banner41
Öne Çıkanlar yenişehir HANGİ CAMİLER YAKILDI silifke CAMİLER YAKILDI GÜMRÜK

 “KOBİ’LER BORÇ ÖDEYEMİYOR”

HABER: ŞİRİN ALP

Pandemi döneminde büyük bir geçim sıkıntısı çeken vatandaşlar ve esnaf şimdide iktidarın sebep olduğu ekonomik kriz ile mücadele ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın faiz politikaları nedeniyle dolar kuru fırlamış ve hayat pahalılığı iyice artmış ve artmaya devam etmekte.

Yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle vatandaşlar hükümetten önleyici adımlar bekliyor. Artan akaryakıt fiyatlarından alınan vergilerin süspanse edilmesi, esnafın SGK prim borçlarının yapılandırılması gibi rahatlatıcı çözümler bekleniyor.

Akaryakıta gelen zamları değerlendiren MTSO Başkanı Ayhan Kızıltan, ‘Hızlı seyreden akaryakıt artışları ekonomiye ciddi sekteler vurmaktadır.’ ifadesini kullanırken, ESOB Başkanı Talat Dinçer ise, esnafın SGK pirim borçlarına değinerek, ‘Pandemi dönemindeki primleri işsizlik fonundan karşılanmalı.’ dedi. Mersin Akaryakıtçılar Dernek Başkanı Aziz Akgül ise, ‘Türk Lirası toparlanmaz, paramız dolar veya kur karşısında değer kaybetmeye devam ederse, ülkede zamların devam etmesi kaçınılmazdır.’ ifadesini kullandı.

“AKARYAKIT ARTIŞLARI EKONOMİYE CİDDİ SEKTELER VURMAKTADIR”

Akaryakıt artışı üretimdeki ve taşımacılıktaki maliyet artışlarının neden olması ile ürün fiyatlarında yaşanan durumun en temel nedeni olduğunu ifade eden MTSO Başkanı Ayhan Kızıltan, “Akaryakıt masrafı aynı zamanda tarımın da temel girdilerindendir. Dolayısıyla Türkiye gibi üretim, lojistik ve tarım ülkesi olan bir ülke için hızlı seyreden akaryakıt artışları ekonomiye ciddi sekteler vurmaktadır. Bu, aynı zamanda topluma da hayat pahalılığı olarak dönmekte ve sosyal bir sorun yaratmaktadır. Ancak, sadece akaryakıt fiyatını dengelemek ve sübvanse etmek bütünsel anlamda bir çözüm sunmuyor. Çünkü ekonomi başka yerden açık veriyor o zaman. Yani, konu ekonomimize bütünsel olarak yansıyan olumsuz durumdur.” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİ KORUNMALI VE DESTEK VERİLMELİ”

Akaryakıtın yurtdışına bağlı olduğunu ve kur artışlarından doğrudan etkilenen bir ürün olduğunu hatırlatan Kızıltan, “ Aynı zamanda her sektörle ilgili bir ürün, dolayısıyla akaryakıt artışı her şeyin fiyatının artışı demek. O halde çözüm akaryakıt meselesi değil, genel anlamda ekonomimizin gerçekçi bir modele dayanmasıdır, bilimsel bir modelle dünyaya güven verilmesidir. Mesele ülkenin geleceği olan üretime destek verilmesi ve üreticinin korunması ve desteklenmesidir.” şeklinde konuştu.

 “KOBİ’LER BORÇ ÖDEYEMİYOR”

Türkiye ekonomisini KOBİ denilen küçük ve orta ölçekli firmalarla ayakta durduğunu ifade eden Kızıltan, “KOBİ’lerin birçoğu eski yapılandırma borçlarını bile ödeyemez durumdadır. Esnaf bu anlamda en sıkıntılı kesimi oluşturuyor. Sürekli af ve benzeri yapılandırmalarla vergisini zamanında ödeyen iş dünyasına da haksızlık yapılması adil değil ama özellikle son üç yıldır gerek pandemi, gerek küresel olaylar, gerekse ulusal anlamda yaşadığımız ekonomik krizler, kurtulamadığımız kur-faiz-enflasyon sarmalı üretene, esnafa bir kez daha destek verilmesini gerekli kılmaktadır. Üretime ve temel katma değer yaratan sanayi, tarım, lojistik gibi omurga sektörlerimizin bırakın durması, yavaşlaması ve kapasite azaltması bile ekonomik ve sosyal bir felaket olur.  Çözüm gerçekçi bir ekonomi modelidir, yerli üretimi ve yerli üreticiyi desteklemektir, bilimsel bir ekonomi modeli ile ülkeyi kur-faiz ve enflasyon sarmalından kurtarmaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.

