banner141
Öne Çıkanlar Mersin Büyükşehir Belediyesi: 91 - Dunav 8806 Ruse: 62 Balıkesirspor: 1 - Mersin İdmanyurdu: 1 latif doğan Mersinde Ayın Polisleri Ödüllendirildi Samos Adası

NKP’DEN TORBA KANUNU TEKLİFİNE TEPKİ

“Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi” adı altında torba kanunu teklifinin TBMM’ye getirilmesi üzerine Mersin Nükleer Karşıtı Platformu (NKP) basın açıklamasında bulundu.

NKP’DEN TORBA KANUNU TEKLİFİNE TEPKİ

Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP), “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi” adı altında torba kanunu teklifinin TBMM’ye getirilmesi üzerine basın açıklaması yaparak, “Ne yazık ki gerek ülkemizde gerekse dünyada doğa katliamlarının, ekolojik yıkımın ve ulusal-uluslararası şirketlerce gerçekleştirilen talanın giderek arttığı bir dönemdeyiz. İktidar doğanın ranta dönüştürülmesinde pandemiyi adeta fırsata çevirmiş durumda. Doğayı ve yaşamı talan eden pek çok proje pandemi döneminde hız kazandı” ifadelerini kullandı.

Yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi, “Nükleer santrale karşı mücadelesi doğayı ve yaşamı savunma mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ekosistemi, doğayı ve yaşamı geri dönüşü olmayan yıkımlara uğratacak “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi” adı altında bir torba kanun teklifi TBMM’ye getirilmiştir. Bu, kapitalist kar, rant ve talan torba yasasını kabul etmiyoruz. Ne yazık ki gerek ülkemizde gerekse dünyada doğa katliamlarının, ekolojik yıkımın ve ulusal-uluslararası şirketlerce gerçekleştirilen talanın giderek arttığı bir dönemdeyiz. İktidar doğanın ranta dönüştürülmesinde pandemiyi adeta fırsata çevirmiş durumda. Doğayı ve yaşamı talan eden pek çok proje pandemi döneminde hız kazandı. Talana ve yağmaya karşı ülkenin dört bir yanında direnişler sürüyor. Geçen yıl Kazdağları’nda Kanadalı bir şirketin altın madeni projesi için gerçekleştirilen ağaç katliamının sebep olduğu toplumsal öfke hala dinmedi. Bu öfkenin toplumun farklı kesimlerini bir araya getirmesi sonucunda Alamos Gold’un ruhsatını yenilemesinin önüne geçildi. Ancak Alamos’un çekildiği alanın Cengiz İnşaat ve Koza Madencilik’e devredileceğine dair ciddi iddialar var.”

Özellikle son bir yılda, halkın direnişine rağmen maden ve enerji şirketlerinin çıkarları uğruna Türkiye’nin dört bir yanında doğa katliamlarına devam edildiğini gözlemlediklerini söyleyerek, “Nükleer santral için 650.000 ağacın kesildiği Sinop, yine nükleer santral için eşsiz bir güzelliğe sahipken tamamen tahrip edilen, binlerce ağacın kesildiği Akkuyu, Rus doğalgaz boru hattı ve 3. köprü gibi mega rant projelerinin tahribi altında can çekişen Kuzey Ormanları, 40 yıl ekonomik ömrü olan bir baraj için 10 bin yıllık tarihin yok edildiği Hasankeyf, çevre duyarlılığında simge olan buna rağmen yüzde 80’ine maden ruhsatı verilen Kazdağları, imara açılmaya çalışılan doğal cennetler Salda Gölü, Munzur Gözeler, tüm itirazlara rağmen ısrarla sürdürülen Rant Kanalı Projesi ve daha niceleri…

Akkuyu Nükleer Santrali henüz yapım aşamasındayken, santral inşaatının ve inşaata malzeme tedarik eden çimento fabrikasının çevreye nasıl zarar verdiğine,  Rosatom ve taşeronlarının her gün başka bir hukuksuzluğuna tanık oluyoruz.  Geçtiğimiz günlerde henüz ne amaçla yapıldığını öğrenemediğimiz, nükleer santral inşaatı civarında patlatılan dinamitlerin çevredeki araçlara, tarım alanlarına verdiği zararları biliyoruz. Şans eseri yararlananın olmadığı patlamanın halk sağlığına etkisini de maalesef zaman içerisinde göreceğiz, tıpkı inşaatın ve çimento fabrikasının neden olduğu tozların etkisini göreceğimiz gibi” denildi.

