Basın; yurttaşların, gerçekleri-yalanları, doğruları-yanlışları, yaşananları gördükleri, okudukları dolaylı iletişimin olduğu en güçlü yollardan bir tanesidir. Yurttaşlar olarak, bu hayatta yaşanan olayları görmemizin ya da işitmemizin yoludur basın. Basın, bazen bizlere gerçekleri yansıtır, bazen yalanları yansıtır. İnsanların acılarını,  görmemizi ve paylaşmamızı sağlar. Bazen, birlikte hareket etmemizi sağlar. Başarıları, beceriksizlikleri yansıtır. Öğrenmemizi sağlar, ufkumuzu açar, başkalarının dünyalarını görmemizi sağlar. Kısacası basın, bize hayatı yansıtır. Bize yansıtılan bu hayatta, neye inanıp, neye inanmayacağımıza, neyi doğru bulup, neyi yanlış bulacağımıza, neyi düşüneceğimize, ne yapacağımıza, ne yapmayacağımıza, neye karar verip, neyi red edeceğimize, biz karar veririz.

En büyük görevi etik kurallar çerçevesinde gördüklerini, bildiklerini yansıtmak, göstermek olan basın, özgür bırakılmalıdır. Basın mensupları, muhabirler, yazarlar, kameramanlar, spikerler, editörler, gazeteciler; gösterdikleri, yazdıkları, çizdikleri için hapse atılarak engellenirlerse, evimizden dışarı baktığımız pencerelerin, kapatıldığını ve dışarıyı görmemizin engellendiğini anlarız. Basın mensupları yurttaşın gözüdür, nefesidir ve asla engellenmemelidir.

Basının engellenmesi demek, toplumun eleştirel düşünme hakkının elinden alınmasıyla aynı anlama gelmektedir. Çünkü, basın mensupları da ayrıksı, marjinal, demokratik, liberal ya da muhalif görüş açılarına sahip olabilirler. Ve her biri, ya kendi bakış açılarından ya da olayları oldukları gibi yansıtabilirler. Yurttaş olarak bizler, olayları basın sayesinde, birçok farklı bakış açılarından, birçok farklı iddia ve görüşten alarak faydalanmış oluyoruz. Bu farklı bakış açılarının bize faydası ise, eleştirel düşünme yeteneğidir. Çünkü bir olay, birçok yorum ve bakış açısıyla bize sunulduğunda, bizler bu yorumların hepsine birden onay vermek yerine, kendi eleştiri süzgecimizden geçirerek, bize en doğru gelene onay veririz.

Bir toplum eleştirel düşünme yetisine sahip olursa, doğmaları, tabuları, gerilikleri de daha az olabilir. Yanlışların önüne daha çabuk geçilebilir. Modern firavunların, zulmünün de önene geçilebilir. Fakat basın sansürlenir ve tek tipleştirilirse, özgür irade ile seçin yapma hakkımız kısıtlanmış olur.

Basın özgür ve tarafsız olmadığı zaman, içinde yaşadığımız ülkemize en çok biz zarar vermiş oluruz. Çünkü gerçekleri olduğu gibi değil de, bazı insanların yararına olabilecek şekilde yansıtırsanız, yurttaşların gerçeklerden yola çıkarak, doğruya, iyiye ulaşma şansını da elinden almış olursunuz. Ülke içinde güçlü bir elitin faydasına olacak şekilde çalışırsanız ve sadece onları iyi gösterecek şekilde yayın yaparsanız, ülkedeki adalet dengesini bozarsınız ve bu adil olmayan ortam, bugün sizin işinize yarasa bile yarın çocuklarınızın, zarar göreceği bir köleliği başlatmış olursunuz. Sadece gerçekler, doğru düşünmemizi sağlar. Yanlış haberler, doğru düşüncenin zehridir. Basın gerçekleri yansıtamaz ise, insanlara her gün zehir ısmarlıyor olabilirsiniz. Basın, üzerinde kurulan şiddet ve sansür mekanizması, bazı kişilere geçici fayda sağlasa da, ülkenin adalet dengesini bozacağı için, vatana en büyük ihanet olacaktır. Basın özgürlüğünü engelleyenler, ülkesini, yurttaşlarını sevmeyen ve bilinçli ya da bilinçsiz ihanet edenler olarak tarih sayfasında yerini almaktan kurtulamayacaklardır.

Basını, yeterince özgür olmayan ülkelerin yurttaşları, gözleri bağlanmış, dilleri lal olmuş insanlara benzer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.