Öne Çıkanlar Öğrenciler Mersinin Tarihi Kent Merkezini İnceledi Başkan Tuna Temizlik Personeliyle Bir Araya Geldi Herkesin Yapabileceği Birşey Var Etkinliği Projelerimizle Devrim Yaptık İpek Koza

Türkiye, 10 Yıl Sonra En Saygın Demokrasilerden Olacak



Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer, yeni anayasanın insan ve insan onurunu esas alınarak hazırlanması durumunda Türkiye’nin 10 yıl sonra bölgesindeki en saygın demokrasileri arasında olacağını söyledi.

Türkiye, 10 Yıl Sonra En Saygın Demokrasilerden Olacak
Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer, yeni anayasanın insan ve insan onurunu esas alınarak hazırlanması durumunda Türkiye’nin 10 yıl sonra bölgesindeki en saygın demokrasileri arasında olacağını söyledi.



Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer, MESİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda “Yeni Anayasa İçin Bir Değerlendirme ve Bazı Öneriler” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
Daha önce TBMM’de de gerçekleştirdiği sunumunun 3 ana başlık altında toplanacağını belirten Prof. Dr. Özer, “Birinci kısmı ‘Anayasa neden gerekli ihtiyaç mı? Eğer varsa nasıl yapılmalı ve içeriği hangi ilkelere dayanmalı?’, ikinci kısımda ‘sorun alanları’ ele alınmalı. Bana göre zaten yüzde 90’ı üzerinde 4 partinin anlaşabileceği bir anayasa ortaya çıkar, asıl önemli olan geriye kalan yüzde 10’luk sorun alanlarıdır. Üçüncü kısımda ‘sorun alanlarını da kapsayan çözüm önerileri nelerdir?’ konuları ele alınacak” dedi.

“MEVCUT ANAYASA İHTİYAÇLARA CEVAP VERMİYOR”
Bir anayasanın normal şartlarda 200-300 yılda bir değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Özer, “Üçüncü dünya ülkelerinde darbelerin, darbecilerin egemen olduğu ülkelerde anayasalar sürekli değişir. Türkiye’ye de bakılınca anayasalar 1921-1924-1960-1980’de değişmiştir. Bu anlayışın değişmesi gerekir. Bu anlayışın üzerine oturduğu geleneğin en son anayasası 12 Eylül Darbe Anayasası’dır. Bu anayasa artık Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermiyor. 12 Eylül Anayasası’nın ruhu devam ediyor. Önemli olan bu ruhu silmektir” diye konuştu.
Mevcut anayasanın toplumun sosyolojisisin yasalara uydurularak hazırlandığını açıklayan Özer, önemli olanın ise sosyolojinin yasalaşması olduğunu söyledi. Yeni anayasanın tartışmaya açık olması ve dışlanmanın olmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özer, “Katkıda bulunan herkes eşit değerlendirilmelidir. Sonucu etkileyecek baskıların olmaması gerekir. Tartışmaların özellikle siyasiler ve siyasi partiler açısından içten olması gerekir. Herkes iyi niyetli, samimi ve empati yapılarak davranması gerekir” dedi.

