Sizin gibi bende bıktım bu konuları sürekli yazmaktan.

 Ama ülkenin en büyük sorununun ekonomik kriz olduğu gerçeğini değiştiremiyoruz maalesef

Sorunu inkar etmekle çözülmüyor.

Bugün ülkemizin yüzde 60’lık kısmı asgari ücretle geçinmeye çalışıyor.

Aldıkları bu ücretle ev kirası,elektrik ve doğal gaz faturası ödüyor

Çocuğunu okutmaya çalışıyor.

 Okulların açılmasına çok az bir süre kaldı.

Servis ücretlerine yüzde 16 zam yapıldı.

Bir çok aile çocuğunu servise veremeyecek durumda.

Kendileri okula götürüp,getirecek.

Üniversitelerde kayıtlar devam ediyor.

Şimdiden velileri barınma sorunu telaşı başladı.

 Acaba devlet yurtları çıkmazsa nasıl okutacaklar çocuklarını.

Bende üniversite sınavını kazanan kızım İçin şimdiden bu telaşı yaşamaya başladım.

Özel yurtların fiyatlarını araştırıyorum.

İzmir’de fiyatlar yıllık 67-120 bin TL arasında.

Devlet yurdu çıkmazsa bu parayı nasıl öderim diye kara kara düşünüyorum.

20 yıldır ülkeyi betona gömen iktidar bu yurt meselesini neden halletme di?

 Acaba yurt kapasitesini artırmayacak tarikat yurtlarına mecbur mu bırakmak istiyor?

Ev kiraları malum.

Bir odalı bir evin aylık kirası 4500 TL den aşağı değil.

Emekli bir adamın şu şartlarda bu kirayı ödemesi mümkün değil.

Bu yıl taban puanların kaldırılmasıyla birlikte üniversitelerin kapasitesi arttı.

Ama buna paralel olarak yurtların kapasitesi aynı kaldı.

Yaklaşık 6 milyon vatandaşımız elektrik,doğal gaz,su ve telefon paralarını ödeyemeyerek icralık olmuş.

Şimdi iktidar 2500 TL’ye kadar olan  borçları ödeyecekmiş.

 Bunun ekonomiye maliyeti 30 milyar TL.

Sadece kur korumalı mevduata verilen para ilk altı aylık 60.6 milyar TL.

Yani devlet bir avuç rantiyeciye para aktarmaya devam ediyor.

Peki faydası oldu mu?

Dolar yine aynı seviyeye geldi.

Devlet kesesinden bir avuç rantiyeci para kazanırken,bankaların ilk 6 ayda karı yüzde 400 artmış.

Bunun bilimsel bir yanı var mı?

Gözlerimizin içinde ışıltı kalmadı.

 Ama Ak parti herşeyi güllük gülüstanlık göstermede pek mahir.

 Hala ülkede açlık ve yokluk olmadığını iddia ediyorlar.

 Artık hastahanelerden randevu almak imkansız.

 Bir emar çektirelim dedik şubatın 18’ne gün verdiler.

 Giderlerse gitsinlerin maliyeti.

 Varsa yoksa herşeyi satmaya çalışıyorlar.

 Böyle giderse satmadık bir avuç toprak bırakmayacaklar.

 İktidar eleştirilere kör ve sağır.

 Millet sabırsızlıkla seçimleri bekliyor.

 Yeni bir iktidarın sorunları çözeceğine inanıyor.

 Ama bu 20 yıllık tahribatı onarabilir mi bundan emin değilim.

 Henüz millet ittifakından tek tip bir çözüm önerisi duymadık.

 Her ay toplanıyorlar ama ekonomiyle ilgili ortak akılı henüz sağlayamadılar.

 Halbuki halk millet ittifakından somut öneriler bekliyor.

 Bir an önce ekonomik krize neşter vuracak eylem planını açıklamaları gerekir.

 Hiç bir şey çantada keklik değildir.

 Millet ittifakının bir an önce bu iktidar sarhoşluğundan kurtulması lazım.

 Bu enflasyon belası devam ettiği sürece bize gün yüzü haram.

 Enflasyonda dünya 6. sı olduk.

 Düşecek gibi de değil.

 Yazın düşer denildi hiçte öyle olmadı.

  Şimdide Şubat Mart diyorlar.

  Diyorlar da enflasyonu düşürmek için yaptıkları bir şey yok.

 Benim hiç ama hiç umudum yok.

 Bu elbise artık yama tutmuyor.

 Liyakatlı kadrolar iş başına gelmedikten sonra bu sorunun çözülme ihtimali yok.

 İnşallah gelen gideni aratmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.