yılı içerisinde 170 bin koli gıda yardımında bulunduk. Şu an itibariyle de ilk 2021 yılının ilk 6 ayında 100 bini aştık ve devam ediyor.

Gıda kolisinden Halk Kart’a, öğrenci yardımlarından El Bebek Gül Bebek paketine kadar pandemi döneminde vatandaşlarımıza yaptığımız birçok destek var. Bizim hane halkına yaptığımız yardımlar 2019 yılı içerisinde 10 milyon 309 bin liraydı. Geçen yılı 22 milyon 632 bin lira ile tamamladık. Yani pandemi kaynaklı yüzde 120 gibi bir artış söz konusu. 2021 yılı içerisinde de 49 milyon bütçe ile geçen yıl bütün sosyal hizmetlerin harcamalarını tamamladık.

“KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİNİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMA YÖNÜNDE ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”

Yerel yönetim olarak, tarımsal ve hayvansal üretimi destekleyerek, küçük aile işletmelerinin rekabet gücünü artırma yönünde çalışmalar yapıyoruz. Bu konuda yürüttüğümüz projeler ile mevcut tarım alanlarına ek yeni üretim alanları kazandırarak, hem Mersin tarımında kalitenin ve verimin artmasını sağlıyor hem de kırsalda yaşayan ailelerin ekonomilerine katkı sunuyoruz. Mersin'i bir kültür ve sanat şehri yapmak, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayarak, kentimizin tanınırlığını sağlamak istiyoruz. Son 2 yıl içinde Büyükşehir Belediyemiz, kent genelinde gerçekleştirdiği kültürel ve sanatsal dokunuşlarla, adından övgüyle bahsedilen belediyelerden biri oldu.

Ekonomik olarak sıkıntılar yaşamamıza rağmen hizmetleri aksatmadan sürdürüyoruz. Bu hizmetleri yaparken, bir taraftan da devraldığımız borcu oldukça azalttık. Cumhuriyet Halk Partili belediyeciler, belediye başkanları bu süreçte, yani pandemi sürecinde sosyal belediyeciliğin ne olduğunu ortaya koydular. ‘CHP fakirin fukaranın derdini bilmez, bunlar elittir, bunlar tuzu kurudur, bunlar yoksul mahallelere gitmez’ bunun gibi bir sürü kara propaganda ile toplumla Cumhuriyet Halk Partili siyasiler arasına bir mesafe koydurmuşlardı. Bunlar tabii ki tuz buz oldu. Bütün Büyükşehir Belediye Başkanlarımız bu süreçte önemli çalışmalar yaptı diye düşünüyorum.

“ACİL ÇÖZÜM BEKLEYEN ALT VE ÜSTYAPI HİZMETLERİMİZE DE ARA VERMEDEN DEVAM EDİYORUZ”

Mersin’in her köşesinde yol, içme suyu, asfalt, ulaşım gibi temel belediyecilik hizmetlerini de belli bir program dahilinde yerine getiriyoruz. Sosyal hizmetlere ağırlık verdik ama kentimizin acil çözüm bekleyen altyapı ve üstyapı hizmetlerimize de ara vermeden devam ediyoruz. Sahilde gerçekleştirdiğimiz yenileme çalışmaları ile Limon, Yöreden, Bizden Kafe ve Kır Kahvesi isimlerini verdiğimiz kafelerimizi kentimize kazandırdık. Konumu, deniz manzarası ve modern yapısı ile evlenecek çiftlerin sabırsızlıkla beklediği Nikâh Salonu, Büyükşehir ekiplerinin titiz çalışmaları sonucu tamamlanarak hizmete açıldı. Yenişehir’de hayata geçirdiğimiz ve 87 gün gibi kısa bir sürede tamamladığımız Sevgi Katlı Kavşağı ile kent trafiğini önemli ölçüde rahatlattık. Bu yıl içinde de Göçmen ve Hal Kavşağı’nın inşasına başlayacağız.

