banner141
Öne Çıkanlar MDOB Keloğlanın Sırrı Çocuk Müzikalini Bayramda Sahneleyecek Gülnar TARSUS kelebek hastalığı emniyet

Çocuk işçiliği değil, yaşam gaspı!

Çocuk işçiliği adı altında yaşam hakları istismar edilen çocukların sayısı, pandemi ile birlikte dünya da 160 milyona ulaşırken, Türkiye’de 2 milyondan fazla çocuk işçi bulunuyor. Türkiye’de 18 yaş altı SGK kapsamında son yıllarda 6 bin 348 çocuğun iş kazası geçirdiği ileri sürüldü. Mersin’de çocuk istihdamı ise 5-18 yaş grubundaki çalışan çocuk sayısında artış olduğuna dikkat çeken uzmanlar özellikle daha çok yoksulların yaşadığı Çay, Çilek, Özgürlük, Huzurkent, Demirtaş ve Yenipazar gibi mahallelerde oturan ailelerin çocuklarının çalıştığı ortaya çıktı. Mersin’de yaşamlarını sürdürmeye çalışan Suriyeli ailelerin küçük çocukları da çöplerden atık toplayarak aile bütçelerine katkı sağlıyor. Sokak Fotoğrafçısı Ali Osman Abalı, “Yoksul insanların çocuklarının çoğu okuldan arta kalan zamanlarında ya da okula gidemeyenler çeşitli iş alanlarında; çıraklık, seyyar, satıcılık, atık toplayıcılığı gibi alanlarda çalıyor ya da çalışmak zorunda kalıyor” dedi. Bu acı tablo karşısında sessiz kalmayan yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Çocuk Hakları Komisyon Sözcüsü Zeynep Kaya, “İnsanlık çocuklara elindeki en iyisini vermekle yükümlüdür” diye seslendi. Ayrıca çocuk işçiliğinin zorunluk değil, tercih olduğunu vurgulayan Kaya, “Devletler, yoksulluğu ortadan kaldırmak için derhal harekete geçmelidir” dedi.

Çocuk işçiliği değil, yaşam gaspı!

Haber: Ayşenur ÖNAL-SEREN SABUNCU
Fotoğraf: Ali Osman ABALI

“Çocuk işçiliği” adı altında çocuklarının yaşam hakları gasp edilmeye devam ediyor. Gelir adaletsizliği nedeniyle çalışmak zorunda bırakılan çocukların sayısı Türkiye’de 2 milyonu geçerken, ‘12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü‘ öncesi yayınlanan raporda, 2020’de çocuk işçisindeki artış 8,4 milyon olarak görülüyor. Toplam çocuk işçi sayısı ise 160 milyona ulaşmış. Pandeminin başlamasından itibaren eğitimden uzaklaştırılan çocuklar, maddi yetersizliklerden dolayı tarım, sanayi, ticaret gibi ağır iş kollarında çalışmak zorunda bırakıldı. 
Ayrıca İSİG Meclisi’nin iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk işçilere ilişkin hazırladığı rapora göre, son 8 yılda en az 513 çocuk çalışırken yaşamını yitirdiği belirlendi.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) ortak hazırladığı rapora göre pandemiyle birlikte çocuk işçi sayısı 20 yıldan beri ilk kez arttı. ILO ise ‘Zorla çalıştırmayı ortadan kaldırmak, modern köleliği ve insan kaçakçılığını sona erdirmek ve çocuk askerlerin işe alınması ve kullanılması da dahil olmak üzere çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin yasaklanması ve ortadan kaldırılmasını sağlamak ve 2025 yılına kadar çocuk işçiliğinin her biçimine son vermek için acil ve etkili önlemler alma’ hedeflerini hayata geçirmek için 2021 yılını Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı ilan etmişti. 

“ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ZORUNLULUK DEĞİL TERCİHTİR, ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ÖNLENEBİLİR”
Bu acı tablonun ardından açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Çocuk Hakları Komisyon Sözcüsü Zeynep Kaya, “Çocuk işçiliği zorunluluk değil, tercihtir. Çocuk işçiliği önlenebilir” dedi. Çocuk işçiliği kavramını açıklayan Kaya, “Çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine zarar veren işlerde çalıştırılmaları olarak tanımlanmaktadır. Yapılan araştırmalar çocuk işçiliğinin en önemli nedenleri arasında savaş, göç, yoksulluk, gelir adaletsizliği kayıt dışılık, ucuz iş gücü talebi ve denetimsizlik olduğunu ortaya koymaktadır. Çocuk emeğinin sömürüsüne dayanan Çocuk İşçiliği çocukları fiziksel, psikolojik, duygusal ve sosyal yönden olumsuz etkilediği gibi çocukların sağlıklı bireyler olarak gelişimleri için önemli parametrelerden olan, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, oyun ve güven içerisinde gelişimlerini sürdürmelerini de olumsuz olarak etkilemektedir.

