banner141
banner142
Öne Çıkanlar SİNAN KOÇ Narenciye Festivalinde Akdenizin Standı Yoğun İlgi Gördü Van Depremi Ders Olmadı Kaza Kurşunu Öldürdü AK Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Levent Ali Bostan

SES, “EVDE ÖLÜMLER ARTIYOR”

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) basın açıklaması yaparak önemli açıklamalarda bulundu. SES Eşbaşkanı Dr. Zeki Doğan, “Sahadan gelen verilerle vakaların 50 binlerde olduğu, günlük ölümlerin ise 2 binlerde 3 binlerde olduğu söyleniyor. Ben, binin altına düştüğünü tahmin etmiyorum” diyerek evde hayatını kaybedenlerin de doğrudan ya da direkt olarak covid ile alakalı olduğuna dikkat çekti.

SES, “EVDE ÖLÜMLER ARTIYOR”

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Eşbakanı Dr. Zeki Doğan ve Yönetim Kurulu Üyesi Kadın Sekreteri Hemşire Filiz Çelebi Sağlık Bakanlığı’nın algı yönettiğini söyleyerek Bakanlık tarafından açıklanan verilerle Sendika ve Türk Tabipler Birliği’nin açıkladığı veriler arasında ciddi bir fark olduğunu ifade ettiler. Eşbaşkanı Doğan konu hakkında, “Sahadan gelen verilerle vakaların 50 binlerde olduğu, günlük ölümlerin ise 2 binlerde 3 binlerde olduğu söyleniyor. Ben, binin altına düştüğünü tahmin etmiyorum” ifadelerini kullandı.

“FAZLA MESAİ İLE BOŞLUK KAPATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Hemşire Çelebi, “Okulların tekrardan kapatılmasının ardından sağlık çalışanları şuan çocuklarını kime emanet edeceklerini düşünüyorlar. Çünkü biliyorsunuz ki izin hakkımız da elimizden alındı. Uzun çalışma saatleri, yoğun iş yükü bizi çıkmaza sokmuş durumda. Ve hiçbir şekilde de bizler için çözüm üretilmiyor. Üretilmediği gibi bizim fikrimiz de sorulmuyor. Covid’e yakalanan sağlıkçı arkadaşlarımızdan dolayı bir boşluk oluşuyor ve o boşluk fazla mesai yaptırılarak kapatılmaya çalışılıyor” dedi.

“SAĞLIKÇILARA MOBBİNG UYGULANIYOR”

Radyasyon izni denilen bir iznin olduğunu ama bu izinlerinde iptal edildiğine dikkat çeken Eşbaşkan Doğan  “Diğer ülkelerde bu izin zorunludur. Bizde bu izinler de iptal edildi. Bu iznin amacı radyasyona maruz kalmayı önlemek ve kansere yakalanma riskinin önüne geçmektir. Basın açıklamalarımızda da belirtmemize rağmen insanlar,  Covid olduğunda iş güvencesi yasasına dayanarak ‘sen tedbirini almadın’ diye disiplin soruşturmasına tabii tutulabilir. Veya ceza dahi verilebilir. Kişiye, yeteri kadar korunma donanımı sağlayamazsanız elbette ki kişi o virüse yakalanacaktır. Maske ile korunma oranı çok yüksek değildir. Koruyucudur ama uzun süre virüs ile aynı ortamda kalan insanlar için değildir.  Sağlıkçılara resmen mobbing uygulanıyor” diye konuştu.

“EVDE ÖLÜMLERİN ARTTIĞINI BİLİYORUZ”

Sağlık Bakanlığı’nın algı yönettiğini söyleyen Eşbaşkan Doğan, “Gerçek vaka sayısının günlük olarak 50 binin üzerinde olduğuna dair hastanelerden, filyasyon ekiplerinden gelen bilgilere bakıldığında açıklanan önlemlerin vaka sayılarını düşürmeyi değil, uygulanan “kitle bağışıklığı” politikasında kontrolü kaybetmemeyi amaçlandığını düşündürtmektedir. Ancak bunun faturası çok ağır olduğu gibi “kitle bağışıklığı” politikasının bilimsel bir karşılığının olmadığını başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere tüm bilimsel çevreler kabul etmektedirler” diyerek evde olan ölümlerin sebebinin de dolaylı ya da direkt olarak Covid olduğuna vurgu yaptı.

