Seçimler ister zamanında yapılsın, isterse erkene alınsın ama Türkiye’de fiilen seçim faaliyetleri başlamış durumda.

Muhalefet partilerinin liderleri ve milletvekilleri zaten günlerdir sahada halkın nabzını tutuyorlar.

Son günlerde bakanlarda yavaş yavaş sahaya inmeye başladı.

Bu seçimler demokrasi açısından çok büyük önem taşıyor.

Sadece bir Cumhurbaşkanlığı seçimi veya milletvekilliği seçiminden çok daha öte bir sorumluluk yüklüyor seçmene.

Ya şu andaki rejim devam edecek veya güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri dönülecek.

İktidar açısından bakacak olursak bu sistemin devam etmesinde yarar var.

Henüz yapacaklarının bitmediğini ve işin yarım kalmasını istemedikleri anlaşılıyor.

Tabi ki bir iktidarın en büyük hedefi iktidarı kaybetmemektir.

Muhalefet ise bu sistemin faydalı olmadığı ve sorunları çözemediğini iddia ederek rejimin değişmesini istiyor.

28 Şubat bildirisinde bunun detaylarını açıkladılar.

Bugün 20 yıllık iktidardan sonra gelinen nokta pekte iç açıcı değil.

AK Parti iktidarının ilk yılları vatandaşa umut veriyordu.

Ülke koalisyonlarla yürütülüyordu ve büyük bir ekonomik kriz çıkmıştı.

Bu krizin üzerine iktidara gelen Ak parti özellikle Avrupa birliğine girmek için büyük reformlar yaptı.

Enflasyonu düşürdü, adalet anlayışını hakim kılmaya çalıştı.

İstanbul Sözleşmesi bu iktidar zamanında çıktı.

Kürt sorununu kalıcı olarak çözmek üzere çözüm süreci başlattı.

Alevi kurultayları düzenleyerek Alevi vatandaşların sorunlarını çözmek üzere irade beyanında bulundu.

Ve bu reformlar üzerine üst üste iktidar oldu ve 20 yıldır ülkeyi yönetiyor.

Ama son günlerde tüm bu reformlar rafa kalktı.

O bahar havası yerini karamsarlığa bıraktı.

İktidarın ilk dönemlerinde gelen dış kaynak artık gelmez oldu.

Öyle ki özelleştirilecek alan kalmadı.

O gelen sıcak para ve özelleştirme ile ortaya çıkan gelir betona gitti.

Ve halk fakirleşti.

Enflasyon yüzde 73,5 dolar 17, mazot ve benzin 30 TL seviyesine geldi.

Halkın alım gücü yok oldu, orta sınıf tamamen ortadan kalktı.

Ekmek birçok ilde 5TL oldu ve yakında 7 TL olacağı söyleniyor.

Çiftçiler artan mazot, gübre, ilaç masrafları altında ürününü ekemez hale geldi.

Emekliler, asgari ücretliler geçinemez bir halde çaresizlik içerisine itildiler.

Daha dün şekere yüzde 67 zam yapıldı.

Şeker fabrikaları yok pahasına elden çıkarılınca olacağı buydu.

Tüm bu olumsuzluklar düşünülünce bunun anketlere yansımaması mümkün mü?

Birçok ankette iktidarın oy kaybettiği anlaşılıyor.

Şimdi iktidarın önünde tek alternatif kalıyor oda asgari ücretli, memur ve emeklinin gelir seviyesini artırmak.

Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda temmuz ayında bu gruplara enflasyonun üzerinde zam yapılacağı söylendi.

Bu zammın en az yüzde 40 oranında olacağı açıklandı ama bu ancak geçmiş dönemi telafi edebilir.

Çünkü zamlar TÜİK verilerine göre açıklanıyor ve bununda ne kadar inandırıcı olduğu tartışılıyor.

Bu arada başka bir gelişme oldu.

AK Parti milletvekili Ahlat’ta yaptığı açıklamada bu ilçenin il yapılacağını açıkladı.

İl sayısının 100’e çıkarılacağını söyledi ama daha sonra bu sözünden geri adım attı.

Hâlbuki 3-4 gün önce il olabilecek ilçelerin listesi basına yansımıştı.

Belli ki hükümet il sayısını 100’e çıkararak kaybettiği oyları tekrar kazanmak için bir hazırlık yapıyor.

Bunu da ocak şubat gibi meclise sunacaklar ve kanunu çıkaracaklar.

Ve iktidar seçimi kazanmak için son kozunu oynayacak.

Peki, il yapmak o bölgede seçim kazanmaya yeter mi?

Ne olacak kaymakam gidecek yerine vali gelecek.

Halkın geçim sıkıntısı il olunca azalacak mı?

Bilakis il olunca emlak ve çöp vergisi artacak,su faturaları kabaracak.

Üretime dayalı bir kalkınma modeli uygulanmazsa ne enflasyon düşer nede işsizlik azalır.

Gerisi oyalamadan ve göz boyamadan ibarettir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.