Öne Çıkanlar Aydıncıkta Sodes Tanıtım Toplantısı Yapıldı Kursiyerlerin Sergi Heyecanı ahilik haftası mersin haber siyaset

Türkiye’de Nüfusun Yüzde 5’i Astım Hastası



Mersin İl Halk Sağlığı Müdürü Aytekin Kemik, “Astım, hiç yakamızı bırakmayan, sinsi ve sessiz bir hastalıktır” dedi.

Türkiye’de Nüfusun Yüzde 5’i Astım Hastası
Mersin İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, dünyada yaklaşık 300 milyon kişinin astım hastalığından etkilendiğini, Türkiye’de de nüfusun yaklaşık yüzde 5’inin astım hastası olduğunu bildirdi.
2 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan İl Halk Sağlığı müdürü Dr. Aytekin Kemik, pek çok ülkede gerçekleştirilen Dünya Astım Günü etkinliklerinin hedefinin, dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olan astım hastalığı konusunda kamuoyunu ve sağlık çalışanlarını bilinçlendirmek olduğu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada yaklaşık 300 milyon kişinin astım hastalığından etkilendiğini ve bu sayının giderek arttığını belirten Kemik, Türkiye’de yapılan çalışmalarda da nüfusun yaklaşık yüzde 5’inin astım hastası olduğunun belirlendiğini kaydetti.



Astımın, solunum yollarında oluşan kalıcı iltihabi bir hastalık olduğuna işaret eden Dr. Kemik, hastalığın belirtilerinin, akciğerlerdeki hava yollarının etrafındaki kasların beraberce daralması ya da kasılmasıyla meydana geldiğini aktardı. Bunun sonucunda soluk alıp vermenin zorlaştığını, soluk borusundaki bu daralma ve beraberinde oluşan iltihaplanmanın, hırıltılı solunum, öksürük, nefes darlığı gibi sonuçlara yol açtığını anlattı. Astım tedavi edilmezse uzun dönemde akciğer fonksiyonlarının kaybına neden olabileceğine dikkat çeken Kemik, “Hastalığın temel gerçeği, hiç yakamızı bırakmayan, sinsi ve sessiz bir hastalık oluşudur. Belirtiler yokken bile hava yolları daralmış ve iltihaplanmış olabilir. Bu nedenle astımı olan kişi kendini iyi hissetse bile devamlı kontrol altında olması çok önemlidir” dedi.
Astım hastalığını tetikleyen faktörleri alerjenler, pasif sigara içiciliği, kızartma kokuları, parfüm, saç spreyi, cila, deterjanlar, çamaşır suyu, tozlar, polenler, egzoz gazları, mantar sporları, rüzgar, fırtına, kontrolsüz egzersiz, bazı gıdalar, katkı maddeleri ve bazı ilaçlar olarak sıralayan Kemik, hastaların bu faktörlerden mümkün olduğunca uzak durması gerektiğinin altını çizdi.
Astım hastalığının tanısının, akciğer filmi, spirometri, PEF (Peak expiratory flow) takibi ve provokasyon testleri ile konduğu bilgisini veren Dr. Kemik, “Astım hastalığının tedavisinde ilk yapılacak olan, sigara ve tetikleyici faktörlerden uzak durmaktır. Astımın kronik bir hastalık olması nedeniyle tedavi ömür boyudur. Hiçbir şikayet olmasa bile ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Aksi takdirde her astım atağında solunum yollarındaki iltihabi durum daha da ağırlaşır. Hasta ile hekim arasındaki işbirliği çok önemlidir. Koruyucu ve rahatlatıcı olmak üzere iki tip tedavisi vardır. Koruyucu ilaçlar, yakınmaları ve atak oluşumunu önlemektedir. Rahatlatıcı ilaçlar ise yakınma ve atakları düzeltmektedir” ifadelerini kullandı.
Astım gibi kronik ve bulaşıcı olmayan hastalıkların takibi ve vatandaşların bilinçlendirilmesi amacı ile İl Halk Sağlığı Müdürlüğü bünyesinde bir birim oluşturulduğunu belirten Kemik, oluşturulan bu birim kanalıyla “Astımınızı kontrol edebilirsiniz” ana teması ile hazırlanan eğitim programı doğrultusunda eğitim çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.