Öne Çıkanlar BBP Genel Başkan Yardımcısı Kartal: Biz Seferle Yükümlüyüz” Forum Mersinde Bayram Coşkusu Tarsus İdman Yurdu: 0 - Gümüşhanespor: 1 Çukurova Havaalanı İnşaatı Sürüyor BİK mersin

CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz: “İktidar, Daha Rahat At Oynatmanın Derdind



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz, referandum ve Anayasa değişikliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Türk insanı iş ve aş derdinde, çiftçimiz mahsulünün para etmemesinin derdinde, bu iktidar ise ‘Nasıl daha rahat at oynatırız’ derdinde” dedi.

CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz: “İktidar, Daha Rahat At Oynatmanın Derdind
CHP Mezitli Teşkilatı, 12 Eylül’de yapılacak olan referandumla ilgili ilçede “HAYIR” kampanyası başlattı. Partililer bu çerçevede, Mezitli’ye bağlı Pelitkoyağı, Takanlı ve Kuzucu köylerinde Cuma günü vatandaşla bir araya geldi. Partinin Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in de katıldığı köy toplantılarında CHP’liler köylülere, neden hayır oyu kullanacaklarını anlatarak vatandaştan da hayır oyu kullanmalarını istediler.
İlk toplantının yapıldığı Takanlı köyünde vatandaşlara hitap eden CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz sözlerine, “Yüreğinde cumhuriyet, Atatürk ve Türkiye sevdası taşıyan aydınlarımızın, yazarlarımızın, bilim insanlarımızın, gazetecilerimizin, canını terör örgütüne karşı siper eden askerlerimizin gözaltına alınıp hapishanelere atılarak, sindirilmeye ve susturulmaya çalışıldığı zor bir dönemden geçiyoruz” diyerek başladı. Sindirilmeye çalışılan insanların ortak özelliklerinin AKP karşıtlığı olduğunun altını çizen Yılmaz, bahsettiği zor süreçte, ülkenin gerçek gündemi olan, işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukların, bazı tertiplerle unutturulmaya, halkın gözünden kaçırılmaya çalışıldığını savundu.
Mevcut sıkıntıları, 8 yıllık AKP iktidarı döneminde herkesin yoğun bir şekilde hissettiğini belirten Yılmaz, bu sorunlara artan terör olaylarının eklenmesiyle, ülkenin parçalanmanın eşiğine getirildiğini vurguladı. “Açılım saçılım yutturmacasıyla dağdaki terör şehirlere indi” diyen Yılmaz şunları kaydetti:
“AKP’nin 8 yıllık iktidarı döneminde dağdaki terör şehirlere indi. Ülkemiz açılım saçılım yutturmacalarıyla bölünmenin, parçalanmanın eşiğine getirildi. Neredeyse her gün şehit cenazeleri kaldırmaya başladık. Bu zor dönemde bize düşen, birlik olmaktır.”

PARTİ TÜZÜĞÜ HAZIRLAR GİBİ ANAYASA HAZIRLADILAR!
Ulaş Yılmaz, Anayasa değişiklik paketini “AKP’nin kendi parti tüzüğünü hazırlarmış gibi hazırladığı bir metin olarak değerlendirerek şöyle konuştu:
“Bu Anayasa paketi, AKP’nin sanki kendi parti tüzüğünü hazırlıyormuşçasına tek başına hazırladığı, toplumsal uzlaşıdan, çoğulculuk ve katılımcılıktan uzak; sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının işçilerin, köylülerin, emeklilerin ve AKP dışında diğer hiçbir siyasi partinin fikrini almadan, 8 yıldır yaptıkları uygulamaların hesabını vermekten kaçınma gayreti içinde hazırladığı bir Anayasadır. Değerli dostlar, yapılan bu Anayasa değişikliği ile işsizlerimiz iş mi bulacak? Yolsuzluk dosyaları mı açılacak? Terör son mu bulacak? Mahsulünüz para mı edecek? Yabancılara satılan topraklarımız geri mi alınacak? Ne yazık ki bütün bu sorularımızın cevabı “Hayır”. İnsanımız iş aş derdinde; çiftçimiz mahsulünün para etmemesinin derdinde fakat bu iktidar ‘Nasıl daha fazla at oynatırım’ derdinde.”