“İSRAFI ÖNLEDİĞİNİZ ZAMAN PARANIN KASADA BİRİKTİĞİNİ GÖRÜYORSUNUZ”

Tarıma ve üreticilere her zaman destek olacağımızı söyledik ve bu sözümüzü de yerine getiriyoruz. Tarım üretim bölgelerinin fiziki şartlarını iyileştirmek için grup yollarında asfalt serimi, onarım ve bakım çalışmalarımız hızla devam ediyor. Kentimizde vatandaşların da tarımsal üretiminde yolu daima açık olsun diye ekiplerimiz ‘Yolumuz Açık Olsun’ sloganı ile durmaksızın çalışıyor. Aynı çalışmalar kent merkezinde de yapılıyor. Büyükşehir olarak merkez ve ilçelerde yer alan kadın kooperatiflerinin de ürünlerinin satışının yapılacağı Yenişehir Pazar Yeri, Tevfik Sırrı Gür Lisesi yanı Katlı Otopark ve çevre dostu toplu taşıma araçlarımızın da yer alacağı Toplu Taşıma Yerleşkesi inşaatımız da devam ediyor.

İsrafı önlediğiniz zaman paranın kasada biriktiğini görüyorsunuz. Ama işi takip etmediğiniz, har vurup harman savurduğunuz, proje analizini doğru yapmadığınız, işin arkasını aramadığınız ve işinizi ciddiye almadığınız zaman işler kötüye gider. Örneğin akaryakıtın alım yönteminde yaptığımız değişiklikle, sadece bu kalemde aynı miktar akaryakıt alımında yıllık 20 milyon liraya yakın bir para kasamızda kaldı. Yine aynı şekilde 2017 yılında yapılan bir katlı kavşakla, yakın özelliklere sahip bizim yaptığımız Sevgi Katlı Kavşağı’nın ihale maliyetlerine baktığınızda; 2017 yılında dolar kuru 3 lira 54 kuruş. Bizim ihaleyi yaptığımız gün dolar kuru 7 lira 67 kuruş, bugün 8 lira 50 kuruş. TL cinsinden söylüyorum; o dönemde aynı emsalde yapılan katlı kavşağın belediyeye maliyeti 64 milyon 534 bin lira. Bizim dönemimizde yapılan katlı kavşağın belediyeye maliyeti 44 milyon 494 bin lira. Arada 20 milyon lira fark var. Üstelik bizim dönemde yapılan ihalede döviz kuru daha yüksek olmasına rağmen, bütçemizi akılcı ve rasyonel kullanmamız neticesinde TL maliyeti daha az oldu. Temel prensibimiz kaliteli işi makul fiyata yapmak.

Velhasıl Sayıştay raporu da bizi doğruluyor ve diyor ki; ‘Bu yönetim 2020 yılında bu belediyeyi çok iyi yönetmiş. Bütçeyi çok iyi yapmış. Çok gerçekçi yapmış. İsrafı ortadan kaldırmış. Tasarrufa gitmiş. Faize, borca düşmemiş. Kontrolü eline almış, gelirlerini mümkün olduğu seviyede yükseltmiş. Giderlerini azaltmış ve bütçe fazlası vermiş.’

-   METRO projesinden vaz mı geçildi? Konuyla ilgili son durum nedir?

Metro projemizden vazgeçmiş değiliz. İhalemizi yaptık ve ihale süreci devam ediyor. Bu konu, Macit Bey döneminden gündemde olan bir konu. Geçtiğimiz dönemde de ete kemiğe bürünmeye başlıyor. Biz geldiğimizde bunun proje çalışması yapılmış. Her zaman da söyledim. Onun proje maliyet bedelini bile benim yönetimim ödedi. Hafızam beni yanıltmıyorsa toplamda 8.5 milyon TL’ye mal olmuş. Müşavirlik, proje. Bunu da ödeyen Vahap Seçer başkanlığındaki Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim dönemidir. Biz aldık bunu, biz de kendimizce değerlendirdik. Ortaya şu tablo çıktı; belli bir daraltma olsun, yeraltından gittiği için. Serbest bölgeye kadar yeraltı yapmışlardı. ‘Ne gereği var’ dedik, hemen kaldırdık. Alırsın buradan üste limanın önünden geçer. O zaman da bu liman işgali de biter, cadde genişler. Oradan geçirirsin onu. Hemzemin gider. Yani tırlar için orayı kullandırmayız, raylı sistem için kullandırırız daha sonra. Serbest bölgeye kadar ulaştırırsınız. Biz bunları çalıştık.

