banner41

Son yıllarda devasa şehir hastaneleri yapıldı.

Yap işlet devret sistemiyle yapılan şehir hastaneleri halka hizmet etmeye devam ediyor.

Ama doktorların çoğu istifa ederek özel hastanelere geçmiş, bir kısmı da yurt dışına gitmiş.

Son zamanlarda randevu alamıyoruz diye birçok kişiden şikâyetler gelmeye başladı.

Ben doktora gitmeyi seven biri değilim.

Hayatım da iki ameliyat geçirdim, onun dışında toplam 10 kere bile gitmişliğim yoktur doktora.

Aşağıda yazacağım konular şahsımdan çok vatandaşların çektiği çilelere ışık tutar diye kaleme alınmıştır.

Gün geçtikçe kilo kayıplarım olmaya başladı.

Bunu ilk başta üç şeye bağlamıştım.

Birincisi sigara içmeye tekrar başlamıştım ondan olabilir diye düşündüm.

İkincisi kullandığım şeker hapları belki zayıflatır diye aklıma geldi.

Üçüncüsü ise yalnız yaşıyorum, belki düzensiz beslenmeden olabilirdi.

Sürekli ilaçlarımı aldığım eczanede tartıldığımda 56,5 kg gelince moralim acayip bozuldu.

Eczacı hanım “abi bir şekerine baktır, belki çok yükselmiştir” deyince aklım iyice karıştı.

Şeker haplarının zayıflığa neden olabileceğini biliyordum.

Bu arada işe giderken bilmediğim bir numara beni aradı.

Özel bir hastanenin kanser tarama ile ilgili çekap yaptırılması için bir kampanyası varmış, katılır mısınız diye sordu hanfendi.

Kısa bir sohbet ve ücret konusundan sonra kabul ettim.

İki gün sonra hastaneye gittim ve tahliller, filmler derken çekabı tamamladık.

Öğleden sonra bu sonuçları doktorlara gösterdik.

Birde ne göreyim ben hepatit b imişim ve karaciğerde aşırı yağlanma varmış.

Ayrıca böbrekte hala yerinden oynamamış 8 mm taş düşmeyi bekliyormuş.

Diyetisyen doktoruna gittik.

Doktor hanfendi soruyor “alkol kullanıyor musun” ben hayır diyorum.

Kırmızı eti fazla tüketiyor musun diyor ben hayır diyorum.

Eee kilonda yok bu karaciğer yağlanmasının sebebi ne?

Siz doktorsunuz ben nereden bileyim. Bilsem size neden geleyim.

Hepatit b’den dolayı bulaşıcı hastalıklar uzmanına görünmeniz gerekir dedi doktor. Ama o hastanede o branşta doktor yokmuş.

Kafamda bin bir soruyla hastaneden çıktım.

Tıp fakültesi ve şehir hastanesi yoğun olur diye o branşta doktor bulunan özel bir hastaneden randevu aldım.

Doktora gitmeden hepatit b ve karaciğer yağlanması konusunda internetten araştırmalar yaptım.

Rahmetli annemde karaciğerden muzdaripti.

Karaciğerin dörtte üçü ameliyatla alınmış ve bir ay sonra vefat etmişti.

Ölümden korkmam ama o anda içimde bir ölüm korkusu başlamıştı.

Bir gün sonra randevu aldığım özel hastaneye giderek doktorun karşısına çıktım.

Doktor yanımda götürdüğüm tahlillere baktı, şöyle göstermelik bir muayene etti, oda bir takım yeni tahliller ve emar çektirmem gerektiğine dair bir kağıt tutuşturdu elime.

Bunların fiyatı biraz pahalı olabilir, ister burada çektir isterse şehir hastanesi veya tıp fakültesinde çektir diye yol gösterdi.

Yaklaşık 7- 8 bin TL tutacağını söyleyince bu emekli maaşı ile bunu ödeyemeyeceğimi düşünerek hastaneden çıktım.

Üniversite yolunda oturduğum için en iyisi Tıp fakültesine gideyim diye düşünerek randevu aldım.

Randevu gün ve saatinde hastaneye gittim.

Birde ne göreyim içerisi tıklım tıklım dolu.

En azından şöyle düşündüm “boş ver bu kalabalığı benim önceden alınmış randevum var.”

Hiçte öyle değilmiş meğer.

Randevuya rağmen sondan ikinci olarak doktorun karşısına çıktım.

Kısa bir konuşmadan ve hiç bir muayeneye tabi olmadan önceki doktorun vermiş olduğu tahlil ve emarı bilgisayara işleyen doktor bunları birinci kattan yaptırabilirsin dedi.

İndik aşağıya önce kan alınması gerekir.

İçeri girdiğimde gördüğüm manzara karşısında ben buradan bir günde çıkamam diye düşünmeye başladım.

Önce kaydımı yaptırdım memur bey iki hafta sonra sonucu alabileceğimi söyledi.

Özel hastanelerin aynı gün verdiği sonuçları koskoca tıp fakültesi iki hafta sonra veriyor.

Çok şükür ki o kalabalık kısa sürede eridi ve ben kanımı verdim.

Oradan aynı kattaki radyoloji bölümüne gittim.

Birde ne göreyim randevuyu en erken Şubat ayına vereceklerini söylemez mi?

O an başımdan kaynar sular döküldü.

Doktorun biraz fark ödersen erkene alabilirsin sözü aklıma geldi.

Görevli memura biraz fark ödersem erken olabilir mi diye sorunca memur onunda en erken Ağustos ayında olabileceğini söyledi.

İşte böyle değerli okuyucularım.

Belki bu anlattıklarımın daha fazlasını birçok hastamız yaşıyor.

Sadece ihtişamlı binalar yapmakla bu işler çözülmüyor.

Bir kere hastaneler çok kalabalık.

En ufak rahatsızlığı olan bir hasta hemen buraya koşuyor.

Hâlbuki bu hastaneler araştırma hastanesi.

Spesifik hastaları kabul etmesi gerekir.

Aile hekimlerinin veya branş doktorlarının sevk etmeden hastaların buralara gitmemeleri lazım.

Bu yoğunluğu kaldırmaları mümkün değil.

Hal böyle olunca bizim emarın Şubat ayına verilmesi normal.

Allah garibana, yol yolak bilmeyene yardım etsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner44

banner46

banner42

banner40