banner141
Öne Çıkanlar Mersin Büyükşehir Belediyesi Bakan Çağlayandan Bağlama Ziyafeti mersin il halk sağlığı müdürü ÇKA Sanayicilere Mali Destekleri Anlattı erdeml

PCR TESTLERİNİN YÜZDE 30’UNU ÇOCUKLAR OLUŞTURUYO

 Aşılanmanın hız kazanmasıyla birlikte ülke genelinde normalleşme adımları hızlıca atılmaya devam ediyor. Bu normalleşme adımlarının başını ise uzun süredir kapalı kalan okullar çekiyor. Mersin Tabipler Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, COVİD testi yaptırmak için hastaneye başvuran vatandaşlardan alınan PCR testlerinin yüzde 30 oranını 18 yaş altı çocukların oluşturduğunu belirterek, “Yapılan PCR testlerinde pozitif çıkan çocukların yüzde 30’luk bir oranda olması ürkütücü bir durum” dedi. Konuya ilişkin  Mersin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Şube Başkanı Mahmut Sümbül, 6 Eylül’den bu yana 115 sınıfın karantina altına alındığını belirterek, temaslılar ile birlikte uzaktan eğitime devam eden öğrenci sayısında ciddi bir artışın olduğunu ifade etti.

PCR TESTLERİNİN YÜZDE 30’UNU ÇOCUKLAR OLUŞTURUYO

Yaşanılan bu artışlar neticesinde kararlı bir şekilde okulların kapanmayacağını belirten Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, bu kararlı tutumlarının PCR testlerinin 18 yaş altına düşmesiyle birlikte devam edeceği merak edilen konular arasında yerini almakta.

“PCR TESTLERİNİN YÜZDE 30’UNU 18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR OLUŞTURUYOR”

 COVİD testi yaptırmak için başvuran vatandaşlardan alınan PCR testlerinin yüzde 30’unun 18 yaş altı çocuklar olduğunu belirten Mehmet Antmen, “Yapılan PCR testlerinde pozitif çıkan çocukların yüzde 30’luk bir oranda olması ürkütücü bir durum .Ama hastaneye yatışlarda bu artış gözlenmiyor. Çocuklar eğer kronik bir rahatsızlıkları yoksa koronavirüsü daha çok gribal bir enfeksiyon gibi geçiriyorlar. Birde yüzde 30 diye bahsedilen oranın yüzde 40’tan fazla olabilme ihtimali var. Çünkü aile sağlığı merkezlerine başvuran çocuklar PCR testine yönlendirildiğinde gitmiyorlar veya aileler çocuklarını PCR testi yaptırmaya götürmüyor.” dedi

“TEMİZLİK PERSONELİ AÇIKLARININ BİR AN ÖNCE GİDERİLMESİ GEREKİYOR”

Okullarda temizlik personeli ve öğretmen açığının bir an önce giderilmesi gerektiğinin altını çizen Antmen, Mersin’de karantina altına alınan sınıf sayısına da değindi. MTO Başkanı;” Eğitim Sen'den aldığım bir bilgiye göre Mersin’de şu anda 115 civarında sınıf kapalı. Sınıfların karantina altına alınması için ikinci vakanın çıkması gerekmektedir. Eğer sadece Mersin'de 115 tane sınıf kapanıyorsa, Türkiye genelinde 1000 civarında sınıfın kapalı olduğu anlamına gelir. Bu çok yüksek bir rakam. Bu nedenle okullara yönelik önlemlerin biraz daha arttırılması gerekiyor. Yani sınıfların gerekirse ikiye bölünmesi gerekiyor. Sınıf mevcutlarının azaltılması gerekiyor. Temizlik konusunda çok daha sıkı denetimlerin yapılması gerekiyor. Temizlik personeli ve öğretmen açıklarının bir an önce tamamlanması gerekiyor

“ORAN ÇOK YÜKSELİYOR VE SAYI 5 BİNİN ÜZERİNE ÇIKIYOR”

Karantina altına alınan sınıflardaki öğrenci sayısının her geçen gün büyük oranlarda arttığını belirten Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “Temaslı öğrenci sayıları 1000’nin altında ama kapatılan sınıflardaki öğrencileri de kattığımızda bu sefer oran çok yükseliyor ve sayı 5 binin üzerine çıkıyor. Vaka sayısı çok yüksek değil. Ama temaslılarla birlikte ve kapanan sınıflarda çocukların uzaktan eğitime başlamak zorunda kalmasıyla birlikte eğitim öğretim hakkı engellenen öğrenci sayısı gittikçe artıyor bu durumda.” dedi.

