Hayatın sınavlarla dolu olduğu söylenir.
İlkokul yıllarından başlayan ve eğitim öğretim hayatı boyunca devam eden sınavlar…
İş başvurularında yapılan ve çalışma hayatında devam eden sınavlar…
Büyüklerimizin söylemine göre ‘ahireti hak etmek için bu dünya da verilen sınavlar’…

Eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunduğumuz yıllarda, çoğu zaman neden cevapladığımızı
bilmediğimiz soruların olduğu birçok sınava girmiş olma ihtimalimiz oldukça yüksektir. Çoğunlukla
ezber bilgilerin ölçüldüğü ve sınavdan sonra akıllardaki tüm ezberlerin silindiği sınavlardır bunlar… Bu
tarz sınavlarda bir formalite yerine getirilir. Yani derslerin sonunda ne ölçtüğü net olmayan bir puan
olmalıdır. Örnek verecek olursak, Hayat Bilgisi dersinde ‘sevgi ve saygı’ konusunda birçok ders verilir.
Ancak sınav kâğıdı ile ‘sevgi ve saygı’ davranışlarının kazanımını ölçmek pek de mümkün olmayabilir.
Bir diğer sınav türü de merkezi sınavlardır. Bu sınavlara giren ya da girmek mecburiyetinde olan
adayların hepsinin aynı yeteneklere ve aynı ilgi alanlarına sahip olduğu var sayılır. Genelleyici bir
yaklaşım olan bu anlayışla öğrencilerin yetenekleri göz ardı edilir. Hepsi aynı fabrikadan çıkan ürünler
olarak değerlendirilir.
Sonraki yıllarda da merkezi sınavlar artarak devam eder…
Mesela üniversite bitirilir fakat öğretmen olabilmek için sınava girilir. 4 yıl boyunca alınan eğitim bir
kenara bırakılıp atanabilmek için yeniden bir merkezi sınava hazırlanılır. Diyelim ki merkezi sınavdan
iyi bir puan alındı. Bu sefer de yeni bir sınav gündeme gelir. Yani sözlü sınav. Sözlü sınavın seçme
kriterlerini ise anlamak oldukça güçtür. Subjektif kriterlere sahiptir. Diyelim ki bu sınavı da verdiniz ve
atamanız gerçekleşti. O zaman yine bir sınavın kapıları sizlere aralanır. Aday öğretmenlik sınavı sizleri
karşılar. Bu sınavı da başarı ile tamamlayarak yoluna devam öğretmenler için sınavlar bitmeyecektir.
Bu sefer de branşınızda uzman olarak mezun olduğunuz mesleğinizde maaş artışı elde edebilmek için
yeni bir ‘uzmanlık’ sınavına girmeniz gerekecektir. ‘Öğretmenlik Kariyer Basamakları’ olarak
nitelendirilen sistem içerisinde yer alan bu sınavın öğretmenlerin kariyerine katacağı değer de merak
konusu olmuştur. Bu hafta sonu gerçekleştirilen ‘Öğretmenlik Kariyer Basamakları Sınavının’ yaz
boyu verilen online eğitimlerin kazanımlarını da ölçmediği görülmüştür. Yine ne ölçtüğü belli olmayan
bir sınavı tamamlayan öğretmenler üzerlerindeki yükü atmışlardır.
Son olarak büyüklerimizin söylemlerinde yer alan ‘ahireti hak etmek için bu dünyada verilen sınavlar’
konusunu vurgulamak isterim. Müfredatı ve hatta soruları da belli olan bu sınavdan, adayların
ezberleri kuvvetli olsa bile, geçebilecek aday sayısının çok sınırlı olacağını düşünmekteyim. Dilin
doğruyu söylediği, eylemin başka gerçekleştiği davranış modelleri ile bu sınavı vermenin gerçekten de
kolay olmayacağını belirtmeliyim.
Son olarak yazar George Bernard Shaw’ın sözüyle bitirmek isterim.
Erdem, kötülükle iyilik arasında seçim yapabilmek demektir ve bilgili olmadan seçim yapmak
olanaksızdır

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner92

banner97