banner41

Ben öğrencimi uzman öğretmene vermek istiyorum…

Uzman ya da başöğretmen olmayan bir acemi öğretmene öğrencimi nasıl emanet edebilirim?

Benim çocuğumun derslerine uzman öğretmenler girseydi belki de istediği ‘nitelikli’ liseyi kazanabilecekti.

Başöğretmenler hep popüler okullarda derse giriyor. Eğitimde fırsat eşitliği varsa ben de öğrencimin o okullarda üniversite sınavına hazırlanmasını istiyorum… Aksi takdirde öğrencim sınavı kazanamazsa bunun sorumlusu sizsiniz!

Eğitim literatürüne ‘atanamayan öğretmen’, ‘cami avlusunda yem bekleyen güvercin’, ‘şube müdüründen şiddet gören öğretmen’, ‘ücretli öğretmen’, ‘sendika eylem kararı olmasına rağmen hakkında işlem uygulanan öğretmen’ gibi akıllara ziyan kavramların yanı sıra bir de ‘öğretmenlik kariyer basamakları’ kavramı eklendi.

Maarif Müfettişliği sınavına 35 yaş altı olma şartı getirilerek ve şube müdürlüklerine sınavsız olarak 76. maddeden keyfi atamalar yaparak birçok eğitim çalışanının kariyer hedefleri gasp edilirken öğretmenlerin sadece ‘ücret’ politikası ile kariyer planlaması yapması ne kadar anlamlı olacaktır?

Sınavla kariyer sahibi olma öğretmenlere uygun bir yöntem değildir. Sınav öğretmenlerin sadece ezber bilgileri ölçebilir. Öğretmenlik her şeyi bilmek demek değildir. Öğretmenlik öğrencilerin ihtiyacı olan bilgi ve becerileri en iyi yöntemlerle onlara aktarabilme işidir. Ayrıca öğrencilere rol-model olmayı kapsar.

Fransızca kökenli bir sözcük olan kariyer TDK’ ya göre: ‘Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık’ anlamına gelmektedir. Bu anlamdan yola çıkarak kariyer elde edebilmek için bir meslekte emek harcanarak geçirilen zaman bir üst kariyer basamağına geçmek için yeterli görülmektedir.

Peki ‘Öğretmenlik Kariyer Basamağı’ yönetmeliğine göre ise istenen koşullar nelerdir?

Uzman öğretmenlik için 10 yıllık öğretmen olmak,

Başöğretmenlik için en az 10 yıl uzman öğretmenlik yapmış olmak,

Yaz tatilinde verilecek olan eğitimi almış olmak,

Sınavda başarılı olmak,

İstenilen belgeleri sunmak…

Aylık ücrette beklenen küçük bir artış dışında öğretmenlerin meslek yaşantısına hiçbir katkısı olmayacak olan kariyer basamaklarının, okul içerisinde yaratacağı olumsuzluklar düşünüldüğünde faydadan çok zarar getirebileceği ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Eşit iş yaparak farklı ücret alması planlanan öğretmenlerin, okullarda oluşturulmak istenen rekabetçi ortam nedeniyle huzursuzluklar yaşayabileceğine de dikkat edilmelidir. Okullar arasında nitelikli- niteliksiz ayrımına gidilerek öğrenciler arasında yaratılan rekabetçi ortamın aynı şekilde öğretmenler arasında da nitelikli-niteliksiz gibi ayrımlara sebep olabileceği ve okullarda ayrıcalıklı sınıflar oluşturulabileceği ihtimali de üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

Eşit iş yaptıkları halde kadrolu- sözleşmeli ayrımına maruz kalan öğretmenlerin yaşadığı haksızlıklar giderilmeden, yeni haksızlıklar doğurabilecek olan ‘öğretmenlik kariyer basamakları’ üzerinde tekrar düşünülmesi gerekmektedir. Tepeden inme bir yönetmelik oluşturmak yerine sendikaların ve meslek gruplarının da destek vereceği çalışma ile ihtiyaçlara cevap verebilecek bir model oluşturmak mümkündür.

Eğitim sendikalarının uyarılarına rağmen eksiklikleri giderilmeden uygulanmak istenen Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği’ndeki ısrarcı tutumun, ‘Okullarda görülen öğretmen eksiklikleri, atama bekleyen öğretmenler, ücretli öğretmenler, kalabalık sınıflarda eğitim’ gibi çözüm bekleyen konularda da gösterilmesi temenni ederim.