AKP’NİN AKLINI BAŞINA GETİRME GÜNÜ
“12 Eylül ‘Hayır’lı bir gündür” diyen Yılmaz, 12 Eylül’ün AKP’nin aklını başına getirme günü olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı:
“Bütün bu nedenlerden ötürü 12 Eylül’de oyumuz ‘Hayır’ olacaktır, ‘Hayır’ olmalıdır. Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi, ‘Hayır’da hayır vardır.”

SORUNLAR AKP DÖNEMİNDE BÜYÜDÜ
CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz’dan sonra söz alan Mersin Milletvekili Vahap Seçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tatile girmesinden sonra seçim bölgelerindeki sorunları dinleyerek, bu sorunları meclise taşımanın vatandaş açısından önemine değindi.
Türkiye’nin kuruluşundan bu yana sorunlu bir ülke olduğunun altını çizen Seçer, buna neden olarak ise ülkemizde sistemin oturmamış durumda olmasını gösterdi.
“Hangi parti iktidarda olursa olsun, bu ülkede hep sorun olmuştur. Bunu kabul etmek lazım. Her zaman için mutlaka işsizlik, geçim sıkıntısı ve son 30 yıldır hep terör sorunu olmuştur. Ancak hükümetlerin uyguladıkları politikalarla bu sorunların dozajı artmış ya da azalmıştır.” diyen Seçer, 8 yıllık AKP iktidarı döneminde bütün sorunların artış eğilimi gösterdiğini savundu.
Vahap Seçer konuyla ilgili sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Bu gerçeği görmek için 2002 - 2010 süreç değerlendirmesi yapmak lazım. Çünkü bu dönemde hep AKP hükümetleri oldu. Tükiye’de elbette 2002’ de sorunlar vardı. Ekonomik kriz vardı. Hatta ekonomi diye bir şey kalmamıştı. Ekonomi yerle yeksan olmuştu. Yine terör vardı ama bugünkü şiddette değildi. 1999 yılında Apo yakalanıp Türkiye’ye gönderildi. Apo’nun tesliminden sonra 1999- 2002 yılları arasında terör olaylarında ciddi azalma olmuştu. En azından insanımız şiddet olaylarından nefes alma fırsatı bulmuştu. Ekonomi ve terör Türkiye’nin 2 önemli sorunudur. Türkiye ekonomik sorunlarını ve terör sorununu çözebilirse, gerçekten yaşanılabilir bir ülke olur. Vatandaşların mutlu olduğu bir ülke olur. İşçisiyle, köylüsüyle, sanayicisiyle, öğrencisiyle, genciyle, yaşlısıyla önemli bir ülke olur, güçlü bir ülke olur. Gel gör ki 8 yıl heba edilmiş bir süreçtir. Elbette ki aranızda mevcut iktidara oy vermiş, hala destekçisi olan yurttaşlarımız olabilir, onlara da saygı duyarız. Ama biz de tespitlerimizi burada paylaşmak durumundayız. Şimdi elbette rakamlarla konuşabilirsiniz. Bir takım rakamlar üzerinde oynamalar yapabilirsiniz. Olmayan birtakım rakamları varmış gibi kamuoyuna deklare edebilirsiniz. Ama Türkiye’nin gerçekleri ortadadır.”

