Tekrar olacak…

Değerli okurlarımın eleştirisi de olabilir…

Haklılar…

 “Ya anlatılamıyor ya da anlamamakta direnç gösteriliyor,” gerekçelerine yaslanabilirim.

ABD’nin emperyalist bir ülke olduğu yalın bir gerçek.

Çok uluslu şirketler tarafından yönetildiği de… (Seçilenlerin nasıl seçildiğini bilmeyen var mı?)

Üç yüz milyon nüfusu var

Tespit edildiği kadarıyla dört yüz milyon da sahipli silahı… (Her bireye düşen silah sayısını hesaplamaya gerek var mı?)

Son bir yıl içinde, bireysel sahipli bu silahlarla işlenen katliamların sayısı iki yüzü geçmiş durumda…

Önceki gün 18 yaşındaki öğrencinin makineli tüfekle on dokuzu dördüncü sınıf öğrencisi yirmi bir kişiyi katletmesini açıklayabilecek sözcük-ler var mı? Bulabilir misiniz?

Zencilere yönelik ırkçı katliamları bilmeyen var mı?

Ekmek alır gibi markete gidip silah (Makineli bile olabilir.) almak serbest…

Bir taraftan dünya halklarına “İnsan Hakları Karnesi” vereceksin, diğer taraftan en büyük insan hakları ihlallerinin yapacaksın…

Ülkemizde, ABD’nin “Demokrat” bir ülke olduğunu hatta “Demokrasi” ortamının örnek alınması gerektiğini söyleyen liderlerimizin olması ne kadar incitici, afedersiniz yaralayıcı…

NATO’nun Türkiye için zorunlu olduğunu söyleyen liderlerimizi de unutmayalım…

Yeri gelmişken minik bir açıklama yapalım;

1952’de üyesi olduğumuz NATO’dan hangi iyilikleri gördük?

Yardımcı olursanız sevinirim…

Ya da 1952’den beridir üyesi olduğumuz NATO, bizi parçalamak, milletimizi bölmek isteyen terör örgütleri konusunda ülkemizin yanında mı oldu? Ya da tam tersi mi?

 “Ama” demeden, gerekçeler bulmaya çalışmadan yanıtlayalım!

Bizim yanıtımız mı?

ABD, emperyalist bir ülkedir!

Silah tüccarlığının başını çekmektedir!

İnsanların, (Kendi insanlarının bile) ülkelerin, kısaca canlı yaşamların anlamı ve önemi yoktur, genel-geçer olan “silah satışlarıdır-kazanılacak paralardır- elde edilecek kölelerdir-gasp edilecek zenginliklerdir…

Hâlâ;

ABD’de demokrasi vardır diyor muyuz?

NATO’dan çıkmayalım” demeye cesaretimiz var mı?

 “Türkiye’ye demokrasiyi birlikte getirelim…” çağrısı yapmaya devam mı?

Karen Fogg’un direktifleri doğrultusunda olmak üzere Türk Gençliğini tarihinden koparmaya çalışmayalım!

 “Ama” sözcüğünü de hiç kullanmayalım!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.