Mezitli eski belediye binasından sonraki yol güzergahında yolcu sayısı bakımından yeniden bir değerlendirme yaptırdık. 18.7 kilometre düştü 13.4 kilometreye. Ya yapmayacaksınız ya yeraltından gideceksiniz. Orada metrobüs, hemzemin raylı sistemdir, hafif raylı sistemdir, tramvaydır, olmaz. GMK’yı şöyle gözünüzde simüle edin. Koca koca binalar, cadde büyük görünüyor ama daralmış. Orayı rezil edersiniz. 15-20 kilometre deniz ile kentin yeni gelişme alanı Yenişehir’in kuzeyi, denizle irtibatını kesersiniz. Bunu kimse yapmaz, hiçbir mühendislik kafası, estetik düşüncesi olan, şehir estetiğini bilen bir adam böyle bir proje yapmaz. Ya yapmaz ya da yer altına girer. Biz de yer altına girdik. Metronun yapılması ve işletmeye alınması 2026 yılını buluyor. O zamanki sayımda Suriyeli misafirler yok. Bu misafirlerin çoğu burada kalacak. Birbirimizi kandırmayalım. Bu insanlar Mersin nüfusuna dahil olacak. Bu gerçeği görmek lazım. Şu anda Mersin’in nüfusu 1 milyon 850 bin değil, 2 milyon 300 bin. Merkez nüfus 1 milyon 80 bin değil, 1 milyon 380 bin. Kısacası Cumhuriyet tarihinin en önemli projesini yapıyoruz. Şu anda 3. etap projeleri de devam ediyor. Çok kısa sürede bu çalışmalar neticelenecek. 10 sene sonra çocuklarımız bize teşekkür edecek.

 -   METRO şimdilik olmayacaksa Toplu Taşıma düzeni için ne düşünüyorsunuz?

Belirttiğim gibi Metro projemiz devam ediyor. Fakat bunun yanı sıra Mersin’de ulaşımı ve kent trafiğini rahatlatma adına başka çalışmalarımız da oluyor. Bunlardan en önemlisi toplu taşıma konusu.

Büyükşehir Belediyesi olarak toplu taşıma filomuzu daha da güçlendiriyoruz. Vatandaşların hızlı, ekonomik ve konforlu bir şekilde seyahat edebilmesini sağlamak amacıyla 87 adet CNG’li aracın 30 adetlik ilk partisini 26 Nisan’da, 33 adetlik ikinci partiyi 25 Mayıs’ta, 10 körüklünün oluşturduğu üçüncü partiyi Haziran ayında teslim aldık ve şu anda hizmetteler. Geriye kalan araçlar da Eylül ayına kadar filomuza katılacak. Renk tercihini, düzenlediğimiz bir anketle Mersinli vatandaşlarımız belirledi. ‘Sarı Limonlar’ adını verdiğimiz bu çevre dostu toplu taşıma araçlarını belediye bünyesine almak, toplu taşıma alanında önemli bir hamle. Amacımız, insanlarımızın herhangi bir sıkıntıya girmeden ulaşımını sağlamak. Bunun için de son sistem, modern toplu taşıma araçlarına ihtiyaç var. Bunun dışında 100-110 arası yeni otobüs alımı da yapacağız. Bunu da Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın bize sağladığı bir imkanla gerçekleştireceğiz. 22 milyon Avro’luk bir kredi mutabakatı sağlandı. 10 yıl ödemeli bu kredi için 3 milyon Avro faiz ödeyeceğiz. Ancak 7 milyon Avro’luk kısmı hibe olacağı için toplam geri ödememiz 18 milyon Avro olacak. Yani 22 milyon Avro alacağız, fakat 18 milyon Avro geri ödeyeceğiz. Bunun da iki yılı ödemesiz olacak. Bu kredinin kullanıma açılması Cumhurbaşkanlığı ve Hazine’de bir imzaya kaldı. Bu parayla 100-110 civarında yeni otobüs almayı planlıyoruz.

Toplu taşımayı ticari bir faaliyet olarak değil, sosyal belediyecilik hizmeti olarak görüyoruz. Araçlarımızın birçoğu demode ve yaşlı. Bundan dolayı çok fazla yakıt tüketiyor. Şu anda 56 araçlık alıma çıktık. Bunu da uygun koşullarla filomuza kazandıracağız. Filoyu yenilemek için 58 adet de 8.5 metrelik araç alacağız. Yeni alınacak bu araçlarla birlikte kent geneline hizmet verecek toplam 350 araçtan oluşan filoya sahip olacağız.