“ESNAF ÜRETİM YAPAMAZ HALDE”

Akaryakıt zamlarının esnafın bellini büktüğüne dikkat çeken Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Talat Dinçer, “ Şu an en küçük üründen tutun en büyük ürüne kadar akaryakıt doğrudan etkiliyor. Bu gün insanlar ekmek çıkaramaz duruma geldi. Bunların birçoğu akaryakıt kullanıyorlar. Buna bağlı olarakta diğer girdilerdeki artışlar. İş yerlerinin kullandıkları ham maddelerindeki artış artık esnafı üretim yapamaz duruma getirdi. Şoför çalışanlarımız artık direksiyon çeviremez duruma geldi. Mümkün mertebe insanlar sefer çıkmamaya başladı. Ardı arkası kesilmeyen akaryakıt zamları bizim ulaşım sektörümüz başta olmak üzere bütün sektörlerimizi doğrudan etkiliyor. Yapılması gereken; özellikle ticari araçlarımıza ucuz akaryakıt sağlayacak vergilerden arındırılmış akaryakıt sağlamamız lazım. Esnaf bu şartlar ve doğrultuda giderse, minibüs hatlarında ve toplu taşımada bile araçlarımızı bir daha sefere çıkmamak üzere mücadele edecekler.” açıklamasını yaptı.

“PANDEMİ PRİMLERİ İŞSİZLİK FONUNDAN KARŞILANSIN”

SGK ile ilgili, pandemiden kaynaklı esnafın üzerinde bir yük olduğunu belirten Dinçer, “ Pandemi de bütün iş yeri esnafımız kapalıydı. Kapalı olan iş yerlerinin primleri devam etti. Ama insanlar çalışmadığı için primleri ödeyemedi. Daha önce yapılanması varsa bunu da ödeyemedi. Şimdi hem prim hem de yapılandırma 2 sene iş yapılmamış bir dönem ve şimdi hepsini kucağımızda bulduk. Bunun altından da kalkamaz olduk. Yani bizim özellikle o dönemdeki talebimiz şuydu: pandemi dönemindeki primleri işsizlik fonundan karşılayalım insanları biraz olsun rahatlatalım, ardından işleri çalışmaya başladığı zaman da düzene girsin diye önerdik fakat bunu kabul etmediler. Primleri kaldırmadılar. Esnafta bunu ödeyemeyeceğine göre bunu yeniden faizsiz bir şekilde esnafın ödeyebileceği bir şekilde yapılandırmamız gerekiyor. Yoksa eski yapılandırmalarda mevcut primlerde üst üste bindiğinde esnaf bunu altında kalkamıyor. Ödeme şansları da yok. Piyasanın da mevcut durumu göz önüne alındığında ve kurdaki artışları da önümüze konulduğunda hayat pahalılığı ve insanların gelir düzeyi de önümüze konulduğunda esnaf iş yapamaz duruma geldi ve kitlendi. Bu kilidi açmak için önemli tedbirler almak lazım bu tedbirler alamazsak,  faizsiz bir şekilde yapılandırma yapamazsak ve imkânı sunamazsak,  vergisiz akaryakıt sağlayamazsak emin olun birçok sektör durma noktasına gelecek.” ifadelerini kullandı.

  “1 TL 1 DOLAR OLMADIKÇA DENGESİZLİK DEVAM EDER”

Mersin Akaryakıtçılar Derneği Başkanı Aziz Akgül, Türk Lirasının dolar karşısında toparlanması gerektiğini ifade ederken,  toparlanmaması durumunda zamların devam edeceğini söyledi.

 Dünya siyasetinin ve petrol üreten ülkelerin enerji stratejilerinin dalgalanmalara neden olduğunu  ifade eden Akgül, “  Dünyada Brent petrol 125 dolarda seyir halindeyken ülkemizde motorin benzin litre fiyatı 3 ile 4 TL’den vatandaşa ulaşıyordu. O dönemler 1 dolar 2 TL değerindeydi, bugün Brent petrol 120 dolar, 1 Dolar ise 17 TL seviyelerinde. Bu da zamlar sürekli devrede demek. Türk lirası toparlanmaz, paramız dolar veya kur karşısında değer kaybetmeye devam ederse, ülkede zamların devam etmesi kaçınılmazdır.” dedi.

HABER MERKEZİ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner44

banner46

banner42

banner40