" />
Öne Çıkanlar BBP Genel Başkan Yardımcısı Kartal: Biz Seferle Yükümlüyüz” Forum Mersinde Bayram Coşkusu Tarsus İdman Yurdu: 0 - Gümüşhanespor: 1 Çukurova Havaalanı İnşaatı Sürüyor BİK mersin

Zafer Üskül: , "Bu Anayasa Paketi Milletin Anayasa Paketidir”



TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, "Bu anayasa paketi milletin anayasa paketidir. CHP'nin meclis'te 'hayır' diyemeyip referandumda 'hayır' oyu verilmesini istemesi, başlı başına başka bir çelişkidir" dedi.

Zafer Üskül: ,
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, "Bu anayasa paketi milletin anayasa paketidir" dedi.
Üskül, Meclis'in tatile girmesinin ardından geldiği Mersin'in Silifke ilçesinde yerel ve ulusal basın mensuplarına yaptığı ziyaretlerde, referandum, kamuoyunda, 'taş atan çocuklar' olarak bilinen yasanın yürürlüğe girmesi ve YAŞ kararlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Üskül, 12 Eylül'de yapılacak olan referandum 'evet' denilmesi için çalışmalarını başlattıklarını, bundan sonra da yoğun bir şekilde sürdüreceklerini söyledi. Üskül, "Oyum evet. Neden evet, bu anayasa değişikliği paketi Türkiye'nin çağdaşlaşması, AB'ye yakınlaşması açısından son derece önem taşıyor. Bizim asıl ihtiyacımız, elbette baştan sona yepyeni bir anayasa yapmaktı. Ancak bunun bir siyasi ortamı sağlanamadı. Bir paketle yetinmek zorunda kaldık. Ama bu paketin kabul edilmesi bile başlı başına çok büyük önem taşıyor ve önümüzdeki dönemde yeni bir anayasa yapımının hazırlanması bakımından son derece önemlidir" diye konuştu.