Diğer bir konu ise öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin sağlanabilmesi konusundur. Bu amaçla öğretmenlerin ‘Eğitim Bilimleri’ alanlarında lisansüstü eğitim almaları istenilir bir durumdur. Ancak kariyer basamağı yönetmeliğinde yüksek lisans yapan öğretmenlere sağlanan sınavdan muafiyetin alan dışı bölümleri de kapsaması düşündürücüdür. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerini kendi alanlarında yapması beklenirken alan dışı yüksek lisansların mesleki gelişime ve kariyer basamaklarına sunduğu katkı tartışılmalıdır. Ayrıca kariyer basamağı yönetmeliği yayınlandıktan sonra işin ticari boyutuna öncelik veren bazı üniversitelerin 2 ayda tamamlanan tezsiz yüksek lisans programları açması ise bireysel ve mesleki gelişime verilen değerin sadece göstermelik olduğunu kanıtlar niteliktedir. Öğretmenler için oluşturulan kariyer basamaklarını tırmanmak para ve sınav ile olacak iş değildir. Bu amaçla kitap satmak, sınavlara hazırlık kursları açmak, hızlandırılmış yüksek lisans programı açmak öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sunmayacaktır. Eğitim Bilimleri Enstitülerinde ya da ders verdiği alana uygun lisansüstü eğitim alarak mesleki gelişimlerine katkı sunan öğretmenlerin özlük haklarında yapılacak iyileştirme ile öğretmenler arasında sınıf-zümre-basamak farkı oluşturulmadan da teşvik sağlanabilir. Adının önünde unvan olarak uzman/Başöğretmen yazması öğretmene nitelik katmayacaktır. Asıl nitelik öğretmenin kendini geliştirebilmesinde saklıdır.

Peki ‘Kariyer Basamağı Yönetmeliği’ nasıl olmalıdır?

Öncelikle çalışanlar arasında ‘Eşit İşe Eşit Ücret’ ilkesi gözetilmelidir.

Öğretmenler arasında statü farkı oluşturacak ve okul içerisinde huzuru bozacak bir yapıdan uzak durulmalıdır.

Öğretmenler lisansüstü eğitim yapmaya özendirilmeli ve lisansüstü eğitim yapan öğretmenlere ek özlük hakları tanımlanmalıdır.

Yeni atanan öğretmenlere müjde olarak sunulan ‘Aday Öğretmenlik’ sınavının yerine getirilen ‘Aday Öğretmenleri Değerlendirme Komisyonu’nun üyelerinin hiçbir şaibeye yer vermeyecek şekilde Eğitim Bilimleri alanında uzman kişilerden oluşturulması gerekmektedir.

Öğretmenlerin Kariyer Basamağı yönetmeliği uluslararası standartlarda belirlenmiş kararlar incelenerek yapılmalıdır.

Mevcut haliyle uygulanmaya çalışılan ve tartışmalara neden olan Öğretmenlik Kariyer Basamağı Yönetmeliği bazı hak kayıplarına da yol açmaktadır. Hizmet süreleri hesaplanırken askerlik görevleri boyunca devlete hizmet sunan öğretmenlerin ‘askerlik hizmet sürelerinin’ hizmet yılından sayılmaması da haksızlık yaratmaktadır.

Yüksek Öğretim Kurumlarında okutman, araştırma görevlisi olarak görev yapmış ve daha sonra MEB’e atanmış olan öğretmenlerin yüksek öğretim kurumlarındaki çalışma süreleri de hesaba katılmalıdır.

Yıllarını öğretmen olarak geçirmiş ardından şube müdürü olarak görevine devam eden eğitim çalışanlarının da yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Son olarak öğretmenler arasında ‘nitelik’ sorununa yol açacak ve ‘öğretmenlerin mesleki gelişimine’ hiçbir katkı sunmayacak Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği’nin yeniden masaya yatırılarak sendikaların ve eğitim meslek gruplarının da içinde yer aldığı bir oluşum ile yeniden planlanmasının uygun olacağını vurgulamak isterim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner44

banner46

banner42

banner40