banner141
banner142
Öne Çıkanlar Vali Güzeloğlu Aydıncık Hali Esnafını Ziyaret Etti Giyim Mağazasında Ceset Bulundu Mersinde Birlikte Yaşardık Tiyatro Oyununa Büyük İlgi Hüseyin Çalışkan gaziler günü

BABACAN: İddia ediyorum bu hükümet Türkiye'nin işsizlik ve yoksulluk sorununu kesinlikle çözemeyecek

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Ben her konuda bu kadar iddialı konuşmam. Bu hükümet, Türkiye'nin işsizlik ve yoksulluk sorununu kesinlikle çözemeyecek. Çünkü bu ülkeye uzun vadeli yatırım yapan, yeni iş sahası açan yatırımcı yok. Yerli de yok, uluslararası yatırımcı da yok" dedi.

BABACAN: İddia ediyorum bu hükümet Türkiye'nin işsizlik ve yoksulluk sorununu kesinlikle çözemeyecek

Babacan, FOX TV'de yayınlanan Çalar Saat Programı'nda İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtladı. Babacan, aşı tartışlamalarına ilişkin, "Aşının adil dağıtımının esas olması lazım. Aşıyı yaptıranlar yaptıramayanlar diye iki sınıf vatandaş oluşursa o ülkemize çok büyük zarar verir" diye konuştu.

ANKA Haber Ajansı'nın yaptığı bir haberden örnek veren Babacan,  esnaf ve çiftçinin yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:

"YENİ BİR İNTİHAR KATEGORİSİ OLUŞTU": Cumhurbaşkanlığı makamının ülkenin sigortası olması lazım. Taraf olan bir Cumhurbaşkanının, partili bir Cumhurbaşkanının meseleleri çözmek diye bir şansı yok. Bakın çözülemiyor, 2,5 yıl oldu hiçbir sorunu çözülemlenemiyor memleketin. Bütün kesimlere şöyle bir bakın. Bugün çiftçimiz memnun mu? Maliyetler almış başını gitmiş. Satış fiyatını arttıramıyor. Çiftçinin traktörlerine haciz konmaya başladı biliyorsunuz? Böyle bir şeyi yaşamamıştık biz bakın. Çiftçinin traktörüne haciz diye bir şey yoktu bu memlekette. Şu anda başladı. Esnafımız kepenk kapatıyor. Yoksulluk yayıldı gitti. Ve yoksulluk intiharı diye, yeni bir intihar kategorisi oluştu. Dün akşam ANKA Ajans’ın haberi. Ankaralı bir esnaf, Ankara Kalesi’nden kendini atarak intihar ettiğinin görüntüleri yayınlandı. Daha dün akşam oluyor bu. ANKA’nın yaptığı haber bu. Yoksulluk intiharı diye bir kavram oluştu. Yani yazıktır bu memlekete. Bu inattan vazgeçmek lazım.

"AŞININ DAĞITIMI ADİL OLMALI": Aşının adil dağıtımının esas olması lazım. Aşıyı yaptıranlar yaptıramayanlar diye iki sınıf vatandaş oluşursa o ülkemize çok büyük zarar verir.

"MESCLİS KAPANSA BİLE ÖNEMİ YOK": Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kapatın, Cumhurbaşkanı tek başına ülkeyi yönetir. Hukukta gerekmiyor ki, bir konu da bir adım atmak için yasa da yazıyor mu, anayasaya uygun mu? Böyle bir kaygı da yok ki zaten. 'Ben bunun böyle olmasını istiyorum', bitti. Eskiden bütçe Meclis’ten geçmeyince, hükümet düşerdi. Çünkü, anayasa gereği bütçe şart. Fakat şimdi ne oldu yeni anayasada? Bütçe geçmezse Meclis’ten Bütçeyi enflasyon oranında ayarlıyorsunuz, devam ediyorsunuz. Şu andaki sistemde Meclis kapansa bile bir önemi yok."

ERDOĞAN'IN, PARTİ ZİYARETLERİ: Sayın Erdoğan’ın şahsi desteği ve iktidar partilerinin toplumsal destekleri aşağıya doğru düşüyor. Trend sürekli aşağıya. Artık bundan sonra bu trendin yukarı doğru dönme şansı da yok. Bakın ben her konuda bu kadar iddialı konuşmam. Mevcut hükümet Türkiye'nin işsizlik ve yoksulluk sorununu kesinlikle çözemeyecek. Çünkü bu ülkeye uzun vadeli yatırım yapan, yeni iş sahası açan yatırımcı yok. Yerli de yok, uluslararası yatırımcı da yok. Çünkü Türkiye'de hukukun üstünlüğü örselenmiş durumda. Kurallı bir yönetim anlayışı yok. Keyfiliğe dayalı bir yönetim anlayışı var. Hukukun olmadığı, yargının bağımsız ve tarafsız çalışmadığı, adaletin, fırsat eşitliğinin olmadığı bir ülkeye yatırım gelmez. Yatırım gelmeyince yeni iş sahaları, yeni istihdam oluşmaz, gençlerimiz iş bulamaz. 

BAŞARAMAYACAKLAR: Bu ülkenin gözbebeği bir kurum Boğaziçi’ne eğer siz bir partili Cumhurbaşkanı olarak, partili arkadaşı tamamen bir siyasi süreçle atarsanız, bu ülkenin eğitim sorununu çözemezsiniz. Hukukla eğitimi çözmeden de ekonomiyi çözemezsiniz. Şu hem Cumhurbaşkanı’nın kendisine hem de iktidardaki partilere destek düşüyor. Kendi desteklerini arttırma ihtimalleri yok. 'Daha çok taraftarla, daha çok ortakla acaba desteği belli bir noktada tutabilir miyiz' kaygısı bu. Bir de 'Muhalefetteki partileri de acaba bölebilir miyiz? Parçalayabilir miyiz?' çabaları da var. Ama başaramayacaklar.

ÜRETTİKÇE BORCU ÇOĞALIYOR: Çiftçimiz çok ciddi bir bunalım yaşıyor şu anda. Zaten borcu çok. Bakın 130 milyar TL’lik bir çiftçi borcu var. Bir de ürettikçe zarar ediyor. Ürettikçe borcu çoğalıyor. Türkiye’de tarımsal üretim düşüyor.

(ANKA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.