banner34

Bilmiyorum yaşlılıktan mı, yoksa ülkenin genel gidişatından mı hiç bir şey mutlu etmiyor beni.

Uzun süredir gazetede yazı yazıyorum.

1984 yılında gazetede ilkyazım çıktığında o kadar çok sevinmiştim ki sormayın gitsin.

Tıpkı evlendiğim gün gibi bulutların üzerine uçuyorum zannetmiştim.

Aradan çok zaman geçti, artık beni mutlu etmiyor yazılarım.

Haftanın üç günü bir şeyler karalayıp duruyorum.

Yazdıklarımdan keyif alıyorum desem yalan söylemiş olurum.

Çünkü son zamanlarda iç açıcı şeyler yazmıyorum.

Nasıl yazayım?

Sabahın köründe yaşlı amcaların ekmek kuyruğunda sıra beklerken insanda yazma şevki mi kalıyor?

Artan hayat pahalılığı, marketlerin sebze reyonunda atık sebze ve meyveleri toplarken gördüklerimden sonra kalemimi kırasım geliyor.

Ara sıra tavla oynamak İçin gittiğim kafede üniversite mezunu garsondan çay istemek içime dokunuyor.

Hadi ben yaşımı yaşadım ama gençler ne olacak?

Gençlerin yüzde 66’lık kısmının fırsat bulsa yurt dışına gitme düşüncesi içimi fena karartıyor.

Bir eli yağda, bir eli bağda olanların umursamaz tutumları beni çileden çıkarıyor.

Sanki bunlar Türkiye’de yaşamıyor, ayrı bir ülkenin vatandaşı.

Bizim gençler işsizlik çekerken Suriyeliler iş bulabiliyor.

Geçenlerde bir Tantuni dükkânına baktım 8 kişiden 6’sı Suriyeli.

Hani diyoruz ya iş arayana iş çok.

Elhak doğru.

Bir inşaat mühendisi, bir mimar, bir öğretmen garsonluk, amelelik, inşaat işçiliği yaparsa iş çok.

Hele şu sokak röportajlarında yaşlı amcaların cep telefonunu çıkar demelerine bayılıyorum.

Birde bizim zamanımızda tüp kuyruğu, yağ kuyruğu vardı demezler mi?

Yahu sizin zamanınızda var diye pırıl pırıl gençler bunları çekmek mecburiyetinde mi?

Sadece belli kanalları izleyen bu insanlar umut olabilir mi?

Ama oluyor.

Çünkü onlarında bir oyu var, diğerlerinin de bir oyu var.

Okumamış insanları kandırmak çok kolay.

İktidarın döviz ihtiyacı arttıkça yeni yeni icatlar çıkıyor ortaya.

Yıllardır ülkeyi betona gömdüler ama ne ev fiyatları düştü ne de kiralar.

Şimdi de yabancıya mülk satışlarını artırmak İçin emlakçılara teşvik vermeye başladılar.

Aman Allahım.

Bu bir akıl tutulması değilse nedir?

Satmadıkları yer kalmadı, şimdi de evleri satarak vatandaşlık veriyorlar.

Bu ülkede vatandaşlık bu kadar ucuz mu?

Nereye elimi atsam elimde kalıyor.

Herhalde ben kafayı üşütüyorum.

Ben mankurtlaştım galiba.

Sıradanlaştım, basitleştim ve konumumu kaybettim.

Resetlenmem lazım acil olarak.

Fabrika ayarlarına dönersem belki kendime gelirim.

İyi ki şu maskeler varda kimin gülüp, kimin üzüldüğünü göremiyorum.

Gerçi gözlerdeki ışıltıya bakıyorum.

Memleket uçuyor, uzaya gidecek gençlerin listesini yapıyoruz.

Yahu adam bayrama gidemiyor nasıl uzaya gidecek.

Hayal satmak bu ülkede çok kolay.

Çünkü bizde sorgulama diye bir şey yok.

Uzaya merdiven dayasak inanan çok insan var ülkede.

Yok yok bende bir tuhaflık var.

Ben bunu seziyorum.

Bu çağın insanı değilim ben doğrusu.

Beni yazmak İçin teşvik edenler bile yazıları okumuyorsa yazmanın ne anlamı var?

Ben umudumu, hayallerimi toprağa gömdüm.

Ruhuma El Fatiha.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner27

banner19