banner41

(Maliye Encümeni’nin Mersin liman projesine itiraz gerekçeleri)

Mersin liman inşaatını üstlenip işletecek Fransız Gronblad Şirketi’yle imzalanan mukavele gerek dönemin Hükümeti gerek Nafıa Encümeni’nce her yönüyle savunulsa da, TBMM görüşmeleri sırasında ortaya çıkan Muvazenei Maliye Encümen raporuyla en azından Meclis'te farklı görüşlerin de olduğu görüldü.

Maliye Encümen üyeleri çok somut ifadelerle;  projeyi yetersiz buluyor, denizcilik sektöründeki gelişmeleri de dikkate alan ve ülke ekonomisinin gelecekteki ihtiyaçlarına uygun yeni bir proje hazırlanması gerektiğini savunuyordu…

Raporda sözleşmeyle ilgili itirazlar, teknik ve mali konuları düzenleyen maddelerin bir kısmı başta olmak üzere birkaç ana başlıkta toplanıyordu. Ancak özellikle bugünden bakıldığında projeye yönelik teknik içerikli rezervlerin ve buna karşı getirilen önerilerin ne kadar isabetli olduğu çok daha çarpıcı biçimde görülür…

Liman projesini gelecekteki ekonomik gereksinimleri karşılamaktan uzak bulan Encümen mütalaasında, gelişen ve büyük boyutlara ulaşan uluslararası ticaret göz önüne alındığı takdirde inşası öngörülen limanın yetersiz kalacağına,

Artan işlem hacmi nedeniyle artık 200 metre uzunluğa, 20 metre genişliğe, 9 metre su kesimine sahip 12 bin ton yük taşıyabilen ticari gemilerin hızla çoğaldığına dikkat çekiliyor, bu açıdan da projeye bakıldığında yeterli derinliğin sağlanmayacağı böylesi bir limanın inşa edilse de beklentileri karşılamayacağı örneklerle ortaya koyuluyordu:

“Bizim seyrisefain idaresine (Deniz yolları şirketi) ait Gülcemal vapurunun* su kesimi dokuz buçuk metredir. Kırk sene evvel en büyük vapur 140 metre tula (uzunluğa), 13,5 metre arza (en),7,3 metre su kesimine, 4 bin 800 tonaj ve on beş mil surata malik iken son zamanlarda inşa olunan, sefainden (gemiler) ez cümle Lusitanya vapuru** 240 metre tulde, 26,8 arzında, 10,2 su kesiminde, 33 000 tonajında inşa olunmuştur.

Gemilerin böylece hacmi istiabilerinin (yük kapasiteleri), su kesimlerinin, tezayüdü daimisi limanların ameliyatı mütemmime ile genişletilmesini derinleştirilmesini istilzam (lazım olan, gereken) etmektedir. Bir limanın tesisatı iptidaiyesi ihtiyacatı iktisadiyesini tatmin eylemez, tarzı inşaası itibariyle de inkişafatı atiyesine müsaade etmezse ihtiyaç halinde büyük masraflar ihtiyariyle yeni baştan inşaata lüzum hasıl olur. Bilhassa «Kâfi bir umk» temin edilmezse atiyen büyük külfetler ve masraflar ihtiyarı zarurî olur. (yeterli derinlik sağlanmazsa ileride çok daha pahalıya mal olacak düzenlemeler zorunlu hale gelir)

Nitekim Süveyiş Kanalında külliyetli masraflarla bu umkun (derinliğin) tezyidi cihetine gidilmiştir.***.

Bir limanın umkunun (derinliğinin) tayini miktarında aynı zamanda maruz bulunduğu rüzgârlarla mersâsının (geminin demir attığı yer) emniyeti icrayı tesir eder. Gemilerin asıl limana girip çıkması müşkül olduğu tehlikeli anlarda tehlikenin zevaline kadar demirleyebilmesine müsait emin bir mersâ mevcut ol mazsa -ki Mersin bu vaziyettedir- Limanın her zaman için vapurların duhul ve hurucuna müsait )giriş ve çıkışına uygun) ve bütün tehlikelerden beri, emniyeti kâfil bir şekilde inşası zarurî olur. İşte bu esasa binaen Mersin Limanının derinliğinin on metreden dun (az) olmaması lâzım gelir. Nitekim İstanbul Limanı hakkında yazılan raporlarda (12 - 25) metre umkun lüzumu dermeyan edildiği gibi harbi umumiden evvel Samsun ve Trabzon limanlan için icra edilen tetkikat neticesinde bu limanların rıhtım boyunca asgarî umkları (derinlikleri) (10) metre olarak tespit edilmiştir. Halbuki: Mersin şartnamesinin ikinci maddesinde;  «(D) kısmından itibaren ve daha Şarka doğru rıhtım boyunca suyun umku 8 metre (L) ile gösterilen doldurmanın boyunca suyun umku 10-11 metre olacak ve liman derinliği sekiz metreden aşağı olmayacak ve Cenuba (güneye) doğru gidildikçe derinlik tezyit edilecek ve haritada görüldüğü veçhile liman methalindeki (girişindeki) umk (14) olacaktır.» denilmektedir.

Şartnameye merbut (bağlı) plan tetkik edilecek olursa limanın ekser aksamında ehemmiyetli derinleştirme ameliyatına gidilmediği (D) kısmının Garbindeki (batısındaki)  sahada ancak bir kaç metre umkla (derinlikle) iktifa edildiği ve mevcut iskelenin müntehasındaki (sonundaki) umk 3,80 metre iken 1,20 metre tezyit ile yalnız (5) metreye iblağ olunduğu (D) ile gösterilen rıhtım boyunca suyun umku 8 metre olduğu, yalnız (L) ile irae edilen 300 metre tuldeki doldurma nihayetinde( 3) metre derinleştirilerek (11) metre umk temin olunduğu görülmektedir.