‘SEN BAŞININ ÇARESİNE BAK’

Şehir Hastanesi’nin acilinde 32 kişinin hastaneye yatmak için beklemekte olduğunu söyleyen bir mesaj aldığını ifade eden Doğan, Devlet resmen ‘sen başının çaresine bak’ demek istiyor. Şuanda başka nedenlerden dolay da hayatını kaybeden insanlarımızda artış yaşanıyor” diyerek kronik hastaların ilaç satın alamadığına ve onlar için hastanelerde yer olmadığına da dikkat çekti.

“EVİNE GÖNDERİLEN HASTALAR VAR”

Covid için ayrılan binaların dolu olduğuna dikkat çeken Çelebi, “Bizim aldığımız duyumlara göre, yatış için sırada bekletilen, evine gönderilen hastalar var. Mersin devlet hastanesi orada atıl vaziyette bulunuyor. Orayı pandemi hastanesine çevirebilirlerdi. Ya da eski kadın doğum hastanesi de pandemi hastanesi olarak değerlendirilebilirdi.” Koruyucu sağlık hizmetlerin tamamen durdurulduğunu belirten Hemşire Çelebi, Mart ayından beri kanser taraması yapan cihazların tarama yapmadığına dikkat çekti. Çelebi, erken teşhiste çok önemli olan bu cihazların yanı sıra radyoterapi alan hastaların oranında da düşme olduğuna dikkat çekerek bu düşme oranın yüzde 30-40’larda olduğunu ifade etti.

“Açıklanan tedbirlerde yüzlerce, binlerce işçinin çalıştığı işyerlerine yönelik bir düzenleme yoktur” diyen Eşbaşkanı Doğan,  “Kamu emekçileri salgın yokmuş gibi çalıştırılmaya devam ettirilecekler. Düzenlemede işyerlerini kapatmak zorunda kalanlara maddi destek sağlanmadığı gibi işsizler ordusuna katılacak yeni yüz binlere yönelik bir destek de düşünülmemiştir. Birçok ülkede pandemi sonrası “temel vatandaşlık geliri”, “asgari geçim aylığı” vb. adlarla hayata geçirilen sosyal devlet uygulaması düzenlemede olmadığı gibi iktidarın aklından dahi geçmemektedir. Düzenlemenin hazırlık sürecinde bir kez daha yerel yönetimler, sendikalar, TTB, sivil toplum örgütleri, iktidar partileri dışındaki siyasi partiler devre dışı bırakılmıştır” dedi.

“PERSONELİN GÜVENCELİ KADROYA GEÇMESİ SAĞLANMAMIŞ”

Eşbaşkanı Doğan şöyle devam etti,  “Hastaneler ve yoğun bakım üniteleri tamamen dolu iken sağlık alanındaki personel açığının güvenceli kadrolu istihdamı ile kapatılmasına yönelik planlama yapılmamış, 4C, 4B gibi güvencesiz kadrolarda çalışan personelin güvenceli kadroya geçmesi sağlanmamış, haklarında kesin yargı kararı bulunmayan ihraç tüm sağlık emekçilerinin göreve başlatılması için bir çalışma yapılmamıştır. Daha da kötüsü her gün birkaçının yaşamını yitirdiği, bu nedenle “tükeniyoruz” diyerek bas bas bağıran sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını, gelirlerini iyileştirecek, Covid-19’u meslek hastalığı kapsamına alacak en ufak bir nitelik taşımamaktadır.”

“YAPISAL REFORMLARIN YAPILMASI GEREKTİĞİ AÇIKTIR”

Mersin’de hizmet veren sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık emekçilerine imzalatılan ve basına da hasta olanın cezalandırılacağı şeklinde yansıyan olay sendikamızca yakından takip edilmektedir” diyen Doğan şöyle devam etti, “Kişisel koruyucu donanımların dağıtımı, kalitesi, iş yükü, personel yetersizliği gibi nedenler göz ardı edilerek emekçilerin sorumlu tutulması tedbir değil zulüm olacaktır. Salgın öncesinde de, sağlık emekçilerinin büyük sorunlarından olan sağlıkta şiddet, salgın döneminde de artarak devam etmekte, intihar haberleri art arda gelmektedir. Sorunlara yapısal çözümler bulmak yerine sorumluluğu sağlık çalışanlarına yüklemek yerine sağlıkta şiddet yasası gibi yapısal reformların yapılması gerektiği açıktır”

HABER: SEREN SABUNCU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.