Mayıs ayı enflasyonu 3 Haziran cuma günü açıklandı. Buna göre aylık enflasyon artışı 2.98,yıllık enflasyon artışı ise 73,5 oldu.

Bu artış beklentilerin altında kaldı veya kaldırıldı. Piyasa beklentileri aylık 5 olarak tahmin ediliyordu.

Oysa ENAG yaptığı açıklamalarda aylık enflasyon 5.68,yıllık enflasyon 168,5 çıkmıştı.

İki farklı kurum, iki farklı açıklama. Biri devletin kurumu, diğeri bağımsız bir kurum.

Türkiye aynı Türkiye, piyasa aynı piyasa ama rakamlar arasında uçurum var.

Bir ara ENAG’ın enflasyon rakamı açıklamaması için mahkemeye başvuruldu ama şükür ki mahkeme bu başvuruyu reddetti.

Şimdi halkımız bu iki kurumdan hangisine güvenecek.

İki oran arasında yüzde yüzden fazla fark var.

TÜİK’te enflasyonun açıklanmasından önce iki bürokrat istifa etti veya ettirildi.

Belli ki bu iki bürokrat verilen talimatlara karşı çıktı.

Her ay enflasyon düşecek diye açıklama yapan hükümet yetkililerinin işine gelmeyen bu bürokratlar resmen azledildi.

Şimdilerde bunun modern adı görevden affını istedi denilerek güncelleniyor.

Tabi bürokratlar içeride ne olup bittiğini açıklayamazlar ve bu kanunen de yasak.

Ama ileride bu görevden alınan bürokratlar belki açıklama yaparak bizleri aydınlatırlar.

Maalesef son yıllarda TÜİK güvenirliğini yitirmiş vaziyette.

Halkın büyük çoğunluğu buna iktidar mensupları da dâhil TÜİK verilerine inanmıyor.

Tarihinde ilk kez bu ay enflasyon sepeti yayınlanmadı.

Belli ki rakamlarda oynama yapılarak manipüle edilmiş.

Peki, TÜİK neden ENAG’a göre daha düşük enflasyon açıklıyor.

Bunun iki nedeni var: Birincisi hükümetin sürekli enflasyonu düşüreceğiz söylemini desteklemek, diğeri ise enflasyona göre maaş alan memur ve emekliye daha az zam vermek.

Göreceksiniz Haziran ayı enflasyon oranı da Mayıs ayından daha düşük gösterilecek.

Böylece bir umutla maaşına zam bekleyen memur ve emekliye daha az zam vererek bütçenin kara deliğini daha fazla açmak istemeyecek hükümet.

Çünkü artık bütçenin cari açığının gün geçtikçe artığını görüyoruz.

Bütçeden otoyollara, hastahane ve kur korumalı mevduat hesaplarına aktarılan milyar dolarlar sayesinde bütçeyi tutturmak mümkün değil.

Bu kadar israfın olduğu, planlı ve radikal bir bütçenin oluşturulmaması neticesi bunun bedeli garip gurabaya çıkıyor.

Bir zaman hükümet yetkililerinin sık sık telaffuz edildiği garip guraba söylemini son zamanlarda duyan oldu mu?

Artık halktan kopan ve fasit bir alana sıkışan hükümetin orta sınıfı tamamen ortadan kaldırması neticesi gelinen son nokta ülkede aç susuz kimse yoka dönüştü.

Enflasyonu içinde kemiklerine kadar hisseden halkın bu oranlara itibar etmediğini bilmiyor mu hükümet?

Neymiş efendim tüm dünyada enflasyon artıyormuş.

Son açıklanan enflasyon oranı ile dünya üçüncüsü olduk ve her şeyi dış güçlere bağladığımız Avrupa ülkelerinde ise enflasyon oranı ortalama 5-6.

Bugün savaşın yıkımında inim inim inleyen Ukrayna’da enflasyon yüzde 16.8, Rusya’da yüzde 17.6 iken biz enflasyon artışını bu savaşa bağlıyoruz.

Ne komik bir savunma mekanizması değil mi?

Maalesef sadece A haber izleyen bir grup vatandaş buna inanıyor ve sokak röportajlarında sürekli enflasyon tüm dünyada da var yalanına sarılıyor.

Evet, tüm dünyada enflasyon var ama oranı kaç diye sorgulamadan aciz bir maskeli ve makyajlı toplum var karşımızda.

Azınlıkta olsalar da at gözlüğü ile bakmaya devam ediyorlar.

Ama gerçek halkın gündemi hayat pahalılığı ve işsizlik.

TÜİK ne rakam açıklarsa açıklasın halk bu yüksek zamlarla inim inim inliyor.

Cebinde olmayan parası gün gün eriyor.

Son zamanlarda artan kiralar vatandaşın belini iyice büktü.

En kötü bir evin kirası en az 2000 TL.

Büyük kentlerde bu rakamlar üçe beşe katlıyor ama TÜİK enflasyonu aylık 2.98 açıklıyor.

Benzin mazot fiyatları 26 TL ye dayanmış ama TÜİK düşük enflasyon açıklamaya devam ediyor.

Son bir ayda sadece şekere yüzde 43 zam yapılmış ama TÜİK verilerinde bunun esamesi okunmuyor.

Toplumdan uzak, piyasadan bihaber olan TÜİK verilen talimat gereği görevini başarıyla yapıyor ama içten içe eriyerek güvenirliğini yitiriyor.

Malatya’da çalışırken bir öğlen yemeğinde yan masada TÜİK personelleriyle tanışmıştım.

Onlara sırf merakımdan enflasyon rakamlarını nasıl hesaplıyorsunuz dediğimde az kalsın küçük dilimi yutacaktım.

Şimdi sıkı durun bakalım enflasyon sepetinde o dönem neler varmış?

Pinpon topu, raptiye, krank mili...

Ben hayatımda pingpon topu almadım ama raptiye almışlığım var. Hele arabası olmayan birinin krank milini almasını boş ver ismini bile duyduğunu zannetmiyorum.

Evet, sayın okuyucular; bu ay enflasyon sepetinin neden kaldırıldığını yıllar önce bu sepette neler olduğu örneğinden anlayabiliriz.

Siz siz olun yukarıdaki üç cismi almayın çünkü enflasyonun artışına sebep olursunuz.

Hele hele şu krank milini alarak evinizde istiflemeyin.

Enflasyonun artışına sebep olan nesneleri evinize sokmayın.

Evinize bir avare kasnak alabilirsiniz.

Canınız sıkıldıkça döndürüp durursunuz.

Umarım stresinizi alır, huzura kavuşturur.

Ya da sabır edin, şükür edin.

Beterin beteri var diyerek hala eskiden yağ kuyruğu vardı, tüp kuyruğu vardı diye züğürt tesellisi içine sokun kendinizi.

Bugünkü kuyrukları da varlık kuyruğu diye kabul edin.

Tercih sizin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.