banner141
Öne Çıkanlar mersin haber Girişimcilik Eğitimi Sona Erdi Yolcu Otobüsünde Uyuşturucu Ele Geçirildi tarsus ak parti pratik haber

AŞILANAN 65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLAR EV HAPSİNDE

Sağlık Bakanlığı’nın 65 yaş üstü vatandaşların yüzde 76’sının aşılandığını ve ‘özellikle şu an hastanelerde yatanların çok büyük bir kısmı 65 yaş altı hastalardır’ şeklindeki açıklamasına yönelik Enfeksiyon Hastalıları Uzmanları ve Tabip Odası Başkanları, 65 yaş üstü vatandaşlar için önlemlerin yeniden neden arttırıldığını anlamadıklarını ve evde kalmalarının bilimsel olarak bir dayanağının olmadığını savundular. Ramazan ayı boyunca geçerli olacak tedbirlere göre hafta içi/hafta sonu ayrımı olmaksızın 65 yaş ve üzeri vatandaşlar ile 18 yaş altı gençler ve çocukların şehir içi toplu ulaşım araçlarını (metro, metrobüs, otobüs, minibüs, dolmuş vb.) kullanmalarına müsaade edilmeyeceği duyurulmuştu. Bunun Türkiye’de 65 yaş üstü vatandaşların yüzde 76’sı aşılanmış durumda olmasına rağmen neden halen ev hapsinde olduğuna dair görüş aldığımız Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, alınan bu kararın 65 yaş üstü vatandaşları cezalandırmaya yönelik olduğunu ileri sürdü.

AŞILANAN 65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLAR EV HAPSİNDE

Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Ramazan ayı boyunca geçerli olacak yeni düzenlemeler yapılmış, 65 yaş üstünün tekrardan eve kapatılması kararı alınmıştı. Bu uygulamayı cezalandırma olarak değerlendiren Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, “Türkiye’de 65 yaş üstü vatandaşların yüzde 76’sı aşılanmış durumda ve özellikle şu an hastanelerde yatanların çok büyük bir kısmı 65 yaş altı hastalar. Yani aşılanan insanı eve kapatma gibi ciddi bir hata var” dedi.

“65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLAR CEZALANDIRILIYOR”

Vaka sayılarının artması ve Ramazan ayı sebebiyle geleneksel buluşmaların önüne geçebilmek adına geçtiğimiz hafta ‘yeni yasaklar’ başlığı altında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65 yaş üstü vatandaşlar için önlemlerin yeniden arttırıldığını ifade etti. Bu yeni yasağa göre 65 yaş üstü vatandaşlar, Ramazan ayı boyunca geçerli olacak şekilde şehir içi toplu ulaşım araçlarını (metro, metrobüs, otobüs, minibüs, dolmuş vb.) kullanamayacak. Aşı olan 65 yaş üstü vatandaşların dışarı çıkması yasağı devam ederken, ‘bu uygulamanın bilimsel hiçbir açıklaması yok’ diyen Dr. Antmen, “TTB olarak biz bu önlemlerin bir yandan eksik olduğunu ama diğer yandan da 65 yaş üstü vatandaşları cezalandırmaya dönüştüğünü iddia ediyoruz” diye konuştu.

“EV İÇİ BULAŞIYI CİDDİ BİR ŞEKİLDE TETİKLİYORUZ”

Başkan Antmen, Türkiye’de 65 yaş üstü vatandaşların yüzde 76’sının aşılandığına dikkat çekerek, “Özellikle şu an hastanelerde yatanların çok büyük bir kısmı 65 yaş altı hastalar. Yani aşılanan insanı eve kapatma gibi ciddi bir hata var. İkincisi ve daha da önemlisi ise eve kapanmanın yaşlı insanlarda oluşturacağı sıkıntılar görmezden geliniyor ve bir anlamda bu insanlar cezalandırılıyor. En az bunlar kadar önemli üçüncü bir nokta ise, gerek 65 yaş üstünün ve gerekse de diğer vatandaşların eve hapsedilmesi ile önlem alınmıyor, ev içi bulaşıyı ciddi bir şekilde tetikliyoruz. Bunun yerine kişiler evlerinin önündeki yeşil alanlarda, deniz kenarlarında rahatça dolaşabilmeli ancak gerekli tedbirler de buna göre alınmalıdır” şeklinde konuştu.

