banner34

Belki de hepimiz sonunda kaybedeceğimiz bir savaşın içindeyiz. Zaten önemli olan kaybetmek ya da kazanmak değildir. Bu hayatta, nasıl mücadele ettiğimiz önemlidir. Yoksa her bir insan evladı, kendince bir amaca ulaşma çabasındadır. Ve sonunda ölüm diye bir gerçeklik vardır.

İnsanın kendini tanıması demek, istediklerine, hayal ettiklerine, eksiklerine ulaşma çabası olabilir. Eksiklerini tamamladığında, hayallerine ulaştığında ise yeni bir ben, çıkar ortaya. Yeni hayaller, yeni eksik hissettikleri, insanın kendini tanıma isteği, yine hayallerine ulaşma çabası olur. İnsan her gün değişirde, değiştiğini fark edemez bazen. Zaten ben buyum demek, insanlığa aykırı bir sözcük gibi duruyor bence. Ben buyum demek, nokta demektir. Nokta, son demektir. Yaşadığımız sürece nokta olmaz. Virgül olur, soru işareti olur, ünlem olur ama nokta olmaz. Nokta, ancak ölümle olur. Her gün değişiyorken, zaman durmadan akıyorken, benim az önce yazdığım cümle bile, geride kalmış ve beynim yeni cümlelerini üretmeye başlıyorken, ben buyum demek doğru olabilir mi acaba.

İnsanı tanımak belki de çevremizdeki insanları tanımaktan geçiyordur. Çünkü bir davranışa anlam vermek ya da bir tepkinin kökünü anlamak için bile, bilim insanları araştırma yaparken, tek bir insandan yola çıkmıyor. Aynı yaş, aynı cinsiyet, aynı zamanda yaşayan birden fazla insan üzerinde araştırma yapıyorlar. Kötü giden her hangi bir durum karşısında, insanların duruma verdiği tepkiden yola çıkarak, yani empati kurarak, kendimizin de, aynı durum karşısında olası tepkilerimizi görerek deneyimlemiş oluyoruz aslanda. Eğer verilen tepki, bizim hoşumuza gitmiyorsa, aynı durumu daha yaşamamışken ben olsam asla böyle bir şey yapmazdım. Ya da ben olsam asla böyle konuşmazdım demeyi tercih ediyoruz yani önyargılarla karşımızdaki insanı hor görüyoruz. Hepimiz insan olduğumuz için, bazı benzer şeyleri yaşamanın olasılığı çok yüksek. İşte bundandır ki, bugün yadırgadığımız durumu, yarın biz yaşadığımızda, asla yapmak, asla söylemem dediğimiz şeyleri, kendimizi yapıyorken buluyoruz. Ve sonra da büyük konuştum başıma geldi diyoruz. Aslında büyük konuştuğumuz için değil, insanı anlamadığımız, empati kurmadığımız için, aynı kötü durumları yaşıyoruz.

 Bu hayatta istisnalar hariç, hemen hemen her kadın aşık olur, evlenir, anne olur, nene olur ve yaşadığı hayat boyunca bir çok hatalar da yapar. Aynı zamanda hemen hemen her erkek de aşık olur, evlenir, baba olur, dede olur ve hayatı boyunca bir çok hata da yapar. Tolstoy’un dediği gibi “insanların hatalarından tecrübe çıkarın, çünkü hayat bütün tecrübeleri deneyimleyecek kadar uzun değildir.” İnsanı tanımak, hoşgörü demektir. İnsanı tanımak, empati kurmak demektir. İnsanı tanımak, hayalleri ulaşma çabası demektir. Çağlara, iklime, koşullara göre değişen insanı tanımak, bir günlük, bir şey değildir elbette. Bir insanın başına, ne gelirse gelsin, belki bizim de başımıza gelebileceğini düşünebilirsek, insanı hoşgörü çerçevesinde anlamış olabiliriz. Bir hayvanın yaşadıklarını yaşayamayabiliriz ya da bir bitkinin başına gelen olayların bizim başımıza gelme ihtimali çok düşük olabilir. Ama bir insanın yaşadığı acı ve mutlulukları, yaşama ihtimalimiz daima yüksektir.

İnsanın kendini tanıması ile çevresindeki insanları tanıması arasında sıkı bir ilişki vardır. İnsan tuhaf bir şekilde yaşadığı acıları eşsiz sayarak, sanki kendinden başka bu hayatta kimse, kendisinin yaşadığı acıları yaşayamaz sanıyor. Geçmiş ve günümüzde insan varlığının, yaşadığı ve yaşamakta olduğu her türlü durumu, insan insan olma durumundan kaynaklı yaşama ihtimali var. Bunun için yaşadığınız başarılarla çok fazla övünüp kendinizden geçmeyin, çünkü başarının hemen yanında başarısızlıkta duruyordur ve her an sizi bulabilir. Acılarınızı çok fazla büyütüp, kendinizi derbeder etmeyin, çünkü mutluluk hemen yanı başınızda duruyordur.

İnsanı ve insanları tanımaya çalışırsak, iyiler çok iyi, kötüler de çok kötü gelmeye bilir. İnsanın hoşgörülü olmaktan başka şansı yoktur. Çünkü ne yaparsanız yapın, ne kadar paranız olursa olsun, ne kadar gücünüz olursa olsun, sadece istediklerinizi yaşayamazsınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner27

banner19