“DEVLETLER YOKSULLUKLA MÜCADELE İÇİN DERHAL HAREKETE GEÇMELİ”
Çocuk yoksulluğu ile mücadele ve çocukların çalıştırılmasının önüne geçmek için gereken önlemleri açıklayan Kaya şu ifadelere yer verdi;
“Yoksulluk içinde yaşayan insanların çoğunun çocuk olduğu ve çocukluktaki yoksulluğun yetişkinlikteki yoksulluğun temel nedenlerinden biri olduğu göz önüne alınarak, çocuk haklarına öncelik tanınmalıdır. Kısa süreli yoksunluk ve dışlanma bile bir çocuğun yaşama ve gelişme hakkına ağır ve geri döndürülemez biçimde zarar verebilir. Devletler, yoksulluğu ortadan kaldırmak için çocukluk çağındaki yoksullukla mücadele etmek üzere derhal harekete geçmelidir. Devletler, tüm çocukların hane dâhil olmak üzere her alanda temel hizmetlere eşit erişimini sağlamalıdır. Çocuklar potansiyellerini tam olarak gerçekleştirerek ve hastalıklardan, yetersiz beslenmeden, okuma-yazma bilmezlikten ve diğer yoksunluklardan uzak durarak büyüyebilmek için, asgari olarak kaliteli sağlık hizmetleri, yeterli gıda, barınma, güvenli içme suyu ve sanitasyon (hijyen için gerekli koşulların sağlanması) ile ilköğretim unsurlarından oluşan temel bir sosyal hizmet paketi ile desteklenme hakkına sahiptir. Yoksulluk, çocukları, özellikle kız çocuklarını sömürü, ihmal ve istismara açık hale getirir. Devletler, sokak çocukları, çocuk askerler, engelli çocuklar, ticaret mağdurları, hanelerin çocuk reisleri ve bakım kurumlarında yaşayan çocuklar gibi tümü yüksek bir sömürü ve istismar riski altında olan ötekileştirilmiş çocuklara özellikle odaklanarak, çocuk koruma stratejilerine ve programlarına yönelik gerekli kaynakları güçlendirmek ve tahsis etmek de dahil olmak üzere, yoksulluk içinde yaşayan çocukların haklarına saygı duymalı ve bunları teşvik etmelidir.”

“İNSANLIK ÇOCUKLARA ELİNDEKİ EN İYİSİNİ VERMEKLE YÜKÜMLÜDÜR”
Türkiye’nin başlatmış olduğu ‘Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Projeleri’ kapsamında yapılacaklarını da listeleyen Kaya,
 “Bütüncül değerlendirme yapılmasını sağlayacak ayrıştırılmış ve hak temelli veriler oluşturulmasını, projelerin sendikalar, sivil toplum örgütleri ve hak savunucusu örgütlerin katılımıyla gözden geçirmesini, 
İvedilikle; 18 yaş altında olan tüm çocukların her ne ad altında olursa olsun çalışmalarını yasaklayıcı düzenlemeleri hızla hayata geçirmesini, 
Gelir adaletsizliği sonucu geçim sıkıntısı çeken ailelerin insani bir yaşam için gerekli olan düzenli bir gelire sahip olabilmesi için istihdam olanakları yaratılmasını, çalışma yaşamının tüm boyutlarıyla ve en küçük birimden başlanarak düzenli olarak denetlenmesini,
Çocuk emeği sömürüsüyle mücadelede ‘çocuğun yüksek yararının’ odakta tutulmasını talep ediyoruz! Çocuklar İçin Savaşsız Sömürüsüz Bir Dünya Yaratma Umuduyla… İnsanlık çocuklara elindeki en iyisini vermekle yükümlüdür” diye seslendi. 

SOKAK FOTOĞRAFÇISI ABALI’DAN ACI TABLO
16 yıldır Mersin’in sokaklarında fotoğraf çeken Sokak Fotoğrafçısı Ali Osman Abalı ise, “Kadın ve çocuk ağırlıklı sosyo-belgesel fotoğrafçılıkla uğraşıyorum. Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde, beldesinde olduğu gibi Mersin sokaklarında, yoksul insanların, okula gitme yaşı gelmiş çocuklarının göze çarpacak düzeyde çeşitli işlerde çalıştığını gözlemleyebilirsiniz. Özellikle yoksul mahallerde Çay, Çilek, Özgürlük, Huzurkent, Demirtaş, Yenipazar gibi mahallerinde oturan yoksul insanların çocuklarının çoğu okuldan arta kalan zamanlarında ya da okula gidemeyenler çeşitli iş alanlarında; çıraklık, seyyar, satıcılık, atık toplayıcılığı gibi alanlarda çalıyor ya da çalışmak zorunda kalıyor. Pandemi sürecinde bile bu durumun devam ettiğini gözlemledim. Uluslararası sözleşmelerde 18 yaşına kadar din, dil, renk, cinsiyet gözetmeksizin bütün çocukların korunması, devletlerin gözetimi alında korunması, yetiştirilmesi beklenir. Ne yazık ki realite öyle değil. Çocukların çiçek bahçelerinde koşuşturduğu bir dünya umuduyla” sözlerine yer verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner196

banner162

banner195