Son zamanlarda birçok anket şirketleri sonuç açıklamalarını sıklaştırmaya başladı.

Aslında bunu yadırgamıyoruz ama anket sonuçlarının arkasından aynı anda sosyal medyada kendi görüşlerini açıklamaları tartışma konusu oluyor.

Bu anketlerin özellikle hata payı ve kararsızların dağıtılması hususunda bir sorun olduğu görülüyor.

Şimdi her anket şirketinin ortak görüşü ülkemizde kararsız seçmen sayısının yüzde 15-20 aralığında olduğu yönündedir. Sadece Konda firması kararsız oranını yüzde 30 gösteriyor ki bu tarihten yüksek orandır ve ben bu orana inanmıyorum.

Geçen hafta içerisinde hem Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu anket sonuçlarının yanlış olduğuna ve itibar edilmemesini mealen söylediler.

Bu iki açıklamaya bende katılıyorum.

Bundan önceki seçimlerde hemen hemen tüm anket şirketleri MHP’nin oy oranını yüzde 5-6 aralığında gösterirken seçimde yüzde 12 oy aldı.

Bu manipüle edilen açıklamalar her daim adrese teslim olarak yürütülüyor ve yanlış algılamalara neden oluyor.

Mesela şu an bir iki anket firması hariç diğer anket şirketleri Ak Parti’nin oy oranını yüzde 30 civarında gösteriyor ama acaba bu gerçek mi?

Aslında anketlerin daha ciddi ve inandırıcı yapılabilmesi için alt yapılarının güçlü olması ve dış finansmana ihtiyaç duymaması gerekir.

Bu algı operasyonu esasen millet ittifakına da zarar veriyor.

Yapılan anketlerde Millet ittifakının kesin seçim kazanıyor gibi absürt bir sonuç çıkıyor.

Örneğin bu anketlerde İYİ Parti’nin oy oranları yüzde 15-20 hatta 25 olarak gösteriliyor.

Böylece sanki İYİ Parti’nin CHP’nin önüne geçmiş gibi gösterilerek Millet ittifakı içerisinde bir ayrışma yapılmaya çalışılıyor.

İkinci sorun ise şu; bu tür sonuçların abartılı bir şekilde yayınlanmasıyla millet ittifakında bir rehavete neden oluyor.

Seçmen şöyle düşünebilir; bak zaten millet ittifakı kazanıyor biz oy vermesekte olur diye bir düşünceye katılabilir.

Bu anketlerin birçoğu pandemi döneminde telefonla yapılmış ve bu görüşmeler gerçeği yansıtmamaktadır.

Şimdi yüz yüze yapılan anketler ise dar bir kadro ve sınırlı bir seçmen üzerinde yapılıyor.

Bundan dolayı böyle anket çalışmaları seçimlerden sonra hayal kırıklığı yaratıyor.

Bunları yazarken bu firmaları kökten yok saymıyorum.

Seçim sonuçlarını ciddi olarak tutturan güvenilir firmalar var.

Ama her nedense dünya da örnekleri olan firmalar kadar güçlü firmaların sayısı çok az.

Ben halkımızın firmaların anketlerine bakarak oy kullanacaklarını düşünmüyorum.

Anket şirketlerinin Cumhurbaşkanı adayı konusunda da objektif olmayan sonuçlar yayınladığına şahit oluyoruz.

Kendi kafasındaki aday profiline göre sonuç açıklamaları özellikle 6’lı masanın çalışma kriterlerine de ters bir durum.

Son anketlere göre Recep Tayyip Erdoğan karşısında iki adayı sürekli öne çıkararak diğer adayların önünün kesilmesine hizmet ediyorlar.

Soru tekniği açısından sorunlu sonuçlar doğuracak bir yapı var ortada.

Geçmişte Bedrettin Dalan’ı yüzde 65-60 oranında kazanacak diye açıklama yapan firmaların seçim sonucunda nasıl yanıldıkları ortaya çıktı.

Biz anket şirketlerini toptan reddetmiyoruz ama daha ciddi araştırmaların yapılmasını istiyoruz.

Sorun sonuçlarda değil anket tekniğindedir.

Bunu biraz daha açalım.

Mesela kararsız seçmenlerin dağıtılması konusu tartışılıyor.

Yani kararsızları nasıl dağıtıyorlar.

Galiba aldıkları Oya göre dağıtıyorlar ki bu objektif değildir.

Çünkü böyle bir dağılım yanılgılara sebep oluyor.

Esasen bu kararsızlara direkt sorulması gerekir.

O zaman daha sağlıklı sonuçlar çıkar.

Seçim sonuçları açıklandığında tıpkı bazı partilerin siyasette deforme olacağı gibi anket şirketlerinde de bazılarının sahneden çekilmesine neden olacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.