Türkiye’nin şu anda gündeminde gezi davasının sonuçları var.

Verilen kararla Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, diğer sanıklara 18’er yıl hapis cezası verildi.

Bu karar özellikle muhalefet tarafından çok eleştirildi ve eleştirilmeye devam ediyor.

Ayrıca hem AK Parti içinden hem de dış ülkeler tarafından da kararın adil olmadığına dair söylemleri beraber getirdi.

Peki, Gezi’de ne olmuştu?

Geziyi bu kadar anlamlı kılan olay neydi?

28 Mayıs 2013 tarihinde Taksim’de ağaçların kesilerek yerine AVM yapılmak istenmesi neticesi insanlar bu olayı protesto yapmasıyla başladı.

Başta 25-30 gencin başlattığı eylem giderek büyüdü.

Sadece İstanbul değil bir anda tüm Türkiye’de eylemler başladı.

Elazığ ve hatırladığım kadarıyla Bartın hariç 79 ilde büyük gösteriler oldu.

Her görüş ve düşünceden 8-10 milyon kişi doğaya sahip çıkmak İçin büyük bir organizasyona başladı.

Burada amaç doğayı korumak ve yeşile sahip çıkmaktı.

Bu öyle bir gösteriydi ki tüm dünyanın dikkati bir anda ülkemize çevrildi.

Çadırlar kuruldu, halaylar çekildi ve bir taraftan da hükümet protesto ediliyordu.

İnsanlar evlerinden yemekler getiriyor ve ağacına doğasına sahip çıkıyordu.

O gösterilerde para geçerli değildi.

Ama işin tadı bir anda kaçmaya başladı.

Bunu fırsat bilen radikal gruplar ortalığı yıkıp dökmeye başladı.

Bir taraftan da çadırlar yakılarak büyük olayların fitili ateşlendi.

Camide içki içiliyor, Kabataş’ta bir kadının taciz edilerek rahatsız edildiği söylenerek işi başka bir boyuta çektiler.

Polisler ile radikal gruplar karşı karşıya geldi ve birçok kişi bu olaylarda öldü.

Gayet insani bir şekilde başlayan Gezi olayları bir anda büyük olayların bastırılmasıyla ülkenin gündemine oturdu.

Bu gösterilerle ilgili davalar açıldı.

Hükümet bu gösterilerin kendilerini kanunsuz bir şekilde düşürmek için yapılan eylemler olarak değerlendirdi.

Yüzlerce kişi gözaltına alındı ve ülke bir anda neler oluyor demeye başlandı.

O davadan bütün tutuklular beraat etti ama davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala bir türlü hapisten kurtulamadı.

Tahliye edildiği gün casusluk davasından tekrar tutuklandı.

AHİM tarafından hak ihlalinin olduğu dolayısıyla derhal serbest bırakılması gerekir demesine rağmen tutukluluğu devam etti.

Casusluktan beraat etmesine rağmen daha önce beraat ettiği gezi davasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Yani denildi ki Türkiye’nin 79 ilinde yapılan gösteriyi sen organize ettin.

Demek ki Kavala parti kursaydı ilk seçimde 8-10 milyon oy alabilecekti.

Rahmetli Tarık Buğra’nın da damadı olan Osman Kavala bu haliyle ömür boyu hapis yatacak.

Bu karara imza atan hakimlerden birinin daha önce milletvekili aday adayı olduğu ve eşinin FETÖ davasında tutuklanıp daha sonra itirafçı olduğu İçin serbest kaldığı ortaya çıktı.

Unutulan gezi olayları tekrar ülke gündemine oturdu.

Bu kararın haksız ve hukuksuz olduğunu muhalefet kadar iktidarın bazı mensupları da dile getirmeye başladı.

Tabi bu dava burada bitmedi.

Daha istinafı var, Yargıtay’ı var Ahimi var derken uzun bir süreçle devam edecek.

Bekleyip göreceğiz sonucunu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.