-   İşsizlikle mücadele konusunda neler düşünüyorsunuz?

İşsizlik maalesef ülkemizin en büyük problemlerinin başında geliyor. Özellikle de genç işsizlik oranı yüzde 25 seviyesinde. Bu problemi çözmek ya da işsizlik oranını minimum seviyeye indirmek başta merkezi hükümete düşüyor. Merkezi hükümetler istihdama yönelik politikalar üretmek ve istihdamı arttırıcı projeler geliştirmek zorundadır.

Bizim özellikle bölgesel sorunlarımızın başında işsizlik geliyor. Aynı bölgede yer alan Adana, Hatay ve Mersin’de işsizlik oranı maalesef Türkiye ortalamasının biraz üzerinde. Adana ile bizim gelirimiz birbirine biraz yakın. Gayri safi yurt içi hasılada 80 milyar TL payımız var. Kişi başı gayri safi yurt içi hasılanın kişi başına düşen miktarına bakıyorsunuz, yine Türkiye ortalamasının gerisinde kalıyoruz.

“MERSİN ÜRÜNLERİNİN İÇ VE DIŞ PAZARDA YER BULMASINA ARACILIK EDİYORUZ”

Tarım ve hayvancılık sektörünü, Büyükşehir’in projeleriyle destekleyip, gelişmesine olanak sağlıyoruz. Kırsal alanda, tarımsal ve hayvansal üretimi destekleyerek küçük aile işletmelerinin rekabet gücünü arttırıyor, Mersin ürünlerinin iç ve dış pazarda yer bulmasına aracılık ediyoruz. Üretici kadınlarımıza, ürettikleri ürünleri ekonomik değere dönüştürmeleri konusunda destek veriyoruz. 

İşsizlik oranları, iyiye veya kötüye giden ekonomik tabloyla aynı orantıda ilerliyor. Kentimizde işsizlik oranları görece olarak fazla. İşsizlik oranının yüksek olduğu toplumlarda yönetici olmak da çok kolay bir şey değil. Fakat bu anlamda önemli adımlar attık. Belediyeler hizmet üreten kurumlar olduğu için, kalifiye iş gücüne ihtiyaç duyuyoruz. Yönetime gelir gelmez Kariyer Merkezi’ni kurduk. Kariyer Merkezi kurulalı 1,5 yılı geçti ve bugüne kadar 19 bin müracaat olmuş. Bu sadece belediyemize ihtiyaç olan alanlarda personel almak için değil. İşgücü Piyasası Koordinasyonu Kurulu’nu oluşturduk. Mersin’de istihdama katkı sunabilecek çalışmalar yapıyoruz.

-        Mersin bütün şehirdeki alt yapı çalışmaları ne durumda?

-        Kent genelinde izlediğimiz su politikası ve altyapı çalışmalarında bütçemizi en akılcı ve rasyonel şekilde kullanırken, kendi öz kaynaklarımızla da önemli yatırımların altına imza atıyoruz. Temiz içme suyuna erişimi, temiz bir çevre, kanalizasyon ve arıtma konusunda çok önemli projeler üretiyor, her türlü imkanı yatırıma dönüştürüyoruz. MESKİ ekiplerinin kent genelindeki 46 ayrı noktada gerçekleştirdiği içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hattı çalışmalarıyla Mersin modern bir altyapıya kavuşuyor. 1 Nisan 2019 - 31 Mayıs 2021 tarihleri arasında kent genelinde toplam 868 bin 626 metre içme suyu hattı çalışması, 213 bin 297 metre kanalizasyon hattı çalışması ile 68 bin 54 metre yağmur suyu hattı çalışması gerçekleştirdik. Geride kalan 26 ayda toplamda 1 milyon 150 bin metre altyapı çalışmasını Anamur’dan Tarsus’a kadar her noktada ayrım yapmadan tamamladık. İl genelinde bazı bölgelerde yıllardır su konusunda yaşanan sorunlara son vermek için içme suyu hattı yenileme çalışmalarını başlattık. Tüm hızıyla devam eden bu çalışmayla, bugüne kadar içme suyuna kavuşamayan yerleri de yeni hat döşeyerek suya kavuşturuyoruz. Aynı zamanda, çürümüş ve çatlamış borulardan kaynaklanan su kaybının da önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Aşırı yağışlar sonucu su baskınlarının sık yaşandığı bölgelerde yağmur suyu hattı çalışması gerçekleştirirken, ayrıca yağmur suyu deniz deşarj kesitlerini de büyüterek bu sorunları ortadan kaldırıyoruz. Kent genelinde, ihtiyaç duyulan alanlarda kanalizasyon hattı çalışması da gerçekleştiriyoruz ve tüm bu çalışmaları belirlenen plan ve program çerçevesinde devam ettiriyoruz. Yine kısa bir süre önce açılışını yaptığımız Veri Tabanlı Gözetleme Sistemi Merkezi (SCADA) ile artık kırsaldan kent merkezindeki mahallelere kadar pek çok noktada atıksu, içmesuyu ve basınç değerlerinin kontrollerini anlık olarak izleyebiliyoruz.