Karaduvar’da yapılması planlanan polipropilen tesisi hatırlatılarak, “Üstüne kurulacak arazinin vasfı yönetmelik hiçe sayılarak Cumhurbaşkanı tarafından 1 gecede değiştirildi. Yerleşim yerine 100 metre yakın bir alanda böyle bir tesisin kurulması bir Beyrut yaratmakla eşdeğerdir. Tesiste yaşanacak olası bir patlama 26 ton TNT’nin patlaması ile aynıdır.

Şu an; ÇED raporlarında gerçek dışı ifadelerin havada uçuştuğu, ruhsat alanlarının ve proje kısıtlarının keyfi olarak aşıldığı, canlılara-doğal varlıklara zehir ve ölüm saçtığı herkesçe bilinmesine rağmen ilgili işletmelerin faaliyetlerine izin verildiği, üstelik faaliyetlerini bitirip çekip gittikten sonra ortada enkaz bıraktıkları, ormanların ve diğer ekosistem parçalarının Tarım ve Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünce adeta babasının oğluna verilircesine tahsis edildiği, ülkenin kolluk kuvvetlerinin özel bir şirketin güvenlik birimiymiş gibi kullanılarak işletmeye kalkan yapıldığı, hatta insanları yerlerde sürüklediği koşulları yaşıyoruz” ifadelerine yer verildi.

TBMM’nin ilgili Komisyonu’nda onaylanan bu torba yasasının önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeye açılacağını hatırlatan NKP, bu torba yasa onaylandığı takdirde ortaya çıkacak durumları şöyle sıraladı;

“- Asgari ücretlilerden zorunlu gelir vergisi alınırken, yaşam hakkını ihlal eden bir avuç maden ve enerji şirketi çeşitli vergilerden muaf tutulacak…

- Maden ve enerji şirketleri, faaliyet gösterdikleri ruhsat alanları dışına taşıp ekosisteme geri dönülmez zararlar verebilecek…

- Köylülerin arazileri yok pahasına şirketlere devredilecek…

- Maden ve enerji şirketlerinin yatırım bölgelerinde yer alan araziler, tarım alanları ‘kamu yararı kararı’ olmaksızın istimlak edilerek bu şirketlere peşkeş çekilecek…

- Gaz dağıtım şirketlerinin maliyetlerini düşürmek için, şebeke kurarken alt yapıda yarattıkları tahribatın düzeltilmesi yerel yönetimlere yüklenecek...

- Araba lastiği, orman ürünleri ve çöp yakarak elde edilen enerji ‘yenilenebilir’ sayılacak ve şirketler teşviklerden yararlanacak. Bununla birlikte, halihazırda Avrupa’nın dağ gibi çöp yığınlarıyla boğuşan Türkiye, özellikle lastik atıkların boca edildiği dünyanın atık/imha depolarından biri haline gelecek. Havaya salınacak zehirli kimyasal atıklar geri dönülmez şekilde halk sağlığı sorunlarına neden olacak…

- Kanunda tüketicilere düşük maliyetli enerji sağlama sözü verilse de enerjinin verimli kullanılmasına ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamakla birlikte kayıp-kaçak bedellerinin hukuksuz bir şekilde tüketicilere yüklenmesine devam edilecek…”

NKP son olarak şu ifadelere yer verdi, “Doğayı ve yaşamı savunanlar bugün ülkenin dört bir yanında torba yasaya karşı sesini yükseltiyoruz. aklınızdan geçirmeyin! Rant ve talan yasa tasarısına izin vermeyeceğiz. Yaşam hakkı torbaya sığmaz!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.