Bir başka açıdan bakıldığında bu anayasa değişikliğinin TBMM'de kabul edildikten sonra halk oylamasına sunulduğunu ve ilk defa halkın kararını kendisinin vereceğini ifade eden Üskül, şunları söyledi:
"Bizim anayasa tarihimizde halka başvurarak anayasa yapılması söz konusu olmamıştır. Oysa egemenliğin sahibi halktır. Kurucu iktidarı kullanabilme yetkisine sahip olması gereken de halktır. Halk adına elbette Meclis de bu yetkiyi kullanabilir ama halkın kendisinin doğrudan karar vermesi son derece önemlidir ve bu fırsat halka bu kadar önemli bir konuda ilk defa verilmektedir. Diyoruz ki ey halk, kararı sen ver. Nasıl yönetileceğine, temel hakları, insan haklarını nasıl geliştireceğine, Türkiye'yi AB'ye nasıl yaklaştıracağına kendin karar ver. Bu çok önemli. Dolayısıyla bu anayasa paketi milletin anayasa paketidir. Bu anayasa paketi zaten bir uzlaşmanın ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Siz bakmayın CHP oylamalara katılmadı diye, MHP 'hayır' dedi. Belki çalışmalara katılmadılar ama sonuç olarak neredeyse 30 yıllık bir birikimden yararlanılarak bu teklif hazırlandı. Bu teklifte TÜSİAD'ın da tuzu vardır, CHP'nin de tuzu vardır, sendikaların da tuzu vardır, siyasi partilerin de tuzu vardır. Bunu neden söylüyorum çünkü daha önce yapılmış bütün anayasa taslak çalışmalarından yararlanılmıştır. İnsanlar bir araya gelip tartışmış olmasalar bile daha önce yaptıkları tasarılardan, taslaklardan yararlanılmıştır. Bu bakımdan bir ortak ürün kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle de halkın tabii ki 'evet' demesini talep ediyoruz."
Başka bir açıdan bakıldığında anayasa değişikliğine itiraz edildiğini, Anayasa Mahkemesi'ne dava açıldığını söyleyen Üskül, şöyle devam etti:
"En önemli itiraz da neydi, siyasi iktidar kendi yargısını kurmak istiyor. Anayasa Mahkemesi, 'Hayır böyle bir sorun yok' dedi. Anayasa Mahkemesi gerekçesinde çok net olarak şunu söyledi: Özellikle Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili olarak bu anayasa değişikliği metni Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun bağımsızlığını önemli ölçüde artırmaktadır. Şimdi daha bağımsız hale gelen bir kurul nasıl olur da iktidarın arka bahçesi sayılabilir? Yani bu eleştiri Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararıyla ortadan kalkmıştır. Bu nedenle CHP'nin aslında söyleyecek hiçbir sözünün olmaması gerekir. Meclis'te 'hayır' diyemeyip referandumda 'hayır' oyu verilmesini istemesi başlı başına başka bir çelişkidir. Başka partilerin ne yaptığı bizi pek de ilgilendirmiyor. Bizim halkımıza mesajımız şudur: Bu değişiklik çağdaş ülkelerde, gelişmiş batı demokrasilerinde kabul edilmiş olan insan haklarına daha fazla yaklaşmayı sağlıyor. Temel hakla ilgili yenilikler getiriliyor. Yargıyla ilgili olarak da yine gelişmiş batı demokrasilerinin yargı organlarının düzenleniş biçimine paralel bir düzenleme getiriyor ve özellikle de yargının bağımsızlığını güçlendirici, sağlamlaştırıcı hükümler içeriyor. Eleştiriler geçersizdir, eleştiriler tamamen bir siyasi zıtlaşmanın bir yanı olarak ortaya konulmaktadır. Biz öyle bir siyasi kalıplaşmaktan yana değiliz. Ülke yararına hazırlanmış bir taslak vardır. Bu taslağın kabulü için halkımız eminim ki büyük teveccüh gösterecektir. Çok yüksek oranda bir oyla referandumun sonucunda bu anayasa değişiklik metninin kabul göreceğini bekliyorum."
Kamuoyunda 'taş atan çocuklar' olarak bilinen yasanın yürürlüğe girmesiyle cezaevlerinden çıkan çocuklar konusuna da değinen Üskül, "Komisyon olarak bu konuda biz de çalıştık, çaba harcadık. Uzmanlarımız gelen tasarı üzerinde çalıştılar, tasarıyı daha da geliştirici önerilerde bulundular. Sonuç olarak bu metin kabul edildi. Bu metin esas olarak çocuk hakları sözleşmesine uygun olarak hazırlanmış bir yasa metniydi ve kabul edildi. Son derece olumlu bir gelişme olarak kabul ediyorum. Ancak çocukların suç işlemeyeceğini söyleyemeyiz. Dünyanın her yerinde çocuklar da suç işliyorlar, suça itiliyorlar demek daha doğru. Çocuklar suç işlemez, suça itilebilirler. Ama onlara çocuk hakları çerçevesi içerisinde davranmak gerekir. Yasa bunu sağlıyor. Ama tabii bu durumu suistimal etmek isteyen çevreler olabilir. Çocukları bu yönde provoke edecek gruplar her zaman olabilir. Çocuklarımız bulunacağı yer sokaklar değildir, çatışma alanları değildir, taş yada molotofkokteyli atmak onların işi değildir. Onlara bizim sağlamamız gereken ortam eğitim ortamıdır, meslek edinme ortamıdır, çalışma ortamıdır. Dolayısıyla bunlara her yerel yönetimlerin hem de merkezi idarenin dikkat etmesi gerekir. Ama aynı zaman da provokatörlere karşı çıkmak toplum olarak da hepimizin görevidir" dedi.
YAŞ kararları konusunda da açıklamada bulunan Üskül, "Süreç işledi. Tabii ki Türk Silahlı Kuvvetleri hükümete bağlıdır. Genelkurmay Başkanı, Başbakan'a bağlıdır. Elbette yükselme, terfiler ve tayinlerle ilgili çalışmalar kurum içinde yapılır ama son sözü söyleyecek olan siyasi iktidardır. Süreç normal bir biçimde işlemiştir, bundan sonra da böyle işlemeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.
İHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.