Altyapı ile ilgili projelerin finansmanı konusunda kendi öz kaynaklarımızın yanı sıra yerli ve yabancı finans kaynakları ile hibe programlarına da müracaat ediyoruz. Sürdürülebilir projelere imza atmaya devam edeceğiz. Alt yapıya büyük yatırım yapıyoruz. Bunu yaparken de bütçemizi en akılcı ve rasyonel şekilde kullanıyoruz.

-   Atatürk Parkının Lojistik alan yapılması hala gündemde mi?

- Toplamda 190 bin 385 metrekarelik Atatürk Parkı yönünde dolgu yapılması, imar planında değişiklikler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onanmıştı ama biz burada Meclis olarak olumsuz görüş vermiştik. Buna rağmen temel atıldı, inşaat başladı. Şu anda yasal olarak inşaatın durması lazım. Ne durumdadır merak ediyorum. Biz Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bunun uygun olmayacağını; zaten Meclis kararıyla da bu sabit; tüm kamuoyuyla paylaştık. Bu konuda gerekli mercilere, gerekli görüşleri aktardık ancak bir netice alamadık. Hatta Meclis’ten şu sesler yükselmişti; ‘her şey olmuş bitmiş neyin çabası içerisindeyiz?’. ‘Berlin’de hakimler var.’ Bu çok ünlü bir sözdür. Türkiye’de de hakimler var. Biz Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bunu yargıya taşıdık. Ben idareyim. Şehircilik Bakanlığı da idare. İdarenin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolu açıktır. Ben bir anayasal hak kullanıyorum ve 22 Haziran 2020 tarihinde ÇED raporuna dava açtık. Davaya limanın sahibi Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları ile limanın şu anda işletmecisi de dahil oldu. Dava sürecinde hazırlanan bilirkişi raporunu Meclis üyeleri ile de paylaştım. Raporda dava konusu planların üst ölçekli planlarla uyumsuz olduğu, liman mendireğinin güneyinde liman genişlemesi için daha uygun alanlar olduğu tespitleri yer aldı. Mersin 2. İdare Mahkemesi 29 Nisan 2021 tarihinde kamuoyu açısından önemli bir kararın altına imza attı. Mahkeme heyeti bilirkişi raporuyla hüküm kurdu ve 1/1000’lik ve 1/5000’lik imar planı değişikliği kararları hakkında yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bu önemlidir. Bizim ortaya koyduğumuz argümanların, yani neden bunun yanlış olduğunu izah ederken ortaya koyduğumuz iddiaların tamamı ama tamamı mahkemenin gerekçesinde var. Demiş ki kararda; ‘Bilirkişi raporunda yer alan limanın genişlemesinin D-400 karayolunda yaratacağı trafik dikkate alınmamıştır.’ Bunu biz de söyledik. Şu anda da aynı uygulama devam ediyor. Tekrar söylüyorum, bu yapılan doğru değildir. O caddenin limanın bir kullanım alanı gibi tırların, kamyonların park alanı olarak kullanılması yanlıştır. Buna kim izin veriyorsa, hangi kurum izin veriyorsa Mersin halkı adına uyarıyorum, yanlış yapıyorsunuz. Sizin için Mersin halkının menfaatleri önemli olmalı. Limanmış, bize vergi veriyormuş. Benim için liman önemli, içindeki değil. Biz Türk halkı olarak özelleştirme yaparken bu limanın içini kiraya verdik; Mersin’in holünü, Mersin’in girişini, koridorunu kiraya vermedik.