BİRİLERİ YALAN SÖYLÜYOR!
Ekonomik verilerle halkın gerçekleri arasında çelişkiler olduğunu savunan Vahap Seçer konuşmasında, “Verilen rakamlar başka, ortada duran gerçekler başka. Demek ki birileri yalan söylüyor” ifadesini kullandı.
Seçer şunları kaydetti:
“Türkiye, dünyanın 17. büyük ekonomisi. 200 küsur ülke, 17. büyük ekonomi… Türkiye’nin yeni parayla 1 trilyon lira gayri safi milli hâsılası var. Yani dolara endekslersek 750 milyar dolar. Şimdi bir yerde böyle bir Türkiye, diğer taraftan da günde 1 milyon insanın aç yatağa girdiği bir Türkiye var. Örneğin, üniversite sınavları oldu, gençlerimiz üniversiteye başlayacak tercihlerini yaptılar, tercihlerinin sonucu gelecek,. Sonrasında milletvekillerinin telefonları artık susmayacak. İki talep olacak. “Aman vekilim çocuğum açıkta kaldı, yurt; aman vekilim çocuğumu okumaya göndereceğim, çocuğuma burs…” Bir tarafta 1 trilyon lira gayri safi milli hâsıla, diğer tarafta milyonlarca ailenin çocuklarına eğitim aldıramaması. Çocuklarına barınacak yer bulamaması. Bu kocaman bir çelişkidir. Başka bir örnek ise Türk çiftçisi ve tarımıyla ilgilidir. Yapılan resmi açıklamalara göre, Türkiye dünyanın 8. büyük tarım ekonomisine sahip. Tarım bakanı her çıktığında söyler papağan gibi: Türkiye tarımının 53 milyar lira cirosu var. Bu veri de iyi, baksana dünyanın 8. büyük tarım ekonomisisin. E şimdi bir tarafta dünyanın 8. büyük tarım ekonomisi, öbür tarafta büyük kentlerin çöplüklerinden ekmek toplayan çocuklar. Böyle bir çelişki olabilir mi? Rakamlarda her şey güzel. İşte burada tarımla veya hayvancılıkla uğraşıyorsunuz. Dünyanın 8. büyük tarımı ama et ithal ediyorsunuz. Böyle bir çelişki olabilir mi? Şimdi o zaman birileri yalan söylüyor, birileri yanlış yapıyor. Sen kesecek hayvan, vatandaşına yedirecek et bulamıyorsun. Bu ülkenin 15 milyon hayvan varlığı vardı, düştü 8-9 milyona. Demek ki Tarım Bakanı Mehdi Eker’in televizyon ekranlarına çıkıp attıkları tuttukları palavra. Eğer benim söylediklerimde bir sıkıntı varsa hata bende, ama söylediklerimde hata yoksa orada birileri yalan söylüyor. Dün Mersin Ziraat Odası’nı ziyaret ettim. Orada ilginç bir şey söylediler. Ben de Mersin milletvekili olarak açıkçası ‘bunu nasıl kaçırmışım’ diye biraz da üzüldüm. Geçtiğimiz nisan ve mayıs aylarında meydana gelen dolu hasarıyla ilgili hasar tespit çalışması yapılan 42 il arasında Mersin yokmuş. Yahu kardeşim bu olacak iş mi? Mersin başka bir ülkenin sınırlarında mı? Türkiye sınırları içerisinde değil mi? Siyasi olarak bir sıkıntınız mı var? Mersin’den bir şeyin intikamını mı almaya çalışıyorsunuz? Buradaki çiftçi de doludan zarar görmüş, üzüm bağı hasar görmüş, Ege’de Manisa’da da görmüş. Sen Manisa’dakine hasarının bilmem ne kadarını devlet olarak ödüyorsun, Mersin’deki çiftçiye neden ödemiyorsun? Niye tespit yapmıyorsun? Tarım bakanı bunu hangi akla hangi mantığa uydurmuş bunu merak ediyorum.”

BAŞBAKANIN YÖNETİM ANLAYIŞI
12 Eylül tarihinde yapılacak referandumda hükümet icraatının oylanacağını savunan Vahap Seçer, sözlerinin sonunda şu ifadelere yer verdi:
“Ülke 12 Eylül’de bir referanduma gidiyor. Bu anayasa değişikliğinden vatandaşlarımız ne anlıyor, sandığa gittiği zaman neyi oylayacağını biliyor mu? Oylayacağımız Anayasa değişikliği Türk toplumunun öncelikli sorunlarına cevap verecek ya da onların sorunlarını çözecek bir takım yasal değişiklikleri mi içeriyor derseniz, cevabım ‘hayır’ olacaktır. Böyle bir şey yok. Yani temelde örneğin burada meyve üreten üreticinin sorunlarıyla ilgili ya da çocuğuna iş bulamayan yurttaşımızın çocuğunun iş sorunuyla ilgili ya da terör sorunu veya Türkiye’nin diğer önemli sorunlarıyla ilgili herhangi bir değişiklik, düzenleme için sandığa gitmeyeceğiz. Bu bir gerçek. Sayın başbakanın yönetim anlayışını biliyorsunuz. Dediği dedik çaldığı düdük anlayışıyla 8 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Ve şimdiki amacı da bu anlayışı bir adım daha ileriye götürmektir. Bu nedenle oyumuz ‘hayır’ olacaktır.”
CHP’liler daha sonra Pelitkoyağı ve Kuzucu köylerine geçerek burada vatandaşlarla bir araya geldi.
PRATİKHABER
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.