Gerek mezkûr plana gerekse yalnız (L) doldurma sı boyunca (10) metre umku kabul eden şartname ahkâmına (hükümlerine) nazaran bu proje ihtiyaca kâfi görülmemiş tir.

Büyük vapurların yanaşacağı rıhtım sahası pek mahduttur. Yine vapurların fırtına zamanında haricî tesirata (etkiye) az çok maruz kalacak olan liman dahilinde selâmetle barınmaları, kımıldanmaları imkânsızdır. "

Muvazenei Maliye Encümeni' nin Mersin' e liman inşa mukavelesi hakkındaki görüş ve önerileri içinde biri var ki, 2007' de limanın özelleştirilmesiyle başlayan süreçte hayati önem taşıyan konteyner limanının yapılmasına limanı işletmek üzere devralan şirketin nasıl engel olduğuna, mevcut liman kiracısının lobi gücünün tüm Mersin dinamiklerinden nasıl olup ta daha etkin rol oynadığına ışık tutması bakımından üzerinde durulmaya değer önemde…

1924 yılında Meclis görüşmelerinde mevzu edilen liman işleticilerinin gerekli önlemler ve düzenlemeler yapılmazsa  kentin önünü tıkama olasılığı ve riskleri bir sonraki makale konusu olsun…

* Gülcemal vapuru, ilk ismi ile Germanic, 1874 yılında Belfast kentinde Harland and Wolff firması tarafından inşa edilen (ünlü Titanic gemisini inşa eden şirket) ve 1911 yılında Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi tarafından satın alınan uzun yol buharlı yolcu gemisi. Amerika'ya giden Türk bayraklı ilk gemi olarak Türk Sivil Denizcilik tarihine geçmiştir. Gülcemal kurtuluş savaşından sonraki dönemde önemli olaylara tanıklık, isimlere de ev sahipliği yapmıştır. Lozan heyeti görüşmelere Gülcemal ile gitmiş, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi döneminde Yunanistan’dan Türkiye’ye gelecek mübadiller Selanik'ten İstanbul ve İzmir limanlarına Gülcemal Vapuru ile getirilmiştir. Mustafa Kemal'in 1926' dan sonraki pek çok deniz yolculuğu Gülcemal ile gerçekleşit. Örneğin 28 Ocak 1933' te trenle geldiği Mersin' de kalmayan Mustafa Kemal gece yarısı kendisini bekleyen Gülcemal vapuru ile İzmir'e hareket eder…

Bir dönem posta vapuru olarak tüm Karadeniz limanlarına uğrayan, şifa dağıttığı inanışlarına bile yol açan Gülcemal, pek çok şiire, türküye de konu edilmiştir:

"Ey Gülcemal Gülcemal/ Dört tane direğin var

Aldın gittin yarimi/ Ne hain yüreğin var"

** Lusitania vapuru; 1907 yılında denize indirilen Büyük Britanya İmparatorluğunun gurur kaynağı dönemin dünya üzerindeki en büyük yük ve yolcu gemisi… 240 metre uzunluğa sahip vapur Encümen raporunda sözü edilen 33 bin ton yük kapasitesiyle toplam 44 bin ton ağırlığa sahipti. Uçakların henüz hayatımıza girmediği o yıllarda İngiltere' nin Liverpool limanıyla ABD New York limanları arasında munzam seferler yapan ve bir seferde 33 bin ton yük yanında 3 bin yolcu taşıyan, saatte 25 deniz mile varan hızıyla jet unvanına sahip dönemin efsanesi birinci dünya savaşının zirve yaptığı 1915' te İrlanda açıklarında Almanlara ait denizaltının fırlattığı bir torpido ile vuruldu. Dönemin en büyük gemisi olarak ün yapan Lusitania, vurulduktan sonraki 18 dakika içinde battı. Gemide bulunan  1959 kişiden sadece 761 kişi kurtulabilirken 1198 kişi yaşamını yitirdi.  Tüm dünyanın tepkisini çeken saldırı ABD’nin savaşa dahil olmasının en büyük nedenlerinden biri olmuştur.

*** Süveyş kanalı 1869 yılında açıldığında 8 metre derinliğe sahipti. Maliye Encümeni' nin Mersin limanıyla ilgili uyarılarında dile getirdiği ve büyük gemilerin ihtiyaç duyduğu derinliğe kavuşturulması büyük bütçelerle ancak  1920' de tamamlanabilmiş ve kanalda 12 metre derinlik sağlanmıştır. Sonrasında da kanalı büyütme ve derinleştirme çalışmaları sürdürülmüş 1956' da 14, 1980' de 19,5, 2001' de 22,5 ve 2010 yılında 24 metre derinliğe kavuşturulmuştur. Ancak durmadan büyüyen gemilerin gereksinimini karşılayacak derinleştirme, genişletme çalışmaları yerine getirilmeye çalışılsa da 2021 mart ayında 400 metre uzunluğa ve 58 metre genişliğe sahip Ever Given isimli geminin kanaldan geçerken karaya oturması engellenemedi. 24 bin konteyner taşıyan gemi Süveyş kanalını tıkamakla kalmadı. Süveyş' ten geçmeyi bekleyen binlerce geminin olduğu yerde kalmasına ve aynı zamanda küresel tedarik zincirinin kopmasına yol açtı. Gıdadan bilişime milyarlarca insanın ihtiyaç duyduğu ürüne erişimi uzun süre mümkün olmadığı gibi pek çok mağaza, market raflara koyacak ürün yokluğu nedeniyle sıkıntıya girdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner44

banner46

banner42

banner40