“BURAYA YAKIŞAN ANA KONTEYNER LİMANIDIR”

Mahkemenin çevre düzeni planında ve belediyenin yaptırdığı mevcut 1/5000’lik planda liman genişleme alanı olarak serbest bölgenin güneyi gösterilmektedir. Yani yine başa döndük. Çünkü planı yapılmış daha önce. Orada trafiği aksatmayacak, mevcut yapılan genişleme çalışmalarında elde edilecek kapasitenin yaklaşık olarak 5 katı, 6 katı daha büyük bir liman yapabiliriz, ana konteyner limanı. Ona işaret ediyor. ‘Orada zaten uygun bir yer var’ diyor. Ayrıca Atatürk Parkı ve devamındaki Kültür Parkı’nın Mersin’in karakteristik özelliğini yansıttığı, Atatürk Parkı’nın tarihi kent merkezi ile bütünleştiğine dikkat çekiliyor. Mahkeme kararında bilirkişi raporu, salgın döneminde Atatürk Parkı gibi kent parklarının öneminin arttığına dikkat çekmiş. Kararda, liman genişleme projesinin doğrudan Atatürk Parkı’yla temas etmese de liman faaliyetlerinin Atatürk Parkı önlerine doğru genişleyeceği, manevra ve yanaşma alanları ile depolama alanları oluşturacağı, bunun da Atatürk Parkı ile yeni yapılan Millet Bahçesi’nin ve tarihi kent merkezinin denizle ilişkisini keseceği vurgulanmış. Mahkeme kararında bunlar yer alıyor. Ben Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olarak Mersin’e sahip çıkmak zorundayım. Bunu yaparken yasal çerçevede yaparım, halkla yaparım, Meclisimle yaparım. Benim gücümü nereden aldığım belli. Ben kimseden talimat almam. Ben atamayla gelmedim. Beni millet seçti. Ben milletten talimat alırım. Buna halk da karşı çıkıyor, Meclis çoğunluğu da. Oy birliğiyle geçmesini isterdim oy çokluğuyla geçti. Buraya yakışan ikinci bir liman ya da daha doğru bir tabirle ana konteyner limanıdır.

- halk ekmek üretimini ve dağıtımını tüm ilçelerimize yayacak mısınız?

- Bizim MER-EK Halk Ekmek Fabrikamız var. Günde 50 bin ekmek üretiyor. Ramazan süresi boyunca da biz 400 gramlık pideyi 1,5 TL'den satışa sunduk. Zaten normalde bizde 250 gramlık somun ekmek 75 kuruştur. Satış noktalarımıza bu ekmek ulaşır ulaşmaz tükeniyor. Çok yoğun talep var. Şu anda 4 merkez ilçemizde 40 kulübede ekmeklerimizi vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Akdeniz ve Toroslar ilçemizde talep daha fazla olduğu için, bu ilçelerimizde kulübe sayısını arttıracağız.

Bugüne kadar kendi yaşamını rahatlıkla sürdürebilen vatandaşlarımız bile ihtiyaç sahibi oldu. Yani ‘yiğit muhtaç oldu kuru soğana’ deyimi belki de tam bugünlere oturacak durumda. Ekonomik sıkıntılar bir taraftan, pandeminin getirdiği yan etkiler diğer taraftan bunun da bir an önce noktalanması lazım. Ekonomik açıdan yaşanan büyük sorunlar, insanların psikolojisini de etkiliyor. Ekmek fabrikamızda üretilen ekmeklerin, diğer ilçelerde de dağıtımını yapmak ve ucuz ekmeği tüm vatandaşlarımıza ulaştırmak isteriz. Bunun altyapısıyla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor.

- Sayın Başkan son olarak Mersin’in geleceği ile ilgili bir hayalinizden söz etmek isterseniz nasıl bir cümle kurarsınız?

- Mersin dünyada örnekleri az olan güzel bir kenttir. Ve daha da güzel olacaktır. Mersin bir   Dünya kenti olacaktır.

-Teşekkürler sayın Başkan. Başarılarınızın devamını diliyoruz..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner196

banner162

banner195