Kış ayı özellikle dar gelirli vatandaşlar için tam bir kabus.

Kış geldiğinde masraflar ikiye katlanır.

Isınma ve barınma problemi başlı başına insanların belini büker.

Son zamanlarda doğal gaza ve elektriğe gelen yüzde 20 lik zam ise işin tuzu biberi oldu.

Yazın çok sıcak geçtiği mevsimlerde kışın sert geçeceği söylenir.

Bu yaz çok sıcaktı.

Bir çok yerde yine orman yangınları yaşandı.

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Marmaris’te orman yangını hala söndürülememişti.

Dolayısıyla kışın sert geçeceğini öngörebiliriz.

Ama olayın başka bir boyutu daha var.

Kış ayı bereket ayı demektir.

Yağmurun,karın yapmadığı bir mevsimde kuraklık olur.

Çiftçiler bereketli bir verim elde edemez.

Zaten tüm dünyada yanan ormanların iklimi nasıl değiştirdiğini görüyoruz.

Onun İçin Çevre ve Şehircilik bakanlığının yanına İklim eklendi.

Dünya özellikle iklim krizi konusunda önemli adımlar atıyor.

Bir tarafta garibanı düşünürken,diğer yandan çiftçilerimizi düşünmek gerekir.

İklimin haşin yüzü bir çok yerde taşkınlara ve aşırı sellere neden oluyor.

Özellikle dere yataklarına yapılan evler bu sellerden büyük zarar görüyor.

Ne yazık ki rantlara teslim olan belediyeler buna çanak tutuyor.

Maalesef bu konuda hiç kimse sorumluluk almıyor ve bir cezaya maruz kalmıyor.

Kiminin sevindiği,kiminin üzüldüğü kış mevsimi yine de güzel.

Ülkemiz dört mevsimi dolu dolu yaşamak açısından çok şanslı.

Kış turizminin canlanması açısından büyük mesafe kaydetti ülkemiz.

Turistlerin yaz kış demeden ülkemize akın etmesi ülke ekonomisine ciddi katkı sağlıyor.

Gelelim seçimlere...

İster zamanında yapılsın isterse erkene alınsın artık seçim atmosferine girmiş vaziyetteyiz.

Liderler seçim çalışmalarına başladı.

Hemen hemen her ilde bir lideri görmek mümkün.

Ama bu seçimler diğerlerine göre çok farklı.

Çünkü bu seçimlerle ya bu sistem devam edecek veya yeni bir sistem kurulacak.

Buna yüce milletin vereceği oy etkili olacak.

Böylesine önem arzeden seçimlerin sert geçmemesi mümkün mü?

Bunu nereden anlıyoruz?

Liderlerin ve parti yetkililerinin söylem ve eylemlerinden.

Hiç olmadığı kadar liderler birbirini suçluyor.

Bir taraftan cumhur ittifakı millet ittifakını “zillet”ittifakı olarak suçlarken,muhalefette cumhur ittifakına aynı salvolarla yükleniyor.

Bu sadece liderler arasında değil halk arasında da bölünmelere neden oluyor.

Bınu 12 Eylül öncesinde de yaşamıştık.

Şimdi daha beterini yaşıyoruz.

İktidarın tekrar seçilmek istemesinde bir beis yok.

20 yıllık iktidarını devam ettirmek için bir takım tedbirler alması gayet doğal.

Demokrasilerde kazanmak kadar kaybetmekte bir onurlu duruştur.

Önemli olan bunu yaparken belden aşağı vurmadan başarmak.

Ama hiç de öyle olmuyor.

Mesela bunun son örneğini Kılıçdaroğlu’nun Elazığ ziyaretinde gördük.

Kemal Kılıçdaroğlu ve Chp’nin afişleri indirilirken cumhur ittifakının afişleri yerinde kaldı.

Üstelik bu afişler yarayı kaşıyan ve kışkırtan afişlerdi.

Güya Kılıçdaroğlu iktidara gelince Selahattin Demirtaş’a ödül verecekmiş.

Yok iktidara gelince İHA ve Siha’ları yasaklayacakmış.

Bunun gibi nice aykırı pankartlar Kılıçdaroğlu veya Chp’lilerin Sözüymüş gibi reklam panolarına asıldı.

Bunu gören vatandaşın en az bir kısmı ister istemez inanıyor.

Reklamı hazırlayan firmanın sahibi bu reklamları cumhur ittifakının isteği üzerine yaptıklarını söyledi.

Daha bunlar buzdağının görünen yüzü.

Turpun büyüğü heybede...

Bu kışkırtıcı ve ayrıştırıcı siyasi anlayışın seçimler yaklaştıkça daha da artacağını görmemek mümkün değil.

Siyasetinde bir onuru var.

Hiç kimse projeleriyle ekrana ve alanlara çıkmıyor.

Bir karalama politikası almış başını gidiyor.

Söylenmemiş sözler bilbordları süsleyerek halkın hür iradesine set çekiliyor.

Halkta bu seçimlerin daha da şiddetli geçeceğine dair bir kanaat var.

Beka üzerinden muhalefet susturulmaya çalışılıyor.

Bu arada millet ittifakı içerisinde olan kavgalarda iktidarın işine geliyor.

Umarım aklı selim galip gelir ve seçimler huzur içinde geçer.

Aksi taktirde Türk demokrasisi yara alır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.