“YENİ ANAYASA; ETNİK AÇIDAN NÖTR, DİN VE İDEOLOJİLER AÇISINDAN TARAFSIZ OLMALI”
Yeni anayasa hazırlanması sürecinde rıza yaratılmasının gerekliliğine işaret eden Prof. Dr. Özer şunları söyledi:
“Demokratik anayasaya yapılmak için isteyenin sürece katılmasının önü açılmalı sadece işin siyasi partilere bırakılmaması ve düşünce açıklayanlara da eşit muamele yapılması bu işin sağlıklı olması için olmazsa olmazıdır. Türkiye; din, dil, etnik köken olarak çeşitli yapıya sahip. Anayasa, toplumların en üst değerlerinin bileşkesidir. Yeni anayasa öyle bir şey olmalı ki içinde kendini Türk, Kürt, Çerkez Alevi, Sünni de görecek boyacı da, işçi de, iş adamı da görecek. Anayasa bir arada yaşamanın temel hukuksal çimentosudur. Bunun koşulu da korku ve dayatmalardan kaçınılarak Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasadan geçer. Anayasa metnin yeni olması için kendinden önceki anayasadan farklı bir felsefeye oturması aynı zamanda Türkiye’nin kadim sorunlarına çözüm üretmesi gerekir. Yeni anayasa; etnik açıdan nötr, din ve ideolojiler açısından tarafsız olmalı çünkü bir devletin ırkı dini olmaz. Özgülükçü bir siyasal sistemin koşullarından biri devletin ideolojik tarafsızlığı ilkesidir. Vatandaşlarını bir ideolojiye kabule zorlamayacak bütün ideolojilere eşit mesafede olacak. O halde yeni anayasa insanı amaç olarak gören, bireyin ve grupların hak ve özgürlüklerini temel değer addeden, toplumdaki çoğulculuğu tanıyan özgürlüğü esas alan bir felsefeye sahip olmalı.”

“YENİ ANAYASADA İNSAN VE İNSAN ONURU ESAS ALINMALI”
Anayasanın en önemli 3 acil sorunu olduğunu savunan Prof. Dr. Özer, birincisinin vesayet sorunu, ikincisinin din devlet ilişkilerindeki sorunlu yapının, üçüncüsünün ise Kürt meselesi olduğunu söyledi.
Çözüm önerileri kısmında ise yeni anayasada insan ve insan onurunun esas alınması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Özer, “Devlet tarafsız ve ideolojisizi olmalıdır. Anayasada hiçbir hükme kutsiyet atfedilmemeli. Hiçbir ırka vurgu yapmamalı. Her bireyin hiçbir şarta bağlı olmaksızın eğitim hakkına sahip olduğu gerçeği ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve insanların kendi dillerinin ifade edilmesi sağlanmalı. Herkes için din ve vicdan özgürlüğü sağlanmalı. Kuvvetler ayrılığı belirgin olmalı. Hukuk sadece bağımsız değil tarafsız da olmalı. Yasama, yürütme, yargı organları dahil olmak üzere düşünce özgürlüğü kapsamındaki tüm eylem ve faaliyetler serbest olmalı. Tüm kurum ve kuruluşların işlemlerine karşı yargı denetimi getirilmelidir. İdeolojik ve milli gerekçelerle siyasi faaliyetler sınırlandırılmamalı siyasi partiler kapatılmamalı. Devletin aşırı merkeziyetçi bürokratik yapısı küçültülmeli. Atanmışların ve merkezi yönetimlerin, seçilmiş yerel idareler üzerindeki vesayetine son verilmeli. AB yerel yönetimler özerklik şartında var olan çekinceler kaldırılmalıdır. İdeolojik açıdan tarafsız, etnik açıdan kör değişmez maddelerin olmadığı, hiçbir alanda vesayetçi olmayan, eşit, adalet, özgürlük değerlerini sistemleştiren, cins ayrımcılığını ortadan kaldıran, temel hak ve özgürlükleri tarif eden, sadece büyümeyi değil eşitliği dikkate alan yargının bağımsızlığı, devletin tarafsızlığı ilkesine sadık kalan bir zihniyete sahip olan bir anayasa hazırlanmalı” dedi.
Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özer, söz konusu değişimi belirleyecek olanın; değişim isteyenlerle statükoyu devam ettirmek isteyenler arasındaki mücadele olduğunu söyledi. Özer, değişim isteyenlerin galip gelmesi durumunda ise Türkiye’nin 5-10 yıl içinde bölgedeki en saygın demokrasilerinden biri olacağını savundu.
Prof. Dr. Özer konuşmasının sonunda kendisini konuşmacı olarak davet ettikleri için MESİAD Yüksek İstişare Kurulu’na teşekkür etti.



Erhan Deniz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sunum sonunda MESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Doğan Prof. Dr. Özer’e bir plaket verdi.
Sunuma çok sayıda MESİAD üyesi katıldı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.