“FATURAYI 65 YAŞ ÜSTÜ ÖDÜYOR”

Yasaklardan dolayı kapatma döneminde 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkamadıklarını, yeterince hareket edemedikleri için çoğu insanın kalp ve damar rahatsızlıklarının arttığından şikâyetçi olduklarına dikkat çekti. Başkan Antmen, “Oysa hareket etmeleri gerekiyor, ‘sizi kapatalım, virüsü kapmayın, böylece yoğun bakımlar dolmasın’ mantığıyla 65 yaş üstü yurttaşlarımıza gerçekten iyilik mi yapılıyor yoksa kötülük mü belli değil. Sağlık bütünseldir; sadece virüsten koruyacağım mantığıyla hareket edip diğer rahatsızlıkları dikkate almamak hatalı. Bu politika değişmeli. İktidarın yanlışlarının, bütüncül tedbir alamamasının, virüsün yaygınlık kazanmasının önüne ekonomik nedenlerle tam geçememesinin faturasını niye “65 yaş ve üstü” yurttaşlar ödüyor? Bu tedbir gerçekte kim için? Yaşlılarımızın emekçi çocuğu işe gidiyor, torunu okula gidiyor ya da sokağa çıkıyor; ikisi de akşam eve, büyüklerin yanına geliyor ve virüsü evdekilere bulaştırma olasılıkları çok ciddi risk oluşturuyor” şeklinde konuştu.

ÖZ KONUSU HEM FİZİKSEL SAĞLIK HEM DE EKONOMİK

Başkan Antmen, “Konu sadece fiziksel sağlıkla da ilgili değil. Sosyolojik yaşlanma teorileri, yaşlıların rol kaybıyla, işlevsellik hissinden uzaklaşmayla ve sosyal etkileşim/iletişim olanaklarından mahrumiyetle birlikte önemli ölçüde hayattan çekilmeye başladıklarını, hayata tutunmayı sağlayan bağlarının bu ortamda zayıfladığını yıllardır ortaya koyuyor. COVID-19’la mücadele kapsamında alınan tedbirlerin bu boyutunun yeterince değerlendirilmediğini düşünüyoruz. 65 yaş üstü yurttaşlarımızın hayata tutunmasını sağlayan sosyal bağları da koparmış oluyoruz” diyerek bu durumun oldukça yaşamsal bir sorun olduğunu belirtti.

Konunun ekonomik boyut da taşıdığına da işaret eden Dr. Antmen, Türkiye’de birçok ileri yaşlı yurttaşın, ya güvenceden yoksun olduğunu ya da emekli maaşı yetmediği için çalışmak zorunda kaldığına vurgu yaparak şöyle devam etti, “Bu insanlar sokağa çıkamıyorsa, sosyal ve ekonomik koşullarının iyileştirilmesi, emekli aylıklarının insanca bir düzeye getirilmesi gerekiyor.”

“BUGÜN BU DURUMDA OLMAYACAKTIK”

“Tedbir elbette alınmalı ancak bütün toplumu kapsamalıdır” diye konuşan Başkan Antmen, “Örneğin gerek şehirlerarası ve gerekse de şehir içi toplu ulaşımın zorunlu haller dışında kısıtlanması olumlu bir karardır. 1 Mart tarihinde günlük vakalar 10 binin altında iken ve Türkiye az, orta, yüksek ve çok yüksek riskli dört bölgeye ayrılmışken, şehirlerarası trafik kapatılmış olsaydı bugün bu durumda olmayacaktık ve daha yöresel önlemlerle salgının bu duruma gelmesini önleyebilecektik” dedi.

“BİLİM DIŞI ÖNLEMLER YERİNE, 28 GÜNLÜK TAM KAPANMA”

65 yaş üstünü eve kapatmakla salgının azaltılamayacağının altını çizen Başkan Antmen, bu uygulama ile başka sorunların da eklenmesinin söz konusu olabileceğini dile getirdi. Antmen son olarak şunları söyledi, “Bu nedenle bir yılı aşan bu bilim dışı önlemler yerine, 28 günlük tam kapanma gereklidir. Büyük üretim alanların durdurulmalıdır. Çalışması zorunlu yerlerde mesai saatlerinin yoğunluk oluşturmayacak şekilde ayarlanması gerekir. AVM, İbadethane, lokanta gibi büyük ve kapalı alanların bu 28 günlük sürede ekonomik ve sosyal yardımlarla ayakta durmasını sağlayacak şekilde kapatılması uygun olur. Şehirlerarası ve şehir içi toplu ulaşımın seyreltilmesi, vatandaşların evlerine yakın açık havada fiziksel aktivite yapacakları alanların devlet tarafından karşılanması zorunludur. Bu sırada da çok yoğun bir aşılama kampanyası ile en kısa sürede toplumsal bağışıklığın sağlanması bilimsel tek çözümdür.”

Haber: Seren SABUNCU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158

banner151

banner159