“MERSİN’DE 115 ÖĞRENCİNİN PCR TESTİ POZİTİF ÇIKTI”

Eğitim öğretim sürecinin başlamasından bu yana özellikle vaka sayılarının öğrencilerde arttığını dile getiren Sümbül bu hafta ile birlikte Mersin’de 115 öğrencinin PCR testinin pozitif çıktığını belirtti. Sümbü, “Türkiye genelinde aldığımız rakamlarda öndeki hafta 31 ilde bin 685 sınıf şu an karantinaya alındı. Bu oldukça yüksek sayı. Geçen hafta aldığımız rakam da bin 736’ydı. Sınıflarda 40-45 öğrenci var. Sınıf mevcuduna göre düşünürsek bu oran neredeyse 50-60 binin üzerinde öğrenci ediyor. Bu hafta içindeki birkaç günüde hesaba kattığımızda bu rakam çok daha yükseliyor. Mersin'de de önceki hafta 50 sınıf civarındaydı. Bu birkaç günle birlikte bu sayı 115’i buldu ki yine sınıfların Mersin'deki ortalaması 40 öğrenci civarında. Bu oranla hesaplandığında 5 binin üzerinde öğrencinin şu anda uzaktan eğitime devam ettiği anlamına geliyor.” dedi.

“TENEFFÜS SÜRESİ MUTLAKA 30 DAKİKA OLMALI”

Okullarda bulaş riskini azaltacak tedbirlerini bir bir sıralayan Mahmut Sümbül özelikle teneffüs sürelerinin mutlaka 30 dakika olması gerektiğini bildirdi. Sönmez, “Biz pandemi sürecinin başından beri uzaktan eğitimin eğitimde fırsat eşitsizliğini arttırdığını çünkü her öğrencinin akıllı telefonunun tabletinin olmadığını söylüyorduk ama rakamlar her geçen gün ürkütücü olmaya devam ediyor. Bu konuda Türk Tabipler Birliği'nin, sağlık emekçilerinin söylediği kriterler var. Bunlar bilimsel kriterler ve bizimde kriterlerimiz. Bir sınıfları mutlaka seyreltilmesi gerekiyor, iki öğrencilerin aynı anda teneffüse çıkmamasını sağlamak, üç ayrışık sistemin kurulması ve teneffüs sürelerinin mutlaka 30 dakika olması gerekiyor.” dedi.

“SINIFLARIN MUTLAKA UYGUN KOŞULLARDA HAVALANDIRILMASI LAZIM”

Mahmut Sümbül sınıfların mutlaka havalandırılması gerektiğini dile getirinken, sınıflarda bulunan havalandırma sistemlerininde yenilenmesi gerektiğini belirtti. Sönmez, “Maske ve dezenfektanla bizim pandemide bulaşma riskinin önüne geçmemiz mümkün değil. Sınıfların mutlaka uygun koşullarda havalandırılması lazım. Bunun içinde ders sürelerinin tekrardan 30 dakikaya düşürülmesi gerekiyor. Havalar yavaş yavaş soğumaya başladı. Vakalarda artmaya başladı. Sınıfların havalandırma sistemininde pencerelerin açılıp çocukların cereyanda kalacağı şekilde değil pencere havalandırma mekanizmalarını mutlaka üstten açılıp kapanan modellerle değiştirip, çocukları cereyana bırakmayacak ama aktif havalandırmayı sağlayacak şekle gelmesi gerekiyor.” diye konuştu

“BU MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NIN ÇELİŞKİSİDİR”

 Yine okullarda personel ve öğretmen sayısını yetersizliğine değinen Sümbül ; “Kadrolu personel ataması neredeyse yapılmıyor ve eğitime ayrılan bütçe çok kısıtlı olduğu için  idareciler ve veliler yüz yüze geliyor. İdareciler dışarıdan personel tedarikine girmeye çalışıyor. Bu da oldukça sıkıntılı bir durum. Kadrolu atama istiyoruz. Sınıfları seyrettiğinizde de öğretmen ihtiyacı ortaya çıkıyor. İhracat edilen arkadaşlarımız hala göreve başlamadı. Başlatılmadılar. Bu önemli problemlerden bir tanesi. Yine ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmen var ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi rakamlarında bile 107 bin öğretmen eksikliği gözüküyor. Çünkü şu anda ücretli öğretmen sayısı bile bunun üzerinde. Oysa ücretli öğretmenler asgari ücretin altında. Ücretli öğretmenlik bir eğitim politikası olamaz. Eğer bu insanlar öğretmenlik yapabiliyorsa niye atamaları yapılmıyor?  Atama bekleyen öğretmenler var. Oysa 20 bin atama yapıldı. 15 bin de sanki lütufmuş gibi bir atama yapılarak sanki öğretme ihtiyacı yokmuş gibi bir görüntü oluşturuluyor. Bu Milli Eğitim Bakanlığı’nın çelişkisidir.” diyerek tepkilerini dile getirdi.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner196

banner162

banner195